Tavhid

Gönderen Konu: KADİR GECESİ  (Okunma sayısı 3574 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1107
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
KADİR GECESİ
« : 21.06.2015, 09:44 »
KADİR GECESİ
İbni Hacer, Feth'ul Bari

Kadir Gecesinin Fazileti
 
Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

"Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar." (Kadir 97/1-5)

Süfyan İbn Uyeyne şöyle demiştir: Kur'an'da "ve ma edrake / sana ne bil­dirdi?" denilen yerleri Allah bildirmiştir. "Ve ma yüdrike / sana ne bildirir?" dediği yerleri ise bildirmemiştir.

2014- Ebu Hureyre (radiyallahu anh), Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'den şunu rivayet etmiştir: "Kim (vaadine) inanarak ve sevabını Allah'tan umarak Ramazan ayını oruç­lu geçirirse onun geçmiş günahlan affedilir. Kim (vaadine) inanarak ve sevabını Allah'tan umarak Kadir Gecesi'ni İhya ederse onun geçmiş günahları affedilir."

Açıklama
 
Kur'an'ın belirli bir zamanda indirilmesi, bu zamanın Faziletli olmasını gerek­tirir. Kadir Suresi'nde geçen "Biz onu Kadir Gecesi'nde indirdik" Ayet'indeki "onu" sözcüğü Kur'an'ı ifade etmektedir. Çünkü Yüce Allah bir başka ayette "Ramazan ayı, içinde Kur'an'ın indirildiği aydır" buyurmuştur. Kadir Suresi'nde kadir gecesi­nin Faziletini gösteren unsurlardan biri de o gece Melekler'in indirilmesidir.

Kadir Gecesi ifadesindeki "Kadir" Ne Anlama Gelmektedir?

"Kadir Gecesi" ifadesindeki "Kadir" kelimesinin ne anlama geldiği konusunda farklı görüşler İfade edilmiştir. Bu görüşlerin bir kısmı şunlardır:

Bundan kastedilen "yüceltme"dir. Nitekim Kadir kelimesi bu anlamda "Al­lah'ı hakkıyla takdir edemediler" Ayet'inde kullanılmıştır. Bu durumda, Kur'an'ın bu gece indirilmesi yahut Melekler'in inmesi sebebiyle bu gece "kıymetli bir gece" olmaktadır.

Burada "Kadr" kelimesi "daraltma ve sıkıştırma" anlamına gelmektedir. Ni­tekim Kadir kelimesi "elçimin rızkı kendisine daraltılırsa" Ayet'inde de bu anlamda kullanılmıştır. Daraltma ve sıkıştırma, bu gecenin hangi gece olduğunun açıkça belirtilmemiş olmasından, yahut da o gece inen Melekler'e yeryüzünün dar gelmesinden dolayıdır.

Burada "Kadr" kelimesi "Kader" anlamındadır. Bunun anlamı, o sene meydana gelecek olaylara dair hükümlerin o gece takdir edilmesidir. Nitekim Yüce Allah "Her hikmetli iş o gece birbirinden ayrılır" buyurmuştur.

Nevevi söze bu görüşle başlayarak şöyle der: Alimler şöyle demişlerdir: "Her Hikmetli iş o gece birbirinden ayrılır" Ayet'inde ifade edildiği üzere Melekler o gece insanların Kaderleri'ni (Allah'ın emriyle) yazdıklarından bu geceye "Kadr" gecesi denilmiştir. Bunu Abd'ur Rezzak ve diğer Hadis Alimleri Sahih senetle Mücahid, İkrime, Katade ve diğer Tefsir Alimleri'nden nakletmişlerdir.

Kadir Gecesi'nin, Ramazan'ın Son Yedi Gecesinde Aranması
 
2015- İbn Ömer (radiyallahu anhuma ecmain) şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in Ashabı'ndan birkaç kişiye Kadir Gecesi rüyalarında Ramazan ayının son yedi gecesinde gösterildi. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Rüyalarınızın son yedi gece üzerinde birleştiğini görüyorum. Öyleyse Kadir Gecesi'ni araştıran kişi onu son yedi gecede araştırsın."

2016- Ebu Seleme şöyle demiştir: Arkadaşım Ebu Said'e (Kadir Gecesi'ni) sordum. Bana şunları anlattı: Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'le birlikte Ramazan'ın ortasındaki on gün­de İtikaf yaptık. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) yirminci günün sabahında Minber'e çıkarak bize hitap ederek şöyle dedi: "Bana Kadir Gecesi gösterildi, sonra da unutturuldu (yahut ben unuttum). Kadir Gecesi'ni Ramazan'ın son on gününün tek gecelerinde araştırın. Ben (rü­yamda Kadir Gecesi'nde) su ve çamur içinde secde ettiğimi gördüm. Benimle birlikte İtikaf yapanlar, İtikaf'a geri dönsün." Bunun üzerine biz İtikaf'a geri döndük. Gökyüzünde hiçbir bulut görmüyor­duk. Sonra bir bulut geldi ve yağmur yağdı. O kadar yağdı ki Mescid'in tavanın­dan aktı. Mescid'in tavanı hurma dallarından yapılmıştı. Namaz için Kamet geti­rildi. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in su ve çamur içinde secde yaptığını gördüm. Öyle ki çamurun izini onun alnında gördüm.

Açıklama
 
Bu ve bundan sonraki konu başlıkları, Kadir Gecesi'nin hangi gece olduğunu açıklamak için konulmuşlardır. İlim adamları bu konuda farklı görüşlere sahiptir­ler. Biz bunu, iki konuya ait Hadisler'i açıkladıktan sonra belirteceğiz.

Hadisten Çıkan Sonuçlar

Rüya önemlidir. Dinin kurallarına aykırı olmamak şartıyla meydana gelen olaylarda rüyaları Delil olarak göstermek Caiz'dir. Bu konuda Rüya tabirleri bö­lümünde geniş bilgi verilecektir.

Ebu Said'in rivayet ettiği Hadisler'de şu hususlar yer almaktadır: Namaz kılan kişi, alnını silmeyi bırakır.

Bir engel üzerine Secde edilir. Çoğunluk bunu hafif bir iz şeklinde yorumla­mışlardır.

Çamura Secde etmek Caiz'dir.

Evla olanını talep etme emredilmiş, daha Faziletli olan Amel'i elde etme hu­susu tavsiye edilmiştir.

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) hakkında unutma söz konusu olabilir. Bu, özellikle de Tebliği ile ilgili olmayan konularda onun için bir eksiklik sayılmaz. Hatta bunda, hüküm koyma konusu ile ilgili bir maslahat bile bulunabilir. Nite­kim namazdaki yanılması sebebiyle "Sehiv Secdesi" hükmü konulmuştur. Yahut da bu Hadis'de olduğu gibi bunun bir yararı, İbadet'i yapmak için elden gelen gayreti göstermeye vesile olmasıdır. Nitekim Kadir Gecesi'nin zamanı kesin olarak belirtilmiş olsaydı, diğer gecelerde İbadet yapma (azalacak yahut) ortadan kalkacaktı. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in "belki de bu sizin için Hayırlıdır" sözü ile kastedilen de bu olmalıdır.

"Ramazan ayı" demeksizin sadece "Ramazan" denilebilir.

Ramazan'da İtikaf Müstehap'dır, bu İtikaf'ın son on günde yapılması tercih edilir.

Rüyalardan bir kısmı, yapılan yorumdaki gibi aynen çıkar. Peygamberlerin rüyalarına hükümler bağlanabilir.

Ebu Seleme'nin Ebu Sa'id ile arasında geçen olayda İlim öğrenmek için bir yerden bir yere gitmek, soru sormak için kalabalık olmayan yerleri seçmek, soru sorana cevap vermek, birinden yararlanırken zorluk çıkarmamak, önce öğren­mek isteyenin soru sorması gibi hususlar vardır.

Bir şey öğretmeden önce Hutbe okumak (konuşma yapmak),

Yumuşak davranma ve tedricilik esasına bağlı kalmak suretiyle uzak görülen İtaat ve İbadeti yaklaştırmak, zorluğu kolaylaştırmak gerekir.

Bu Hadis'den şu hükmün de çıkarılabileceği söylenmiştir: Vakıf binalarının, daha güçlü ve daha yararlı olanı ile değiştirilmesi caizdir.

Kadir Gecesi'ni, Ramazan'ın Son On Gününün Tekli Gecelerinde Aramak
 
Bu konuda Ubade'den bir rivayet vardır.

2017- Hz. Aişe (radiyallahu anha),  Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Kadir Gecesi'ni, Ramazan'ın son on gününün tekli gecelerinde arayınız."

2018- Ebu Sa'id el-Hudri (radiyallahu anh) şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Ramazan ayının ortasındaki on günde İti­kaf yapardı. Yirminci gece bitip de yirmi birinci gün başlayınca evine gider, ken­disi ile birlikte İtikaf'da olanlar da evlerine dönerdi. Bir Ramazan ayında, daha önce evine döndüğü zamanda İtikaf'da kaldı. İnsanlara hitap ederek onlara bazı hususları emretti. Sonra şöyle buyurdu: "Ben (ayın ortasındaki) bu on günde İtikaf yapardım. Sonra aklıma bu son on günde de İtikaf yapmak geldi. Benimle birlikte İtikaf yapanlar, İtikaf yaptıkları yerde kalmaya devam etsinler. Kadir Gecesi(nin hangi gece olduğu) bana gösterildi, sonra unutturuldu. O halde Kadir Gecesi'ni son on günde arayın. Onu son on günün tekli gecelerinde arayın. Ben, (Kadir Gecesi'nde) su ve çamur içinde secde yaptığımı gördüm." Hz. Peygamber'in bunu söylediği gece şiddetli bir yağmur yağdı ve Rama­zanın yirmi birinci gecesi Hz. Peygamber'in namaz kıldığı yere Mescid'in tava­nından yağmur suları aktı. Ben gözlerimle Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i gör­düm, ona baktım. Sabah namazını bitirdiğinde çamur ve su alnını kaplamıştı.

2019- Aişe (radiyallahu anha) Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'den "Kadir Gecesi'ni Ramazan'ın son on gününün tekli gecelerinde araştırınız" diye rivayet etmiştir.

2020-Hz. Aişe (radiyallahu anha) şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ramazan'ın son on gününde İtikaf'a girer ve şöyle buyururdu: "Kadir Gecesi'ni Ramaza­n'ın son on gününde araştırınız."

2021- İbni Abbas (radiyallahu anhuma ecmain), Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in şöyle de­diğini söylemiştir: "Kadir Gecesi'ni Ramazan'ın son on gününde; dokuz gün kaldı­ğında, yedi gün kaldığında ve beş gün kaldığında araştırın".

2022- İbni Abbas (radiyallahu anhuma ecmain), Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in şöyle de­diğini söylemiştir: "Kadir Gecesi Ramazan'ın son on günündedir; dokuz gün geçince veya yedi gün kalınca."

İbni Abbas (radiyallahu anhuma ecmain) şöyle demiştir; Kadir Gecesi'ni Ramazan'ın yirmi dördüncü gü­nünde arayın.

Açıklama
 
Kadir Gecesi'nin Alametleri
 
Kadir Gecesi ile ilgili pek çok Alamet zikredilmiştir ki bunların bir çoğu ancak Kadir Gecesi geçtikten sonra anlaşılmaktadır.

Bunlardan birisi Müslim'in Übey İbni Kab'dan rivayet ettiği şu hadistir: "Gü­neş o gün, ışığı olmadığı halde doğar.

Ahmed İbni Hanbel, Übey'den "taş gibi doğar" şeklinde rivayet etmiştir.

Ahmed İbni Hanbel, Avn aracılığıyla İbn Mesud'dan "saf olarak doğar" diye rivayet etmiştir. İbni Abbas'tan da buna benzer rivayette bulunulmuştur.

İbni Huzeyme, İbni Abbas'tan Merfu olarak "Kadir Gecesi ılıktır, ne sıcak ne de soğuktur. O günün sabahında güneş zayıf bir şekilde kızıl olarak doğar" Ha­disi'ni nakletmiştir.

Yukarıda İbni Abbas'tan yapılan rivayete şu açıdan itiraz edilmiştir: Bu Hadi­s'in Merfu olan (Hz. Peygamber'e ait olan) kısmını Abd'ur Rezzak Mevkuf (sahabe sözü) olarak rivayet etmiştir. Ma'mer, Katade ve Asım, İkrime, İbni Abbas aracılığıyla şunu rivayet etmiştir: Hz. Ömer (radiyallahu anh), Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in Ashab'ını çağırarak on­lara Kadir Gecesi hakkında sordu. Onlar Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın son on gü­nünde olduğunda İcma ettiler. (İbni Abbas dedi ki): Ömer'e: "Ben Kadir Gecesi'nin hangi gece olduğunu bili­yorum (veya zannediyorum)" dedim. Ömer: Hangi gece? diye sordu. Ben: Son on günden yedi gün geçtiğinde yahut yedi gün kaldığında, dedim. Ömer: Bunu nereden biliyorsun? diye sordu. Ben: Allah yedi kat gök ve yedi kat yer yarattı. Bir haftada yedi gün vardır. Bir yıl yedi gün içinde (hafta hafta) deveran eder. İnsan yedi şeyden yaratıldı, yedi şey yer, yedi azası üzerine secde eder. Tavaf ve şeytan taşlama sayısı yedi­dir (bunun dışında başka şeyler de var), dedim. Ömer: Sen bizim aklımıza gelmeyen bir şeyi düşünmüşsün, dedi.

Buna göre yukarıdaki Hadis'deki sözün Hz. Peygamber'e mi yoksa İbni Abbas'a mı ait olduğu konusunda İhtilaf edilmiştir. Buharı bunun Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in sözü olduğu görüşünü tercih ederek bunu rivayet etmiş, İbni Abbas'ın sözü oldu­ğuna dair rivayeti ise almamıştır.

Kadir Gecesi'nin Zamanı
 
Alimler Kadir Gecesi'nin zamanı hakkında çok farklı görüşler ileri sürmüşler­dir. Cuma namazında Dualar'ın kabul edildiği an konusunda olduğu gibi bu me­selede de onların görüşlerinin sayısı kırkı bulmaktadır. Hem Cuma günündeki bu an hem de Kadir Gecesi, bunu talep etme konusunda insanların ciddi olmala­rını sağlamak amacıyla gizli tutulma noktasında birleşmişlerdir.

Kadir Gecesi'nin zamanı hakkında yirmi birinci görüş bunun yirmi yedinci gece olduğudur. Bu Ahmed İbn Hanbelin ve (kendisinden rivayet edildiğine göre) Ebu Hanife'nin görüşüdür. Übey İbni Kab bu görüşü kesin olarak kabul edip, Müslim'de yer aldığına göre bunun üzerine yemin bile etmiştir. Yine Müslim, Ebu Hazim aracılığıyla Ebu Hureyre (radiyallahu anh)'dan şunu rivayet etmiştir: Aramızda kadir gecesinin zamanını müzakere ettik. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Ayın tabağın yarısı gibi doğduğu zamanı hanginiz zikrediyor (hatırlıyor)?"

Ebu'l Hasen el-Farisi bunun "yirmi yedinci gece" anlamına geldiğini söyle­miştir. Çünkü ay, yirmi yedinci gecede bu şekilde doğar. İbn'ül Münzir "Kadir Gecesi'ni araştıran, yirmi yedinci gecede araştırsın" şeklinde rivayette bulunmuştur. Şafiîlerden el-Hilye isimli eserin yazarı bunu Alimler'in çoğundan nakletmiştir. İbni Abbas'ın Ömer'in yanında, bu görüşü nasıl çıkardığı ve Ömer'in de bunu onayladığı yukarıda geçmişti.

Yirmi besince görüş, Kadir Gecesi'nin son on günün tekli gecelerinde oldu­ğudur. Hz. Aişe ve diğer Sahabiler'in rivayetleri de bunu göstermektedir. Bu en çok tercihe şayan olan görüştür. Ebu Sevr, Müzeni, İbni Huzeyme ve farklı Mezhepler'e mensup Alimler'den bir grup bu görüşü kabul etmektedir. Naklettiğimiz bu görüşlerin tümü yirmi üçüncü geceden sonrasındaki tekli gecelere denk düşer. Bu görüşler bunun bu gecelerde olabileceğini anlattığı gibi Kadir Gecesi'ni bu günlerde arama konusunda İttifak etmektedir.

İbn'ül Arabi "doğrusu bu gecenin hangi gece olduğu bilinmemektedir" de­miştir. Bu, son görüştür. Nevevi bunu reddederek şöyle demiştir: "Hadisler bunu bilmenin mümkün olduğu konusunda birbirini destekler mahiyettedir. Bazı Salih kimseler de bu konuda bilgi vermişlerdir. Bunu inkar etmenin ve hangi gecede olduğunu bilmenin mümkün olmadığını söylemenin bir anlamı yoktur."

Kadir Gecesi ile ilgili görüşler hakkında benim vakıf olduklarım bunlardan barettir. Bunlar birbirinden farklı gibi görünüyorsa da aslında bir kısmını birbiri le birleştirmek mümkündür. Bunlar içinde tercihe şayan olan Kadir Gecesi'nin son on günde olmasıdır. En çok ümit edileni son on günün tekli gecelerinde olmasıdır. Bu tekli geceler içinde Şafiîlerce en çok umut beslenen, Ebu Sa'id ve Abdullah İbni Üneys Hadisi sebebiyle yirmi bir veya yirmi üçüncü gecedir. Çoğunluğa göre Kadir Gecesi olduğu en çok ümit edilen gece yirmi yedinci gecedir.

Kadir Gecesi'nin Zamanının Gizli Tutulmasının Hikmeti
 
Alimler şöyle demişlerdir: Kadir Gecesi'nin zamanının gizli tutulmasının Hikmeti, onu araştırma konusunda insanların çaba harcamasını sağlamaktır.

Şayet bunun hangi gece olduğu belirtilseydi insanlar bu gece ile yetinirlerdi.

Bu durum Cuma günündeki "Dualar'ın kabul edildiği an" hakkında da geçerlidir.

Bu Hikmet, "Kadir Gecesi senenin tümündedir", "Ramazan'ın tümündedir", "Ramazan'ın son on günlerinin tümündedir", "son on günün tekli gecelerindedir" diyenlerin görüşlerine de uymaktadır. Ancak bu Hikmet birinci ve ikinci görüşe daha çok uymaktadır.

Kadir Gecesi'nin Zamanına Ait Bilginin, İn­sanların Tartışması Sebebiyle Kaldırılması
 
2023- Ubade İbn'üs Samit (radiyallahu anh) şöyle dedi: Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Kadir Gecesi'nin zamanını bildirmek için yanımıza geldi. Bu sırada Müs­lümanlar'dan iki kişi birbiri ile tartıştı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Size Kadir Gecesi'ni bildirmek için çıkmıştım. Ancak falan ile falan tartışma yapınca buna dair bilgi kaldırıldı. Bunun sizin için daha hayırlı olmasını umarım. Kadir Gecesi'ni (Ramazan'dan yirmi gün geçtikten sonra) doku­zuncu, yedinci ve beşinci gecede arayın."

Açıklama
 
Hz. Peygamber, tartışma yapan kişiler ile meşgul olunca kadir gecesine dair bilgiyi unutmuştur. Diğer bir görüşe göre o sene, Kadir Gecesi'nin Bereketi'nin kaldırılmasıdır.

Subki el-Halebiyyat adlı eserinde bu olaydan, Kadir Gecesi'ni gören kimsenin bunu gizlemesinin Müstehap olduğu sonucunu çıkararak şöyle demiştir: Bunun delili şudur: Allah, peygamberinin bu geceyi Ümmet'ine bildirmemesini takdir etmiştir. Hayrın tümü, Hz. Peygamber için takdir edilendedir. O halde bu konu­da ona uymak Müstehap'dır.

el-Minhac'ın şerhinde bu olay el-Haviden şu şekilde aktarılmıştır: Bunun Hikmeti şudur: Kadir Gecesi bir Keramet'tir. Keramet'in saklanması gerektiği konu­sunda ise Tarikat Ehli arasında görüş ayrılığı yoktur. Aksi taktirde kişi kendinde bir büyüklük görür, bunun elinden alınmasından emin olamaz. Yine kişi riyadan emin olamaz. Edep açısından da böyledir. Kişi Allah'a şükretmeyi bırakıp Ni'mete bakmak ve bunu insanlara anlatmakla meşgul olmamalıdır. Yine kişi Kerameti'ni anlattığında kıskanılma ve böylece başkasını kötü fiillere yönlendirme ihtimali de söz konusudur. Hz. Yakub'un oğlu Yusuf (aleyhi selam)'a söylediği şu söz de bunu çağrıştırmaktadır: "Ey oğlum rüyanı kardeşlerine anlatma...'

Hz. Peygamber'in "dokuzuncu, yedinci, beşinci gecede arayın" sözü, son on günden dokuzuncu geceyi yani yirmidokuzuncu geceyi kastetmiş olabileceği gibi, ayın bitmesine dokuz gün kala demek istemiştir ki bu da yirmibirinci yahut yirmi ikinci geceye tekabül eder. Bu da ayın tam veya noksan olmasına yani ayın yirmidokuz yahut otuz gün olmasına göre değişir.

Ramazan'ın Son On Gününde (Salih) Amel Yapmak
 
2024- Hz. Aişe (radiyallahu anha) şöyle demiştir: Ramazan'ın son on günü geldiğin­de Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kemerini sıkı bağlar (sıkı İbadet'te bulunur ve hanımları ile cinsel ilişkiyi terk eder), geceyi İhya eder ve hanımlarına (bu gecelerde İbadet'e daha çok yönelmeleri için) uyarıda bulunurdu.

Açıklama
 
Hattabî şöyle demiştir: Kemerini sıkı bağlamak ifadesi ibadette ciddi olmak anlamına gelebilir. Nitekim bu anlamda "falan iş için kemerimi bağladım" denilir. Bu ifadeden hem İbadet'te ciddi olmak hem de cinsel ilişkiyi terk etmek anlaşıla­bilir.

"Geceyi İhya etmek" hem İtaat ederek geceye hayat vermek, hem de uyanık kalmak suretiyle kendisine hayat vermekle olur. Nitekim uyku, ölümün kardeşidir.

Hadis'de Ramazan'ın son on gününde geceleri İhya'ya devam etme konusun­da hırs göstermek gerekir ki bu da Ameller'in sonunu iyi geçirmeye işaret etmek­tedir.

Allah sonumuzu hayırlı kılsın. Amin.
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1759
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: KADİR GECESİ
« Yanıtla #1 : 02.07.2016, 21:15 »
Alıntı yapılan:  Fethul bari
Çoğunluğa göre Kadir Gecesi olduğu en çok ümit edilen gece yirmi yedinci gecedir.

Rabbimizden bin aydan daha hayırlı olan bu geceye bizleri isabet ettirmesini ve bu vesileyle günahlarımızın affolup derecelerimizin yükseltilmesini diliyoruz. Bu gecede salih amellere; namaza, teravih namazına, Kuran okumaya, zikre, tevbeye, istiğfara, sadaka vermeye, tefekküre koşarak bu gecenin bereketinden istifade etmeyi bizlere nasib et Ya Rabbi! Amin, velhamdulillahi Rabbil alemin...

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1107
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: KADİR GECESİ
« Yanıtla #2 : 12.06.2017, 10:07 »
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Leylet'ul Kadr (Kadir Gecesi) ve Alametleri
Şeyh’ul İslam İbnu Teymiyye, Mecmu’ul Feteva, 25/284-286

Şeyh’ul İslam İbnu Teymiyye (Allah ondan razı olsun ve onu razı etsin), 706H yılında (Kahire’de) dağda bulunan kalede tutuklu olduğu sırada ona Kadir Gecesi hakkında soruldu.

Şeyh’ul İslam İbnu Teymiyye şu şekilde cevap verdi:

Allah’a hamd olsun. Kadir Gecesi, Ramazan ayının son on günü(geceleri)ndedir. Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’den sahih olarak şöyle dediği rivayet edildiği gibi:


هي في العشر الأواخر من رمضان‏ وتكون في الوتر منها
“Kadir Gecesi, Ramazan ayının son on günündedir ve tek sayılı gecededir.”

Ancak tek geceler (Ramazan’dan) geride kalan günlere göre hesaplanibilir; (Kadir Gecesi) yirmibirinci gece, yirmiüçüncü gece, yirmibeşinci gece, yirmiyedinci gece ve yirmidokuzuncu gecede aranır.

Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in buyurduğu üzere, (Ramazan’dan) geriye kalana göre de hesaplanabilir:


لِتَاسِعةٍ تَبْقِى، لِسَابعةٍ تبقى، لخامِسةٍ تَبْقَى، لِثَاِلثةٍ تَبْقَى
“(Kadir Gecesi ya Ramazan’dan geriye) kalan dokuzuncu gecede, yahud kalan yedinci gecede, yahud kalan beşinci gecede yahud da kalan üçüncü gecededir."

Buna göre, Ramazan ayı otuz gün olduğunda Kadir Gecesi çift gecelerden birindedir. Ramazan’ın yirmiikisi geriye kalan dokuzuncu; Ramazan’ın yirmidördü gecesi geriye kalan yedinci (günün gece)sidir. Bu; Ebu Sa’id el-Hudri (radiyallahu anh)’ın sahih Hadisi tefsir ettiği gibi ve Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in Ramazan ayında ikame ettiği gibidir.

Ramazan ayı yirmidokuz gün olduğunda hesaplama -tıpkı geride kalan üzerinden yapıldığı gibi aynı şekilde- geriye kalan üzerinden yapılır.

Durum bu şekilde olduğundan, mü’min, Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on gününün tamamında onu arar tıpkı Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in buyurduğu üzere:


تَحروها في العشر الأواخر
“Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on gününde arayın.”

Kadir Gecesi çoklukla son yedi günde, bundan daha çok ise -Ubey bin Ka’b (radiyallahu anh)’ın yemin ederek Kadir Gecesi’nin yirmiyedinci gece olduğunu belirttiği gibi- Ramazan’ın yirmiyedisindedir. Ona denildi ki:

بأي شيء علمت ذلك‏؟‏ فقال‏:‏ بالآية التي أخبرنا رسول اللّه أخبرنا أن الشمس تطلع صبحة صبيحتها كالطَّشْت، لاشعاع لها‏
“Bunu nasıl oluyor da biliyorsun? Bunun üzerine Ubey bin Ka’b (radiyallahu anh) şöyle dedi: Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bize haber verdiği âyet (alâmet)lerden biliyorum. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bize, o günün sabahında güneşin tas gibi doğduğunu ve yükselinceye kadar da pırıltısı olmadığını haber verdi.”

Dolayısıyla Ubey bin Ka’b (radiyallahu anh)’ın Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’den rivayet ettiği bu alâmet, hadiste geçmekte olan en meşhur alâmettir. Kadir Gecesi’nin alâmetleri olarak şunlar rivayet edilmiştir:

“Berrak, parıltılı” bir gecedir, ne çok sıcak ne de çok soğuk olmayan sakin bir gecedir. Allah Te’ala bazı insanlara uykuda veya uyanıkken gizlilik perdesini kaldırır, öyleki kişi onun nurunu (ışığını) görür veya ona şöyle denilir: Bu Kadir Gecesi’dir. (Kadir Gecesi’nin tespiti hususunda) meseleyi ortaya çıkarabilmesi için Allah onun kalbini müşahadeye açar. Vallahu Te’ala A’lem!
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 707
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: KADİR GECESİ
« Yanıtla #3 : 22.06.2017, 07:27 »
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Kadir Gecesini, Ramazanın Son On Gününün Tekli Gecelerinde Aramak

Kadir Gecesinin Alametleri


İbn Hacer el-Askalani Fethu’l-Bari isimli eserinde diyor ki:


Kadir gecesi ile ilgili pek çok alamet zikredilmiştir ki bunların bir çoğu ancak kadir gecesi geçtikten sonra anlaşılmaktadır.

Bunlardan birisi Müslim'in Übey İbn Kâb'dan rivayet ettiği şu hadistir: "Güneş o gün, ışığı olmadığı halde dogar.”

Ahmed İbn Hanbel, Übey'den "tas gibi doğar" şeklinde rivayet etmiştir.

Ahmed İbn Hanbel, Avn aracılığıyla İbn Mesud'dan "saf olarak doğar" diye rivayet etmiştir. İbn Abbas'tan da buna benzer rivayette bulunulmuştur.

İbn Huzeyme, İbn Abbas'tan merfu olarak "Kadir gecesi ılıktır, ne sıcak ne de soğuktur. O günün sabahında güneş zayıf bir şekilde kızıl olarak doğar" hadisini nakletmiştir.

Yukarıda İbn Abbas'tan yapılan rivayete şu açıdan itiraz edilmiştir: Bu hadisin merfu olan (Allah rasulüne ait olan) kısmını Abdürrezzak mevkuf (sahabe sözü) olarak rivayet etmiştir. Ma'mer, Katâde ve Âsim, İkrime, İbn Abbas aracılığıyla şunu rivayet etmiştir:

Ömer radıyallahu anh, Resûlullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem ashabını çağırarak onlara kadir gecesi hakkında sordu. Onlar kadir gecesinin Ramazanın son on gününde olduğunda icma ettiler,(İbn Abbas dedi ki): Ömer'e: "Ben kadir gecesinin hangi gece olduğunu biliyorum (veya zannediyorum)" dedim.

Ömer: Hangi gece? diye sordu.

Ben: Son on günden yedi gün geçtiğinde yahut yedi gün kaldığında, dedim.

Ömer: Bunu nereden biliyorsun? Diye sordu.

Ben: Allah yedi kat gök ve yedi kat yer yarattı. Bir haftada yedi gün vardır. Bir yıl yedi gün içinde (hafta hafta) deveran eder. İnsan yedi şeyden yaratıldı, yedi şey yer, yedi azası üzerine secde eder. Tavaf ve şeytan taşlama sayısı yedidir (bunun dışında başka şeyler de var), dedim.

Ömer: Sen bizim aklımıza gelmeyen bir şeyi düşünmüşsün, dedi.

Buna göre yukarıdaki hadisteki sözün Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme mi yoksa İbn Abbas'a mı ait olduğu konusunda ihtilaf edilmiştir. Buharı bunun Hz. Peygamber'in sözü olduğu görüşünü tercih ederek bunu rivayet etmiş, İbn Abbas'ın sözü olduğuna dair rivayeti ise almamıştır.

Alimler şöyle demişlerdir: Kadir gecesinin zamanının gizli tutulmasının hikmeti, onu araştırma konusunda insanların çaba harcamasını sağlamaktır. Şayet bunun hangi gece olduğu belirtilseydi insanlar bu gece ile yetinirlerdi.


Not:
Yukarda yazan alemetler bizler tarafından bizzat gözlenmiş ve sayılan alemetlere benzer şeylere şahit olduk Allah'u alem.

“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 707
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: KADİR GECESİ
« Yanıtla #4 : 22.06.2017, 07:29 »

Bismillahirrahmanirrahim.

Bu gece -perşembeyi cumaya bağlayan gece- kadir gecesi olma ihtimali yüksektir. Dolayısı ile bu gece  darulküfür diyarlarında Muvahhid Müslümanların kendilerine ait içerisinde beş vakit cemaatle namaz kıldıkları mescidleri varsa oralarda itikafa girmekte dahil ibadetlerini çoğaltmaları gerekir.

Allah'u teala’dan müslüman olduklarını sanan ama aslında müslüman olmayan ve şikten dolayı amelleri boşa giden kimselerin bu geceye gösterdikleri tazimden dolayı onlar için hidayet diliyoruz. amin.

Bu gece müslüman olupta müslümanlarla ihtilaf içerisinde olan kimselerinde Allah’u teala kalp gözlerini açsın belki nifaktan kurtulup ihtilaflarını Allah ve rasulünün hükmüne havele ederler. Bu ay ve bu aydan sonra Allah'u teala müslümanlara birlik ve dirlik içerisinde olmayı nasip etsin amin.

Ey rabbimiz! Müslümanları düşmanlarına karşı koru. Mürted, Münafık, Zındık, Rafizi, aşırı Tasavvufcu, Laik, Demokrat, nusayri, Batini, Kızılbaş ,Alevi ve Ehli Kitaptan olan düşmanlara karşı bize yardım et. İlmimizi, amellerimizi artır ve dilimizin bağını çöz. Amin.

Ey  Rabbimiz! kalplerimizde müslümanlara karşı kin ve nefret bırakma amin. Ayaklarımızı senin dinin üzerinde sabit kıl ki oturduğumuz yerde kafirlerden olmayalım amin.
“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 707
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: KADİR GECESİ
« Yanıtla #5 : 01.06.2019, 02:54 »
Hatırlatma.
“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)