Tavhid

Gönderen Konu: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…  (Okunma sayısı 1824 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı HasbunAllah

  • Newbie
  • *
  • İleti: 2
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« : 21.09.2018, 01:04 »
Bismillah. Vessalatu vesselamu ala rasulillah...

Davetu’l-Batıl forumda, batıl ehlinin batıllarına alkış tutanlara sesleniyorum. Hakaret, alaya alma vb. gayr-ı ahlaki kelamlardan öteye gitmemişsiniz. Biliniz ki; hakaret acizlerin başvurduğu bir şeydir. Acizlerin ve cahillerin nişanesi, meseleyi kadınların dedikodusuna dönüştürüp, laf dalaşına girmektir. Sizde aciz kaldığınız için bu yola başvurdunuz. Çünkü yapacak başka bir şeyiniz kalmadı.

Hakka teslim olmak, üzerinde bulunduğunuz güneş gibi açık batılı görmek size ağır geldiği için kendinize yakışanı, hakkın peşinde koşan, hak nereden gelirse gelsin teslim olan, hakkın ehlini kim olursa olsun seven bir kimseye yakışmayanı yaptınız.

Acziyetinizin bir başka nişanesi de, böyle bir rezilliğe ihtiyaç duyduğunuz için girişmenizdir. Çünkü, siz çok iyi biliyorsunuz ki, selefi olmayan, kendi heva ve hevesinizden ihdas ettiğiniz görüşlerinizin altında kaldınız. Üste çıkmak içinde sadece yaygara koparmaya, hakarete başvurma, alaya almaya kalktınız. Yaptıkları ile küçülenler, lafları ile büyüyeceklerini zannetmesinler!

Haktan, adaletten dem vurup duruyorsunuz, mangalda kül bırakmıyorsunuz. Lakin iş icraata geldi mi, iftiraya başvurmadan da bir şey yapamıyorsunuz. Bu sitede yazanları afyon çekerken, alkol alırken mi gördünüz, de böyle bel altı şeyler ile itham ediyorsunuz, iftira atıyorsunuz. Değer mi düşürdüğünüzü zannediyorsunuz!? Hayır, sadece değerinizi düşürüyorsunuz!

Adınız gibi biliyorsunuz ki batıl üzeresiniz ve bu batıllığınız iyice deşifre edildi. Bu duruma gölge düşürmek için bu adımı attınız. Şu siteye bakın, bu sitede yazanlar, okuyanlar, takip edenler böyle bir şeye ihtiyaç duydu mu? Burada uzun zaman önce alkış tuttuğunuz batıl ehlinin batıllarına reddiyeler yapıldı. Kimse sizin gibi yazı asılır asılmaz fırlayıp, gayr-ı ilmi ve ahlaki bir şekilde, iftira, hakaret ve alaya almaya yönelik bir rezalete ve sefalete başvurdu mu? Buna ihtiyaç duydu mu? Elbette hayır… Çünkü zaten yazılan yazılar, size verilen reddiyeler hakikati ispat etme, sizin batıllarınızı deşifre etme adına zaten yeterliydi. Sizin yazılarınızda olduğu gibi karartılacak, yaygara koparılacak bir şey yoktu.

İlmi olarak ortaya bir şeyde koyamıyorsunuz. Denileni hiç anlamıyorsunuz. Deniliyor ki "üvey anne ile evlenmek" gibi muayyen bir amele küfür diyen alimler olsa bile buradan "mutlak ve umum" bir şekilde "bütün haram evlilikler küfürdür şirktir" gibi bir hüküm çıkmaz. " Siz mutlaktan, umumiyyetten, usul ve kaidelerden anlamadığınız için daha doğrusu müslümanları kendiniz gibi zannettiğiniz için tek tek meseleleri ayrı ayrı ele almakla itham ediyorsunuz.
Birde kalkıp hayalinizde kurduğunuz, aslında olmayan durumları faizle kıyas ederek, güya çelişki çıkarmaya çalışıyorsunuz.

Size diyeceğim şudur: Faizin, faiz olma illeti bellidir, ne olduğunu şeriat mukarrer usul ve kaideleri ile belirlemiştir.  Lakin mutlak ve umum bir biçimde haram kadınlar ile evlenmenin küfür ve şirk olduğunu, biz şeriatin mukarrer usul ve kaidelerinde görmedik! Hiç bir muteber alim "Haram olan kadınlar ile evlenen kimseler, kafirdir, müşriktir!" dememiştir. Biz bu görüşü 14 Asır sonra sadece sizin uydurduğunuzu ve zorlama yollarla bunu alimlere dedirtmeye çalıştığınızı görüyoruz! O yüzden kaidesi, kuralı şeriat tarafından belirlenmiş meseleler ile, kaidesi kuraları sizler tarafından belirlenmiş meseleleri kıyas etmekle, ancak cahilleri avlarsınız.

Biz şeriatten şu mukarrer usul ve kaideyi öğrendik: Hangi haram olursa olsun, hangi büyük günah olursa olsun, kişi bu haramı, büyük günahı apaçık bir şekilde helal kılmadıkça kafir olmaz. Ehl-i Sünnet’in bütün akaid metinlerinde, eserlerinde, rivayetlerinde bu söz icma ile makbül olarak geçer. Neden bu asla dönmüyorsunuz da, kendiniz bir takım usul ve kaideler ortaya koyuyorsunuz? Neden şeriatin mukarrer usul ve kaidesine istisna getirip, buraya bir şerh düşüyor, kayıt koyuyorsunuz ve mutlak bir şekilde diyorsunuz ki “Haram evlilikler yapanlar günahkar değildir, kafirdir, müşriktir”.

Siz bile bu ameli “haram evlilik” ile ele almaya başlıyorsunuz. Sonra kalkıp akli bir takım çıkarımlar, heva ve hevese dayanan düşünceler ile bu haram evliliği küfür evliliğe dönüştürüyorsunuz. Sonra size “Hangi muteber alim Haram evliliklere, küfür ve şirk evlilikler demiş?” denilince alaya alıyorsunuz.

Din adına, kendi heva ve hevesince rastgele usuller, kaideler belirleyen daha sonra kendi koyduğu usul ve kaidelerin sübutu üzerine sorgulanan herkesin yaptığı gibi, zorla alimlere bir şeyler dedirttirmeye çalışıyorsunuz. Bu da yetmezmiş gibi alimlerin sözlerini istediğiniz şekilde tahrif ederek naklediyor “Tıpkı İmam Ahmed’in” dediği gibi diyerek rezaletinizi ve sefaletinizi görmezden gelmeye devam ediyorsunuz.

İmam Ahmed’in sözü için tahrif yaptığınız ortaya konulduğu, bu noktada itham edildiğiniz halde bu meseleye temas edemiyorsunuz. Niye görmezden geliyorsunuz? Niye çürütmeye kalkmıyorsunuz? Çünkü girdiğiniz zaman çıkamayacağınız yerlere girmek istemiyorsunuz. لَا هَذَا على الإستحلال cümlesinin tercümesi "Hayır, bu helalleştirme üzerine söz konusu olur" şeklinde olduğu halde siz bu cümleyi tahrif edip, arapçasıyla uzaktan yakından alakası olmayacak hale getirerek, sırf kendinize delil olsun diye "Hayır. Bu o ameli helalleştirmektir." şeklinde çevirdiniz. İmam Ahmed’in sözlerine yaptığınız tahrifatı siz görmezden gelmeye devam edip, batıllarınızda direttikçe Allah bu ihanetinizin bedelinden dilediği kadarıyla insanların basiretini açıp, ihanetinizi net bir biçimde görmelerini nasip etmekle ödetecektir. 

Kişi apaçık bir şekilde helal kılmadığı müddetçe Haram kadınlar ile evlenmesinin küfür ve şirk olmadığını çok iyi biliyorsunuz da hakka teslim olmak hiç işinize gelmiyor. Her şeyin özeti, öfke ve nefretinizin sebebi burada yatmaktadır.

İlmi tahkikatlardan uzak, cehli tahrifatlar ile bezenmiş kelamlarınıza, burada çok güzel cevaplar verilmektedir: HAK YAYINLARININ HARAM EVLİLİKLER KONUSUNDA YAPTIĞI TAHRİFATA REDDİYE

Çevrimdışı Izhâr'ud Dîn

  • Özel Üye
  • Full Member
  • *
  • İleti: 197
  • Değerlendirme Puanı: +5/-0
  • فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #1 : 21.09.2018, 06:52 »
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

es-Selâmu alâ men İttebe’il Hudâ

Hamd, hakkı ve bâtılı birbirinden ayıran Allâh’u Te’âlâ’ya mahsustur. Allâh’u Te’âlâ şöyle buyurmaktadır:


وَقُلْ جَاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ إِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا
“De ki: “Hak geldi, bâtıl yok oldu. Hiç şüphesiz bâtıl yok olucudur.”” (el-İsrâ 17/81)

Ey hak maskesini takınanlar! “Neden hakkı bâtıl ile örtüyor ve bildiğiniz halde hakkı gizliyorsunuz?” (Âl-i İmrân 3/71)

Ey hak maskesini takıp hak ehli olduğunu iddia edenler topluluğu! Sizde biliyorsunuz ki sizin hakkı gizlemenizin sebebi sadece sizin “Şeyh” (!) diye addettiğiniz şahıslarınızın hatalarını itiraf etmek istememenizdir. Oysa hak ve bâtıl arasındaki fârika belli olmuştur. Sizler istediğiniz kadar hakkı gizleyin: buna asla ulaşamayacaksınız! Allâh’u Te’âlâ bize bu Dîni Kıyâmet gününe kadar kâim kılacağına dair söz vermiştir.

Ey hak ehli olduğunu iddia edenler, sizlere beyyinât geldikten sonra onu bile bile aynı Yahûdiler gibi saklamaya çalışıyorsunuz! Allâh’u Te’âlâ’nın Yahûdilere lanet etmesinin sebebi hak onlara geldikten sonra, onu bilip tanımalarına rağmen gizlemeleridir.

Yahûdilerin Rasûlullâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)’i inkâr etmelerinin sebebi, onun İsmâ’il (Aleyhi’s Selâm)’ın soyundan olmasındandır. Sizin hakkı inkâr etmenizin sebebi ise, hakkın sizin “Şeyh” (!) diye addettiğiniz şahıslardan gelmemesindendir.

Yahûdiler, bile-bile Tevrâtı değiştirip ve İncîl’in değiştirilmesine vesile olup Allâh’ın Hükümlerini değiştirdiler, siz ise Allâh’ın Şeri’âtında Küfür olmayan bir şeyi sizin “Şeyh’iniz” (!) Küfür addettiği için Küfür addediyorsunuz.

Yahûdiler ve Hiristiyanlar “Allâh'ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini Rabler (İlâhlar) edindiler ve Meryem oğlu Mesîh'i de…” (Tevbe 9/31). Sizler ise Allâh'ı bırakıp “Şeyhlerinizi” (!) Rabler edindiniz! Allâh’tan korkun ve onun çetin azâbından sakının!

Sizin bu müşkülatınıza gelince: siz “Arapça” dilini bildiğini iddia edip, nakilleri çevirirken Tedlîs ve Tahrîf ederek çeviriyorsunuz! Sizler âlimlerin sözlerini bilerek çarpıtıp farklı manalara sokuyorsunuz! Bu halde sizin haliniz nicedir! Allâh’ın azâbına ve ateşe ne kadar da dayanıklısınız?! Sizler bununla sadece kendiniz gibi Hak’dan câhil olan birkaç kişiyi kandırabilirsiniz. Arapça bilenler ise sadece sizin koyduğunuz nakillerin Arapçasını okuyup ne kadar çok Tedlis ve Tahrîf ettiğinizi anlayabilir (eğer bu yazdıklarımı okursanız artık -Allâh’u A’lem- forumunuza astığınız yazılardaki nakillere bundan böyle Arapçasını koymayıp sayfa numarası bile vermezsiniz).

Bu müşkülatınıza abilerimiz hocalarımız çok güzel ve tafsilatlı bir şekilde açıklama getirmişler ve sizin bâtıl görüşlerinizi ilim ile reddetmişlerdir. Merak edenler için: HARAMI MEŞRULAŞTIRMA MESELESİ VE MÜŞRİKLERLE NİKAH GİBİ HARAM EVLİLİKLER YAPANLARIN KAFİR OLACAĞI İDDİASININ TENKİD VE TAHLİLİ Siz oturup okuyun, yapabiliyorsanız ilim ile bu görüşü reddedin ki bunu yapamayacaksınız!

Siz bunlara cevap vereceğinize kalkıp oradan bir nakil buradan bir nakil şakşakçıları oyalıyor, onların aldanmaktan mutlu olan bir grup olarak –bilerek isteyerek- aldanmalarına yol açıyorsunuz. Bunu yaparken de Tedlîsât ve Tahrîfât yapıyorsunuz. Bütün bunların deşifresi ve düzeltilmesi Allâh’ın izni ve yardımıyla yapılmıştır ve yapılmaya devam edilecektir İnşâllâh. Merak edenler için: HAK YAYINLARININ HARAM EVLİLİKLER KONUSUNDA YAPTIĞI TAHRİFATA REDDİYE Ve’l Hamdulillâh!

Eğer sizin asıl gayeniz ilim değil filim, dîn değil zındıklık ise, unutmayın ki Allâh Dîni’ni koruyacaktır. Allâh’u Te’âlâ şöyle buyurmuştur:


يُرِيدُونَ لِيُطْفِئُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَاللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ
“Onlar, Allâh'ın nûrunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allâh, kendi nûrunu tamamlayıcıdır; kâfirler hoş görmese bile. Elçilerini Hidâyet ve hak Dîn üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (hak Dîn olan İslâm'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile.” (es-Saff 61/8-9)

Bilin ki hak gelince -siz hakka teslim olmayıp direnseniz ve bunda inat etseniz de- bâtıl da hak maskesi takan hakkın düşmanı bâtıl ehli de yok olmaya mahkûmdur. Allâh’u Te’âlâ yine şöyle buyurmaktadır:

وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ وَهُوَ يُدْعَى إِلَى الْإِسْلَامِ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
“İslâm'a çağrıldığı halde, Allâh'a karşı yalan uyduranlardan daha zâlim kimdir? Allâh, zâlim bir kavmi Hidâyete erdirmez.” (es-Saff 61/6-7)

Bu Zındıklığınız nereye kadar devam edecek? Eğer Allâh’tan korkuyor ve onun çetin azâbından sakınıyorsanız biran evvel Tevbe edin. Nasıl ki, yalanlarınızı açıktan söylediniz, şimdi de hata yaptığınızı açıktan itiraf edin!

Sonuç olarak biz ne yaparsak yapalım ölü veya sağır kalplere işittiremeyiz (en-Nemil 27/80; er-Rûm 30/52). Hidâyet ancak Allâh’ın elindedir. Dilediğine Hidâyet eder, dilediğine de Hidâyet vermez. Ve’s Selâm!
Şeyh'ul İslam İbnu Teymiyye (Rahimehullah) dedi ki:

والعالم يعرف الجاهل؛ لأنه كان جاهلا، والجاهل لا يعرف العالم لأنه لم يكن عالما

"Alim cahili tanır çünkü o da (bir zamanlar) cahildi. Cahil ise alimi tanıyamaz çünkü o hiçbir zaman alim olmadı." (Şeyh'ul İslam İbnu Teymiyye, Mecmu'ul Fetava, 13/235)

Çevrimdışı Garip

  • Newbie
  • *
  • İleti: 3
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #2 : 21.09.2018, 12:20 »
Bismillahirrahmanirrahim.

Allah'a hamd, Rasulune Salat, Ashab ve sonradan gelen Müslümanlara selam olsun.

Dünya dönmeye devam ettikçe; Hak-Batıl mücadelesi devam edecektir. Vallahi bu böyledir. Hal böyle olunca, elbetteki "kalbi batıl ehli ile / batıl ehli için atanların" olması da devam edecektir. Fakat batıl ehlinin unuttuğu bir şey var: "Kalbi ve dili Hak ehlinden yana olan", onlarla birlikte acı ve sevgiyi hissedip; onlara destek olanlarda olacaktır. Ama ne var ki, muzafferiyat Müslümanlarındır!

Sizler hiç mi farkında değilsiniz; ey davetulbatıl forumunun destekçileri! Yıllardır milleti kah mürcielik dinine, kah haricilik dinine sürükleyen bu fırka bir türlü karar kılamıyorlar... Sıfatlar bahsinde ne dedikleri belli değilken; mufavvidalığı veya -alimleride işlerine alet ederek- ağızlarında geveledikleri sözleri Ehl-i Sünnet inancı diye millete yutturmaya çalışıyorlar, hiç mi farkında değilsiniz? Allahualem birçoğunuz, bu kelamcılar, sıfatlar bahsinde bu batıllarını kusana kadar, bu hususlarda neyi akide edindiğinizi bilmiyorsunuz bile?

Şu muayyen vakıaya gelecek olursak... Haram evliliği meşrulaştırma küfrü?! Aslında sizin zihniyetinize / mezhebinize göre haram işlerken küfre girmeden kurtulmak imkansız! Neler saçmalıyorsunuz? Ehl-i Sünnet icma ediyor, tüm Ehl-i Sünnet Esaslar risalelerinde "helal saymadıkça büyük günaha girer" diye defahatla yazıyorlar; sizler ise müctehidinizin (!) uydurduğu, Selefe tamamen ters bir usülle yeni bir keşif ile küfür sayıyorsunuz.

Yazık size, hiç mi düşünmüyorsunuz? Bu mezhebe göre küfre girmeden haram işlemek nerdeyse mümkün değil!?

Velhasıl, bu meselede de akide edindiğiniz şeylerin batıllığı Müslümanların forumunda, değerli hocalarımız ile ortaya konmuştur. Yaygara çıkarmaya gerek yoktur. Allah'ın dini hakkında ilim nakledenler hakkında da, 'sarhoş vs' etiketlemesi (karalaması) yaparak kendinizin nasıl konuştuğunuzu da ortaya koymanıza gerek yok.

Konuşulan mevzu, sohbet değil; Allah'ın dininden bir ilimdir. O halde edep ve ahlak ile varsa cevap veren, onu yapın; yada susun akidenizi sorgulayın.

Vesselam!

abdullah

  • Ziyaretçi
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #3 : 21.09.2018, 23:06 »
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM.

Bidat çıkarmakta tüm cemaatler içerisinde en azılı fırkalardan biri olan hakçılar, faaliyet gösterdikleri internet forumlarında kendilerine yönelik sitemizdeki tonla ilmi reddiyeye karşı yıllardır hiçbir ilmi cevap ortaya koyamamaları şeklindeki yıllardır süregelen acizliklerinden sonra şimdi görüntüyü kurtarma adına basit kelime oyunlarından ve hileli tercümelerden başka bir şey içermeyen bir takım tribünlerin gözünü boyamaya yönelik yazılar yayınlayarak, bu yazılar üzerinden de kendi cahilliklerini ilim sanan trollerine kendi aralarında cahilce bizi çekiştirtip bizi ahmaklıkla, cahillikle suçlatarak kendilerini ve tebalarını tatmin etmeye çalışmaktadırlar. Halbuki asıl ilimden uzak, cahilce söylemlere sahip olan kendileridir. Bu kişiler ilimden habersiz olan, bunun da farkında olmayan her cehl-i mürekkeb gibi, ilme düşman kesilmişlerdir ve ilmi ve ehlini alaya almayı marifet ve ilim zannetmektedirler. Haram evliliğe küfür diyen mezheplerine dair sitemizdeki önceki yazılarda ve Alkamenin haram evliliklere küfür diyen yeni yazısına sitemizde yapılan reddiyelerde kendilerine sunulan ilmi açıklamaları ve bu konuda ortaya attıkları “haram evlilik küfürdür” şeklindeki kaidelerinin delilini getirme yönündeki talebi, forumlarındaki trolleri yoluyla alaya alıp cehaletle suçlamaları ile bu cehli mürekkeblerden olduklarını ortaya koymaktan başka bir şey yapmış olmadılar. Bir de bizleri, kendi vasıfları olan hakka karşı kalbi katılaşıp körleşmiş inatçı kimseler olmakla nitelendirmekteler, “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali. Dinin aslına taalluk eden binbir meselede olsun, isim sıfatlar meselesi gibi menheci meselelerde olsun, kitaplar üzerinde yaptığınız tahrifatlar ve hırsızlıklar olsun, gizlilik vs. adı altında yaptığınız binbir türlü zındıkça ameli uygulamalarınız olsun yıllardır binbir türlü hilelerinizi ortaya seren bu site değil mi, sizin hilelerinizi yıllardır ortaya döküp sizi zor durumda bırakan asıl yer bu site değil mi, zaten bundan dolayı en büyük düşmanlığınız buraya değil mi? Size bu sitede tüm bu yaptıklarınız hakkında verilen  bütün bu reddiyelere yıllardır elle tutulur hiçbir ilmi cevap ortaya koyamayan, buna rağmen yine de inatla tevbe etmeyen, hiçbirşey olmamış gibi susup geçen sizler değil misiniz? Bir de tüm bu olanlardan sonra yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali utanmadan üste çıkmaya, kendi vasfınız olan hakka karşı inatçılık etme cürmünü muhatabınıza yamamaya çalışıyorsunuz.

Hocamızın size dediği gibi mesele bellidir, siz “evlenmesi ebediyyen haram olan biriyle nikah akdi yapmak küfürdür” diye ortaya attığınız kaidenizin seleften delilini getireceksiniz. Bu icma edilmiş bir görüştür diyorsanız icmadan delilini, ihtilaflı görüşlerden biridir diyorsanız o zaman ilim ehlinden bu görüşü savunan kimseler olduğunu isbat edeceksiniz. Yoksa sizden taleb edilen şey bir hadis üzerinden yaptığınız kendi çıkarımlarınız değil. Bir kere bu hadiste bahsedilen üvey annesiyle evlenen muayyen kişinin tekfirinde icma olmadığı ortada, dolayısıyla bu meselede silsile tekfir yapmanın, dalalet üzere birleşmeyecek olan ümmeti tekfir etmeyi gerektireceği ortada. Ayrıca bu muayyen kişiyi tekfir eden alimler olması da sizin ortaya koyduğunuz kaideye delalet etmez, sizden önce bu hadisten bu sizin kaideyi kim çıkardı buna cevap vermeniz gerekir. Hatta ata bin ebi rebah ve ibn kesir gibi alimler velev ki üvey anneyle evlenme fiilinin küfür olduğunu söylemiş olsalar bile buradan hareketle diğer haram evlilikleri de kuşatacak bir biçimde haram evliliklerin küfür olduğu şeklinde bir kaideyi savundukları iddia edilemez, buna delil gerekir. Sizin bunu anlamayıp “ne yani anne, kızkardeş, hala, teyze vs. her biri için ayrı ayrı tek tek delil mi gelmesi lazım ayet ve hadislerde, ahmaklara bakın” diye dalga geçmeniz bir şeyi isbatlamaz sizin cahilliğinizden başka. Elbetteki şeriatta haram evliliğin küfür olduğu sabit olsa, bundan sonra tek tek anneyle, kızkardeşle, halayla, teyzeyle vs. diye ayrı ayrı deliller aramaya ihtiyaç olmaz, haram evliliklerin küfür olduğuna dair genel kaide yeterli olur o zaman, ama nerededir böyle bir kaidenin varolduğunun delili? Alimlerin bir fiile sırf nass o fiilin küfür olduğunu haber verdiği için küfür illetine dayanmaksızın o fiile küfür dediği meselelerin olduğu sabittir. Alimler böyle meselelerde bir küfür illetine dayanarak değil, sırf o nassların o fiilin küfür olduğunu haber verdiğine kanaat getirdikleri için o fiillere küfür demişlerdir, velev ki bu sözkonusu fiillerin küfür olma illeti üzerinde konuşsalar da. Çünkü açık bir küfür illeti ne bu fiillerin kendisinde açık bir biçimde zuhur etmiş halde ortadadır, ne de bu nasslarda böyle bir illet açık bir biçimde belirtilmiştir. Dolayısıyla belli bir küfür illetine ne nassta haber verilen fiilin kendisi ne nassın haber vermesi bakımından açıkça delalet etmeyen bu nasslar hakkında, nassın küfür dediği fiil de dahil olmak üzere bir takım fiilleri belli bir illet etrafında toplayarak tüm bunlara küfür diyen bir kaide ifade ettiğini bu alimler söylememişlerdir, sadece o nassın o ilgili fiilin küfür olduğunu haber verdiğini söyleyip bırakmışlardır. İşte aynı bu şekilde velev ki ata bin ebi rebah ve ibn kesir üvey anneyle evlenme fiiline küfür demiş olsa bile nassın bu fiilin küfür olduğunu haber verdiğini söyleyip bırakmış olabilirler, yani buradan hareketle onların bu nassların üvey anneyle evlenme fiilini de içerecek şekilde tüm haram evlilikler hakkında bir genel kaide içerdiğini söyledikleri iddia edilemez, bu delil ister.

Netice olarak, ilimin kokusunu bile almamış, almamakta, ilme talip olmamakta da inatla ısrar eden bu insanların bu meselelerin içerisinden bu halleriyle çıkmaları çok zordur. Hatta böyleleri hakkında Allah Azze ve Celle’nin sünneti, onların kalblerini mühürlemesi, böylece artık hakkı duyamaz, göremez, anlayamaz, hak ile amel edemez hale gelmeleri olmaktadır. Onlar ise hala kendi cehalet içerisindeki hallerine bakmadan ilimle ve ehliyle alay ettikleri cehalet meclisleri kurmakla ilim elde ettiklerini zannederek ömürlerini tüketip durmaktadırlar. Böyle bir duruma düşmekten Allah’a sığınırız.


Çevrimiçi Sırât-ı Müstakîm

  • Özel Üye
  • Newbie
  • *
  • İleti: 28
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #4 : 23.09.2018, 20:08 »
 Bismillahirrahimanirrahim

“De ki: Hak geldi, batıl da çekişe çekişe can verdi. Çünkü batıl can çekişe çekişe yok olucudur.” (İsra Sûresi: 81. âyet)

 İbni Kesir, Tefsîru’l Kur’an’il Azim (6/463) adlı eserinde yukarıda ki ayetin tefsirinde şöyle söyler;

"Bu, Kureyş kafirlerine bir tehdit ve bir korkutmadır. Çünkü onlara Allah’tan, hakkında en ufak bir şüphe ve tereddüt bulunmayan, kendilerinin de hiçbir şekilde karşı koyamayacakları gerçek gelmiş bulunmaktadır. Bu da yüce Allah‘ın onunla göndermiş olduğu Kur’ân, iman ve faydalı ilimdir. Onların batılları ise, can çekişe çekişe yok oldu, yani paramparça oldu, helâk oldu. Çünkü batılın, hakkın karşısında, hakkın varlığıyla birlikte sebat göstermesi ve kalması mümkün değildir. “Bilakis biz hakkı batıl üzerine bırakırız da hak onun beynini darmadağan eder. O da derhal çekişerek can verir. (Enbiya Sûresi: 18. âyet)"

Kendilerini "hak" olarak adlandıranların davaları davetleri "batıl" olmuş! Kendilerini "tevhid ehli" olarak adlandıranların davaları davetleri  tevhidin zıddı olan "şirk" olmuş. Kendilerini "sünnet ehli" olarak adlandıranların davaları davetleri ise "bid’atler" olmuş. ilh.

Küfrünüzü, şirkinizi bidatlerinizi bu mübarek isimleri kendinize takarak kamufle edemezsiniz. Çünkü küfrü şirki imanı Tevhidi sünneti bilen müslümanlar Allah-u teala'nın vadettiği üzere yeryüzünde Allahın davasını yüklenmişler hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan yollarına devam ediyorlar. Batıl davet güdenler ise ayeti Kerime de açıkça belirtildiği üzere paramparça ve helâk olacaktır. Allahın Resûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem mekkeye girdiği vakit kabenin etrafında 360 put vardı. Allah Resulü onları elinde ki bir bastonla dürtüp yukarıda ki ayeti söylüyordu. “Hak geldi, batılda çekişe çekişe can verdi. Çünkü batıl çekişe çekişe yok olucudur.” ve “Hak geldi, batıl da ne baştan var edebilir, ne de yeniden var edebilir.” (Sebe, 49) buyruklarını okuyordu. (Buhari, 2478 ve 4720; Müslim, 1781; Tirmizi, 3138; Ahmed, I, 377; İbn Hibban, 5862)

Evet bugün de Allah resulünün Söylediği o sözleri söylüyoruz sizlere ve sizin gibilere :

Hak geldi, batılda çekişe çekişe can verdi. Çünkü batıl çekişe çekişe yok olucudur.” ve “Hak geldi, batıl da ne baştan var edebilir, ne de yeniden var edebilir.” (Sebe, 49)

Sizler hurafeler uyduruyor 14 asırdır söylenmedik sözler söylüyor batıllar ekiyorsunuz. Yukarıda hocamız ve diğer kardeşler gerekli açıklamaları yaptıkları için ben batılınızın taraftarı olmadığımı belirtmek için bunları yazıyorum. Eğer tevbe etmez Allahu teala'nın istediği imana sahip olmazsanız sizde geçmiş ve bu asırda yaşayan batıl hizipler gibi yok olup gideceksiniz... Adınız hak menheciniz batıl. Şeytan da batılın öncüsü olduğuna göre sizler şeytanın yani en azılı tağutun dostu olmuşsunuz. Allah sizlere hidayet nasip etsin eğer hidayetiniz nasip değilse helâk etsin.

Allahu teâlâ hocamızdan razı olsun. Ektiğiniz batılları Allahın izniyle ve yardımıyla çürütüyor. Ve sizler de hakkın karşısında can çekişiyorsunuz.

Allahım müslümanlara yardım et hocamızın ilmini artır anlayışını fıkhını artır. Onları başımızdan eksik eyleme. Amin velhadulillahirabbilalemin
Muhammed bin Abdulvehhab (Rahîmehullah) şöyle der: Muvahhidlerin avamından olan bir kimse bu müşriklerin âlimlerinden bin tanesine galip gelir! Tıpkı Yüce Allah’ın şöyle buyurduğu gibi: “Bizim ordularımız kesinlikle galip gelecektir.”  (Saffat: 173) Yüce Allah’ın ordusu, kılıç ve mızraklar ile galip oldukları gibi hüccet ve lisan ile de galiptirler. Asıl korkması gereken kişi, bu yolda yürüdüğü halde beraberinde (ilimden) bir silahı olmayan muvahhiddir. (Cevahiru’l Mudiyye Sayfa:35, Muvahhid Yayınları)

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 707
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #5 : 24.09.2018, 01:48 »
Bismillah. "Alkame" sen bırak her güne bir ayet asmayıda şu tahrif meselesine cevab yaz. Çok vaktini almaz. Hanbeli mezhebine ait kitaplardan imama nisbet ettiğin görüşü ispat et edebiliyorsan yada arapça bilmediğini itiraf et. 
“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimdışı Zafer İslamındır

  • Newbie
  • *
  • İleti: 3
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #6 : 24.09.2018, 14:09 »
Bismillah
Allah'ın selamı müslümanların üzerine olsun.

Allah subhanehu ve tealadan dileğim kendilerini  "hak" olarak nitelendiren fakat hak ile alakaları olmayan bu batıl güruhun şerrinden gerçekten hakkı arayan, hakka yönelmeye çalışan kişileri korumasıdır. Bunların saptırmalarından Allaha sığınırız. Bunlar dini ifsat edip sürekli yeni yeni batıllar ortaya atmaya, şirki tevhid , küfrü de İslam olarak lanse etmeye yemin etmişler sanki. Kendilerini o kadar buna adamışlar ki, hakka karşı gözleri kör, kulakları sağır,  anlayışları kapalı olmuş.  Müslümanların (Allah hepsinden razı olsun) yıllardır bunların batıllarına, ektikleri şüphelere yaptıkları reddiyeler, hakka çağırışları hiç olumlu sonuç vermedi. Aksine küfürleri daha da arttı.  İnatları,
haktan yüz çevirmeleri,  hakka buğzları daha da şiddetlendi. Onlara  yapılan çağrı Allahın Rasulunun sav 1400 yıl önce yaptığı çağrıdan başkası  değil. Bu çağrı  gelmiş tüm Rasullerin ortak daveti. Ama siz davanızda samimi değilsiniz ki, yıllardır  hangi reddiyeye ilmi bi cevap verebildiniz? hala akıllanmıyorsunuz. Ama hakkı ve batılı birbirinden  ayıran Allaha hamd  olsun. Bunlar ancak kendileri  gibi İslamdan nasibi olmayan,  sürekli kendi çıkarlarına uygun  fetvalar  arayan münafık tipli şahısları kandırırlar. Müslümanları kandıramazlar.

Davetulbatıl taifesi için son diyeceğim şudur: Allah'tan sizi  üzerinde  bulunduğunuz nifaktan şirkten arındırmasını diliyorum. Ey Rabbim eğer bunlar İslama dönmezlerse bunların dillerini lal et, ellerini tutmaz et ki daha fazla dine iftira edemesinler,  kimseyi saptıramasınlar.  Amin.

Bana safımı belli etme fırsatı veren Allahım sana sonsuz hamd olsun.

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 707
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #7 : 24.09.2018, 21:44 »
Bismillah. Allah'u teala "Alkame" ve "Ebu Muhammed" isimli kimselere hidayet etsin ve kalplerini doğruya yöneltsin amin. Sizler bizi ölçü edinmeyin madem biz cahiliz (!) siz alimsiniz (!) ve madem biz sizlere iftiralar atıyoruz o halde size düşen cehaletimizi gidermek ve iftiralarımızı tek tek çürütmek sonrada insanları bize karşı uyarmaktır. Sitenizde yapmış olduğunuz tahrifat olduğu gibi duruyor ona cevab verecek yerde bana cevab veriyorsunuz. "Alkame" sen önce arapça ilk okul talebesinin bile bilebileceği şu ibareyi "لَا هَذَا على الإستحلال "doğru tercüme etmesini bir öğrende öyle konuş. Cümlenin başında olumsuzluk bildiren  "LA" harfi var birde cümlenin içerisinde "ala" harfi ceri var neden tercüme ederken bunlara dikkat etmedin acaba? Ayrıca neden İmam Ahmedin meselede görüşüne bakmadın da imama olmadık bir görüş nisbet etme cesaretini gösterdin. İftiramı atıyoruz sana? Derin devlet değilsen sende derin devlet gibi davranma. Her hücre değiştiğinde akide değiştirmeyin. Hızınıza yetişemiyoruz. Ne olacak bundan sonra "Yesak" "cahiliyyenin hükmünümü istiyorlar" "Müslümanlara Karşı Kafirlere Yardım Etmenin Hükmü" "Tağutu Reddetmek Tevhidin Gereğidir" "İşte Tevhid" isimli kitaplarınızı İman kitabını basmaktan vazgeçtiğiniz gibi vazgeçip İmam Gazalinin yada Razinin kitaplarınımı basacaksınız. Para için basacaksanız iyi para kazanabilirsiniz ama şayet İmam Gazali gibi ölmeden önce tevbe edemezseniz düştüğünüz halin hesabını verirsiniz.. Neyse sen bana değil müşrik bir kadınla evlenen müslüman bir erkeğin hükmü ve hemde genel anlamda nikah yolu ile haram evlilik yapan kimsenin hükmü nasıl haram değilde küfür oluyor sen ona cevab ver. Ümmetten hangi alim bu amele küfür demiş kaynakları ile ispat edip yazarsan memnun oluruz. Şayet kaynaklara inecek kadar arapçan yoksa bize bildir biz sana nakil konusunda yardımcı oluruz inşa Allah. Boşuna ilaç hastası hocanı bekleme onun bir şey bilmediğini sende çok iyi biliyorsun. Ama geçimin onun elinde ne yapacaksın. Şimdi yıllarını hocasını rab edinmeye adamış birisi olarak çıkıp biz kafirmişiz diyecek halin yok. Bu arada ben genellikle bitki çayı vs içiyorum ilaç çok gerekmedikçe kullanmıyorum haber vereyim dedim. Şizofren kimseler arıyorsanız içinizde çok onlarla ilgilen.

Bu arada şu notu eklemek zorundayım çok önemli gerçi sizlerde düşünmüştürsünüz. Eski kitaplarınız size göre mücessime hatta kafir (!) olan alimlerin görüşleri ile dolu bence siz artık o alimleri terk edip kevseri zındığının kitaplarını yayın. Bu konuda Sefille görüşebilirsiniz o size yardımcı olabilir.
“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimdışı Ahmed bin Hanbel

  • Newbie
  • *
  • İleti: 10
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #8 : 25.09.2018, 02:32 »
Bismillah,
Elhamdulillah,
Vesselâtu ala Rasulillah...

     Allah'ın selamı sitemizde batıl ehline karşı, keskin kılıç gibi dillerini kullanan ve Tevhid'i savunan hocalarımıza ve değerli kardeşlerimize olsun.

     Batıl ehline de veyl olsun ki, sizler hiç bir zaman galip gelemeyeceksiniz!

     Sizler kalplerinde eğrilik olan ve insanları hak maskesi ile (ki bir türlü karar kılıp Tevhidi bulamadınız) batıla davet eden bir gürûhsunuz. Allah Subhanehu ve Teâla en iyisini bilir ki; Tevhid üzere bir türlü karar kılamadığınız için ve insanları yıllardır (masumâne hiç bir mazeretiniz yoktur) kasten saptırma amaçlı davetinizden dolayı ve en önemlisi Allah'ın (Azze ve Celle) adına batıl fetvalar vererek, artık kendi kendinizin hidayet yollarını tıkamış görünüyorsunuz. Böylelikle tevbe etmenizi bile zorlaştırıyorsunuz, düşünün bir kere!...

     Artık vazgeçin hallerinizden! Düşürecek maske de kalmadı maalesef yüzünüzde... Bırakın davet(!) yapmayı da meydan Müslümanlara kalsın ve görsün toplum Tevhid daveti nasıl yapılır ve Selefimiz Sahabe (radıyallahu anhum), ve onlara güzellikle uyan Tâbiûn-Tebei Tabiûn (rahmetullahi aleyhim ecmain) yolunun nasıl olduğunu... Cennete ulaştıracak anahtarı elde edebilsin toplum ve -batılda olsa kendi akidelerinde- samimi sempatizanlarınız...

     Sizler, kötü alim taslaklarısınız! Ki insanları hidâyete diyerek delâlete davet ediyorsunuz!

     Bakın sizin gibiler için Allâme İmam İbn-i Kayyım (rah.) nasıl tespitte bulunmuş ve durum aynen onun dediği gibidir:

     "Kötü âlimler, cennetin kapısında otururlar ve insanları sözleriyle cennete ve amelleriyle de cehenneme çağırırlar. Onlar sözleriyle her defasında insanlara:

     "Gelin!" diye çağırdıkları vakit, amelleriyle de: "Gelmeyin!" derler.

     Şayet kendisine çağırdıkları şey doğru olsaydı, o zaman ilk icabet edenler onlar olurlardı. Onlar dış görünümlerinde yüce şahsiyetler gibi görünürler ancak gerçekte onlar yol kesici eşkiyalardır."
(el-Fevâid)

Rabbimden, Müslümanlar için af ve afiyet dilerim...



Çevrimiçi Teymullah

  • Özel Üye
  • Newbie
  • *
  • İleti: 26
  • Değerlendirme Puanı: +1/-0
  • تَيْمُ الله اَلسَّلَفِي
ZINDIK VE KALPAZAN HAK SURETİNDEKİ BATIL YAYINLARI'NA
« Yanıtla #9 : 26.09.2018, 12:19 »
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ


İsimleri ve suretleri hak olan, hakikatinde batılların içerisinde yüzen, zındık, kalpazan ve illüzyonist bir cehele sürüsünden ibaret olan “Batıl Yayınları”na birkaç kelamda ben etmek istiyorum.

Bu taife sağdan soldan çalıp bastığı kitaplarla yıllardan beri Tevhid davetini yürüttüklerini iddia etmektedir. Kendilerine ait olmayan kitapları kendilerine aitmiş gibi yıllarca insanlara satıp parasını afiyetle yemektedirler. Kitapların içerisinde kendilerine ait üç-beş cümle ve ekleme çıkartmalar haricinde kitaplarının tamamı çalıntıdır, hatta bazıları direk diğer kitabın kopyasıdır. Yıllarca gerek burası gerekse başkaları bunların çalıntı olduğunu deşifre etmişler ve kendi forumlarıda dahil olmak üzere birçok yerde defalarca rezil edilmişlerdir. Bütün bunlara verdikleri cevapları ise sayıp sövmekten ibarettir. Hala forumlarında bunları muhafaza etmektedirler.

Bu taifenin forumunda yazılanları ve kitaplarını okuyanlar şunu rahatlıkla müşahede ederler: Bu adamların sabit bir akidesi, sabit bir menhecleri yoktur. Bunlar naslarda gördükleri lafızlardan kendi habis akılları ne anlarsa onu istidlal ederler ve forumlarında müçtehid edasıyla cahil insanlara pazarlarlar. Onların “KüfriNida”, “İslamıRed” ve “DavetulBatıl” sitelerinde bunları fazlasıyla bulabilirsiniz. Dediğim gibi bu adamların hiçbir sabiteleri yoktur ve bu adamların kitaplarını ve risalelerini okuyanlar birbiriyle çelişkili, birbirini nakzeden onlarca şeye rastlar. Bir meselede en dip haricî görüşü benimsediklerini, diğer başka meselede en dip mürcî görüşü benimsediklerine şahit olabilir. Keza diğer sapık fırkalar olan mutezile, eşarî ve maturidî görüşlerinede rastlayabilir. Hatta tarihte hiç kimsenin söylemediği eşi benzeri görüp duyulmamış şeylerle bile karşılaşabilirsiniz. Tabi bunları ancak sağlam bir selef akidesine ve menhecine sahip insanlar tespit edip sakınabilir. Aksi halde: “Abi baksana adamların delilleri var. Necaşi kağıdı koynuna sokmuş sözleşmeyi tahrif etmiş, küfür beldesinde küfür meclislerinde oturabiliriz çünkü ayette kafir olursunuz yazmıyor, tağutlara asker olabiliriz çünkü falanca bir israiliyyat nakil var, kadın başını açarsa kafir olur çünkü meşrulaştırmıştır, içkiyi sürekli içen kafir olur çünkü meşrulaştırmıştır, açık kadına birşeyi kiraya veren kafir olur çünkü bu meşrulaştırmaya rıza göstermektir, haram kadınlarla evlenen kafir olur çünkü meşrulaştırmıştır, küfür beldesinde gizlilik merhalesinde haramlar helaldir vb.” Onlarca birbirinden batıl, saçma sapan, yerine göre küfür veya haram görüşleri söyleyebiliriz. Bu adamlar işte naslardan böyle sinsi sinsi istinbat ve istidlaller yapıp hakla batılı birbiriyle çorba eden ne idüğü belirsiz kişiliklerdir. Kitaplarının yazarları ve sitelerindeki yöneticilerin kim olduğu belirsizdir, in mi cin mi oldukları belli değildir, cemaatin içerisindeki kişiler bile tanımaz. Bütün davaları ve davetleri yalan üzerine kuruludur. Yazarların isimleri ve hayatları yalandır. İnsanın gözünün içine baka baka yalan söylerler. Bazen batıl olduğunu keşfettikleri görüşlerini çaktırmadan piyasadan temizlerler ve sanki daha önceden hiç o görüşte değilmiş gibi davranırlar. Örnek olarak şefaat ve zatul envat meselelerini verebiliriz. Ayrıca bu adamlar yıllarca kendilerini selefe ve selefi alimlere nisbet etmişlerdir. Kitapları onlardan nakillerle doludur. İbn Teymiyye, İbn Kayyim ve Muhammed b. Abdulvehhab gibi selefi ve müceddid alimlere itibar edip değer verirlerdi. Ancak son birkaç senede ne olduysa bu alimler sapık oldu ve eşari, maturidi ve muattila fırkaları hak topluluk ve Ehli Sünnet oldu. Şimdi bunları temizlemekle uğraşmaktalar ve bu sapık fırkanın mensuplarını ve bu fırkalardan etkilenmiş bazı alimleri tevcih edip bunların kitaplarını yayınlamaya çalışmaktadırlar. Şu an İmam Gazali’nin kitabını basmaktalar. Allah akıl fikir versin.

Buraya gelip ilmi yazıları didik didik okuyup buradan ilim alırlar, gizli gizli gelip ilmi sorular sorup kaçarlar. Dini buradan öğrenip çaktırmadan görüş değiştirirler sonra da tıpkı şu an yaptıkları gibi muvahhidler onların yaptığı tahrifleri deşifre edince: “Biz ahmaklara cevap veremeyiz, cahillerle uğraşamayız, bizim onlarla uğraşacak vaktimiz yok.” derler. Ne oldu burayı didik didik edip ilim alırken uğraşmaya değmeyecek ahmak cahiller değilmiydik? O tahrifli nakilleri buraya cevap olsun diye dizdirirken vaktiniz vardı da şimdi tahrifleriniz ifşa edilince mi vaktiniz olmadı? Hem suçlu hem güçlü tabiriyle işte insanın gözüne baka baka böyle yalan söylemektedirler. Sabah-akşam buradan ilim almakla meşgullerken tahrif iddialarına cevap vermeye gelince birdenbire vakitleri daralmakta ve cahillerle uğraşamayız demektedirler. Allah’a hamd olsun ki bu rezil taifeyi iyice rezil eden, her kustukları batıla ilmi olarak cevap veren hocalarımız ve abilerimiz var. Allah kalemimize güç ve kuvvet versin. Her gün nasıl bir batıl kusacaklarını şaşırmış olan batıl ehlinide rezil ve rüsvay etsin. Âmin.

Elhâmdulillâhi Rabbil Âlemîn.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1107
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #10 : 27.09.2018, 00:05 »
Bismillahirrahmnanirrahim,

Batıl Ehli yöneticisi sonunda çıktı ortaya, kalkıp hesap vermesi gerekirken başladı şiirle aşık atmaya.

Suskunluğunu gerçekten kaçışın bir maskesi olarak kullanıyor.
Oysa biz, onların siyah maskesini de beyaz maskesini de ifşa ettik. Linke tıklayarak manşet bölümünden bakabilirsiniz.

Susmak cahile, ahmağa karşı şeref ve namusu haysiyeti korumak olduğu gibi hakkı gizleyen, dilsiz Şeytan olur. Küfre karşı sükut rıza olur, küfür olur.

Susan aslanı bir terbiye eden de bulunur sen kükreyen aslan olarak yaz bakalım, İmam Ahmed’den nakledilen cümlenin tercümesindeki tahrifat neyin nesi?

Köpeğe ne havlaması ne de suskunluğu değer kazandırır, sen hem köpeğe hem taşı atan ele hem de aynaya bak.

Ne gezer sizde hikmet, delil, basiret ve feraset; adı üstünde Adavet’ul Hakka Davet!

Artık rivayet, nakil, şiir, öykü, roman, hikaye, fotoroman, kelam, felsefe, tasavvuf, sanat, köşe yazısı, biyografi, kompozisyon, son dakika haberleri, sağlık, medya, ekonomi haberleri, tıp, siyaset, hobi, genel kültür, borsadan güncel haberleri... yazmayı bırakın da asıl meseleye gelin. Şiiri kopyalayıp yapıştırana kadar tercümeyle alakalı gerçekleri açıklayabilirisiniz. Kalkıp ya tercümenin doğru olduğunu ispat edin, ya hatanızı kabul edin. Sizden bu mevzuda sorunu ortadan kaldıracak bir açıklama dışında hiç birşey kabul edilmeyecek ve bundan böyle sadece bu iddianızı ispat etmeye ya da tahrifatınızı kabul etmeye davet edileceksiniz.

Eskilerden Nef’i’nin dörtlüğünü uyarlayarak ithaf ediyoruz:


“Batıl Ehli bizi kelb (köpek) addetmiştir,
Çaresizlikleri bu sözlerde zahirdir,

Fıkıhta Mezhebimiz Hanbeli’dir,
Asıl kelb, İmamı’mız Ahmed’in sözlerini tahrif ederek ona iftira edenlerdir...”
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Ebu Yahya

  • Özel Üye
  • Newbie
  • *
  • İleti: 7
  • Değerlendirme Puanı: +1/-0
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #11 : 27.09.2018, 02:58 »
Bismillahirrahmanirrahim.

Allah'ım sen bu Batıl Yayınlarının şerrinden biz müslümanları muhafaza et, Amin.

Kendisini Tevhide nisbet eden en cahil olan kişi(ler) bile Allah'ın izniyle bu batıl ehlinin 'Haram Evlilikler' hususundaki batıl fetvalarını ve din adı altında yedikleri haltları görecektir. Bu batıl ehlinin din hususunda diledikleri gibi konuşmalarını engelleyen, batıllarını ortaya çıkaran müslümanların tümünden Rabbim razı olsun, Allah ecirlerini versin, Amin.

Yukarıda ve daha diğer başlıklarda açıldığı üzere bu batıl ehlinin 'imam ahmed (rahimehullah) 'in sözünü tahrif etmelerinin ardından, Müslümanlar suskun kalmayarak (Allah'a hamd olsun) gerçekleri ortaya çıkarmıştır.
Günlerdir de hakkın ortaya çıkmasından sonra, bu batıl ehlinden cevap yerine sadece bir kaç satır şiir yayınlanmıştır, bu yayınlanan şiir de bu güruhun dinde ne kadar laçka, ne kadar samimiyetsiz olduklarını açıkça ortaya koymuştur. Düşünsenize, dinde en uç noktada sayılacak bir fetva verilecek, yani şirk veyahut küfür hususunda birşey ortaya atılacak, karşındaki kişi de bunun yanlış olduğunu ilmi şekilde ortaya çıkaracak seni tevbeye davet edecek fakat sen yapacak ilmi hiç birşeyin olmadığı için şiir yayınlayacaksın!?

Son olarak bu batıl ehlinin yanında olan, yakınlarında olan kişilere diyorum ki; Allah'tan korkun ve sadece O'na kul olun. Kim, neci oldukları belli olmayan, dinde kendilerini müçtehid zannederek fetva dağıtan, din konusunda rahatlıkla konuşan kişilerden ve kurumlardan sakının bu her kim olursa olsun!

Allah'ım, Batıl ehlini yerle bir etmemize yardım ettiğin için sana sağanak yağan yağmur damlaları adedince hamd olsun. Sen bu vesile ile de insanların gözlerini aç, onları senin yoluna ilet, Amin.
'' Onlar kendilerine bir musibet gelip çattığında: 'Muhakkak biz Allah'ınız ve muhakkak biz O'na dönücüleriz' derler. İşte Rablerinden bir mağfiret ve bir rahmet hep onların üzerindedir ve onlar doğru yola erdirilenlerin ta kendileridir. ''

(el-Bakara, 156,157)

Çevrimdışı Halid b. Velid

  • Newbie
  • *
  • İleti: 7
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #12 : 27.09.2018, 14:23 »
Bismillah esselamu aleykum ve Rahmetullah
Görüyorum ki davetulbatılın son çırpınışları, zaten şiir, dedikodu ya da demogojiden başka ne yapabilirsiniz ki hak belli olduktan sonra, Allahım seni tenzih ederim bir taife batılda bu kadar inat eder mi? Senin saptırdığını hidayete erdirecek yoktur.

Yıllardır muslumanlar ile münazara yapıyorlar, sayısını unuttuğumuz batıl görüşleriniz var yukarda teymullah (Allah Razı olsun) kardeşinde saydığı gibi, birisindende mertçe dürüstçe tevbe edip döndüğünüzü belirtmediniz.

Aslında bu gidiş ile hidayetinizde zorda, İlim ehli abilerimizin burda tek amaçı bu münkere karşı durmak buna rıza göstermemektir.
Yoksa sizi ciddiye aldığımızdan değil cahillik o kadar üst seviyede ki sizin bu saçmalıklarınıza dahi tabi olan var.

Bizim derdimiz sizin gibi ümmetin bağrına saplanmış bütün fırkaları yok etmek Allah hamdolsun ehlinin yanında da bu zahirdir.

Davetulbatıla tabi olanlar sizi Allah cc korkmaya ve uyanmaya davet ediyorum. Bunların yetiştirdiği insanlar ne olacak sakalı kes , dinine sövülür yada aley edilirse cehm b. Safvan ol, aman seni kimse bilmesin ticaretin kesada uğramazın, işte böyle dünya ehli ve heva ehli bir taife ortaya çıkardınız.

Allah cc ilim ehli kardeşlerimizin sayısını artırsın ve ümmetin nasihatçı kılsın amin.

Hamd yerde ve gökte Allah cc aittir salat selam ise onun Rasulu Muhammed sav olsun...

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 707
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #13 : 28.09.2018, 02:13 »
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Alıntı
Şeyhu'l islam İbnu Teymiyye rahimehullah Mecmu'ul fetavanın 4. cildinde diyorki;

"Bu nevi sözlerde ilim ehline onlarla hitap edilecek hüccet ve delil yoktur. Çünkü söverek ve tehdit ederek cevap vermek, herkesin yapabileceği bir davranıştır. Halbuki kişi, müşrik ya da Ehl-i Kitab'la tartışıyor olsa bile, kendisinin hak üzere ve karşısındakilerin bâtıl üzere olduklarını ortaya koyacak delilleri ortaya koymakla sorumludur.

Nitekim Allahü Teâlâ, Peygamberine hitap ederek şöyle buyurmaktadır: "(Ey Muhammed), sen hikmetle, güzel öğütle Rabbinin yoluna çağır ve onlarla en güzel şekilde mücâdele et" (16 Nahl 125),

"Kitab ehliyle ancak en güzel şekilde mücâdele edin" (29 Ankebût 46)
“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 707
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: KALBİ BATIL EHLİ İLE ATANLARA…
« Yanıtla #14 : 28.09.2018, 02:19 »
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Alıntı

Şeyhu'l islam İbnu Teymiyye rahimehullah Mecmu'ul fetavanın 4. cildinde diyorki;

"Şeyhü'l-İslâm (rahimehullah) sözlerin iki çeşit olduğunu söyledi :

a - Peygamberlerin sözleri.

Bunlar masumdurlar. İfâde ettikleri mânâlar haktır. Bunu bilen bilir, bilmeyen bilmez.

Bunlar üzerinde düşünülürken peygamberlerin bu sözlerle neyi kasdettikleri araştırılır. Hedefi, ne dediklerini araştırmak olan ve bunu yaparken dil kurallarına uyan hidâyet üzeredir. Ama hedefi, söylediklerini kendisine uydurmak olan ve söyledikleri kendi isteğine uygun düştüğünde onları kabul edip, düşmediğinde de reddeden ve kesin olarak peygamberlerin, varmış olduğu o neticeyi kasdetmediklerini bile bile birtakım te'vîllerle zorlanarak onları istediği o neticeye doğru yönlendiren ise, ilimde râsih olanların bilmek istediği te'vîl peşinde değildir, kelimelerin yerlerini değiştirerek tahrif edendir.

b - İkinci nevi sözler ise, peygamberlerden nakledilmemiş olanlardır.

Peygamber olmayanlar, masum değildir. Sözlerinden ne kasdettikleri tesbit edildikten ve doğrusu eğrisinden ayırtedildikten sonra kabul edilir veya reddedilirler.
“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
3 Yanıt
4140 Gösterim
Son İleti 09.09.2016, 23:05
Gönderen: Tevhid Ehli
3 Yanıt
4622 Gösterim
Son İleti 31.08.2016, 23:16
Gönderen: Tevhid Ehli
10 Yanıt
5820 Gösterim
Son İleti 20.09.2018, 13:32
Gönderen: İbn Teymiyye
7 Yanıt
1408 Gösterim
Son İleti 20.09.2018, 13:30
Gönderen: İbn Teymiyye
5 Yanıt
1254 Gösterim
Son İleti 15.11.2018, 12:38
Gönderen: Selefii