Tavhid

Gönderen Konu: CEMAATE SIKICA YAPIŞMAK!  (Okunma sayısı 1720 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Yahya Selefy

  • Newbie
  • *
  • İleti: 6
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
  • Gelin Müslüman Olun!
CEMAATE SIKICA YAPIŞMAK!
« : 11.04.2018, 16:16 »
بسم الله الرحمن الرحيم

قَالَ الْإِمَامُ أَحمَدُ : حَدَّثَنَا عَفَّانُ حَدَّثَنَا أَبُو خَلَفٍ مُوسَى بْنُ خَلَفٍ، وَكَانَ يُعَدُّ مِنَ الْبُدَلَاءِ ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ عَنْ زَيْدِ بْنِ سَلَّامٍ عَنْ جَدِّهِ مَمْطُورٍ عَنِ الْحَارِثِ الْأَشْعَرِيِّ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ:

Imam Ahmed  (Rahimehullah) dediki: Affan, Ebu Halef Musa ibnu Halef’den ... o da El-Haris el-Eş'ari’den bize naklettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi Ve Sellem şöyle buyurdu:

«إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ أَمَرَ يَحْيَى بْنَ زَكَرِيَّا عَلَيْهِ السَّلَامُ بِخَمْسِ كَلِمَاتٍ أَنْ يَعْمَلَ بِهِنَّ وَأَنْ يَأْمُرَ بني إسرائيل أن يعملوا بهن وأنه كاد أن يُبْطِئُ بِهَا فَقَالَ لَهُ عِيسَى عَلَيْهِ السَّلَامُ:

Allah Azze ve Celle amel etmesi ve Beni İsrail’e onlarla amel etmelerini emretmesi için Yahya bin Zekeriyya Aleyhis Selam`a beş şeyi emretmişti ve İsa Aleyhis Selam onun bunu yerine getirmede yavaş davrandığından endişe ederek ona şöyle dedi:

إِنَّكَ قَدْ أُمِرْتَ بِخَمْسِ كَلِمَاتٍ أَنْ تَعْمَلَ بِهِنَّ وَتَأْمُرَ بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنْ يَعْمَلُوا بِهِنَّ فَإِمَّا أَنْ تُبْلِغَهُنَّ وَإِمَّا أَنْ أُبْلِغَهُنَّ،

“Onlarla amel etmek ve Beni İsrail’e amel etmelerini emretmekle emrolundun. Ya sen onları tebliğ et yada ben onları tebliğ edeceğim.”

فَقَالَ: يَا أَخِي إِنِّي أَخْشَى إِنْ سَبَقْتَنِي أَنْ أُعَذَّبَ أَوْ يُخْسَفَ بِي

Bunun üzerine Yahya Aleyhis Selam şöyle dedi:

“Ey Kardeşim, sen beni geçersen azaba terkedilmekten veya yerin dibine geçirilmekten korkarım”


قَالَ: فَجَمَعَ يَحْيَى بْنُ زَكَرِيَّا بَنِي إِسْرَائِيلَ فِي بَيْتِ الْمَقْدِسِ حَتَّى امْتَلَأَ الْمَسْجِدُ فَقَعَدَ عَلَى الشَّرَفِ فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ قَالَ: إِنَّ اللَّهَ أَمَرَنِي بِخَمْسِ كَلِمَاتٍ أَنْ أَعْمَلَ بِهِنَّ وَآمُرَكُمْ أن تعملوا بهن، أولهن: أَنْ تَعْبُدُوا اللَّهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا، فإن مثل ذلك كمثل رَجُلٍ اشْتَرَى عَبْدًا مِنْ خَالِصِ مَالِهِ بِوَرِقٍ أو وَهَبٍ فَجَعَلَ يَعْمَلُ وَيُؤَدِّي غَلَّتَهُ إِلَى غَيْرِ سَيِّدِهِ، فَأَيُّكُمْ يَسُرُّهُ أَنْ يَكُونَ عَبْدُهُ كَذَلِكَ؟ وإن الله خلقكم ورزقكم فاعبدوه ولا تشركوا بِهِ شَيْئًا، وَأَمَرَكُمْ بِالصَّلَاةِ فَإِنَّ اللَّهَ يَنْصِبُ وَجْهَهُ لِوَجْهِ عَبْدِهِ مَا لَمْ يَلْتَفِتْ فَإِذَا صليتم فلا تلتفوا، وَأَمَرَكُمْ بِالصِّيَامِ فَإِنَّ مَثَلَ ذَلِكَ كَمَثَلِ رَجُلٍ مَعَهُ صُرَّةً مِنْ مِسْكٍ فِي عِصَابَةٍ كُلُّهُمْ يَجِدُ رِيحَ الْمِسْكِ، وَإِنَّ خُلُوفَ فَمِ الصَّائِمِ أطيب عند الله مِنْ رِيحِ الْمِسْكِ، وَأَمَرَكُمْ بِالصَّدَقَةِ فَإِنَّ مَثَلَ ذَلِكَ كَمَثَلِ رَجُلٍ أَسَرَهُ الْعَدُوُّ فَشَدُّوا يَدَيْهِ إِلَى عُنُقِهِ وَقَدَّمُوهُ لِيَضْرِبُوا عُنُقَهُ، فَقَالَ لَهُمْ: هل لكم أن أفتدي نفسي منكم؟ فَجَعَلَ يَفْتَدِي نَفْسَهُ مِنْهُمْ بِالْقَلِيلِ وَالْكَثِيرِ حَتَّى فَكَّ نَفْسَهُ، وَأَمَرَكُمْ بِذِكْرِ اللَّهِ كَثِيرًا وَإِنَّ مَثَلَ ذَلِكَ كَمَثَلِ رَجُلٍ طَلَبَهُ الْعَدُوُّ سِرَاعًا فِي أَثَرِهِ، فَأَتَى حِصْنًا حَصِينًا فَتَحَصَّنَ فِيهِ وَإِنَّ الْعَبْدَ أَحْصَنُ مَا يَكُونُ مِنَ الشَّيْطَانِ إذا كان في ذكر الله»

Sonra dedi ki: Yahya bin Zekeriyya Beni İsrail’i Beyt’il Makdis’te topladı ve ta ki mescid dolana kadar, yüksek bir yerde ayakta durdu, Allah’a Hamdu Sena etti, sonra şöyle dedi:

“Allah’ın bana benim amel edip size de amel etmeniz için emretmemi emrettiği beş şey vardır.

Bunların ilki: Allah’a ibadet edip O’na hiçbir şeyi ortak koşmamanızdır. Bunun misâli altın veya kâğıttan kendi mülküyle bir köle satın alan bir adamın misâli gibidir. Köle çalışıp kazancını efendisinden başkasına verir. Hanginiz kölenizin böyle olmasından hoşlanırsınız? Sizi Allah yarattı ve rızkınızı O verdi. O halde O’na İbadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. 

(İkincisi) Size Namazı emretti. Allah kendi vechini kulunun yüzüne doğrultur, kul yüzünü çevirmedikçe O çevirmez, namaz kıldığınızda yüzünüzü çevirmeyin. 

(Üçüncüsü) size oruç tutmayı emretti. Bunun misâli de beraberinde süzme bir misk torbası olan adamın misâli gibidir. Herkes o miskin güzel rayihasından istifade eder. İşte oruç tutan kimsenin ağzının kokusu Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.

(Dördüncüsü)  Ve size sadakayı emretmiştir. Bunun misâli de düşmanlarının esir aldığı adamın misâli gibidir. Ellerini boynuna bağlamışlar ve boynunu vurmak üzere onu, önlerine getirmişlerdir. Adam onlara kendi nefsimi fidye ile kurtarayım mı diye sorar, kendini kurtarana dek az veya çok bir şeyle, kendini fidye ile kurtarmaya çalışır.

(Beşincisi) Allah size çok çok zikretmenizi emretmiştir, bunun misâli, düşmanlar onun izinden hızlıca koşarak kendisini aramakta olan bir adamın misâli gibidir. Adam sağlam bir kaleye girmiş ve korunmuştur. İşte kul şeytandan sığınmak içinde Allah'ın zikri üzerinde bulunursa en iyi kalede korunmuş olur.


قَالَ: فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ

Haris el-Eş'arî der ki Rasûlullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem sonra şöyle buyurdu:

وَأَنَا آمُرُكُمْ بِخَمْسٍ اللَّهُ أَمَرَنِي بِهِنَّ: الْجَمَاعَةُ وَالسَّمْعُ وَالطَّاعَةُ وَالْهِجْرَةُ وَالْجِهَادُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، فَإِنَّهُ مَنْ خَرَجَ مِنَ الْجَمَاعَةِ قَيْدَ شِبْرٍ فَقَدْ خَلَعَ رِبْقَةَ الْإِسْلَامِ مِنْ عُنُقِهِ إلا أن يرجع، وَمَنْ دَعَا بِدَعْوَى جَاهِلِيَّةٍ فَهُوَ مِنْ جِثِيِّ جَهَنَّمَ

Ben de size Allah'ın bana emrettiği beş şeyi emrediyorum. Bunlar:

(Birincisi) Cemâat, (İkincisi) dinlemek/işitmek ve (Üçüncüsü) itaat etmek, (Dördüncüsü, Allah yolunda) hicret ve (Beşincisi) Allah yolunda cihaddır.

Şüphesiz ki cemâatten bir karış dahi dışarı çıkan, cemâate geri dönmesi müstesna, boynundan İslam’ın boyunduruğunu çıkarmış olur. Her kim de Cahiliye Davasına davet ederse cehennemde diz çökenlerdendir.


قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ وَإِنْ صَامَ وَصَلَّى؟

Dediler ki: "Ey Allah’ın Rasul’ü, Namaz kılsa oruç tutsa da mı?"

فَقَالَ: «وَإِنْ صَلَّى وَصَامَ وَزَعَمَ أَنَّهُ مُسْلِمٌ فَادْعُوا الْمُسْلِمِينَ بِأَسْمَائِهِمْ عَلَى مَا سَمَّاهُمُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ: الْمُسْلِمِينَ الْمُؤْمِنِينَ عِبَادَ اللَّهِ»

O da şöyle buyurdu: Namaz da kılsa, oruç da tutsa, ve bir müslüman olduğunu iddia da etse. Siz Müslümanları Allah Azze ve Celle'nin kendilerine vermiş olduğu isimlerle çağırın: Müslümanlar, Müminler, Allah’ın kulları.

(Hasen bir Hadistir.)
(Tefsiru İbni Kesir 1/105-6)
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم
Ebû Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

كَلِمَتَانِ حَبِيبَتَانِ إِلَى الرَّحْمَنِ، خَفِيفَتَانِ عَلَى اللِّسَانِ، ثَقِيلَتَانِ فِي الْمِيزَانِ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ، سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ

"Subhânallâhi ve bi-hamdihi, Subhânallah'il Azîm; Rahmân'a sevgili, dile hafif, mizanda ağır olan iki kelimedir."

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
2113 Gösterim
Son İleti 11.06.2015, 00:34
Gönderen: İbn Teymiyye
0 Yanıt
2909 Gösterim
Son İleti 11.11.2016, 21:50
Gönderen: Leys b. Sad
0 Yanıt
1537 Gösterim
Son İleti 16.01.2019, 03:20
Gönderen: Izhâr'ud Dîn