Tavhid

Gönderen Konu: Kur'an Hatmi  (Okunma sayısı 1534 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1112
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Kur'an Hatmi
« : 21.06.2015, 19:18 »
Kur'an Hatmi

Bismillahirrahmanirrahim,

Rebi İbni Süleyman şöyle demiştir: İmam Şafii Ramazanda Kur’anı altmış defa hatmederdi. (Zehebi, Siyer A'lam en-Nubala, 10/36; Ebu Nu'aym, Hilyet'ul Evliya, 4/17)

Ebu Hanife'nin Ramazan'da gündüz bir Hatim, Teravih'de de bir Hatim olmak üzere toplam altmış bir defa Kur'an'ı Hatmettiği rivayet edilmektedir. (Tahtavi, Haşiye ala Merak'il Felah Şerhi Nur'il İzah, 337)

Muhammed ibni İsmail el-Buhari, Ramazan Ay'ının ilk gecesinde aAshabı, eşi dostu Talebeleri toplanır onlara Teravih Namazı kıldırırdı. Her rekatta yirmi Ayet okuyarak Hatmederdi. Ayrıca gecenin yarısından başlayarak son üçte birine kadar olan zaman diliminde Kur'an okur ve bu şekilde de her üç gecede bir Hatmederdi. Gündüz de her gün bir Hatim indirir, Hatmi de İftar vaktinde bitirir ve "her Hatim yapıldığında Müstecab (kabul olunan) bir Dua vardır" derdi. (Beyheki, Şuab'ul İman, 2/416)

Rivayet edildiğine göre İmam Buhari Ramazan'da hergün Hatmederdi ve bunun dışında Teravih'den sonra okuyarak her üç günde bir Hatim ederdi. (Zehebi, Siyer A'lam en-Nubala, 12/439)

Kasım ibni el-Hafız İbni Asakir şöyle demiştir: Babam Cema'atle namaz kılar ve Kur’anı sürekli okurdu. Her hafta Hatmeder, Ramazan'da her gün Hatmederdi. (Zehebi, Siyer A'lam en-Nubala, 20/562)

Rivayet edildiğine göre İbrahim en-Nehai şöyle demiştir: Esved Ramazan’da Kur’anı iki günde bir Hatmederdi. (Zehebi, Siyer A'lam en-Nubala, 4/51)

Katade Kur’anı yedi günde Hatmederdi, Ramazan geldiğinde üç günde bir Hatmederdi, Ramazan'ın son on günü olduğunda ise her gün Hatmederdi. (Zehebi, Siyer A'lam en-Nubala, 5/276; Ebu Nu'aym, Hilyet'ul Evliya, 1/364)

Rivayet edildigine göre Mücahid Ramazan'da Kur’anı her gece Hatmederdi. (Nevevi, Tibyan fi Adabı Hamelet'il Kur’an, 74)

Rivayet edildigine göre Mücahid şöyle demiştir: Ali el-Ezdi Ramazan’da Kur’anı her gün Hatmederdi. (Mizzi, Tedhib el-Kemal fi Esma el-Rical, 2i/983)

Rivayet edildigine göre Esved ibni Yezid el-Nehai Ramazan'da Kur’anı akşam ile yatsı arası uyuyarak, iki gecede Hatmederdi. Ramazan'ın dışında ise altı günde bir Hatmederdi. (Ebu Nu'aym, Hilyet'ul Evliya, 1/250)

Rivayet edildigine göre Ebu’l Ashab şöyle demiştir:  Ebu el-Reca el-Atarudi bizimle birlikte Teravih'de her on akşamda bir, Hatim ederdi. (Ebu Nu'aym, Hilyet'ul Evliya, 1/348)

Ashap içinde bir haftada veya üç günde bir Hatim indirenler olduğu gibi, bazilarının bundan daha az veya daha çok bir süre içinde bu işi gerçekleştirdikleri rivayet edilmiştir. Bazı rivayetlere göre sahabeler, her gün için okuyacakları kadar Kur'anı bölümlere (hizip) ayırıp, her gün bu bölümlerden birini okurlardı. (İbni Mace; Ebu Davud; Abd’ur Rezzak)

İbni Receb el-Hanbeli şöyle demektedir: “Selef’den bazıları Kur’anı Ramazan’da Teravih Namazları’nda okuyarak üç günde Hatmederdi, bazıları yedi günde (Hatmederdi) örneğin Katade; bazıları on günde (Hatmederdi) ğrneğin Ebu Reca el-Atarudi. Selef Kur’anı Ramazan’da namazlarda ve namaz dışında (sürekli) okurdu. Esved Ramazan’da Kur’anı iki günde Hatmederdi, İbrahim Nehai’de aynı şekilde özellikle Ramazan’ın son on gününde böyle yapardı, Ramazan’ın diğer günlerinde ise üç gecede bir Hatmederdi. Katade normalde yedi günde Hatmederdi, Ramazan’da üç günde bir (Hatmederdi), Ramazan’ın son on gününde her gece Hatmederdi. Zuhri Ramazan başladığında şöyle derdi: (Ramazan) Kur’an okumak ve fakirleri yedirmektir. Ramazan başladığında İmam Malik Hadis nakletmeyi durdurur, İlim Ehli ile birlikte oturur ve Kur’anı sayfalarından okumaya koyulurdu. Sufyan es-Sevri ise diğer İbadetleri bir yana bırakır ve Kur’an okumakla meşgul olurdu. Ayşe (radiyallahu anha) Ramazan’da Kur’anı sayfalarından okumaya günün başlaması ile (şafak ile) başlar ta ki güneş yükselip, uyuyana kadar okurdu. Zeyd el-Yami Ramazan başladığında Kur’anın nüshalarını getirir ve çevresindeki dostlarına dağıtırdı…” (İbni Receb, Leta'if el-Me'arif, 179)

İmam Nevevi bu hususta şunları aktarır: “Selef için, Kur'anı Hatmetmek hususunda değişik ölçüler vardı. Onlardan bir kısmı, her iki ayda bir defa Hatim yapardı. Diğerleri de, her ay bir Hatim yapardı. Diğer bir kısmı ise, her on günde bir Hatim yapardı. Bazıları her sekiz günde bir Hatim yaparlardı. Bazısı da her yedi günde bir Hatim yapardı. Selef’den çoğunun yapmış olduğu bu idi. Selef’den (Ashab’dan) başkaları, her altı gecede, beş gecede ve dört gecede bir Hatim yaparlardı. Çok kimseler de üç günde ve bir günde bir Hatim yaparlardı. Bir gündüz ve bir gecede iki Hatim yapanları da vardı. Bazıları da, bir gün ve bir gecede üç Hatim yaparlardı. Bir gündüz ve bir gecede sekiz Hatim yapmış olanlar vardı: dört Hatim geceleyin ve dört Hatim de gündüz... es-Seyyid el-Ceffl İbni Katib es-Sufl, geceleyin dört ve gündüz de dört Hatim yapanlardan biriydi. Gece ve gündüz yapılan İbadet ve Zikirler bölümünde, bize rivayet edilip ulaşan haberlerin çoğu budur. Büyük İmam Ahmed el-Devraki, Tabi'i olan Mansur ibni Zadan ibni Abbad'a İsnad ederek rivayet etmiştir ki, Mansur öğle ve ikindi arasında Kur'anı Hatmederdi. Yine akşamla yatsı arasında bir Hatim, ve Ramazan'da bir akşamla yatsı arasında iki Hatim yapardı ve biraz da ilave ederdi. Onlar Ramazan Ay’ında yatsı namazını gecenin dörtte birine kadar geciktirirlerdi. İbni Ebi Davud rivayet eder ki, Mücahid, Ramazan Ay’ında akşam ve yatsı arasında Kur'an-ı Hatmederdi. Bir rekatta Hatm edenlerin sayısı sayılamıyacak kadar çoktu. Osman ibni Affan (radiyallahu anh), Temim ed-Dari (radiyallahu anh), Sa’id ibni Cubeyr (rahimehullah) bunlardandır.” (Ezkar)

Nevevi “İlk devir Alimleri’nden bir Cema’at, bir gün ve bir gecede bir Hatim yapılmasını Mekruh görmüşlerdir. Buna da, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei ve başkalarının Sünenlerinde Sahih bir İsnad’la yaptığımız şu rivayet delalet eder: Abdullah ibni Amr ibn’il As (radiyallahu anhuma ecmain)'den rivayet edildiğine göre demiştir ki, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: Üç günden az bir zamanda Kur'anı okuyan (Hatmeden), bir şey anlayamaz." (Ezkar)

İmam Buhari Sahih’inde “Kur'an Ne Kadar Müddette Okunup Hatmedilir?” Babında öncelikle Müzzemmil 73/20 Ayet’ini zikreder. Açıktır ki Buhari bu Ayeti, okumanın kemmiyeti hakkında bir hududlandırma olmadığına Delil yerinde getirmiştir. Çünkü bu Amm’dır, kolaylaştırmaya göre Kur'an'dan bir Cüz'ü de, daha azı da, daha çoğu da şamil olur. Muayyen hududlu ve belli vakitli bir Cüz gerektirmez. Bu konuda gelen Hadisler ve haberler de mikdarda ve vakitte kemmiyetin ta'yinine delalet etmez. Daha sonra konuyla alakalı olarak şu Hadisleri nakleder:

“Abdullah ibni Amr (radiyallahu anhuma ecmain) şöyle dedi: Babam beni asaletli bir aile kadını ile evlendirdi ve her zaman geçimimiz hususunda göz kulak olup, gelininden kocası Abdullah hakkında sorguda bulunurdu. Karım da: Abdullah erkek nev'i arasından öyle güzel bir kocadır ki, biz ona geldiğimizden beri aile döşeğimize ayak basmadı (yatmadı), örtülü eteğimizi araştırıp yoklamadı, demiştir. Babam Amr'ın bu yoldaki incelemeleri uzayınca, nihayet Rasulullah’a oğlunun bu halini arzetti. Rasulullah da: Abdullah'ı bana getir buyurdu. Sonra Rasulullah'a kavuştuğumda bana: Nasıl oruç tutarsın? diye sordu. Ben de: Her gün, dedim. Nasıl Hatmedersin? dedi. Her gece, dedim. Bunun üzerine Rasulullah: Her ayın üç gününde oruç tut, her ayda bir Kur'an'ı okuyup Hatmeyle buyurdu. Ben: Bundan çoğuna da gücüm yetişir, dedim. Rasulullah: Öyleyse her haftada üç gün oruç tut buyurdu. Ben: Bundan çoğuna da gücüm yetişir, dedim. Rasulullah: İki gun iftar et, bir gün oruç tut dedi. Ben de: Bundan çoğuna da gücüm yetişir, dedim. Rasulullah: Oruçların en faziletlisi olan Davud Peygamber orucu tut ki, bir gün oruç, bir gün iftardır. Bir de yedi gecede bir kere Kur'an'ı okuyup Hatmeyle buyurdu. (Abdullah sonraları bu Hadisi rivayet ederken:) Ah keşke ben, Rasulullah'ın bana verdiği ruhsatı kabul edeydim, işte şimdi yaşlandım, zayıf düştüm! diye hayıflanıyordu. Bundan dolayı ihtiyarlık çağında Abdullah ibn Amr (radiyallahu anhuma ecmain), Kur'an'ın yedide birini gündüzden ailesinden bazılarının yanında okurdu ve gece okuyacağı Kur'an'ı gündüz okuyup hazırlardı ki, gece okuması hafiflesin. Oruç hususunda kuvvetli bulunmak isteyince de birkaç günler arka arkaya oruç tutmazdı ve bu oruç tutmadığı günleri sayardı ve -Rasulullah'dan ayrıldığı sıradaki İbadet hayatından birşey bırakmayı çirkin gördüğünden oruç tutmadığı günlerin sayısınca arka arkaya oruç tutardı.”

Buhari bu Hadisi naklettikten sonra şu notu düşmüştür: “Ebu Abdillah el-Buhari dedi ki: Ravilerin bazısı, üç gecede bir defa Hatmet; bazısı beş gecede Hatmet dedi diye rivayet etmiştir. Abdullah ibn Amr' (radiyallahu anhuma ecmain)’den rivayet eden ravilerin çoğu yedi gecede bir defa Hatmet dedi, diye rivayet ettiler.”

Daha sonra Hadis’in farklı iki versiyonuna daha yer verir: “Abdullah ibn Amr (radiyallahu anhuma ecmain): Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana: Sen Kur'an'ı ne kadar müddet içinde okuyorsun? diye sordu.” Ve “Bana İshak tahdis etti. Bize Ubeydullah ibnu Musa, Seyban en-Nahvi'den; o da Yahya ibn Ebi Kesir'den; o da Zuhre oğullarının azadlısı Muhammed ibn Abd’ir Rahman'dan; o da Ebu Seleme'den haber verdi. Yahya ibni Ebi Kesir: Ben kendimi bu Hadisi Ebu Seleme'den işittim sanıyorum, dedi. Bundan biraz durakladıktan sonra, kendisine bu hadisi Muhammed ibni Abd’ir Rahman vasıtasıyla işitmiş olduğu tahakkuk etti: Ben bu hadisi Ebu Seleme'den işittim; o da Abdillah ibni Amr'dan, dedi. Amr şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): Kur'an'ı bir ayda oku diye emretti. Ben: Kendimde kuvvet buluyorum, dedim. Nihayet Rasulullah: Kur'an'ı yedi günde oku, bunun üzerine arttırma! buyurdu.”

Kastalani, Buhari’nin Hadisleri dizisiyle alakalı şöyle bir yorumda bulunur: Hadisler’in başlığa uygunluğu tastamamdır. Hadisler’de geçen emirlerin hiçbiri Vücub için olmadığı gibi, bu son Nehiy de Tahrim icin değildir.

İbni Hacer Feth’ul Bari’de Buhari’nin bu bab altında verdiği Hadisleri kaydettikten sonra şu şekilde yorumlar: “Bazıları üç günde, bazıları bir haftada, bazıları da bir haftadan daha uzun zamanda Kur’anın Hatmedilebileceğini söylemiştir. Ebu Davud ve Tirmizi Sahih olarak Yezid ibni Abdullah ibn’us Sahir kanalıyla Abdullah ibni Amr (radiyallahu anhuma ecmain)’den Merfu olarak şu rivayeti nakletmiştir: “Üç günden daha az bir zamanda Kur’anı Hatmeden, onu anlayamaz.” Bu Hadis’in Said İbni Mansur’un Sahih bir Sened’le ibni Mes’ud (radiyallahu anh)’dan nakledilen bir de şahidi vardır: “Kur’anı bir haftada Hatmedin! üç günden daha az bir zamanda onu Hatmetmeyin.” Selef’den birçok kimsenin Kur’anı bu süreden daha az bir sürede Hatmettikleri bilinmektedir.” (İbni Hacer, Feth’ul Bari) 

Abdullah ibni Amr (radiyallahu anhuma ecmain)’den rivayet edilen Hadis’in bir başka versiyonunda –Buhari’nin de işaret ettiği gibi- Ku’ran Hatmini beş günde tamamlaması yönünde ifadeler vardır. Darimi ibni Nasr tarikiyle ibni Ömer (radiyallahu anhuma ecmain)’den ve Tirmizi’de Ebu Bureyre’den nakletmiştir, Imam Nesei’de Fezail’ul Kur’an isimli eserinde yer vermiştir. Hadis’in bir başka versiyonunda ise Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Üç günden daha az sürede Hatmeden (okuduğu Kur’andan birşey) anlayamaz”  buyurmuştur. Bu versiyonu ile hadis Ebu Davud, Tirmizi, ibni Mace ve Darimi ve Nesei (Fezail’ul Kur’an) tarafından nakledilmiştir. Hadis’in bir başka versiyonunda ise Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Onu üç günde oku (Hatmet)" buyurmuştur. Bu versiyonu ile Hadis Ebu Davud tarafından rivayet edilmiştir. Imam Nesei’de Fezail’ul Kur’an’da kaydetmiştir. Ebu Ubeyd'in, Tayyib bin Süleyman kanalıyla Ayşe (radiyallahu anha)’dan rivayet ettiği; "Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Kur'anı üç günden daha az bir zamanda Hatmetmezdi." (ibni Sa'd, 1/376; Münavi, Feyz’ul Kadir, 5/188) Hadisi de bu manayı destekler. Hakeza Sa’id bin Mansur'un Sahih bir İsnad’la ibni Mes'ud (radiyallau anh)’dan Mevkuf olarak rivayet ettiği şu haber de bunu destekler mahiyettedir: "Kur'anı yedi günde Hatmediniz, üç günden daha az zamanda okumayınız.”

Nevevi Kur’an Hatmi’nin süresinin kisilerin güç ve olanaklarına bağlı oldugunu söyler: “Tercih edilen görüşe göre bu durum, kişiden kisiye değişir. Kimin anlayışı yüksek, fikriyatı üst sevideye ise bu belirtilen sürede Kur’anı Hatmetmesi Müstehab olur. Ancak Kur’an okumanın ana gayesi olan Tefekkür’ü ve birtakım manaları anlamayı ihmal etmemek şartı aranır. Kim de İlim ve diğer konularla meşgulse veya Müslümanlar’ın genel menfaatiyle ilgileniyorsa, Kıraat’teki manayı ihlal etmeyeceği sürede Kur’anı Hatmeder. Bu iki duruma girmeyen kimsenin bıkkınlığa yol açamayacak derecede mümkün olduğu kadar çok Kur’an okuması Müstehab’dır. Ancak ne söylediğini bilmeyecek şekilde (hızlıca) Kur’anı okumamalıdır.” (Tibyan fi Adabı Hamelet’il Kur’an, 76; ibni Hacer, Feth’ul Bari, 10/34-35)

Nevevi buna yakın ifadeleri Zikirler ve Dualar isimli eserinde tekrarlar: “Daha doğrusu, insanların şahsi durumlarına göre bu Hatim işi değişir. Kur'anın Hikmet ve incelikleri üzerinde düşünmek isteyen kimse, bu maksadına ulaşabilecek şekilde Hatmi kısaltır. Yine İlim neşretmekle ve Müslümanlar arasındaki davaları çözmekle yahud Müslümanlar’ın umumi işleriyle önemli Din işleri üzerinde meşgul olan kimse, kendisinden beklenen işler bozulmayacak ve aksatılmayacak şekilde Hatim yapmayı kısaltır. Fakat şu anılanlar kısmından olmayan kimse, mümkün olduğu kadar Hatmi çoşaltsın; ancak usanç haline ve okuyuşta kelimeleri tekerleme durumuna sokmasın.” (Ezkar)

ibni Receb el-Hanbeli de benzeri ifadeler kullanır: “Kur’anın üç günden daha az sürede Hatmedilmesinin yasaklığı bunu sürekli hale getirmek durumu içindir. Ancak Ramazan gibi (İbadet icin) seçilmiş zamanlarda özellikle de Kadir Gecesi’nin arandığı gecelerde yahut da Mekke gibi (İbadet için) seçilmis mekanları ziyaret edenlerin Kur’anı mümkün olduğunca –zaman ve mekan elverdigi ölçüde- çoğaltmaları tavsiye edilir. Bu Ahmed’in, İshak’ın ve diğer İmamlar’ın görüşüdür ve bu görüşe katılan diğerlerinin Ameli’dir.” (İbni Receb, Leta'if el-Me'arif, 182)

Bu açıklamalardan ve Selef’in uygulamasına dair nakillerden sonra anlaşılmaktadır ki; Hadisler’deki Kur’anın belirtilen sürelerde (kırk gün, bir ay, yirmibeş gün, yirmi gün, on gün, yedi gün, üç gün vs.,) okunması ile ilgili emirler Vucubiyet’e Delalet etmemektedir. Aynı şekilde Hadisler’de geçen bir haftadan daha az sürede okumamak yahut üç günden daha az sürede okumamak gibi ifadeler, bu sürelerden daha az zamanda Hatmetmenin Haram olduğu anlamına gelmez. Önemli olan kişinin her fırsatta kendisini Allah’ın Kelamı ile meşgul etmesi ve imkanlar ölçüsünde çok Kur’an okumasıdır. Bunu yaparken kişiler için zorunlu olan dünyevi ve ailevi işleri ihmal etmemek, ailenin, dünyanın ve nefsin hakkını vermektir. Mühim olan kısa zamanda Hatmetmek maksadı ile Kur’anı Usül ve Kaideler’ine, Tecvid Kuralları’na uymadan ve de Tertil üzerine okumayarak üzerine Tefekkür etmeden, düşünüp İbretler almadan okumamaktır. Müslüman birey eğer Kur’an okumayı bilmiyor ise, okumayı öğrenmeli, okumayı biliyorsa Tecvid Kuralları’nı öğrenmeli, Tecvid’i biliyorsa Arapça öğrenerek Kur’anın manalarını anlamaya ve İbretler almaya çalışmalı, öğrenme yahutda okuma imkanı yoksa dinlemeli kısacası kendisini Allah’ın Zikri ile meşgul etmelidir. Kişilerin kendini Allah’ın Kelamı ile meşgul etme süresi, içinde bulundukları durum ve şartlara, imkan ve olanaklara bağlı olarak değişir. Kendisinin ve başkalarının haklarını ihlal etmemek kaydı ile ve de Kur’anı hızlıca okuyarak anlaşılmayacak hale getirmemek şartı ile dilediğince Kur’an okuyabilir.

Son olarak Nevevi’nin “Kur’an okumanın Fazileti ve Adabı” başligi altında verdiği birtakım bilgileri vererek bu konuda söyleyeceklerimize son veriyoruz: “Hatim’e başlama ve bitirme vaktine gelince, bu okuyucunun arzusuna göre değişir. Haftada bir Hatim yapan, Osman (radiyallahu anh)'ın yaptığı gibi, Cuma gecesinden başlayarak perşembe gecesi bitirmelidir. İmam Ebu Hamid el-Gazali, İhya'sında şöyle demiştir: En Faziletli olan, bir Hatmi geceleyin ve diğerini gündüz tamamlamaktır. Gündüz Hatmi’ni, pazartesi günü sabah namazının iki rekatında yahut bundan sonra yapmaktır. Gece Hatmi’ni ise, Cuma gecesinde, akşamın iki rekatında yahud bundan sonra yapmalıdır ki, gündüzün evveli ve sonu karşılanmış olsun. İbni Ebi Davud, Tabi'in büyüklerinden Amr ibni Murre (rahimehullah)’dan rivayet ettiğine göre, o şöyle demiştir: Kur'anın, gündüzün ve akşamın evvel vaktinde Hatmedilmesini, Tabi'in severlerdi. Büyük imam Talha ibni Musarrif et-Tabi'i den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Gündüz hangi vakitte olursa olsun, Kur’anı Hatmeden kimse üzerine, akşam oluncaya kadar Melekler İstiğfar ederler ve geceden de hangi vakitte Hatim olursa, sabahlayıncaya kadar onun üzerine Melekler İstiğfar ederler (Allah'dan o kulun bağışlanmasını dilerler). Mücahid'den de bunun benzeri rivayet edilmiştir. Sa'd ibni Ebi Vakkas (radiyallahu anh)’dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Kur'an Hatmi gecenin evveline rasgelirse, Hatmeden üzerine sabahlayıncaya kadar Melekler İstiğfar ederler. Eğer Hatmi gecenin sonuna rasgelirse, bir daha akşamlayıncaya kadar Melekler ona İstiğfar’da bulunurlar. (Darimi, Müsned) Bil ki, Kur'an okumanın en Faziletlisi, namaz içinde olan okuyuştur. İmam Şafi’nin ve diğerlerinin (Allah hepsine rahmet etsin) Mezhebleri’ne göre, namazda Kur'an okuyuşu ile Kıyam’ı uzatmak, Secdesyi ve diğer Rükünlerri uzatmaktan daha Faziletli’dir. Namaz dışındakı okuyuşa gelince, bunun en Faziletli olanı gece okuyuşudur. Gecenin son yarısında okumak da, evvelinden daha Faziletli’dir. Akşamla yatsı arasında okumak da iyidir. Gündüz okuyuşunda Faziletli olan sabah namazından sonraki okuyuştur. Kur'an okumak hususunda Mekruh hiç bir vakit yoktur, namaz kılınması yasak olan vakitlerde de, Kur'an okumak için bir Kerahet yoktur. İbni Ebi Davud'un Mu’an ibni Rufa'a (rahimehullah)'dan, o da Şeyhleri’nden rivayet ettiğine göre, onlar ikindiden (ikindi namazından) sonra okumayı Mekruh gördüler ve dediler ki: Bu vakitteki okuyuş, Yahudi'lerin ders vaktidir. Bu söz Makbul değil ve bunun aslı da yoktur. Günler içerisinde, Cuma, pazartesi, perşembe ve Arefe Günü seçilir. Zi’l Hicce Ay’ının ilk on günü ve Ramazan Ay’ının da son on günü, daha Faziletli olmalarıyla seçilirler. Aylar içinde de en Faziletli okuyuş, Ramazan Ay’ına mahsustur. Daha önce geçti ki, yalnız başına Kur'an okuyanın namazda Hatim yapması Müstehab’dır. Fakat namaz dışında Hatim yapanla toplu olarak Hatim yapanlar için, Hatimleri’nin gecenin evvelinde yahud gündüzün evvelinde olması Müstehab’dır; nitekim geçmişti. Şeri’atin yasakladığı güne rastgelmemek şartı ile, Hatim günü oruçlu olmak yine Müstehab’dır. Tabi'i ve Kufe'li olan Talha ibni Musarrif, Museyyib ibni Rafi've Hubeyb ibni Ebi Sabit'den (Allah hepsinden razı olsun) Sahih olarak rivayet edilmiştir ki bunlar, Hatmedecekleri gün oruçlu olarak sabahlarlardı. Kur'an okuyan ve okuyamayan kimselerin Hatim meclisinde bulunmaları Müstehab olur. Buhari ve Müslim Sahih'lerinde rivayet ettiler: Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) adet (hayız) halindeki hanımlara, bayram günü çıkıp Müslümanlar’ın Dua ve hayırlı işlerinde hazır bulunmalarını emretti. Darimi'nin Müsned'inde İbni Abbas (radiyallahu anhuma ecmain)’den rivayet ettiğimize göre, İbni Abbas, Kur'an okuyan bir adamı gözetleyen bir adam görevlendirirdi. Adam Kur'an Hatmedecegi zaman, durumu İbni Abbas (radiyallahu anhuma ecmain)'e bildirirdi; o da Hatme hazır bulunurdu. Enes (radiyallahu anh’ın) arkadaşı Tabiin’in büyük İmam’ı Katade'den iki Sahih İsnad’la İbni Ebi Davud rivayet eder ki: Enes ibni Malik (radiyallahu anh) Kur'anı Hatmettigi zaman, aile halkını toplar ve Dua ederdi. Tabi'in büyüklerinden İmam Hakem ibni Uteybe'den Sahih İsnadlarla rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Mücahid ve Ubade ibni Ebi Lubabe bana haber gönderdiler ve dediler ki, biz sana haber gönderiyoruz; çünkü biz Kur'anı ^Hatmetmek istedik. Kur'an Hatmi’nde Dua etmek Makbul olur, (sen de gelesin). Bazı Sahih rivayetlerinde de şöyle ifade vardır: Kur'an Hatmi’nde Rahmet iner, denilirdi. Yine Sahih bir İsnad’la Mücahid'den rivayet edildiğine göre demiştir ki, Kur'an Hatmi zamanında toplanırlardı ve: Rahmet iner derlerdi. Humeyd el-A'rac (rahimehullah)’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Kim Kur'an okur da sonra Dua ederse, dörtbin Melek onun Duası’na Amin der. (Darimi; Ahmed, Müsned) Toplu mana ifade eden kelimelerle ve önemli işlerle Dua edip, Dua’da ısrarda bulunmak uygundur. Böylece Dua’nın büyük bir kısmı yahud tümü Ahiret işlerine, Müslümanlar’ın işlerine, idarecilerinin dürüstlüğüne, İtaat Ehli’nden olmalarına, aykırı hareketlerden korunmalarına, iyilik ve Takva üzere yardımlaşmalarına, hakkı yerine getirmelerine, hak üzere toplanmalarına, Din düsmanlarına ve muhaliflere karşı üstün gelmelerine ait olmalıdır. Ben, Kur'an Edebleri Kitabı’nda bu hususla ilgili bazı sözlere işaret ettim ve orada veciz Dualar’ı anlattım. İsteyen oradan nakledip alır. Hatim tamamlandıktan sonra, ona bitiştirerek diğer bir Hatim’e başlamak Müstehab’dır. Selef böyle yapmayı Müstehab görmüşler ve bu hususta Enes (radiyallahu anh)’ın şu Hadisi’ni Delil göstermişlerdir: Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu: Ameller’in Hayırlısı Hail ile Rahle'dir. Soruldu ki, bunlar nedir? Kur'ana başlamak ve onu Hatmetmektir buyurdular.” (Ezkar)
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimdışı Izhâr'ud Dîn

  • Özel Üye
  • Full Member
  • *
  • İleti: 198
  • Değerlendirme Puanı: +5/-0
  • فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ
Ynt: Kur'an Hatmi
« Yanıtla #1 : 05.05.2019, 09:40 »
Bismillâh,

Hatırlatma!
Şeyh'ul İslam İbnu Teymiyye (Rahimehullah) dedi ki:

والعالم يعرف الجاهل؛ لأنه كان جاهلا، والجاهل لا يعرف العالم لأنه لم يكن عالما

"Alim cahili tanır çünkü o da (bir zamanlar) cahildi. Cahil ise alimi tanıyamaz çünkü o hiçbir zaman alim olmadı." (Şeyh'ul İslam İbnu Teymiyye, Mecmu'ul Fetava, 13/235)