Tavhid

Gönderen Konu: İkindi namazının farzından sonra sünnet namazı var mıdır?  (Okunma sayısı 2383 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi İbn Umer

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 146
  • Değerlendirme Puanı: +7/-0
SORU:


Alıntı
Selamun aleyküm

İkindi namazının farzından sonra sünnet namaz varmıdır ?

Bunun 4 rekat olduğu söylendiği gibi,2 rekat olduğu da söyleniyor..

Bu sünnet namazının  olmadığı,Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin kıldığı o 2 rekatın öğle namazının sünnetine bağlı olan sünnet olduğu da söyleniyor..Kısacası her yönden bir ses çıkıyor..Hadislerin usulünde derli toplanmış olarak bunu ilim ehlinin konuya bakış açısıyla yaklaşabileceğinizi düşündüğümüz için,Aklımızın karışması sebebiyle sizlere müracat etmeyi uygun gördük..

İkindi namazından sonra sünnet namazı varmıdır?
bu 4 rekatmıdır,yoksa 2 rekatmıdır
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu farzlara bağlı olarak devamlı mı kılardı,yoksa arasıra mı kılardı

Cezakallahu hayr

CEVAP:

Bismillahirrahmanirrahim

İbn Kayyım(r.h), Zâdu’l-Meâd isimli eserinde râtibe sünnetlerle alakalı şunları zikreder:

“Hz. Peygamber(s.a.) yolculuk dışında, ikamet halinde iken on rekat (sünnet) namaza devam buyururdu. Bunlar da İbn Ömer’in naklettiği şu hadiste bildirilenlerdir: “Hz. Peygamber’den(s.a.) on rekat namaz belledim: İki rekat öğle namazından önce, iki rekatta ondan sonra, akşam namazından sonra evde iki rekat, yatsı namazından sonra evde iki rekat ve sabah namazından önce iki rekat.”(Buhari: 19/34, 19/25, 19/29, 11/39; Müslim:729; Tirmizi:433; Ebu Davud:1252; Nesai:2/119; Muvatta:1/166; Ahmed:2/117)

Bu namazları Hz. Peygamber(s.a.) ikamet halinde iken asla bırakmazdı. Öğleden sonraki iki rekatı kaçırmıştı da, onları ikindiden sonra kaza etmişti. Bu iki rekat namaza devam buyurmuştur. Çünkü Hz. Peygamber(s.a.) bir amele başladı mı, onda sebat ederdi.”(İbn Kayyım, Zadu’l-Mead, c:1,s:285, İklim Yayınları)

İbn Kayyım(r.h.)’ın bahsettiği olay şu hadiste nakledilmiştir:

“Bana Harmele b. Yahya Et-Tücîbî rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Abdullah b. Vehb rivayet etti. (Dedi ki) : Bana Amr -ki İbnu'l-Hâris'dir- Bükeyr'den, o da İbni Abbâs'in âzâdlısı Küreyb'den naklen haber verdi ki, Abdullah îbnî Abbâs ile Abdurrahmân b. Ezher ye Misver b. Mahrame kendisini Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) 'in zevcesi Âişe'ye göndererek şöyle demişler:

- Bizden ona selam söyle ve ikindiden sonraki iki rek'at hakkında sor ve de ki:

"Bize gelen habere göre sen bu iki rek’atı kılıyormuşsun. Hâlbuki bize ulaştığına göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun kılınmasını yasaklamıştır!"

İbni Abbâs dedi ki: “Ben, Ömer İbnu'l-Hattâb ile birlikte bu namazdan dolayı insanları döverdim.”

Küreyb demiş ki: Bunun üzerine ben Âişe'nin yanına girerek, benimle gönderdikleri haberi kendisine tebliğ ettim. Âişe: “Ümmü Seleme'ye sor!” dedi.

Ben hemen beni gönderen zevatın yanlarına çıkarak Âişe'nin söylediklerini onlara haber verdim. Onlar, beni Ümmü Seleme'ye de, Âişe'ye gönderdikleri suâli sormaya gönderdiler. Ümmü Seleme:

- Ben, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i o iki rek'âtı kılmakdan nehyederken işittim ama sonra kendisini bunları kılarken gördüm. Onları kıldığında vakit, ikindi idi. Sonra benim yanıma girdi, yanımda Ensârdan Benî Haram kabilesinden bâzı kadınlar vardı, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bu iki rek'âtı o zaman kıldı. Ben, kendisine kızı göndererek:

- Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanı başına dur da, ona de ki: “Ümmü Seleme, Yâ Rasulullah ben, senin bu iki rek'âtı kılmaktan nehiy buyurduğunu işitiyorum. Hâlbuki şimdi onları kendinin kıldığını görüyorum” diyor.

Şayet eliyle işaret ederse geri çekil! Kız dediğimi yaptı. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) eliyle işaret etti. O da geri çekildi. Namazdan çıkınca (bana hitaben) :

«Ey Ebû Umeyye'nin kızı! İkindiden sonra kıldığım iki rek'âtı sormuşsun, (sebebi şudur ki) bana Abdulkays kabilesinden bir takım kimseler kavimlerinden ayrılarak müslüman olmak için geldiler de, öğle namazından sonra kılmakta olduğum iki rek'ât nafileden beni alıkoydular, işte bu iki rek'ât, o iki rek'âttır.» buyurdular.” (Sahih-i Müslim:297/834)

Bu rivayetten de anlaşıldığı gibi Rasulullah(s.a.v)’in ikindi namazından sonra kıldığı namaz, ikindi namazına bağlı olarak kılınan revatib bir sünnet değildir. Bilakis öğle namazının farzından sonra kılınan iki rekat sünnettin kazasıdır. Bununla beraber ikindi namazından sonra namaz kılmayı nehyeden hadislerden dolayı âlimler bu amel Rasulullah(s.a.v)’e has mıdır yoksa ümmetini de kapsar mı noktasında ihtilaf etmişlerdir.

İmam Nevevi(r.h.), el-Minhac adlı eserinde “Namaz Kılmanın Nehyedildiği Vakitler Babı”’nın önsözünde bu ihtilaftan şu şekilde bahsetmiştir:

“Bu babdaki hadislerde Nebi(s.a.v)’in güneş batıncaya kadar ikindiden sonra, güneş doğuncaya kadar sabah namazından sonra ve yükselinceye kadar doğuşundan sonra ayrıca zeval buluncaya kadar da istivası(göğün tam ortasında bulunması) zamanında batıncaya kadar da sararması zamanında namaz kılmanın yasak olduğunu bildirdiği hadisle yer almaktadır. Ümmet bu vakitlerde sebebi olmayan bir namazın mekruh olduğunu icma ile kabul etmiştir. Bu vakitlerde eda olarak farz namazlarının kılınmasının caiz olduğu üzerinde ittifak etmiş fakat tahhiyatu’l mescit, tilavet secdesi, şükür secdesi, bayram namazı, küsuf namazı gibi sebebi olan nafile namazlar ve cenaze namazı ile geçmiş namazların kazalarının kılınması hususunda ihtilaf etmişlerdir.

Şafii’nini ve bir kesimin benimsediği kanaate göre bütün bu namazların kılınması kerahet söz konusu olmaksızın caizdir. Ebu Hanife’nin ve diğerlerinin görüşüne göre ise hadislerin genel ifadesi dolayısı ile bunlar da neyhin kapsamına girmektedir. Şafii ve ona uygun kanaat belirtenler Nebi(s.a.v)’in öğle namazının sünnetini ikindiden sonra kaza ile kıldığının sabit olduğunu delil göstermişler. Bu rivayet ise vaktinde kılınmayan sünnetin kaza edilmesi hususunda açık bir ifade olduğuna göre vakti gelmiş namazın ve kazası yapılacak olan farzın kılınması ise öncelikle söz konusu olmalıdır.”

Netice olarak; İkindi namazından sonra sünnet namazı yoktur. Bir sebebe bağlı olmayan nafile namazları kılmak ise icma ile mekruhtur. Bu vakitte, bir sebebe bağlı olan namazların kılınması noktasında ise ihtilaf vardır.

Vallahu a’lem. Velhamdulillahi Rabbil alemin.


 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
1588 Gösterim
Son İleti 29.07.2015, 15:47
Gönderen: Tevhid Ehli
3 Yanıt
2878 Gösterim
Son İleti 19.10.2015, 16:05
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
1481 Gösterim
Son İleti 25.02.2016, 22:46
Gönderen: İbn Teymiyye
1 Yanıt
3150 Gösterim
Son İleti 16.05.2018, 02:00
Gönderen: İbn Teymiyye
7 Yanıt
988 Gösterim
Son İleti 21.12.2018, 21:03
Gönderen: Izhâr'ud Dîn