Tavhid

Gönderen Konu: TERAVİH NAMAZINA DAİR BİR FETVA  (Okunma sayısı 3042 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1113
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
TERAVİH NAMAZINA DAİR BİR FETVA
« : 28.05.2017, 01:39 »
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Teravih Namazına Dair Bir Fetva
Mecmu’ur Rasâ'il ve’l Mesâ'il’in Necdiyye, 1/93-95

Şeyh Muhammed bin Abd’il Vehhab (rahimehullah)’ın iki oğlu Alleme Huseyn ve Alleme Abdullah (rahimehumallah)’ın fetvaları arasında derlenen Teravih namazına dair bir fetvanın tercümesini sunuyoruz:

(Mesele/Soru): İnsanların süratle eda ettikleri Teravih namazının hızlı kılınması ve yine fiilleri ve sözleri aceleyle (söylenip) kılındığında insanların çoğunun kıldığı ancak imamın kıraati, tesbihi veya namazın diğer fiillerini (tamamıyla) uyguladığında insanlardan azı hariç kimsenin kılmadığı Teravih namazının aceleyle kılındığında... aceleyle kıldırmada maslahat olduğu ortaya çıkar, cema’at de süratle kılınmasından hoşnut olur. Lakin namazı bozmayacak, acele (hız) nedir? İmam tesbihleri –en azı olan- bir bir defa söylemekle yetinebilir mi yoksa farz namazlardaki nafilenin kemali (mükemmeli) olan üç defa söylemek zorunda mıdır? Yoksa ihtiyaca ve maslahata göre olmasının arasında fark var mıdır yoksa bundan başka mıdır? Teravih namazının kılınışında Müstehabb olan nedir; arttırma ve eksiltme olmaksızın yirmi rekat midir yoksa bundan başka mıdır? Teravih namazında ne (kadar) okunur?

(Cevap:) Sizin (şu) sözünüze gelince: “İmam (teravih namazında) acele ettiği zaman çoğu insan namazı onunla birlikte kılar, ama namazı uzattığı zaman çok az insan hariç kimse namazı onunla birlikte kılmaz.” Şeytanın bir gayesi vardır ve ameli terk ettirmekte hırslıdır ve eğer bunda acze düşerse, ameli ibtal edecek şeyin peşinde koşar. (Farklı) ülkelerdeki imamların çoğu -tıpkı cahiliye ehlinin yaptığı gibi- teravih namazını (insanlar için) ağır bir yük yapar. Namazı onu (kıraati) akledemeyecek, secdeler ve rükularda itminan (huzur) olmayacak şekilde kılarlar. İtminan, terk edildiğinde namazın sahih olmayacağı bir rükundur. Namazdan elde edilmek istenen; kalbin Allah’u Te’ala’nın Yed’inin (elinin) arasında huzura ermesi, Allah’ın kelamı okunduğunda ondan ders alınması, huşu ve itminandır. Bu ise çoğunlukla (namazda) acele eden insanda hasıl olmaz. Aceleyle yirmi rekat kılan imamla namaz kılmak istediğinde; huşu ve itminan ile on rekat kıl zira bu senin için, huşu ve itminan olmaksızın daha fazla rekat namaz kılmandan daha faydalıdır.

İşte bu zikrettiğimiz -kendisiyle amel etmede- senin için faydalı olandır. Cema’at ile imam arasında bir farklılık sözkonusu olmasına gelince, cema’attekilerin hevaları (namazın) hafifletilmesi gereğince olursa ve amelleri Sünnet’e muvafakat etme yönünde olmazsa; imam için faydalı olan itminan üzere olmaya hırs göstermesi olup itminanını bozacak aceleyle (namazda) acele etmemesidir. Bu hal üzere, rüku ve secdelerde huşu içerisinde kıraati kısaltması, mekruh olan aceleyle uzun kıraatde bulunmasından evladır. Keza uzun kıraat ile, rüku ve secdelerde itminan ile on rekat namaz kılmak, mekruh olan aceleyle yirmi rekat namaz kılmaktan evladır. Çünkü namazın özü ve ruhu, namazda kalbin Allah’a odaklanmasıdır, rekat sayısının az olması (aceleyle kılınanın) çok olmasından daha hayırlıdır.

Rüku ve secdedeki tesbih adedine gelince; kemali üçtür. Kişi tesbihi bire düşürdüğünde ecrini alır, bunun farz (namaz)da veya nafilede olmasında fark yoktur.

Teravih namazının sıfatı (kılınışı) ve (rekat) sayısına gelince; ulema teravihin yirmi rekat olduğunu ve –eksilttiği rekate denk gelecek kadar- kıraati çoğaltmak isteyen kimse dışında bu sayının azaltılmayacağını zikretmiştir. Bundan dolayı selefin (rekat sayısının) arttırılıp eksiltilmesi hususundaki ameli muhteliftir. Ömer (radiyallahu anh) insanları yirmi rekat üzere Ubey bin Ka’b (radiyallahu anh)’ın arkasında topladı. Kıraate gelince; ilim ehlinden imamlar, insanlar teravihde Kur’an’ın tamamını dinleyebilsinler (ramazan ayı boyunca hatim edebilsinler) diye bir cüzden daha az kıraat edilmemesini Müstehabb görmüştür.
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimdışı Izhâr'ud Dîn

  • Özel Üye
  • Full Member
  • *
  • İleti: 205
  • Değerlendirme Puanı: +5/-0
  • فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ
Ynt: TERAVİH NAMAZINA DAİR BİR FETVA
« Yanıtla #1 : 05.05.2019, 09:40 »
Bismillâh,

Hatırlatma!
Şeyh'ul İslâm İbnu Teymiyye (Rahimehullâh) dedi ki:

والعالم يعرف الجاهل؛ لأنه كان جاهلا، والجاهل لا يعرف العالم لأنه لم يكن عالما

"Âlim câhili tanır çünkü o da (bir zamanlar) câhildi. Câhil ise âlimi tanıyamaz çünkü o hiçbir zaman âlim olmadı." (Şeyh'ul İslâm İbnu Teymiyye, Mecmû'ul Fetâvâ, 13/235)

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
4 Yanıt
4561 Gösterim
Son İleti 09.06.2015, 01:34
Gönderen: İbn Teymiyye
1 Yanıt
4555 Gösterim
Son İleti 03.08.2015, 06:38
Gönderen: Uhey
12 Yanıt
5092 Gösterim
Son İleti 22.03.2016, 02:16
Gönderen: İbn Teymiyye
14 Yanıt
9416 Gösterim
Son İleti 28.09.2017, 22:06
Gönderen: Tevhid Ehli
1 Yanıt
3796 Gösterim
Son İleti 29.01.2018, 14:02
Gönderen: İbn Teymiyye