Tavhid

Gönderen Konu: TELEFONDA NİKAH KIYMAK VE NİKAHTA VELİ ŞARTI!  (Okunma sayısı 2644 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1759
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Alıntı
Anne ve babası müşrik olan bir bayanın nikahı için müslümanlardan bir kişinin velisi olması gerekir bu bayan velayetini bir müslümana verdikten sonra nikah akdi için telefonda evliliği kabul ettiğini belirtmesi caiz olur mu ? İlle de nikahı kıyıldıgı yerde olması gerekir mi ? Erkek bayan veli ve şahitlerin aynı mekanda olmaları şart mıdır ? 

Alıntı
Bir kimse telefondan nikah kıyabilir mi ? Şöyle ki, adam muğla,bodrum gibi kafirlerin müşriklerin çoklukla ve bir kaç tane dahi müslüman olduğunu bilmediği bir yerde yaşıyor,lakin müslüman olduğunu söylediği kişi,yani arkadaşı istanbul yahud yurt dışında,bu arkadaşına telafon açıp <bizim nikahımızı kıy,yanında da şahitler olsun< der,bu nikah doğrumudur ?

sonuçta nikah bir duyuru ve ilan edilmesini ikrar etmek ise,iletişim aracılığıyla da bunu uygulamak mümkün olabilir..Fakat bu durumda nikah kıyılabilir mi kıyılamaz mı ? Nikahı kıyan kişi telefondan evlenecek çiftin birbirlerinden razı olma ikrarını alıp yanındaki müslümanları da bu nikaha şahid kılıp <ben de sizi birbirinize nikahladım< demekle nikah gerçekleşir mi ? Ve buna ilaveten ikrar ve razı olma dışında başka şartlar varmıdır ?

ikinci  başka sorum

evlenecek olan kız ve erkeğin ailesi müşrik olduğundan dolayı,ve başka müslüman da tanımıyor yahud varsa da o müslümana ulaşamıyor,bu kişi müşrik birine nikahı kıydırıyor,bu kişilerin hiç bir velisinin olmadığı bir nikaha müşrikleri de veli edinmeyip <müşrikleri veli edineceğimize velisiz bir nikah kıymamız daha evla< deyip,velisiz nikah kıysa durum ne olur ? Adamın velisi yok,ailesi ise müşrik,adam daha büyük bir masiyetten kaçıp müşrikleri veli edinmeyip velisiz nikah kıymayı tercih ediyor bunun hükmü nedir ?

yani toparlayacak olursak  ikinci sorum şöyle ki

müslüman yok,müşrik birine nikah kıydırmak zorunda kalıyor ve bu o müşriği veli edinmek anlamına gelmez nikah çiftin razı olması durumunda ikrardan ibarettir diyor

fakat veli edinmeye gelince de müslüman arkadaşı hocası olmadığından dolayı velisiz nikah kıymayı tercih ediyor,etmek zorunda kalıyor.Buna da zayıf kavil olsa da hanefiler velisiz nikahın caiz olacağını  söylediği gereğine dayanıyor..Sonuçta bu çiftler böyle yapmak mecburiyetindea kalmışsa bu nikahın hükmü nedir ?

Müşrik ailenle kız istemeye gidip ayrı bişey,müşrik aileyi nikah da veli edinmek ayrı bişey..Bizim ailelerimiz zaten bizlerin üzeerine gelmekte,tağutları belamları eleştiriyoruz tekfir ediyoruz arkalarında namaz kılmıyoruz diye onlarıca zaten sapığız,bir de onların tanımadığı müslüman bir veli o ortama gelirse daha da yanlış anlayacaklar,bunlar mı sizi yoldan çıkardı kızın ailesi erkeğin ailesi burdayken bunlar kim diye bizlere çıkışıp bizleri o ortamda rencide edebilirler.Cahil bir ailenin böyle düşünmesi normal değilmidir ?

Bunun için de telefonla nikahı sorma gereği duyduk..Erkek ve kadın elbette bir araya gelecekler,ama velilik şahidlik edecek kişi kendisine uzak olduğu için gelmeyebilir..Erkek ve kadın elbette bir araya gelecek,ama erkek nikah kıyılmadan veli ve şahidin huzuruna yüzlerce kilometre öteye kızı alıp götürmesi de caiz değil,çünkü henüz nikahları yok..

Bismillahirrahmanirrahim,

Sorduğunuz sorularda nikahla alakalı iki mühim mesele vardır. Birincisi veli yani kıza velilik yapacak olan kişi, ikincisi ise şahit yani kıyılan nikaha şahitlik yapacak kimseler. Bu ikisi de nikahın rüknudur ve bunlar olmadan kıyılan nikah sahih olmaz. îmran b. Husayn (radiyallahu anh) den yapılan rivayete göre, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
 
"Nikah ancak veli ve iki adil şahitle (sahih ve caiz) olur." (Buharî/nikah: 36. Ebu Davud/nikah: 19. Tirmizî/nikah: 17. İbn Mace/ nikah: 15. )

Ayrıca şöyle buyurmuştur:

"Nikah akdi ancak veli ile geçerli olur. Hangi kadın velisinin izni olmaksızın nikahlanırsa, onun nikahı batıldır, onun nikahı batıldır, onun nikahı batıldır. Eğer kadının velisi yoksa, sultan (hükümdar) velisi olmayanın velisidir." (Ebu Davud/nikah: 19. Tirmizî/nikah: 14. İbn Mace/nikah: 15. Daremî/ nikah: 11.)
 
İbn Abbas (radiyallahu anh) dan rivayete göre, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle, buyurmuştur: "Zinakar (fahişe) o kadınlardır ki, (huzurda) beyyine (şahit) olmaksızın nikahlanırlar." (Tirmizî/nikah: 16)

İşte nikahtaki veli şartı ve şahit şartıyla alakalı bu nasslardan ve içerdiği şiddetli tehdidlerden ötürü alimler bu hususta tafsilatlı olarak açıklamalarda bulunmuştur. Kadının asabe adı verilen baba tarafından akrabaları yoksa velayeti sultan yani İslam devlet başkanı ve onun hükmünde olan kişiler üslenir. Müslüman kadının velayetini üslenecek bir yönetici de yoksa ne yapılır? Bu soru günümüzde daha çok ferdiyetçi  bir din anlayışına sahip olan ve hiçbir cemaate tabi olmadan yaşayan veyahut da ne hikmetse tanıdığı bütün cemaatler kafir! olan, müslüman gördükleriyle de bir alakası olmayan kısacası İslamı dert ve dava edinmemiş bilakis sadece hobi edinmiş tiplerin daha çok maruz kaldığı bir meseledir. O yüzden İslam iddiasında bulunup da bu durumda olanlar sözkonusu meselenin cevabını kendileri araştırıp bulsa daha iyi olur. Eğer bu kimseler iddia ettikleri gibi tevhid ehli Müslümanlarsa gelsinler Müslümanlar onların önce müslüman olduğuna şahitlik etsin; sonra da eğer şeran nikahlarında bir sakınca yoksa nikahlarına velayet de etsinler şehadet de etsinler ve sonra da evlilikten kaynaklanan şeriatın ne kadar hükmü varsa buna razı olsunlar, ihtilaflarında cehaleti değil ilmi hakem tayin etsinler. Ama yok biz tevhid iddiasında bulunuruz lakin Müslümanlarla bir işimiz olmaz diyorlarsa da böyle münker ve batıl üzere kalmaya ve de batıldan kaynaklanan başka batıllarla uğraşmaya devam ederler.

Şahitlik meselesine gelince; nikah akdine vakıf olmakla beraber gözleriyle bizzat görmeyen (mesela kör olan) bir kişinin şahitliğinin geçerli olup olmayacağı hususu alimler arasında ihtilaflıdır. Telefonla şahitlik meselesi de bu ihtilafa bağlıdır. Buradaki asıl mesele ise usulune uygun bir şekilde şahitler huzurunda, ardından da velimesini verip ilan ederek adam gibi nikah kıymak yerine neden böyle ihtilaflı, şüpheli şeylere tevessül edilmektedir? Bu evlenen çiftler hiç mi bir araya gelmeyecektir, bir araya geldiklerinde şeriatın gösterdiği doğrultuda şahitler ve veliler huzurunda nikahlarını kıyarlar. Eğer gerçekten buna zorlayan hakiki bir sebeb yoksa bunun fıkhını araştırmak yerine bu tip şeylerden sıyrılarak asrı saadetten bu yana yapıldığı şekilde örfe uygun tarzda nikah akdini yapıp duyurmak gerekir. Ama şurası da vardır ki daha önce de çeşitli vesilelerle beyan ettiğimiz gibi İslamda nikah akdinin kolay bir akid olması ve de şirk kanunlarıyla yönetilen ülkelerde maalesef hukuki zeminde geçerli olmaması, herhangi bir kanuni mükellefiyet getirmemesi sebebiyle dinleri sadece dillerinde olan birtakım ahlaksız kişiliklerin elinde İslam nikahı haşa adeta oyuncak haline getirilmiştir. Hiç kimseye duyurmadan yapılan gizli nikahlar, internette vs ortamlarda tanışıp flört hayatı süren ve bunu dini nikahla kamufle eden, evlendiğini yakınlarından ve hatta arkadaşlarından dahi gizleyenler vs ortalıkta cirit atmaktadır. Günümüzde İslam ahkamının iktidarda olmamasını bu şekilde istismar edenler elbette bunun hesabını ahirette hatta belki dünyada vereceklerdir. Kafirlerin nikah velayeti hakları olmaması nikah müessesesinin bu şekilde alelade kullanılıp yıpratılmasını gerektirmez.

Yukarda da beyan ettiğimiz vechile İslam, nikaha velayet edecek kişilerin durumunu beyan etmiş ve baba gibi asıl veliler bulunmadığı veya kafir olduğu durumlarda ne yapılacağını da açıklamıştır. Şu halde hangi gerekçeyle olursa olsun velisiz ve şahitsiz nikah olmaz. Müslüman olduğunu iddia eden kişi hiçbir velinin ve şahidin bulunmadığı bir yerde ve durumda bulunuyorsa önce kendisini müslümanlardan soyutlayan gerekçe ne ise onu izale etmesi gerekir. Yok gerçekten kişinin elinde olmayan arızi sebeblerden kaynaklanan bir durum varsa o zaman meselenin fıkhını araştırır. Bizim müslüman gördüğümüz kişilerin arasında böyle bir olay vuku bulmadığı için ve Allahın izniyle kolay kolay da vuku bulmayacağı için bu olmamış meselenin fıkhıyla uğraşıp da vebal kazanmak istemeyiz. Son olarak müşrik hocaya nikah kıydırmak, evlenecek kız hakkında aranan nikah velayetiyle alakalı değildir bu bizzat din velayetiyle alakalıdır ve kafirleri veli edinmeme genel prensibine aykırıdır. Bunda kafirlere müslüman gibi davranmak, müdahane , yaltaklık ve Müslümanların işlerinde onlara yetki verme sözkonusudur. Dolayısıyla Hanefilerde veli şartı yok bahanesiyle müşrik imama nikah kıydırmak tamamen batıl bir uygulamadır.

Nikah velayeti konusuna gelince; yukarda da söylediğimiz gibi müslüman bir kız müslüman velisinin izni olmadan evlenemez. Müslüman erkek ise velisinin iznine bağlı değildir. Müslümanlarla kafirlerin arasında bir velayet bağı yoktur. Hal böyle olmasına rağmen sırf kafirlerin gönlünü hoş tutmak için kızı onlardan istiyormuş gibi yapmak veyahut da kişinin evliliğine formalite icabı da olsa kafir ailesini ortak etmesi, kız istemeye beraber gitmek gibi vs ameller de caiz değildir. Çünkü burada şeriata karşı hile sözkonusudur ve en önemlisi de kafirlere müdahene, yaltaklık sözkonusudur. Zira bu tür amelleri yapanlar kafirleri tekfir ettikleri, onlara düşman oldukları, onlarla dostluklarını kestikleri açığa çıkmasın diye yaparlar. Aksi takdirde zahirde ve batında kafirlerle ilişkilerini tamamen kesmiş olan birisi neden böyle kaypakça amellere teşebbüs etsin? Bu tip ameller daha çok kafirlerle dostluklarını kesememiş olan kimselerden sadır olur. Bu da aynı şekilde batıldan doğan başka bir batıldır. Her kim müşriklerle ilişkisini keser ve Müslümanlarla hakiki anlamda velayet tesis ederse o kimse böyle batıllardan da beri olmuş olur. Bizim bu meselede söyleyeceklerimiz bunlardır, bizim daha önemli gündemlerimiz olduğundan ötürü böyle şeylerle uğraşacak vaktimiz yoktur. Vesselam.


Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1759
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: TELEFONDA NİKAH VE NİKAHTA VELİLİK ŞARTI!
« Yanıtla #1 : 03.02.2016, 15:09 »
Alıntı
Müslümanların, müşrik bir namaz kıldırma memuru yada akidesiz sıradan müşrik birine  kıydırdığı nikah yanlış olmakla beraber,(müşrik birine yaptırdığı bu fiill,yanlış olmakla beraber)  kıydırdığı bu nikah  sahih, ve bu nikah üzerinden damat ile gelin artık birbirlerine helal olabilir mi? Şunu da hatırlamak gerekir ki,cahiliye devrinde kıyılan sahabelerin nikahlarınında,cahiliyeden kurtulduktan sonra yenilenmediği de bir gerçektir..

2.sorum ise; Damat ve gelin adayını,birbirine helal kılacak  olan yapılan dini nikah duası nasıldır?

Bismillahirrahmanirrahim.  Hiç bir aklı başında müslüman kafir belamlara nikah kıydırma gibi işlere tenezzül etmez. Bu, kafirlere dostluk ve müdahene türünden caiz olmayan bir ameldir. Nikah, şahitler huzurunda karşılıklı icab kabulden ibarettir. Müşriklerin hocalarına müracaat etmeyi gerektirecek bir durum yoktur. Velev ki kişi bunun fıkhını bilmese de bu onun için kafirlere nikah kıydırmada bir mazeret teşkil etmez. Zira cehaletin ilacı sormaktır, işin fıkhını öğrenerek cehaleti gidermek mümkündür. Müşrikken kıyılan nikahın ise İslam'dan sonra tazelenmesine gerek yoktur. Nikah duasına gelince; nikahın sıhhati için dua etmek şart değildir. Sadece nikahın mazi sigasıyla (evlendim, nikahlandım) şeklinde kesin bir ifadeyle kıyılması gerekir. Kızın velisinin "kızımı seninle evlendirdim" damadın da "onunla evlenmeyi kabul ettim" demesi gibi. Bunun haricinde nikahta şart olan şeyler kızın velisinin rızası olması ve şahitler huzurunda nikah kıyılmasıdır. Nikah duası olarak günümüzde yapılan şeylerin çoğu daha çok insanların mallarını haksızca yemek için uydurulmuş asılsız şeylerdir. Nikahta hazır bulunanların sünnette yer alan birtakım duaları evlenen çiftlere yöneltmesi yeterlidir, bunun için özel merasimlere gerek yoktur. Mesela Allah Rasulu (sallallahu aleyhi ve sellem)'den nakledilen şu dua gibi: “Allah senin için bereketli kılsın ve bereketini dâim etsin. İkinizin arasını hayırda birleştirsin.” Kısacası İslam'da nikah, yapılması çok kolay olan bir akid türüdür, ancak günümüzde bazı kimselerin yaptığı gibi bu kolaylığı istismar etmemek gerekir. Bilhassa da veliler ve şahitlere dikkat edilmesi icab eder. Nikahta aslolan gizlilik değil, aleniyettir. Nikahı ilan etmek için def çalmaya ve mübah tarzda düğün tertip etmeye dahi cevaz verildiğini düşünürsek meselenin ehemmiyeti anlaşılır. Bunların tafsilatı fıkıh kitaplarındadır. Vallahu a'lem.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
18 Yanıt
6791 Gösterim
Son İleti 20.09.2018, 13:27
Gönderen: İbn Teymiyye
0 Yanıt
2110 Gösterim
Son İleti 20.04.2017, 23:50
Gönderen: Abdulberr
1 Yanıt
4467 Gösterim
Son İleti 17.09.2017, 21:50
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
1497 Gösterim
Son İleti 03.08.2017, 18:58
Gönderen: Tevhid Ehli
1 Yanıt
1183 Gösterim
Son İleti 25.09.2018, 03:02
Gönderen: Tevhid Ehli