Tavhid

Gönderen Konu: TEŞRİK GÜNLERİNDE GÜZEL AMELLER İŞLEMENİN FAZİLETİ  (Okunma sayısı 1444 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Osman

  • Newbie
  • *
  • İleti: 5
  • Değerlendirme Puanı: +1/-0
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

İbni Hacer el-Askalânî

Fethu'l-Bârî, Polen Yayınları 3.cilt sayfa:30-34


11. TEŞRİK GÜNLERİNDE GÜZEL AMELLER İŞLEMENİN FAZİLETİ

Abdullah İbni Abbâs “Onlar belirli günlerde (أيام معلومات) Allah’ın adını anarlar” (Hac Sûresi, 28) ayetinde geçen belirli günler ifadesini Zilhicce’nin bilinen on günü diye tefsir etmiştir. Sayılı günler (الأيم المعدودات) ise teşrîk günleridir. İbni Ömer ve Ebu Hüreyre bilinen on gün boyunca pazara çıkıp tekbir getirirlerdi. Halk da onlara uyarak tekbir getirirdi. Muhammed İbni Ali ise nafile namazların ardından tekbir getirmiştir.

969- Saîd İbn Cübeyr'in İbn Abbas'tan naklettiğine göre Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

"Zilhicce'nin on günü içinde işte şu vakitteki amel kadar faziletli hiçbir amel yoktur." Sahâbîler: "Cihad da mı bu günlerdeki amellerden daha faziletli değil!?" deyince Resûl-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Cihad da... Sadece canını ve malını hiç gözünü kırpmadan feda edebilecek şekilde savaşa tutuşan ve geriye hiçbir şey getiremeyen kişinin ameli bunun dışındadır."

AÇIKLAMA

Dil bilginlerinin ve fakihlerin açıklamaları ışığında şunu söylemek mümkündür: Teşrîk günleri Kurban Bayramının ilk gününden sonradır. Fakat teşrik günlerinin süresi konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Bazı âlimlere göre bu üç gün, bazılarına göre iki gündür. Ancak bu günlere niçin teşrik günleri adı verildiğine dair yapılan açıklamalar, bayram gününün de teşrik günlerinden olmasını gerektirmektedir. Ebû Ubeyd bu isimlendirme konusunda iki görüş bulunduğunu nakletmiştir:

1. İnsanlar kurban kesip etini parçaladıklarında kurutmak maksadıyla güneşe sererlerdi. Bu güneşe serme işlemine teşrik adı verildiği için söz konusu günler içın de aynı isim kullanılmıştır.

2. Bu günlerin her birinde doğan güneşle (teşrik) birlikte kurban bayramı namazı kılınabildiği için söz konusu isim kullanılmıştır. Dolayısıyla bu günler Kurban Bayramı gününe bağlıdır. Ebû Ubeyd, bu ikinci görüşü benimsediğini ifade etmiştir.

Resûlullah'ın sallallâhu aleyhi ve sellem "Zilhicce'nin on günü içinde işte şu vakitteki amel kadar faziletli hiçbir amel yoktur" şeklindeki sözüyle ilgili olarak Ebû Cemre şöyle demiştir:

"Bu hadis-i şerîf teşrik günlerinde yapılan güzel amellerin diğer günlerde yapılan amellerden daha faziletli olduğunu göstermektedir. Bu bakımdan teşrik günlerinin Hz. Aişe'den nakledilen rivayette belirtildipi gibi kurban günü olması ile İmam Müslim'in sahih bir senedle naklettiği "Bu günler yeme ve içme günleridir" şeklindeki hadisin varlığı bu günlerdeki amelin faziletiyle ilgili açıklamayı zedelemez. Çünkü bu günlerin kurban bayramına ve yeme-içme günlerine rastlaması söz konusu günlerde güzel ameller işlenemeyeceği anlamına gelmez. Aksine bu günler için emredilen bir amel vardır. O da ibadetlerin en yücesi olan Allah'ı zikirdir. Bu günlerde yasaklanan tek amel oruç tutmaktır.

Bu günlerde yapılan amelin diğer günlerdeki amellere göre daha faziletli olmasının sebebi ve hikmetiyle ilgili olarak şunları söylemek mümkündür: Gaflet anlarında yapılan ibadetler diğer zamanlardaki ibadetlere göre daha faziletlidir. İşte teşrik günleri de genelde insanların gaflete daldıkları anlar olduğu için bu günlerde ibadetle meşgul olan kişilerin diğer zamanlarda ibadet eden kimselerden daha üstün olacakları söylenmiştir. Bu yönüyle teşrik günlerindeki zikir, insanların neredeyse hepsi uykuda iken gece kalkıp ibadet etmeye benzer.

Teşrik günlerinin üstünlüğü konusunda şöyle bir incelik daha bulunmaktadır: Allah Teâlâ Hz. İbrahim'i bu günde oğlunu kurban etmekle imtihan etmiş fakat imtihanda başarılı olan Hz. İbrahim'e onun yerine bir kurbanlık lutfedilmiştir. İşte teşrik günleri bu açıdan da önemli ve faziletlidir."

Bu açıklama gerçekten de güzeldir. Fakat konuyla ilgili olarak nakledilen rivayetler "işte şu vakitteki" ifadesinde söz konusu edilen zamanın teşrik günleri şeklinde açıklanmasını doğrulamamaktadır. Nitekim Kerîme'nin Küşmîhenî'den naklettiği bu hadis şâzdır ve hadis hafızlarından Ebû Zer'in Küşmiheni'den (Küşmîhenî, Kerîme'nin hocasıdır) naklettiği rivayete muhaliftir. Ebû Zer rivayetinde bu ifade şöyle geçmektedir: "Diğer günlerdeki hiçbir amel şu on gündeki amel kadar faziletli değildir. "Ahmed İbn Hanbel ile Ebû Dâvûd et-Tayâlisînin naklettiği rivayetler de bu yöndedir. Tüm bunlar da göstermektedir ki, konu başlığı altında nakledilen rivayette söz konusu edilen günler Zilhicce'nin bilinen on günüdür. Fakat bu durumda İmam Buhâri'nin kullandığı konu başlığı ile naklettiği rivayet arasında bir uyumsuzluk ortaya çıkmaktadır. Zira İmam Buhârî'nin kullandığı başlık söz konusu günlerin teşrik günleri olduğunu vurgulamaktadır. Bu uyumsuzluk hakkında şu değerlendirmeler yapılmıştır:

1. Herhangi bir şeyin derecesi onun üstün ve yüce bir şeye yakınlığına göre belirlenir; üstün ve yüce olana yakın olan da aynı niteliklere sahip olur. İşte teşrîk günleri de hemen Zilhicce'nin on gününden sonra gelmektedir. Zilhicce'nin bu on gününün fazileti bu hadise göre sabit olduğu için, aynı üstünlük teşrik günleri için de söz konusu olacaktır.

2. Zilhicce'nin on günü için takdir edilen bu üstünlük, bu günlerde hac görevinin yerine getiriliyor olmasından kaynaklanır. Haccın şeytan taşlamak, tavaf yapmak gibi diğer tamamlayıcı amelleri ise teşrîk günlerinde gerçekleştirilir. İşte bu yönüyle söz konusu günler aynı fazileti paylaşırlar. Zaten bu yüzden gerek Zilhicce'nin on gününde, gerek teşrîk günlerinde tekbir getirmek meşru kılınmıştır. İşte bu açıklamalar ışığında İmam Buharî'nin konu başlığının altında zikrettiği görüşler ile İbn Abbâs'tan naklettiği rivayet arasındaki uyum anlaşılır.

Sahâbîlerin şaşkınlık içinde "Cihad da mı bu günlerdeki amellerden daha faziletli değil!?" diye sormaları cihadın onlara göre en faziletli amel olduğunu göstermektedir. Nitekim ashâb-ı kirâm, Resûlullah'ın sallallâhu aleyhi ve sellem cihada denk bir amel bulamadığını ifade eden sözünü biliyorlardı; Bir sahâbî Resûl-i Ekrem'e sallallâhu aleyhi ve sellem gelerek cihada denk bir amel olup olmadığını sormuş Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem de ona: "Böyle bir amel biimiyorum!" diye cevap vermiştir.

"Geriye hiçbir şey getiremeyen kişinin ameli bunun dışındadır" Resûl-i Ekrem'in sallallâhu aleyhi ve sellem bu sözü bu şekilde savaşa giren kişinin Zilhicce'nin on gününde güzel amel işleyen kimseden daha üstün olduğunu veya en azından ona denk olduğunu gösterir. İbn Battâl şöyle demiştir: "Hz. Peygamber'in sallallâhu aleyhi ve sellem bu sözü iki anlama gelebilir:

1. Kişi kendisi dönmüş olsa bile malı tamamen yok olmuştur, geriye tek bir Parça bile malını getirememiştir.

2. Allah Teâlâ bu kula şehadeti lutfetmiştir ve ne kendisi geri dönebilmiştir dolayısıyla ne de malını geri getirebilmiştir."

Hadisten Çıkan Sonuçlar

1. Cihad Müslümanların yerine getirmesi gereken en önemli görevlerden biridir. Cihad ile elde edilen dereceler çok yücedir ve bu dünyadaki en büyük hedeflerden biri canı Allah yolunda feda etmektir.

2. Kimi yerlerin mukaddeslik açısından başka yerlere göre daha faziletli olması gibi, bazı vakitler de diğer vakitlere göre daha değerli ve faziletli olabilir. Bu anlamda Zilhicce'nin ilk on günü, yıl içindeki diğer günlere göre daha üstündür. Bu hükmün en önemli sonucu “senenin en faziletli günlerinde oruç tutmayı veya herhangi bir ibadet yapmayı adayan kimsenin nasıl hareket edeceğinin belirlenmesinde” ortaya çıkar. Bir kimse en faziletli günlerin birisinde bu ibadetleri yerine getirmeyi adarsa, arefe gününde bu ibadeti yerine getirmesi gerekir. Zira Zilhicce'nin on günü içindeki en faziletli gün arefe günüdür. Haftanın en faziletli gününde bir ibadet yapmayı adayan kimse ise Cuma gününde bu adağını yerine getirmekle yükümlü olur. Böylece bu konu başlığı altında zikredilen hadisler ile Ebû Hüreyre'den nakledilen "Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün Cuma günüdür" hadisi arasındaki uyum sağlanmış olur.

3. Zilhicce'nin ilk on gününde oruç tutmak çok faziletli bir ibadettir. Bu hüküm hadiste geçen amel kapsamına oruç da girdiği için verilmiştir.

Anladığımız kadarıyla Zilhicce'nin on gününün bu denli üstün ve faziletli olmasının sebebi namaz, oruç, sadaka ve hac gibi en önemli ibadetlerin bu günlerde birleşmiş olmasıdır. Diğer günlerde bu ibadetlerin birleşmesi asla mümkün değildir.
İbni Teymiyye (rahimehullah) Mecmû'u'l-Fetâvâ (1/54) adlı eserinde şöyle der:

Allah’u Teâlâ Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’i en üstün din ve yaşam tarzı ile göndermiştir. Onunla bütün küfür türlerini ve bid’atleri boşa çıkarmıştır. O’na kitapların ve haberlerin en üstününü indirmiştir. O’na verdiği kitabı ondan önceki semâvî kitapların koruyucusu yapmıştır. O’nun ümmetini, insanlar için çıkarılmış iyiliği emreden, kötülüğü yasaklayan ve Allah’a iman eden en hayırlı ümmet yapmıştır. Bu ümmet yetmiş ümmete bedeldir. Bütün ümmetlerin en hayırlısı ve Allah katında en değerlisidir.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
1878 Gösterim
Son İleti 09.06.2015, 17:18
Gönderen: İbn Teymiyye
0 Yanıt
2663 Gösterim
Son İleti 10.06.2015, 23:51
Gönderen: İbn Teymiyye
0 Yanıt
1936 Gösterim
Son İleti 06.04.2018, 01:52
Gönderen: abdullah
0 Yanıt
1314 Gösterim
Son İleti 15.11.2018, 21:16
Gönderen: Sırât-ı Müstakîm