Tavhid

Gönderen Konu: Dilin Afetlerinden Sakındırma Ve Hayra Yönelme Hususunda Bir Hutbe  (Okunma sayısı 1233 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Leys b. Sad

  • Ziyaretçi
عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ، قَالَ: كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي سَفَرٍ، فَأَصْبَحْتُ يَوْمًا قَرِيبًا مِنْهُ وَنَحْنُ نَسِيرُ، فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ أَخْبِرْنِي بِعَمَلٍ يُدْخِلُنِي الْجَنَّةَ، وَيُبَاعِدُنِي مِنَ النَّارِ، قَالَ: «لَقَدْ سَأَلْتَ عَظِيمًا، وَإِنَّهُ لَيَسِيرٌ عَلَى مَنْ يَسَّرَهُ اللَّهُ عَلَيْهِ، تَعْبُدُ اللَّهَ لَا تُشْرِكُ بِهِ شَيْئًا، وَتُقِيمُ الصَّلَاةَ، وَتُؤْتِي الزَّكَاةَ، وَتَصُومُ رَمَضَانَ، وَتَحُجَّ الْبَيْتَ» ثُمَّ قَالَ: " أَلَا أَدُلُّكَ عَلَى أَبْوَابِ الْخَيْرِ؟ الصَّوْمُ جُنَّةٌ، وَالصَّدَقَةُ تُطْفِئُ الْخَطِيئَةَ كَمَا يُطْفِئُ النَّارَ الْمَاءُ، وَصَلَاةُ الرَّجُلِ مِنْ جَوْفِ اللَّيْلِ، ثُمَّ قَرَأَ {تَتَجَافَى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ} [السجدة: 16] حَتَّى بَلَغَ {جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ} [السجدة: 17] " ثُمَّ قَالَ: «أَلَا أُخْبِرُكَ بِرَأْسِ الْأَمْرِ، وَعَمُودِهِ، وَذُرْوَةِ سَنَامِهِ؟ الْجِهَادُ» ثُمَّ قَالَ: «أَلَا أُخْبِرُكَ بِمِلَاكِ ذَلِكَ كُلِّهِ؟» قُلْتُ: بَلَى، فَأَخَذَ بِلِسَانِهِ، فَقَالَ: «تَكُفُّ عَلَيْكَ هَذَا» قُلْتُ: يَا نَبِيَّ اللَّهِ وَإِنَّا لَمُؤَاخَذُونَ بِمَا نَتَكَلَّمُ بِهِ؟ قَالَ: «ثَكِلَتْكَ أُمُّكَ يَا مُعَاذُ وَهَلْ يُكِبُّ النَّاسَ عَلَى وُجُوهِهِمْ فِي النَّارِ، إِلَّا حَصَائِدُ أَلْسِنَتِهِمْ؟»

قال الله سبحانه وَتعالى: إنَّ اللَّهَ اشْتَرَى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنْفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ بِأَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرَاةِ وَالْإِنْجِيلِ وَالْقُرْآنِ وَمَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ مِنَ اللَّهِ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذِي بَايَعْتُمْ بِهِ وَذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ {#} التَّائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْآمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللَّهِ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ
وَقال تعالى : وَمِنَ النَّاسِ مَن يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَّرِيدٍ
وَقال تعالى :وَمِنَ النَّاسِ مَن يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُّنِيرٍ {8} ثَانِيَ عِطْفِهِ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ اللَّهِ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذِيقُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَذَابَ الْحَرِيقِ
وَقال رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَاليَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَصْمُتْ

عَنْ نِمْرَانَ بْنِ مِخْمَرٍ أَبِي الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي عُبَيْدَةَ بْنِ الْجَرَّاحِ، أَنَّهُ كَانَ يَسِيرُ فِي الْعَسْكَرِ فَيَقُولُ: «أَلَا رُبَّ مُبَيِّضٍ لِثِيَابِهِ مُدَنِّسٌ لِدِينِهِ، أَلَا رُبَّ مُكْرِمٍ لِنَفْسِهِ وَهُوَ لَهَا مُهِينٌ، ادْرَءُوا السَّيِّئَاتِ الْقَدِيمَاتِ بِالْحَسَنَاتِ الْحَدِيثَاتِ، فَلَوْ أَنَّ أَحَدَكُمْ عَمِلَ مِنَ السَّيِّئَاتِ مَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ السَّمَاءِ، ثُمَّ عَمِلَ حَسَنَةً لَعَلَتْ فَوْقَ سَيِّئَاتِهِ حَتَّى تَقْهَرَهُنَّ»

Muaz bin Cebel (radiyallahu anh)’den nakledilir, o şöyle demiştir:

Ben bir yolculukta Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraberdim. Bir gün yolda seyir halinde iken ben O'nun yakınında bulundum ve dedim ki:

Ya Rasulullah! Beni cennete dahil edecek ve cehennemden uzaklaştıracak ameli bana haber ver!

Dedi ki: “Andolsun ki sen büyük bir şey istedin ve şüphesiz o şey Allah'ın kendisine kolaylaştırdığı kimseye kolaydır. Allah'a kulluk edersin, O'na hiç bir seyi ortak koşmazsın, namazı dosdoğru eda edersin, zekatı verirsin, Ramazan orucunu tutarsın ve Ka'be'yi hac edersin.” Sonra Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dedi ki:

Dikkat et, sana hayır kapılarını gösteriyorum: Oruç (azaba karşı) bir kalkandır. “Sadaka da suyun ateşi sondürdüğü gibi hataları söndürür ve adamın gecenin ortasında ki kıldığı namazda…” dedi ve şu ayeti kerimeleri okudu:

“Korkuyla ve umutla Rablerine yalvarmak üzere, vücutları yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar. Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez”. (Secde:16-17)

Sonra Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dedi ki:

«Dikkat et! Sana işin başını, direğini ve zirvesini haber veriyorum: (O da) cihaddır” Bundan sonra:

“Bunların hepsine sahip olmanın haberini sana vermeyeyimmi ?”

“Bilakis, haber ver! dedim.” Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dilini tuttu ve sonra:

“Şunu (yani dilini) aleyhinde (bulunmaktan) menedeceksin dedi”. Ben:

Ya Nebiyyallah! Biz konuştuğumuz şeylerden dolayı sorumlu tutulurmuyuz? dedim. O (sallallahu aleyhi ve sellem):

“Annen seni kaybetsin ey Muaz! Dillerin biçtikleri değilmidir insanları yüz üstü ateşe attıran.”(İbn Mace (3973). Değişik lafızlarla; Buhari (1396), Tirmizi (2616),Nesai (468). Ayrıca Hadisin şerhi için bkz. Camiu’l-Ulum ve’l-Hikem, İbn Recep el- Hanbeli.) 

Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyurmaktadır.

Şüphesiz Allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da kesin olarak va’detmiştir. Kimdir sözünü Allah’tan daha iyi yerine getiren? O hâlde, yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte asıl bu büyük başarıdır. Bunlar, tövbe edenler, ibâdet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar , rükû’ ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü’minleri müjdele. (Tevbe; 111-112)

 ‘’İnsanlardan kimi, Allah hakkında bilgisi olmaksızın tartışır durur ve her azgın şeytanının peşine düşer.’’ (Hac: 22/ 3)

‘’İnsanlardan kimi, hiç bir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı kitabı olmaksızın Allah hakkında tartışır durur. Allah'ın yolundan saptırmak amacıyla 'gururla salınıp kasılarak' (bunu yapar); dünyada onun için aşağılanma vardır, kıyamet günü de yakıcı azabı ona tattıracağız.’’ (Hac: 22/8-9)

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

"Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimse, ya hayır söylesin ve yahut sussun."(Buhârî, Edeb, 31, 85 (6018); Rikâak, 23, İman 74; Ebû Dâvûd, Edeb, 123.Lafız Buhari’nindir.) 

Nimran b. Mihmer Ebu'l-Hasen, Ebu Ubeyde'nin askerler arasında yürürken şu sözleri söylediğini naklediyor:

"Dikkat ediniz, uyanınız! Nice elbisesini parlatıp cilalayan vardır ki dinini kirletmiştir. Ve nice kendini üstün görüp gururla¬nan vardır ki, şahsiyetini yerle bir edip eskitmiştir. Geçmiş günah-larınızı yepyeni sevaplarla yok edin! Sizden biri yerle gök arasını dolduracak denli günah işlese ve sonra samimi olarak tek bir iyi iş yapsa, o tek hayırlı iş tüm günahlarının üstüne çıkar ve onları ezer. (Ebu Nuaym Hilye; 1/102, Musannef İbn Ebi Şeybe; 34621, Ebu Davud Zühd;116)


 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
2854 Gösterim
Son İleti 11.11.2016, 21:50
Gönderen: Leys b. Sad
0 Yanıt
1189 Gösterim
Son İleti 17.11.2016, 22:41
Gönderen: Leys b. Sad
0 Yanıt
1265 Gösterim
Son İleti 08.12.2016, 22:39
Gönderen: Leys b. Sad
0 Yanıt
1362 Gösterim
Son İleti 15.12.2016, 22:13
Gönderen: Leys b. Sad
0 Yanıt
2204 Gösterim
Son İleti 22.12.2016, 23:14
Gönderen: Leys b. Sad