Tavhid

Gönderen Konu: RÜYADA RASULULLAH'I GÖRMEK KİŞİNİN MÜSLÜMAN OLMASINA DELİLMİDİR?  (Okunma sayısı 319 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KUL

  • Newbie
  • *
  • İleti: 1
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Bismillah;
Cevabını ilmi çerçevede verip tam tatmin olamadığım bir soruyu size sorma ihtiyacı hissettim:Müşriklerden biri, Allah Rasulunü(sallallahu aleyhi ve sellem) rüyasında gördüğünü iddia ediyor ve gördüğü rüyada O'nun(sav) haber verdiği olayların gerçekleştiğini söylüyor.Bunu da Müslüman(!) olduğuna delil gösteriyor.Zira konu hakkında ma'lum hadisleri söylüyor.Üstelik bununla kendi batıl yolunun doğru, karşıdakinin ise yanlış olduğunu istidlal ediyor.Allah'a hamd olsun azda olsa alimlerin arapça kitaplarını okuyabiliyorum.Şer'i ahkamda rüyaların delil olmadığını belirtiyor alimler.Ama tam ilmi bir cevabını verirseniz çok iyi olur.Benim onun itikadının batıl olduğunda şüphem yok ama Bu konuda çok tatmin olamadım.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1607
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Bismillahirrahmanirrahim,

Buhari, Sahih’inde (no: 6994) Enes (ra)’dan Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:


حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ العَزِيزِ بْنُ مُخْتَارٍ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ البُنَانِيُّ، عَنْ أَنَسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ رَآنِي فِي المَنَامِ فَقَدْ رَآنِي، فَإِنَّ الشَّيْطَانَ لاَ يَتَخَيَّلُ بِي، وَرُؤْيَا المُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ»

(…) Her kim beni rüyada gördüyse gerçekten beni görmüştür. Zira, şeytan benim suretime giremez. Mü’minin rüyası nübüvvetin kırk altı cüzünden bir cüzdür.”
Buhari’nin bunun bir öncesinde konuya dair yapmış olduğu başka bir rivayetin açıklamasında İbn Sirin’in şu sözünü nakletmiştir:

إِذَا رَآهُ فِي صُورَتِهِ “Onu kendi suretinde görürse böyledir.”


İbn Hacer’in hadisin izahında kaydettiği bir rivayete göre İbn Sirin (ra) kendisine Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’i rüyasında gördüğünü söyleyen birisi olduğunda ona gördüğü zatı vasfetmesini ister, eğer sıfatları Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sıfatına uymuyorsa sen Onu görmemişsin, derdi. Hafız, bu hadisin senedinin sahih olduğunu söylemiştir. Alimlerden bazıları bu hadisin, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’i herhangi bir surette gören herkesle alakalı olduğunu söyleseler de Allahu alem hadisin lafzı ve selefin hadise yaptığı açıklamadan dolayı birincisi daha doğru gözükmektedir. Yani burada öncelikli mesele, görülen zatın gerçekten Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in kendisi olup olmadığıdır. Bunu tesbit edebilmesi için de kişinin Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in görünümünü anlatan şemail ilmine vakıf olması gerekir. Ondan da önce Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’i gördüğünü söyleyen kimsenin doğru söyleyip söylemediği meselesi vardır!

Velev ki görülen kişi, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) olsa bile bu neticede bir rüyadır. Rüya da şeriatte bir delil değildir. Rüya yoluyla haram helal olmaz, helal da haram olmaz. Hele ki akide zaten rüyaya göre belirlenemez. İbn Hacer (rh.a) hadisin açıklamasında şöyle demektedir:

مَنْ رَأَى النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي الْمَنَامِ فَأَمَرَهُ بِحُكْمٍ يُخَالِفُ حُكْمَ الشَّرْعِ الْمُسْتَقَرِّ فِي الظَّاهِرِ أَنَّهُ لَا يَكُونُ مَشْرُوعًا فِي حَقِّهِ وَلَا فِي حَقِّ غَيْرِهِ

“Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’i rüyasında gören kişiye zahirde karar kılınmış şeriatın hükmüne muhalif bir şey emredecek olursa ne onun hakkında ne de başkası hakkında tatbiki meşru olmaz.” (Feth’ul Bari, 12/375)

Kuşkusuz şeytan, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in suretine girmeyeceği için Onun rüyada da olsa şeriata muhalif bir emir vermesi asıl itibariyle muhaldir. Lakin Onun hakiki suretinde olmayan fakat rüyada Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) olarak tanıtılan birisinin dilinden şeriata muhalif emir verilmesi mümkündür. Böyle bir durumda ise asla duyulan söze itibar edilmez. Mesela İbn Arabi, küfür ve şirk dolu bazı kitaplarının rüyada Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından kendisine verildiğini ileri sürmektedir. Bunun doğru olduğu farzedilse yani İbn Arabi’nin rüyasına giren ve Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) olarak kendisini tanıtan birisi ona bu kitabı vermiş olsa bile bu söze uymak gerekmez.

Keza, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in rüyada söylediği şey şeriata muhalif olmasa bile yine bağlayıcı olmaz. Nevevi (rh.a) “Kim beni rüyada gördüyse gerçekten görmüştür” hadisinin şerhinde şöyle demektedir:

فَإِنَّ مَعْنَى الْحَدِيثِ أَنَّ رُؤْيَتَهُ صَحِيحَةٌ وَلَيْسَتْ مِنْ أَضْغَاثِ الْأَحْلَامِ وَتَلْبِيسِ الشَّيْطَانِ وَلَكِنْ لَا يَجُوزُ إِثْبَاتُ حُكْمٍ شَرْعِيٍّ بِهِ

“Hadisin manası onun gördüğü şey doğrudur, batıl rüya ve şeytanın ayartması değildir şeklindedir. Lakin bununla şeri bir hükmün isbatı caiz değildir” (Şerhu Muslim, 1/115)

Nevevi, ardından bunun gerekçelerini açıklamaktadır. Dileyenler, Muslim’in Mukaddime bölümüne yaptığı şerhten ilgili açıklamayı okuyabilirler.

İşte bütün bunlar, rüyada Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bizzat kendi sıfatında görülse dahi buna göre şeri bir hükmün sabit olmayacağına delildir. Bunun birçok hikmeti vardır. Eğer ki rüya, şeriatta bir delil olarak kabul edilecek olsaydı, rüyasında Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’i gördüğünü iddia eden herkes, kafasına göre malları canları helal kılar, kafirlere Müslüman der, Müslümanlara da kafir der, dilediği hükmü verirdi. Şeriat bütün bunların önüne geçmiş ve insanlar arası muameleyi tamamen zahiri hale göre tanzim etmiştir, bu hususta keşif, ilham ve rüya gibi şeylere itibar etmemiştir. Kafirin Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’i rüyada görmesine gelince; bu mümkündür ve bildiğimiz kadarıyla buna mani olan bir şey yoktur. Dolayısıyla bir kişi Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’i rüyasında görse bile bu, onun Müslüman olduğuna delil teşkil etmez. Bu, tamamen alakasız ve batıl bir delillendirme usulüdür. Hatta velev ki bu kişi Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in kendisine Müslüman muamelesi yaptığını iddia etse bile bu itibara alınarak şahsın hükmü değiştirilemez. Basit konularda bile rüyayla amel edilmezken nasıl olur da bir kimseye İslam veya kafir hükmü verme konusunda rüya esas alınabilir?

İbn Hacer (rh.a) Yusuf (as)’ın tabir ettiği rüyayı gören kimseden hareketle şirk ve fesad ehlinin gördüğü rüyaların hükmüyle alakalı konuyu izah ederken şöyle demektedir:


إِذَا رَأَى الْكَافِرُ أَوِ الْفَاسِقُ الرُّؤْيَا الصَّالِحَةَ فَإِنَّهَا تَكُونُ بُشْرَى لَهُ بِهِدَايَتِهِ إِلَى الْإِيمَانِ مَثَلًا أَوِ التَّوْبَةِ أَو انذار مِنْ بَقَائِهِ عَلَى الْكُفْرِ أَوِ الْفِسْقِ وَقَدْ تَكُونُ لِغَيْرِهِ مِمَّنْ يُنْسَبُ إِلَيْهِ مِنْ أَهْلِ الْفَضْلِ وَقَدْ يَرَى مَا يَدُلُّ عَلَى الرِّضَا بِمَا هُوَ فِيهِ وَيَكُونُ مِنْ جُمْلَةِ الِابْتِلَاءِ والغرور وَالْمَكْر نَعُوذ بِاللَّهِ مِنْ ذَلِكَ

“Kafir veya fasık birisi, salih bir rüya görürse mesela bu onun imana hidayeti veya tevbesi için bir müjde  ya da küfür veya fısk üzere devam etmemesi için bir uyarı şeklinde olabileceği gibi, onunla bağlantısı olan fazilet ehlinden birisine yönelik bir mesaj da olabilir. (Böyle birisi) Bazen içinde bulunduğu duruma rıza manasına gelecek bir rüya da görebilir. İşte bu, imtihan, aldatma ve tuzak cinsinden bir şey olabilir. Bundan Allaha sığınırız.”    (Feth’ul Bari, 12/381)

Böylece anlaşılıyor ki kafir bir kimse Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’i rüyasında görmek gibi salih bir rüya görse bunun o kimseye bir ikaz ve irşad mahiyetinde olması mümkün olduğu gibi, imtihan yahut istidrac nevinden bir şey de olabilir. Yani rüyasında onun mevcut halinden razı olunduğuna delalet eden şeyler görmesi o kimsenin doğru yolda olduğunu göstermez, bilakis böyle bir kimse bundan dolayı küfründe sebat ederek daha büyük bir belaya da maruz kalabilir Allah korusun.


Maliki fukahasından el-Karafi (rh.a) diyor ki:

فَلَوْ رَآهُ فِي النَّوْمِ فَقَالَ لَهُ إِنَّ امْرَأَتَكَ طَالِقٌ ثَلَاثًا وَهُوَ يَجْزِمُ بِأَنَّهُ لَمْ يُطَلِّقْهَا هَلْ تَحْرُمُ عَلَيْهِ وَقَعَ فِيهِ الْبَحْثُ بَيْنَ الْفُقَهَاءِ وَالَّذِي يَظْهَرُ أَنَّ إِخْبَارَ رَسُول الله - صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم َ - فِي الْيَقَظَةِ مُقَدَّمٌ عَلَى الْخَبَرِ فِي النَّوْمِ لِتَطَرُّقِ
الِاحْتِمَالِ لِلرَّائِي بِالْغَلَطِ فِي ضَبْطِ الْمِثَالِ وَكَذَلِكَ لَوْ قَالَ لَهُ عَنْ حَرَامٍ إِنَّهُ حَلَال أَو عين حكما على الشَّرِيعَةِ قَدَّمْنَا مَا ثَبَتَ فِي الْيَقَظَةِ عَلَى مَا رئي فِي النّوم


"Allah Rasûlünü rüyasında görse ve ona: Senin hanımın senden üç defa boşanmıştır dese, kendisi İse hanımını boşamadığından emin bulunuyorsa acaba hanımı ona haram olurmu? Bu hususta fukahâ arasında gerekli incelemeler, tetkikler yapılmış bulunmaktadır. Kuvvetli görülen şu ki; Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem'den uyanıkken alınan haber, uykuda iken alınan haberden Önce gelir. Çünkü rüya görenin peygamberin misali olarak gördüğü rüyayı tesbitte yanılma ihtimali sözkonusudur. Aynı şekilde herhangi bir haram hakkında ona; o helaldir dese ya da şeriatın herhangi bir hükmünü muayyen kimselere tahsis etse, bizler uyanıklık halinde tesbit olunanı -belirttiğimiz sebep dolayısıyla- rüyada görülenlerin Önüne geçiririz.” (ez-Zehira, 13/273)

Görüldüğü üzere kişi bizzat Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i görse ve ona hanımının boş olduğunu söylese bu bile hükme esas alınmaz. Hal böyleyken akideye taalluk eden hususlarda, iman küfür ve tekfir meselelerinde rüyalara itibar edilmeyeceği ortadadır. Esasında bu söylediklerimiz dini az da olsa bilen ve kafasında eser miktarda da olsa akıl olan herkesin tasdik edeceği açık, bedihi meselelerdir. Bunlara işi yokuşa sürmeye çalışan inatçı birisinden başka kimsenin muhalefet edeceğini zannetmiyorum. Vallahu a’lem.


 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
1754 Gösterim
Son İleti 06 Haziran 2018, 23:06
Gönderen: Uhey
1 Yanıt
1438 Gösterim
Son İleti 22 Ağustos 2016, 22:19
Gönderen: İslam davetcisi
0 Yanıt
2409 Gösterim
Son İleti 26 Mart 2016, 01:09
Gönderen: Uhey
1 Yanıt
1191 Gösterim
Son İleti 08 Ağustos 2016, 23:18
Gönderen: İslam davetcisi
0 Yanıt
2036 Gösterim
Son İleti 08 Temmuz 2016, 20:14
Gönderen: Tevhid Ehli