Tavhid

Gönderen Konu: SEYFUDDİN EL-MUVAHHİD MÜCESSİME Mİ?  (Okunma sayısı 699 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 654
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
SEYFUDDİN EL-MUVAHHİD MÜCESSİME Mİ?
« : 24 Eylül 2018, 22:53 »
HAKYAYINLARINA SORU;

"MEÇHUL ÇAKMA ŞEYHİNİZ SEYFUDDİN EL-MUVAHHİD MÜCESSİME Mİ?"


Çünkü İsim ve Sıfat Tevhidi ile alakalı akidenizi değiştirdiniz ve bunu bizzat davetçinin 10. ciltinde ilan ettiniz. Dolayısı ile ortaya birbirini tekfir eden iki farklı akide çıkmış oluyor. Yani eski Seyfuddin yeni Seyfuddine bidatçi sapık diyor yeni Seyfuddin ise eski Seyfuddini tekfir ediyor ve ona mücessime diyor bu çelişkiyi nasıl izah ediyorsunuz?







Yukarıda 2010 yılında sayfanızın eski yöneticisi sıfatları tatil ve tahrif eden bir üyenin itirazını çürütmek için bizzat "ayak" sıfatı ile alakalı nassı asarak haklı olarak şu an basımını terk ettiğiniz İman kitabınızın yazarı Seyfuddini ve ayrıca hakkıda savunmuştur. Sizin batıl dediğiniz hatta küfür dediğiniz görüşler bizzat şu an davetçinin tefsirinde halen geçmektedir. Yani son çıkan 10. cilt diğer ciltlere reddiye yapıyor bu çelişkilerinizi izah edin? Ayrıca madem görüş değiştirdiniz bunu sayfalarınızdan da ilan edin eski görüşlerinizden de tevbe edin millet sizin neyden nasıl döndüğünüzü bilsin.
“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 654
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: SEYFUDDİN EL-MUVAHHİD MÜCESSİMEMİ?
« Yanıtla #1 : 25 Eylül 2018, 00:39 »
Alıntı
Seyfuddin el Muvahhid ismiyle Hak yayınları tarafından neşredilen İman kitabında şöyle denilmektedir:

“Kur'an'da ve sahih sünnette Allah'ın iki türlü sıfatı zikredilmiştir: Zati sıfatlar ve fiili sıfatlar.

1 - Zati Sıfatlar: Nefs, ilim, hayat, kudret, sem'i, basar, yüz, kelam, ayak, mülk, azamet, kibriya, uluv, gına, rahmet, hikmet.
Bu sıfatlar Allah'ın zatında mevcut olan sıfatlardır.

2 -Fiili Sıfatlar: Allah'ın dilemesine ve kudretine bağlı olan sıfatlardır. Bunlar; İstiva, inmek, gelmek, aceb, gülme, razı olma, sevme, sevmeme, gazab etme, sevinme, keyd, makd.

Bu sıfatlara, mahiyetini araştırmaksızın inanmak gerekir. Her sıfatın Allah'a layık olan bir manası vardır. Bu sıfatlar kulların sıfatlarına benzetilemez. Bu sıfatlara İmam Şafii'nin dediği gibi iman etmek gerekir:

"Ben Allah'a iman ettim ve Allah'tan gelen şeylere Allah'ın istediği şekilde iman ettim. Rasulullah (s.a.s)'e iman ettim ve Rasulullah'ın istediği mana üzerine (benim anladığım şekilde değil, onun kasteddiği şekilde) iman ettim.”


Görüldüğü gibi istivayı ve sayılan diğer sıfatları siz de tıpkı bizim gibi Allahın dilemesine bağlı fiili sıfatlardan kabul etmektesiniz. Eğer bu görüşten vazgeçtiyseniz neden rücu ettiğinizi açıklamak size düşer. Bu görüş sapıklık veya küfürse bundan tevbe ettiniz mi, kitabı tamamen piyasadan çektiniz mi, bütün forumlardan kaldırdınız mı, kitapla alakalı uyarı ve açıklama yaptınız mı, yapmadıysanız bunun izahı nedir, bu kendi akidesinde samimi olan birisinin tavrı mıdır?
“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 654
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: SEYFUDDİN EL-MUVAHHİD MÜCESSİMEMİ?
« Yanıtla #2 : 25 Eylül 2018, 00:43 »
Alıntı

Seyfuddin el Muvahhid davetçinin tefsiri 3. cilt Ali İmran suresi 7. ayetin tefsirinde diyorki;

b - Bazı kimseler de ayetlere zahiri manasını vermeyip muhkem ayetlere zıt olmayan, dil kaidelerine göre başka manalar verirler. Mesela:

Allah'ın elini "kudret", istivayı "hükmetmek" olarak te' vil ederler.

Bu, halef alimlerinin görüşüdür. Selefin görüşü ise daha sıhhatlidir. Halefin görüşüne ittiba etmek yanlış olmasına rağmen küfür değildir. Çünkü her ne kadar Allah'ı mahlukata benzetmiyorlarsa da sıfatları iptal etmeleri söz konusudur.

“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 654
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: SEYFUDDİN EL-MUVAHHİD MÜCESSİME Mİ?
« Yanıtla #3 : 25 Eylül 2018, 01:08 »
Bismillah. Kendi sitelerine üye olup orada yazmak ve bizzat meseleleri yerinde gündeme getirmek istedim ama yazmama musade etmediler ve yazılarımı sildiler. O halde bizde buradan devam ederiz inşa Allah.
“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 654
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: SEYFUDDİN EL-MUVAHHİD MÜCESSİME Mİ?
« Yanıtla #4 : 26 Eylül 2018, 02:02 »
Bismillah. "Alkame" kalpazanı sihirbazlığa devam ediyor ama astığı nakilde elinde patlayacak. Hırsla ne yapacağını şaşırdı. Yaa sen yer içer yatarsan boynuz kulağı gelir geçer Alkame abi! Bu işler vahid metinle mucadele etmeye benzemiyor. Ayrıca Azimeti kırk yalanla tekfir edip kudsinin koltuğuna göz dikmeye de benzemiyor. Şimdi açıkla bakalım o fetvanın genelinden haram evlilik yapanların kafir olacağını nasıl çıkardın? Altınada senin gibi cahilleri ikna edecek tarzda açıklamalar yapmışsın. Ne o mezheb alimlerinden uydurduğun görüşü destekleyecek fetvalar bulamıyormusun böyle illetini dahi anlayamadığın fetvalara yapışıyorsun.Türkçe tercümelerden derlediğin ve adına çağın tefsiri verdiğin kitablar hakkında daha çok şey yazacağım merak etme. Şeyh oldun he. Sen kendini ne zannediyorsun ahmak daha düz yolda yürümesini bilmiyorsun sen!
“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 654
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: SEYFUDDİN EL-MUVAHHİD MÜCESSİME Mİ?
« Yanıtla #5 : 26 Eylül 2018, 14:51 »
Bismillah. Zındık "Alkeme"nin kalpazanlıklarına örnekler. Kendi sitesinde astığı nakil ve o nakille alakalı başka yerde yapılan izahlar.

Alıntı
(Bedir Reşid) Muhammed b. İsmail (ö. ‎768‎), Risâle ‎fî el-Fâzıl ‎Kufr ‎isimli eserinde şöyle demiştir: ‎
‎ ‎
‎ ومن استحل حراماً قد علم تحريمه في الدين كنكاح المحارم ، أو شرب الخمر ، أو أكل الميتة والدم ولحم الخنزير من غير إكراه – كفر. ‎ ‎ 
‎ ‎
‎538 – Kim ikrah olmaksızın mahrem ‎‎(kendisiyle ‎evlenilmesi ‎haram) ‎olan kadınlarla evlenmek, içki içmek, ‎ölü eti, kanı ‎ve ‎domuz eti yemek ‎gibi dinde haram olan şeyleri ‎haramlığını ‎bildiği ‎halde helal görürse ‎kâfir olur.‎ ‎
‎ ‎
وعن محمد ، بدون الاستحلال من ارتكب – كفر
‎ ‎
539 – Muhammed’den gelen rivayete göre, bunu helal ‎görmeyerek de yapsa kâfir olur.” (Bedir Reşid: ‎Risâle ‎fî el-Fâzıl ‎Kufr)‎

‎"Helal görmeyerek de yapsa"dan kasıt; mahrem kadınla evlenmektir. ‎Yani kişi mahremi olan biriyle evlenirse bunu helal görmese bile kâfir ‎olur. Bu sözden kastedilen budur. Zira içki içen, ölü ve domuz eti yiyen ‎kişi yaptığını haram saydığı müddetçe küfre girmez. Ama ‎mahremlerinden herhangi biriyle nikâh akdi yaparak evlenirse, örneğin ‎babasının hanımıyla nikâh akdi yaparsa veya kendi kız kardeşiyle ya da ‎kendi teyzesiyle veyahut mahremi olan herhangi bir kadınla nikâh akdi ‎yaparsa açık bir şekilde diliyle "helal" demese bile bu ameli yaptığı için ‎kâfir olur. Çünkü nikâh akdi yapmak bu ameli helal saymak demektir. ‎Diliyle açık bir şekilde "Ben helal görüyorum." demesi şart değildir. ‎Kuran'ın sarih ayetiyle haram olan bir şeyi ameliyle helal gören kişi de ‎kâfir olur.‎


Fıkh-ı Ekber Aliyyul Kari şerhinde "Açık ve Kapalı Sözler" başlığı altında nakil hakkında söylenenler.( Bendeki baskının sayfa numarası 315. Çağrı yayınları)


Alıntı

Yine bir kimse haram olan bir işi helâl kabul ederse ve bu işin dinde haram olduğuna inanırsa, mesela mahremlerle evlenmek, şarap içmek, ölü eti yemek, kan yemek, domuz eti yemek gibi dinde haram oldukları zaruretle bilinen şeylerin helâl olduğuna inanırsa İmam Muhammed'den şaz olarak rivayet edilen bir rivayete göre, bu işleri helâl kabul etmeden bile yapsa kâfir olur.” Bu rivayet mah­remleri ile evlenme günahını irtikap eden manasına hamledilmiştir. Çünkü durumun akışı diğer günahları helâl kabul etme mâna­sına delâlet etmektedir. Doğruyu Allah bilir. “Tetimme” sahibi de­miştir ki, bu tereddütlü durumda fetva şöyledir: Eğer bu işleri yapar­ken helâl olduğuna inanırsa kâfir olur. Eğer helâl olduğuna inan­madan yaparsa büyük günahtır.


Burada meselemiz Alıyyul kari huccetmi değilmi yada İmam Muhammede nisbet edilen görüş sahihmi değilmi değildir. O ayrı bir başlığın konusudur. Burada önemli olan Alkame zındığının nakil yaparken hakkı bütün batıl ehli gibi gizlemesi ve sırf Allah rızasından uzak işine gelen nakilleri tahrif ederek o tahrif ettiği nakillere sarılmasıdır. Rivayet kendi içinde çelişkilidir. Bir ifadede "bu işleri helâl kabul etmeden bile yapsa kâfir olur." Burada geçen şeylerden bahsediyor "mesela mahremlerle evlenmek, şarap içmek, ölü eti yemek, kan yemek, domuz eti yemek gibi dinde haram oldukları zaruretle bilinen " cümlenin akışından İmam Muhammed içki içmek, mahremlerle evlenmek vs gibi haramları işleyen helal kılmasa bile kafir olur derken alim bu ifadeye kayıt düşerek onu sadece mahremiyle evlenenlere hamledip cümlenin genel akışından istisna etmiştir. Lakin bu istisnada kendi içinde çelişkilidir zaten alimde buna şu ifadesi ile işaret etmiştir."Çünkü durumun akışı diğer günahları helâl kabul etme mâna­sına delâlet etmektedir." Lakin bu şekilde bir istisnanın harici ve dahili bir karinesi olması gerekiyor. Sadece mahremlerle evlilik daha büyük günahtır dolayısı ile ona küfür demiştir vs. demek meseleyi izah etmiyor. Bizler delilsiz hiç bir fetvayı kabul edemeyiz. Alim daha sonrada yukarda sayılan şeylerin ancak helal kılma ile küfür olacağına dair başka bir fetva nakletti. Orada diyor ki; “Tetimme” sahibi de­miştir ki, bu tereddütlü durumda fetva şöyledir: Eğer bu işleri yapar­ken helâl olduğuna inanırsa kâfir olur. Eğer helâl olduğuna inan­madan yaparsa büyük günahtır. "Alkame" zındığı bütün bu ihtimalleri ve sihhati bile tartışmalı birbiri ile çelişkili nakilleri es geçip mutlak bir hakikatmiş gibi ortaya atıvermiştir. İmam Muhammed bile mahremlerle evlenen kafir olur dese ne değişecek hatta sonraki alimlerin çoğunluğu bu görüşte olsa bile selefe muhalif her görüş ilim namına hiç bir şey ifade etmez. Kitaba ve Sünnete dayanmayan görüşlerin bir değeri yoktur. Yazılacak çok şey varda ben özet geçtim ilimden nasibi olanlar işaret edilen şeyleri anlar nasibi olmayanlar şeytanlara tabi olmaya devam eder karar sizin.

“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 654
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: SEYFUDDİN EL-MUVAHHİD MÜCESSİME Mİ?
« Yanıtla #6 : 02 Kasım 2018, 08:16 »
Bismillahirrahmanirrahim.

Aşağıya El-Kudsi denen deccalin bir fetvasını yayınlıyor ve davetulbatıl yayınlarına soruyorum hocanız mücessime mi? Sizin küfür dediğiniz görüşleri o ehli sünnetin çoğunluğuna nisbet ediyor? Siz mi din değiştirdiniz yoksa hocanız mı? 9. ciltte selefisiniz 10. ciltte eşari hayırdır sizi kim yada kimler dönüştürüyor? Yardıma ihtiyacınız varsa yardım edebiliriz? Sizi düştüğünüz bu batıllar çukurundan çekip alabilecek kapasite bizde var Allah'ın izni ile. Çelişkilerinizi nasıl izah ediyorsunuz?


Alıntı yapılan: Kaynak;Hakyayınları fetvaları
33-‘Allah arş üzerindedir. Ses ve harflerden meydana gelen kelimelerle konuşur.’Böyle denir mi? Böyle demek Allah(cc)ın kelam sıfatı hakkında yorum yapmak değilmidir?

Cev: Allah arş üzerindendir diyenler arş üzerine istiva etmiştir demek istiyorlar uluv (yükseklik ) sıfatı veriyorlar. Bazı delillere dayandıkları için tekfir edilmezler.Çünkü bunları söylerken Allah’a mahlukat gibi bir yer tayin etmiyoruz diyorlar. Ayrıca Allah harflerden ve sesten meydana gelen kelimelerle konuşur inancı ehli sünettin çoğunun inancıdır. Harflerden ve seslerden kasıt bizim gibi konuşuyor demek istemiyorlar. Bu mesele derin bir meseledir .Alimler arasında ihtilaflı bir meselerdir.Kitapta inşallah delilleriyle beraber yazacağım.

Her ne kadar batılyayınlarının basmış olduğu çalıntı, derleme kitapların önceki baskılarında İsim ve Sıfat tevhidi hakkında hak olan görüşler var olsada bana göre bu piyasada ne batılyayınlarının nede diğer fırkaların bu meselede istikamet üzere oturmuş bir akide sahibi olduklarını sanmıyorum. Kısaca batılyayınlarının bu meselede eskidende kafası karışıktı şimdi de. Fetvada bu açıkca görülüyor. Hocanız istiva ile alakalı soruya verdiği cevapta belkide kendisi hak olan görüşü kabul ediyor ama mahalle baskısından dolayı muğlak ifadelerle istivanın sadece yükseklik manasını kabul edenlere işaret edip meseleyi gargaraya getirip geçiştirmiş, harf ve ses meselesini ise ehli sünnetin çoğunluğuna nisbet edip bu konuda ihtilaf olduğunu iddia etmiş. İhtilaf olduğu doğrudurda kimler arasında ve mutaber bir ihtilaf olup olmadığına değinmemiş. Meşru bir ihtilafmış gibi yansıtmış. Meseleleri yüzeysel bildiği ve tahkik edip hak olanı şüpheden uzak ortaya koyamadığı cehalet içerisinde olduğu belli. Ama o hali ile bile sizin şu anki akidenizle çelişmektedir. Çünkü sizin şu anki akidenize göre Allah'u tealaya harf ve ses nisbet etmek küfürdür. Ama hocanız bu görüşü Ehli sünnete nisbet etmiş.  O halde soruyoruz hak kimin tarafında? Hocanız mı sapık yoksa siz mi? Yıllar öncede bu meseleleri delilleri ile bir kitapta yazacağını iddia etmiş. O kitap hangi kitap?

“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
2 Yanıt
2158 Gösterim
Son İleti 24 Temmuz 2016, 00:49
Gönderen: Tevhid Ehli