Tavhid

Gönderen Konu: HUTBE RAMAZÂN BAYRAMI MUHAMMED BİN ABD'İL VEHHÂB  (Okunma sayısı 2277 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Izhâr'ud Dîn

  • Özel Üye
  • Full Member
  • *
  • İleti: 198
  • Değerlendirme Puanı: +5/-0
  • فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ


بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ
Şeyh’ul İslâm Muhammed bin Abd’il Vehhâb (Rahimehullâh)’ın İyd’ul Fıtır’da (Ramazân Bayramı’nda) Verdiği Son Hutbesi1

(Ardı ardına yedi defâ) Allâhu Ekber! Allâhu Ekber! Allâhu Ekber! Allâhu Ekber! Allâhu Ekber! Allâhu Ekber! Allâhu Ekber!

Hamd, Âdem (Aleyh’is Selâm)’ı topraktan yaratan, sonra onun soyunu bir özden (sülâle'den), basbayağı bir sudan yaratan2 Allâh’a mahsustur. O ki, insanları ilmi ile Ashâbu Şimâl (sol ehli; Cehennem ehli) ve Ashâbu Yemîn (sağ ehli; Cennet ehli) olarak kısımlara ayırdı. Kısımlara ayrıldı ve yazılan yazıldı bundan ayrı olarak sa’âdet ve şakâvet (mutsuzluk; Cehennem ehli olma) açıkça ortaya konulmuş ünvanlardır. Ben Allâh’a hamd ediyorum, O’nun muttaki olan evliyâları da övülmüştür.

Bir ve Tek olan Allâh’tan başka –ibâdete lâyık hak- ilâh olmadığına, O’nun hiçbir ortağı bulunmadığına, O’nun hak mübin Melik olduğuna şehâdet ediyorum. Sâdık ve Emîn olan Muhammed’in O’nun kulu ve Rasûlu olduğuna şehâdet ediyorum. Ey Allâh’ım, Muhammed’e, onun âl’ine, ashâbı’na, ve tâbi’în’e salât gönder!

Emmâ Ba’d (Bundan sonra): Yâ İbâdullâh (Ey Allâh’ın kulları)! Allâhu Te’âlâ’dan sakının, O’na itâ’at edin, O’nun emrini yüceltin ve O’na karşı âsi olmayın! Size nasihatim (harâma) bakmaktan nefret etmenizdir; çünkü bakış İblîs’in oklarından bir oktur. Allâhu Te’âlâ Âyette şöyle buyurmaktadır,


قُل لِّلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ . قُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا
“Mü'minlere söyle: Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu, onlar için daha temizdir. Gerçekten Allâh, yaptıklarından haberdârdır. Mü'min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç...” (en-Nûr 24/31)

Kendinizi beğenmekten ve elbiseleri uzatmaktan uzak durun, çünkü bu Kitâb’ın ve Sünnet’in nassı ile harâmdır. Allâhu Te’âlâ şöyle buyurmaktadır,

وَلاَ تَمْشِ فِي الأَرْضِ مَرَحاً إِنَّكَ لَن تَخْرِقَ الأَرْضَ وَلَن تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولاً
“Yeryüzünde böbürlenerek yürüme; çünkü sen ne yeri yarabilirsin, ne dağlara boyca ulaşabilirsin.” (el-İsrâ 17/37)

Hadîste de şöyle buyurulmaktadır,

من جر إزاره خيلاء لم ينظر الله إليه
"Büyüklenerek izârını (uzatıp yerde) sürükleyen kimseye Allâh bakmaz..."
(Yakın lafızlarla; Buhârî, Hadîs no: 3665 & 5784; Müslim, Hadîs no: 2085)

Bilin ki Allâhu Te’âlâ Kendisi ile başlayan bir emir ile sizlere emretti, Allâhu Te’âlâ şöyle buyurdu,

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيماً
“Şüphesiz, Allâh ve melekleri Nebî'ye salat ederler. Ey imân edenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslîmiyetle ona selâm verin!” (el-Ahzâb 33/56)

Ey Allâh’ım, salât ve selâmı; kulun ve Rasûlün olan, Hâşimî (Benû Hâshim kabilesinden) ve Arap olan vefâlı Nebî’n Muhammed’e gönder! Ey Allâh’ım, dört halifeden, haniflerin lideri, Ebû Bekir, Ömer, Osmân, Alî, ve Ehlu’s Sıdık ve’l Vefâ (doğruluk ve vefâ ehli) olan ve diğer sahâbelerden, tâbi’înden ve onlara ihsân ile tâbi olanlardan, onların yolunu örnek alanlardan ve bizlerden affin ile, keremin ile ve ihsânın ile razı ol! Ey haddi aşanları affedenlerin en hayırlısı!

Ey Allâh’ım, İslâm’a ve Müslümanlara şeref ver! Şirke ve müşriklere zillet ver! Dînin başarısını destekle! Bu beldeyi ve diğer Müslüman beldelerini emniyetli ve huzurlu kıl! Ey Âlemlerin Rabbi! Ey Allâh’ım, cihâdın ilmini kâim kıl! Şirk, rayb (şüphe) ve fesâd ehlini zaptet! Rahmetini buradaki kulların üzerine yay! Ey dünyânın ve ahiretin sâhibi, dönüş Kendisine olan (Allâh’ım)!

Allâh’ın kulları,


إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاء ذِي الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ وَأَوْفُواْ بِعَهْدِ اللّهِ إِذَا عَاهَدتُّمْ وَلاَ تَنقُضُواْ الأَيْمَانَ بَعْدَ تَوْكِيدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ اللّهَ عَلَيْكُمْ كَفِيلاً إِنَّ اللّهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ
“Şüphesiz Allâh, adâleti, ihsânı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz. Ahidleştiğiniz zaman, Allâh'ın ahdini yerine getirin, pekiştirdikten sonra yeminleri bozmayın; çünkü Allâh'ı üzerinize kefil kılmışsınızdır. Şüphesiz Allâh, yaptıklarınızı bilir.” (en-Nahl 16/90-91)

El-Azîm el-Celîl olan Allâh’ı zikredin ki O da sizi ansın! Onun ni’metine şükredin, bu sizi artırır! Muhakkak ki Allâh’ın zikri en büyüktür, Allâh sizin yaptıklarınızı en iyi bilendir.


Alıntı
Dipnotlar:

1- Şeyh’ul İslâm Muhammed bin Abd’il Vehhâb, el-Hutbet’ul Minberiyye, 35-36.

2- Şeyh (Rahimehullâh) şu âyetlere atıfta blunmaktadır,


الَّذِي أَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ وَبَدَأَ خَلْقَ الْإِنسَانِ مِن طِينٍ ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُ مِن سُلَالَةٍ مِّن مَّاء مَّهِينٍ
“Ki O, yarattığı her şeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır. Sonra onun soyunu bir özden (sülale'den), basbayağı bir sudan yapmıştır.” (es-Secde 32/7-8)
Şeyh'ul İslam İbnu Teymiyye (Rahimehullah) dedi ki:

والعالم يعرف الجاهل؛ لأنه كان جاهلا، والجاهل لا يعرف العالم لأنه لم يكن عالما

"Alim cahili tanır çünkü o da (bir zamanlar) cahildi. Cahil ise alimi tanıyamaz çünkü o hiçbir zaman alim olmadı." (Şeyh'ul İslam İbnu Teymiyye, Mecmu'ul Fetava, 13/235)

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
3080 Gösterim
Son İleti 03.05.2019, 20:11
Gönderen: Izhâr'ud Dîn
1 Yanıt
3546 Gösterim
Son İleti 21.07.2015, 14:48
Gönderen: Uhey
3 Yanıt
4055 Gösterim
Son İleti 23.02.2017, 07:16
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
1674 Gösterim
Son İleti 12.08.2018, 01:29
Gönderen: Izhâr'ud Dîn
0 Yanıt
1329 Gösterim
Son İleti 21.08.2018, 20:56
Gönderen: Izhâr'ud Dîn