Tavhid

Gönderen Konu: İNSANLARIN DOSTLUĞU NE ÜZERİNE KURULUDUR?  (Okunma sayısı 1726 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

AbdulAzim

  • Ziyaretçi
İNSANLARIN DOSTLUĞU; KÜFÜR, ŞİRK VE MASİYETLER ÜZERİNE KURULUDUR!

Şeyh Muhammed b. Abdullatif


MÜNAFIKLARIN DİKKATİNE!

:بسم الله والحمد لله الذي هدانا لدينه المرتضى، والصلاة والسلام على رسوله المصطفى وعلى آله وصحبه اجمعين! وبعد

Bilhassa; dostluğunu ve düşmanlığını şeriatin istediği ölçülere dayandırmayan, hiç bir şer'i gerekçesi olmadığı yada kendince şer'i bir gerekçesi olsa bile bu meseleyi hakikaten şeriate arzetmekten ve şeriat huzurunda muhatapları ile hesaplaşmaktan kaçan, tamamen heva ve hevese dayalı küçük hesaplar sebebiyle müslümanlara kin duyan, onlardan gelen en ufak haklı veya haksız olumsuz bir tepkiye bile tahammül gösteremeyip onlara düşmanlık eden; müslümanlara gösterdiği kin, nefret ve düşmanlık duygularını; müşriklere, din düşmanı ve tahrifcileri olan zındıklara bile gösteremeyen, hatta onlara dost olan; iman ile küfür, hak ile batıl arasında orta yol tutmak isteyen münafıklar bu makaleyi dikkatli okusunlar!

Allah'ın hiddet ve öfkesini nasıl üzerlerine çektiklerini görsünler de "Müslümanız, hak üzereyiz, haktan yanayız, sapmadık sapmayız, müminiz, münafık değiliz" gibi laflarının palavra olduğunu daha iyi anlasınlar!

Allahu Teala bütün müslümanların ayaklarını sabit kılsın ve onları imanın en sağlam kulpu olan; Allah için sevmek ve Allah için buğuz etmek ilkesinden ayırmasın, amin!



  • Şeyh Muhammed b. Abdullatif Rahimehullahu Teala diyor ki:

    وَالَّذِينَ كَفَرُوا بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ إِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الأَرْضِ وَفَسَادٌ كَبِيرٌ

    “Kafirler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunların gereğini yapmazsanız, yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olur.” (Enfal, 73)

    Bazı faziletli alimler demişlerdir ki; "Yeryüzünde ki fitne şirk, en büyük fesat ise; müslüman ile kafirin, (Allah'a) itaat edenle, asinin karışmasıdır."
    Onlar karıştığında İslam nizamının dengesi bozulur. Tevhid akidesinin hakikatı belli olmaz ve kaybolur. Sonuçta büyüklüğünü sadece Allah’ın bildiği bir şer meydana gelir.

    İslam’ın hakim olması, Emr-i bi’l Maruf Nehy-i ani’l Münker müessesinin işlemesi ve cihad bayrağının yükselmesi ancak Allah için sevmek, Allah için buğzetmek ve Allah'ın dostlarına dost, Allah'ın düşmanlarına düşman olmakla olur. Buna delalet eden bir çok ayet vardır. Zikredilemeyecek kadar da meşhur bir çok hadis vardır. Bazıları şunlardır:

    Bera b. Azib Radıyallahu Anh’ın merfu’ (olarak rivayet ettiği) hadisinde şöyle geçmektedir: “İmanın en sağlam kulpu; Allah için sevmek ve Allah için buğuz etmektir.”

    Ebu Zer Radıyallahu Anh’dan gelen hadiste ise şöyle geçmektedir: “İman’ın en efdali; Allah için sevmek ve Allah için buğuz etmektir”

    Merfu başka bir hadiste ise şöyle rivayet edilmektedir: “Allah’ım benim nezdimde kalbimi kendisine meylettirecek bir facirden destek ve yardım bahşetme. Zira ben senin vahyettiklerin arasında “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimselerin Allah ve Rasülünün sınırlarını aşanları sevdiklerini bulamazsın!” (Mücadele, 22) sözünü buldum"

    Yine İbn Mesud Radıyallahu Anh’dan merfu olarak gelen, Sahihayn’da geçen bir hadiste şöyle geçmektedir: “Kişi sevdiği ile beraberdir” Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem (başka bir yerde) şöyle buyurmuştur: “Kişi dostunun dini üzeredir, o halde sizden biriniz kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin”

    Ebu Mes’ud el-Bedri Radıyallahu Anh’dan merfu olarak şöyle nakledilmiştir: “Mümin’den başkası ile arkadaşlık etme! Yemeğini de muttakiden başkası yemesin!"

    Ali Radıyallahu Anh’dan da merfu olarak şöyle rivayet edilmiştir: “Bir kimse bir kavmi sevmiş olmasın ki, (ahirette) onunla beraber haşrolunmasın!”

    Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Allah’a masiyet ehline buğuz etmek ile yaklaşın! Onları suratınız asık bir şekilde karşılayın! Onlara duyduğunuz öfke ile Allah’ın rızasını talep edin! Onlardan uzaklaşarak, Allah’a yaklaşın!”

    İsa Aleyhisselam şöyle buyurmuştur: “Masiyet ehline buğuz ederek Allah’ın sevgisini kazanmaya, onlardan uzaklaşarak Allah’a yaklaşmaya çalışın! Onlara duyduğunuz öfke ile Allah’ın rızasını talep edin!"

    İbn Abbas Radıyallahu Anhuma’nın şöyle dediği rivayet edilir: "Her kim Allah için sever, Allah için buğuz eder, Allah için dostluk kurar, Allah için düşman olursa; kişi ancak bu şekilde Allah'ın dostluğuna erişebilir. Bu durum hasıl olmadıkça -yani Allah için sevgisi, Allah için dostluğu, Allah için buğuzu ve Allah için düşmanlığı olmadıkça- kulun namazı ve orucu ne kadar çok olursa kul imanın tadını asla alamaz!" Yine İbn Abbas Radıyallahu Anhuma demiştir ki: “İnsanlardan genel halkın bir birine karşı olan kardeşliği dünya işlerine göredir. İşte bu durum sahibine hiçbir fayda vermez.”

    Hayırlı bir çağda yaşadığı halde İbn Abbas’ın sözü buysa, durum şimdi nasıldır? Ondan sonra ancak (şer hususunda) şiddet artmış ve hayırdan uzaklaşılmıştır. Tıpkı Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem şöyle dedi gibi: “İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki; kendisinden sonra ki zaman, öncekinden daha şerli olacaktır!”

    Evet! Bugün insanların dostluğu, muhabbeti ve samimiyeti; küfür, şirk ve masiyetler üzerine kuruludur!

    Kul bütün dikkati ile kendisini Allah’ın düşmanlarına (meyledip kendisini) kaptırmaktan, onlarla beraber mutlu olmaktan, onlara karşı sert duruşu kaldırmaktan ya da onları sırdaşlar, dostlar edinmekten ve (özel işlerinde) onlara danışmaktan sakınsın! Şüphesiz bu Allah’ın hiddetini ve öfkesini çeker!



    Kaynak: ed-Dureru's-Seniyye 8/448

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
1709 Gösterim
Son İleti 10.06.2015, 01:40
Gönderen: İbn Teymiyye
0 Yanıt
1735 Gösterim
Son İleti 10.06.2015, 01:45
Gönderen: İbn Teymiyye
2 Yanıt
1530 Gösterim
Son İleti 18.08.2015, 03:32
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
1770 Gösterim
Son İleti 07.10.2016, 21:37
Gönderen: Uhey