Tavhid

Gönderen Konu: "İLCAMU'L AVAM" İSİMLİ KİTAP HAKKINDA VERİLEN CEVAPLA İLGİLİ BAZI SORULAR (!)  (Okunma sayısı 1998 defa)

0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 654
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اللهُمَّ، مُنْزِلَ الْكِتَابِ، سَرِيعَ الْحِسَابِ، اهْزِمِ الْأَحْزَابَ، اللهُمَّ، اهْزِمْهُمْ وَزَلْزِلْهُمْ

“Ey Kitabı (Kur'an'ı) indiren, hesabı çabuk gören Allahım! Düşman gruplarını hezimete uğrat! Allahım! Onları hezimete uğrat ve onları (belâlarla) sars.” (Müslim no: 1742) amin.

İbnisureyc isimli üye şu adreste "İLCAMU'L AVAM" kitabı hakkında tuzak bir soru ile önce karşımıza çıktı. Sanki bu kitap hakkında daha önce hiç bir şey bilmiyor ve işin aslını bizden öğreniyormuş kılığında soru yöneltiyor. Vermiş olduğumuz cevaptan sonra ise kafasında kurguladığı tuzağa bizi düşürmek için uygun zemin hazırlamaya başladı. Lakin Allah'ın yardımı ile onuda eline yüzüne bulaştırdı ama bir şekilde de bize bulaşmış oldu kaçamıyorda sadece soru makamında kalabiliyor bir türlü müzakere makamına geçmeye cesaret edemiyor aynı soruları tekrarlayıp duruyor. Ne cevap versek ikna olmuyor. Bu şeytan verdiğimiz cevaplardan işin aslını bırakıp alakasız uyduruk çelişkiler bulmaya çalışıyor. Sorduğu sorular ise gayet basit ve okur yazar herkesin bildiği sıradan bir soru "bu kitap selefin akidesinimi anlatıyor yoksa bidat bir akideyimi?" Mesele gayet basit olduğu halde bu şeytan uzattıkça uzattı konuyu. İmam gazalinin kitabını açar iki dakikada okur anlarsın hadis ehlinin akidesine göre yazılıp yazılmadığını. Tevhid ehli kardeşimiz bu şahsın sorusuna uzun bir cevap vererek bahse konu olan kitabın niçin selefin akidesi olmadığını izah etti. Bu ins şeytan verilen cevapta nasıl olur da bu kitap selefi olmaz ona itiraz edecek yerde asıl konuyu bırakmış kardeşin vermiş olduğu cevapta çelişki varmı yokmu onun peşine düşmüş. Oysa asıl itiraz edeceği konu İmam Gazalinin bizzat kitabının selefi bir usulle yazılmadığı iddiamıza olması gerekiyordu. İşin aslı şahsiyet bozukluğu taşıyan bu kalpazan biliyor ki oralara girdimi sağ salim meseleden çıkamaz dolayısı ile kullanabileceği başka bir malzemeye sarılması gerekiyor. Sarıldığı şeyde siz kitabın selefi olmadığını iddia ediyorsunuz oysa İbn Teymiyye kitabı tezkiye ediyor ve selefi olduğunu iddia ediyor palavrasına sarılıyor. Oysa ilk cevapta bile her ruh sağlığı yerinde olan meseleleri bilecek ehliyete sahip kimselerin anlayacağı tarzda bu şeytanın sürekli tekrarladığı soruların cevablarını zaten yazılıydı. Kaldıki cevabını hiç vermese İbn Teymiyyenin eserlerine vakıf okumuş yazmış birisinin İbn Teymiyyenin Gazalinin kitaplarını kayıtsız şartsız övdüğünü iddia edemez. Nasıl olabilirki bir alim bir vadide diğeri onun zıttı başka bir vadide. Güneş kadar açık kendi varlığı delil olan şeye delil gerekmez. Ama insanın ruh sağlığı bozuk olurda kendi saplantılarını karşı tarafa kabullendirmeye odaklanmış bir yaratıkla karşı karşıyaysanız güneşin güneş olup olmadığını tartışır durursunuz.

Yukarda adresini verdiğim yerde ileride "cambaza bak cambaza" deyip göz boyayacağı tuzak sorunun alt yapısını yaptıktan sonra vermiş olduğumuz cevaplara şu başlık altında "İLCAMU'L AVAM" İSİMLİ KİTAP HAKKINDA VERİLEN CEVAPLA İLGİLİ BAZI SORULAR (!) itiraz edip bazı çelişkilerimizin olduğunu iddia ederek bizden tekrar onlara cevab vermemizi talep etti. Kardeşimiz onlarada cevap verdi lakin bu şeytan verilen o cevaplardan ikna olmadığını iddia ederek sorularını tekrarladı durdu. Verdiğimiz cevaplardan ikna olmadığı halde neden ikna olmadığınıda belirtmeden sürekli cevab veremediniz veremediniz veremediniz diyor. Tekrar cevap verelim o halde.


İlcamu’l-Avam kitabı hakkında şöyle demişsiniz: “İlcam kitabında da selef yolu-nu övmüştür, lakin aşağıda tafsilatı ile anlatacağımız üzere selefin mezhebini yan-lış tanıtmıştır.”

Bu konuda başka bir sözünüz şöyledir: “Gazali gibilerinin kitaplarından selefin mezhebini öğrenmeye ve öğretmeye çalışmak, en iyi ihtimalle ahmaklık değil de nedir acaba?”

Başka bir sözünüz ise şöyledir: “Kısacası, Gazzâlî’nin sözkonusu kitabı selefi öv-mesi ve onların yollarının doğruluğunu anlatması, avam için de olsa kelamı neh-yetmesi gibi yönlerden isabetlidir; lakin o maalesef bütün bunların içini batılla dol-durmuştur. Selefi övmekle beraber selefin yolunu tefvid olarak lanse etmiş; kelamı nehyetmekle beraber bunun da içini bahsettiğimiz sapıkça bir usulle doldurmuştur.”

Bir de şöyle demişsiniz: “İşte Gazali’nin ve İlcam’ul Avam adlı kitabının durumu özetle bu şekildedir. Ne bu kitabı, ne de Gazali’nin başka bir kitabını okumak ve on-lardan ilim öğrenmeye, bilhassa da akide ilmini tahsil etmeye kalkışmak caiz değildir.”

Bunlar dışında başka sözlerinizde görüldüğü üzere bu kitaptan şiddetle sakın-dırmaktasınız. İbni Teymiyye’den ise İlcamu’l-Avam kitabı hakkında şunu aktar-mışsınız: “İşte Ebu Hamid el Gazzâlî; ileri derecede zekası, ibadete düşkünlü-ğü, kelam ve felsefe hakkındaki derin bilgisi; zühd, riyazet ve tasavvuf yoluna girmiş olması ile beraber bu meselelerde ancak duraklama ve şaşkınlığa ulaşabildi. Ahir ömründe keşf ehlinin yoluna döndü. Gerçi, bundan (yani keşf ehlinin yoluna girmesinden) sonra da hadis ehlinin yoluna rücu ederek “İl-cam’ul Avam an İlm’il Kelam” kitabını yazdı.” (Fetava, 4/72)

Sizin bu kitaba olan yaklaşımınız ile İbni Teymiyye’nin bu kitaba olan yaklaşımı aynı mıdır? İki yaklaşım arasında bir tezat yok mudur? Siz bu kitaptan selef akide-sini öğrenmeye ahmaklık derken, İbni Teymiyye’nin İmam Gazali hakkında “hadis ehlinin akidesine döndü ve İlcamu’l-Avam kitabını yazdı” demesi nasıl anlaşılmalıdır?

 
“Gazzâlî’nin hadis ehlinin yoluna dönmesi ise daha önce üzerinde bulunduğu fel-sefe, kelam ve tasavvuf gibi yollara nisbetledir.” demişsiniz. O halde İbni Teymiyye, İmam Gazali hakkında neden böyle demiştir? İmam Gazali’nin, hadis ehlinin akide-sine dönmesinin, daha önceki kelam ve felsefeye nispetle olduğunu bilmiyor muy-du? Bir kimse sapık fikirlere sahipken bu sapık fikirlerinin az bir kısmını terk etti-ğinde ve selefi övdüğü halde ona batıl bir akide lanse ettiğinde onun hakkında “hadis ehlinin akidesine döndü ve bu kitabı yazdı” denilebilir mi hiç?! 

“İbn Teymiye (rh.a) burada meselenin tafsilatına girmemiştir.” demişsiniz. Öy-leyse sapık bir akideyi anlatan bir kitap hakkında tafsilata girilmeden “hadis ehlinin akidesine döndü ve bu kitabı yazdı” denilmesi nasıl anlaşılmalıdır?

İmam Gazali’nin, İlcamu’l-Avam’da tevili nehyetmede dayandığı asılla alakalı İbni Teymiyye’nin söylediği sözler; onun, İmam Gazali’nin hadis ehline döndüğü ve İlcamu’l-Avam kitabını yazdığına dair söylediği sözlerini değiştirir mi? Madem İlcamu’l-Avam kitabındaki tevilin avama nehyedilmesi batıl birtakım fikirlere daya-nıyor, o halde neden İbni Teymiyye “Gazali, hadis ehlinin akidesine döndü ve İlcamu’l-Avam kitabını yazdı” demiştir? İkisi arasında bir tezatlık yok mu? 

İbni Teymiyye’den aktardığınız sözün nasıl anlaşılması gerektiği konusunda da bazı sorular sormak istiyorum:

İbni Teymiyye şöyle diyor: “Gerçi, bundan (yani keşf ehlinin yoluna girme-sinden) sonra da hadis ehlinin yoluna rücu ederek “İlcam’ul Avam an İlm’il Kelam” kitabını yazdı.” (Fetava, 4/72)

İbni Teymiyye’nin bu sözünden anlaşılan nedir? İbni Teymiyye’nin bu sözüne göre İmam Gazali hadis ehlinin akidesine döndükten sonra bu akideye uygun ola-rak mı İlcamu’l-Avam kitabını yazmıştır? Şayet İbni Teymiyye’nin sözünden anla-şılan bu ise sizin bu kitap hakkındaki yorumunuz nasıl anlaşılmalıdır? Yine bu ki-tap İbni Teymiyye’nin akidesine muhalif olduğu halde, İbni Teymiyye’nin bu kitap hakkında böyle söylemesi nasıl anlaşılmalıdır? İbni Teymiyye bu kitabı okumadan mı böyle bir hüküm vermiştir?  Şayet okumuşsa akidesine muhalif olan bu kitap hakkında, sizin sitenizdeki tabir ile ‘bidat ehlinin akidesini anlatan bir kitap’ hak-kında böyle demesi nasıl anlaşılmalıdır? İbni Teymiyye’nin başka yerlerdeki sözle-rinde İmam Gazali’yi tenkit etmesi, bu kitap hakkındaki sözlerini değiştirir mi? Bir kitap bidat akidesini temsil ettiği halde, avama tevili ve kelam ilmini yasaklaması sebebi ile onun hakkında böyle denilir mi?

Yoksa İbni Teymiyye’nin sözünden anlaşılan şu mudur: “Gazali hadis ehlinin akidesine döndü fakat buna muhalif bir akide yazdı.” Şayet İbni Teymiyye bunu söylüyorsa öncelikle bu sözden nasıl böyle bir şey anlaşılır, bize açıklayın. Bir âlim, selef akidesi üzere görmediği bir kimsenin selef akidesine döndüğünden ve bir eser yazdığından bahsediyor fakat selef akidesine döndükten sonra yazdığı bu eserin, döndüğü akideye zıt ve sapık olduğunu söylemiyor, öyle mi?! Sitenizde yer alan yazılarınızda gördüğüm üzere, bu kitaptan şiddetle sakındırıyor ve bu kitabın, bidat ehlinin akidesini temsil ettiğini söylüyorsunuz. O halde İbni Teymiyye’nin sizin gibi söylemeyip İmam Gazali’nin selef akidesine döndüğü ve İlcamu’l-Avam kitabını yazdığını söylemesini nasıl anlamamız gerekir, bize açıklayın.

İbni Teymiyye’nin bu sözünü okuyan bir kimsenin bu sözden anlayacağı; İlca-mu’l-Avam kitabının, Gazali’nin döndüğü hadis ehlinin akidesine uygun olduğudur. İbni Teymiyye, bu sözünü okuyan kimselerin, İlcamu’l-Avam kitabının hadis ehli-nin akidesine uygun olarak yazıldığını anlayacaklarını düşünmemiş midir?

Her sorunun cevabı ayrı ve cevap soruya yönelik olursa sevinirim.

“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 654
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اللهُمَّ، مُنْزِلَ الْكِتَابِ، سَرِيعَ الْحِسَابِ، اهْزِمِ الْأَحْزَابَ، اللهُمَّ، اهْزِمْهُمْ وَزَلْزِلْهُمْ

“Ey Kitabı (Kur'an'ı) indiren, hesabı çabuk gören Allahım! Düşman gruplarını hezimete uğrat! Allahım! Onları hezimete uğrat ve onları (belâlarla) sars.” (Müslim no: 1742) amin.

Bir kere bu şahıs siteye üye olduğu halde kendisini tanıtarak soru sormadı. yani şartları yerine getirmedi. İstesek sorusunu yayınlamaz cevapta vermezdik. Buna rağmen yayınladık. Bu şahıs büyük ihtimal İmam Gazalinin kitabının içeriğine katılıyor ve selef akidesine göre yazıldığını iddia ediyor olabilir. Böyle ihtimalli yazıyorum hiç belli olmaz bunların işi çıkar derki hayır ben öyle düşünmüyorum. Hatta der bilakis o kitap bidat bir akideye sahiptir. Yani her şey beklenir bu tiplerden dolayısı ile bunlara karşı çok ihtiyatlı dil kullanmak lazım. Bu şahıs bizimle bir mesele müzakere ediyor ama kendi akidesini gizliyor düşünebiliyormusunuz? Madem bu şahıs verilen cevaplara kulak tıkayıp tekrar tekrar ısrarla cevap istiyorsa o halde biz de iddialarına tek tek tekrar cevap verelim.

Soru; "Sizin bu kitaba olan yaklaşımınız ile İbni Teymiyye’nin bu kitaba olan yaklaşımı aynı mıdır? İki yaklaşım arasında bir tezat yok mudur? Siz bu kitaptan selef akide-sini öğrenmeye ahmaklık derken, İbni Teymiyye’nin İmam Gazali hakkında “hadis ehlinin akidesine döndü ve İlcamu’l-Avam kitabını yazdı” demesi nasıl anlaşılmalıdır?


Cevap; Bizim İmam Gazalinin kitabına yaklaşımımız ile Şeyhul İslam İbn Teymiyyenin kitaba yaklaşımı aynıdır ve ortada çelişki yoktur çelişki sizin tabi olduğunuz şeytanda ve sizde var. Hatta bizler İbn Teymiyye rahimehullah'tan hasımlara karşı olsa bile adaletli olmayı herkesin hakkını hak ettiği oranda vermeyi ondan ve selefin asarından öğrendik. Selefin akidesini bu kitaplardan öğrenmeye ve öğretmeye kalkanlara biz en hafif ifade ile ahmak dedik doğrudur. Bana kalsa ben daha ağır ifadeler kullanırdım. Biz sadece ahmaklık ifadesini kullandık Şeyh ise daha ağır ifadeler kullandı bu ilcam kitabının ve benzerlerinin savunduğu şeyin lazımını küfürle itham etti bunda da isabet etti. Ayrıca bu kitabın içerisindekiler sonradan uydurulan bidat görüşlerle doludur. Hadiste ise sonradan uydurulan şeyler yerilmiş ve ateşte olduğu beyan edilmiş hadisin başka lafızlarında ise sapıklık olarak nitelenmiştir. Bizzat şeriatın yerdiği bir akideyi ve sahibinimi tezkiye edeceğiz.

"Şüphesiz her sonradan icad edilmiş şey bidattir. Her bidat de cehennemdedir.” (Ahmed; Ebu Davud; Tirmizi; İbni Mace; İbni Ebi Asım, es-Sünne, 1/29-30; İbni Hibban; İbni Abdi’l-Berr, Cami, 2/222, 224; Hakim; Taberani; Beyhaki; Cemü’l-Fevaid; Darimi; Tahavi, Müşkil, 1/85-87; Tayalisi; Acuri, 40 Hadis, #8)

Hadisin bazı lafızlarında "her bidat sapıklıktır" şeklinde geçmektedir.

Yine Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır: “Kim  bizim  şu  işimizde  (dinimizde)  olmayan  bir  şeyi  sonradan  icad  ederse  bu  reddolunur.” (Müslim;  Ebu Davud)

Sonuç olarak ortada bizim bir çelişkimiz yoktur. Şeyhin bahse konu olan kitap hakkında "hadis ehlinin akidesine döndü" şeklinde bir ifadesi yok. Bu senin Şeyhin sözüne yapmış olduğun bir ilavedir. Bilakis şeyh hadis ehlinin yoluna döndü diyor. İfadesindeطَرِيقَةِkelimesini kullanıyor. Akide kelimesi ayrı tarık kelimesi ayrı. Şeyh bilmiyormuydu akide kelimesini kullanmayı. Hatta gidin bakın Şeyhin türkçe külliyatında hadis ehli lafzı atlanılmış tercüme dahi edilmemiştir. Tevhid ehli kardeşim kendisi doğru tercümeyi yapmıştır. Dolayısı ile sen şeyhin kelamına müdahale edip bizzat İmam Gazalinin kitabının içeriğinin hepsini tezkiye ettiğini iddia edebilmen için başka karinelere ihtiyacın var. Bunuda bulamıyacağına ve hatta daha açık kavli olduğuna göre artık sesini kesip bu meseleyi kapatman gerekir. İbn Teymiyye rahimehullahın açık kavillerinden İmam gazali ve eserlerine nasıl baktığı gayet açık onun demek istediği Allahu alem gazali halis kelam ehlinin yöntemini bırakıp dini seleften almak gerektiğini savunmaya başladı ama selefin nasıl düşündüğü hususunda hata etti. Mesele bu kadar basittir ve izah ettiğimiz şekilde anlaşılır. Yok öyle demiyor diye iddian varsa şeyhin kendi akidesine ve hatta hadis ehlinin akidesine muhalif bir kitabı nasıl tezkiye ettiğini sen açıklarsın biz de okuruz.

Soru;“Gazzâlî’nin hadis ehlinin yoluna dönmesi ise daha önce üzerinde bulunduğu fel-sefe, kelam ve tasavvuf gibi yollara nisbetledir.” demişsiniz. O halde İbni Teymiyye, İmam Gazali hakkında neden böyle demiştir? İmam Gazali’nin, hadis ehlinin akide-sine dönmesinin, daha önceki kelam ve felsefeye nispetle olduğunu bilmiyor muy-du? Bir kimse sapık fikirlere sahipken bu sapık fikirlerinin az bir kısmını terk etti-ğinde ve selefi övdüğü halde ona batıl bir akide lanse ettiğinde onun hakkında “hadis ehlinin akidesine döndü ve bu kitabı yazdı” denilebilir mi hiç?!

Cevap;Neden dediğini yukarda açıkladık tekrar edelim."Allahu alem gazali halis kelam ehlinin yöntemini bırakıp dini seleften almak gerektiğini savunmaya başladı ama selefin nasıl düşündüğü hususunda hata etti. Mesele bu kadar basittir ve bu izah ettiğimiz şekilde mesele anlaşılır. Yok öyle demiyor diye iddian varsa şeyhin kendi akidesine ve hatta hadis ehlinin akidesine muhalif bir kitabı nasıl tezkiye ettiğini sen açıklarsın biz de okuruz."

Her ilimle meşgul olan bilir İmam Gazalinin bir şeylerden tevbe ettiği iddia edilmektedir. Tevbe ise terk etmek dönmek manasına gelir. Demek Gazali geçmişte girdiği yolların tümünden tevbe etmek istemiş ve bahse konu olan kitabıda kendince selefe göre yazmaya çalışmış ama geçmişte nasıl Allah'u tealanın dini hakkında ilimsizce konuşup sapmış ve şüphe denizinde yüzmüşse yine aynı şekilde selefin yoluna girdiğini zannederek şüphe denizine tekrar dalmıştır. Daha önce Tevhid Ehli kardeşin verdiği cevabı tekrar buraya alıyorum. "Burada görüldüğü üzere Gazzâlî’nin hadis ehlinin yoluna döndüğünü ve bu meyanda İlcam kitabını tasnif ettiğini söylemekten başka herhangi bir övgü veya tavsiyede bulunmuyor. Gazzâlî’nin hadis ehlinin yoluna dönmesi ise daha önce üzerinde bulunduğu felsefe, kelam ve tasavvuf gibi yollara nisbetledir. Yoksa kamil anlamda ehli sünneti benimsemesi değildir. Zira sözkonusu kitapta Gazzâlî selefin yolunun en üstün yol olduğunu açıklamaktadır, lakin selefin yolundan kasdı tefvid akidesidir. Fakat bu bile, onun önceki fikirlerine nazaran bir gelişmedir. İbn Teymiye (rh.a) burada meselenin tafsilatına girmemiştir. Zaten Gazzâlî’yi de kelamla iştigal edip şaşkınlık ve bocalamadan başka bir neticeye varamayan kişilere misal olarak zikredip arada geçmiştir. Başka yerlerde ise sözkonusu kitaba tenkidlerini açıkça yöneltmiştir:

"Ebu Hamid (el-Gazzâlî) de bazı yerlerde bu görüşü savunmuştur. İlcam’ul Avam, et-Tefrika beyne’l İmani ve’z Zendeka gibi eserlerinde tevili nehyetmesi bu esasa dayalıdır. Bu tip kimseler, nassların zahirleri üzere ikrar edilmesini insanların buna hamletmesini gerektiren bir maslahat olarak görürler. Bununla beraber onlar, peygamberlerin hakkı açıklamadıklarına, alimlere bilmeleri gereken bir ilmi miras bırakmadıklarına inanırlar. Onların nezdinde hakiki ilme varis olanlar ancak Cehmiye ve Dehriye yani materyalistler ve benzerleri gibi tatil ve inkar ehlinden olan kimselerdir.” (Der’u Tearuz’il Akli ve’n Nakl, 10/270)

İbn Teymiye (rh.a) daha önce İmam Gazalinin nasıl fikirlere sahip olduğunu biliyor ve ona göre ihtiyaç nisbetinde eserlerinde ondan ve görüşlerinden bahsediyordu. Ehli olan kimseler bunu gayet iyi bilirler. Ehli olmayanda yılan gibi kıvranır durur. Son nakille diğer nakil arasında hiç bir çelişki yoktur. Alim bir yerde kısa geçer başka bir yerde ihtiyaca göre açıklama yapar. Alimin kelamına mudahele etme hakkımız olmadığı gibi onu yargılama hakkı da biz de yoktur. Kurguladığın şey şeytanın seni kışkırtmasından başka bir şey değil. Biz de iş olsun diye sana cevap veriyoruz. Tabi olduğun şeytan verdiğimiz cevapları kabul etmeyecek ve sana başka şeyi telkin edecektir. Şeytan sana vesvese veriyor git onlara şunu sor bunu sor diye. Evet bir kimse tüm sapık fikirlerinden dönüp ben artık hadis ehlinin yoluna dönüyorum ve artık hadis kitapları okuyorum dediğinde o kimse hakkında başkalarına bilgi verirken falan kimse hadis ehlinin yoluna döndü denir. İşte şeyhte İmam Gazalinin hem döndüğü yola hemde sözde selefe uygun yazmaya çalıştığı kitaba vakıf olarak açıkça orada yazılan mezhebin lazımının küfür olduğunu ima etmiştir. Çünkü tefviz akidesine göre Allahu tela "yed" " istiva" "nüzul" diye hiç bir mana taşımayan harflerden oluşan kelimeler zikretmiş oluyor. Ne rasuller nede alimler bunların manasını bilmiyor haşa. Bunların  hallerine şaşılır! El diye sıfatı okuyunca direkt kendi ellerine bakıp ayetin zahirinin öyle olduğunu sanıyorlar. Bütün bunlar bu gibi kimselerin İsim ve sıfat nassları karşıısnda şaşkın olduklarını gösterir. Kısaca buradan sana hiç bir malzeme çıkmaz.

Soru;
“İbn Teymiye (rh.a) burada meselenin tafsilatına girmemiştir.” demişsiniz. Öy-leyse sapık bir akideyi anlatan bir kitap hakkında tafsilata girilmeden “hadis ehlinin akidesine döndü ve bu kitabı yazdı” denilmesi nasıl anlaşılmalıdır?"


Cevap; Aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorsun. Yukarda açıkladık orayı oku. Takıntı hastalığı var sende illa her kelime için izah talep ediyorsun bizden. Tafsilat dedik niye dedik. Tafsilata girilmeden öyle denir mi böyle denir mi? Yazmadan önce ilaçmı içiyorsun yoksa hayırdır. Orada girmediyse başka yerde girdi naklide gözüne soktuk varsa diyeceğin de aydınlat bizi ne eveleyip geveliyorsun. Varsa ilmin işte sana fırsat koy bütün cehaletimizi ortaya rezil et bizi.

Soru;
"İmam Gazali’nin, İlcamu’l-Avam’da tevili nehyetmede dayandığı asılla alakalı İbni Teymiyye’nin söylediği sözler; onun, İmam Gazali’nin hadis ehline döndüğü ve İlcamu’l-Avam kitabını yazdığına dair söylediği sözlerini değiştirir mi? Madem İlcamu’l-Avam kitabındaki tevilin avama nehyedilmesi batıl birtakım fikirlere daya-nıyor, o halde neden İbni Teymiyye “Gazali, hadis ehlinin akidesine döndü ve İlcamu’l-Avam kitabını yazdı” demiştir? İkisi arasında bir tezatlık yok mu?"


Cevap; Hadis ehlinin akidesine değil kurnaz yoluna yoluna döndü diyor şeyh! Yukarda sordun burada yine tekrarlıyorsun. Sözlerin değiştirilip değiştirilmemesi diye bir şey yok ortada. Senin gibi şeytanın askeri olmuş cahilin kurguladığı bir palavranın izahını yapmaya çalışıyoruz. Evet bir kimse tüm sapık fikirlerinden dönüp ben artık hadis ehlinin yoluna dönüyorum ve artık hadis kitapları okuyorum dediğinde o kimse hakkında başkalarına bilgi verirken falan kimse hadis ehlinin yoluna döndü denir. İşte şeyhte İmam Gazalinin hem döndüğü yola hemde sözde selefe uygun yazmaya çalıştığı kitaba vakıf olarak açıkça orada yazılan mezhebin lazımının küfür olduğunu ima etmiştir. Ortada çelişki yok çelişki sen ve şeytanın anlayışında.

Soru;"İbni Teymiyye’den aktardığınız sözün nasıl anlaşılması gerektiği konusunda da bazı sorular sormak istiyorum:"


Cevap;
Yukarda sordukların neydi? Çok farklı sorularmı onlar? Şimdi çok değişik sorumu soracaksın? İyi hadi sor bakalım. Ama zor olmasın basit bilebileceğim tarzda olsun. Soruları bilene hediye veriyormusunuz?

Soru;"İbni Teymiyye’nin bu sözünden anlaşılan nedir? İbni Teymiyye’nin bu sözüne göre İmam Gazali hadis ehlinin akidesine döndükten sonra bu akideye uygun ola-rak mı İlcamu’l-Avam kitabını yazmıştır? Şayet İbni Teymiyye’nin sözünden anla-şılan bu ise sizin bu kitap hakkındaki yorumunuz nasıl anlaşılmalıdır? Yine bu ki-tap İbni Teymiyye’nin akidesine muhalif olduğu halde, İbni Teymiyye’nin bu kitap hakkında böyle söylemesi nasıl anlaşılmalıdır? İbni Teymiyye bu kitabı okumadan mı böyle bir hüküm vermiştir?  Şayet okumuşsa akidesine muhalif olan bu kitap hakkında, sizin sitenizdeki tabir ile ‘bidat ehlinin akidesini anlatan bir kitap’ hak-kında böyle demesi nasıl anlaşılmalıdır? İbni Teymiyye’nin başka yerlerdeki sözle-rinde İmam Gazali’yi tenkit etmesi, bu kitap hakkındaki sözlerini değiştirir mi? Bir kitap bidat akidesini temsil ettiği halde, avama tevili ve kelam ilmini yasaklaması sebebi ile onun hakkında böyle denilir mi?"

Cevap; Sorular karşısında çok şaşırdım cevap vermek için düşünüyorum şu an. Kaç saniyem var cevap için? Yukarda ne anlatıyoruz? Kırk kere aynı soruyu sordun ne anlaşıldığını kaç kere yazdık. Bir kere her hangi bir kelam sahibinin sözünden sen ben bağımsız olarak kendi kanaatimize göre bir şey anlayamayız. Kelam sahibi şeyh olduğuna göre gider şeyhin bütün eserlerinden kastını araştırır bulur ortaya koyarız. Senin gibi deliller arasını çatıştırmayız. Bunu senin hocan için bile yaparız. Kastı gayet açıktır hadis ehlinin yoluna girdiğini haber vermiştir. Başka yerde ise biraz daha tafsilata girip girdiği yolda yazdığı eser hakkında haklı tenkitlerde ağır ifadelerde bulunmuştur. İmam Gazali, Razi gibi alimlerin eski girdikleri yollardan dönüp tevbe ettiklerini ifade etmek için bende aynı kelamı kullanırım onlar hadis ehlinin yoluna tabi oldular diye. Ama bana birisi sorsa peki o hadis ehlinin yoluna giren şu alimin şu kitabı hadis ehlinin akidesini mi temsil ediyor yoksa bidat ehlinin mi? Böyle bir soruya karşılık bende ya bizzat evet hadis ehlinin, selefin akidesini temsil ediyor diye cevap veririm yada hayır bilakis ehli bidatin akidesini temsil ediyor diye ifade ederim. O halde sen şu soru ile karşı karşıyasın " İbn Teymiyye açıkça İmam Gazalinin şu isimli kitabı hadis ehlinin akidesine göre yazıldı şeklinde bir ifade kullandı mı" Kulanmadığı ortaya çıktığına göre kurduğun tuzak başına çöktü işte. Bilakis başka yerde kitabı açıkça yerdiği ifadesi gözüne girdiği halde niye "cambaza bak cambaza" deyip duruyorsun? Kullandığı ifade gayet açık "“Gerçi, bundan (yani keşf ehlinin yoluna girme-sinden) sonra da hadis ehlinin yoluna rücu ederek “İlcam’ul Avam an İlm’il Kelam” kitabını yazdı.” (Fetava, 4/72) Neymiş hadis ehlinin yoluna rucu ederek yani diğer yollardan ayrılıp hadis ehlinin yoluna dönerek bahse konu olan kitabı yazdı. Sana delil olabilmesi için bizzat kitabın kendisini yani yazılan kitap hakkında olumlu ifade kullanması gerekiyordu. Ama öyle bir ifadesi yok.

Okumayı unutmuş olabilirsin ama Tevhid ehli kardeşin talebelerinden genç bir kardeşimiz şunları yazmıştı;


وَيُحِيلُ فِي آخِرِ أَمْرِهِ عَلَى طَرِيقَةِ أَهْلِ الْكَشْفِ وَإِنْ كَانَ بَعْدَ ذَلِكَ رَجَعَ إلَى طَرِيقَةِ أَهْلِ الْحَدِيثِ وَصَنَّفَ إلْجَامَ الْعَوَامِّ عَنْ عِلْمِ الْكَلَامِ

Ömrünün sonunlarında keşf ehlinin yoluna döndü. Gerçi, bundan (yani keşf ehlinin yoluna girmesinden) sonra da hadis ehlinin yoluna döndü ve “İlcam’ul Avam an İlm’il Kelam” kitabını yazdı.”  (Feteva, 4/72)


Sen tam bu noktada Şeyh'in sözlerine tahrifat ve tebdilat ile müdahale ederek “Yani İbn Teymiyye'ye göre bu kitap hadis ehlinin inancına/akidesine göre yazılmış.” diyorsun. Bu bir övgü bağlamıdır. Sen Şeyh’in bu kitabı bu şekilde övgü bağlamında zikrettiği şeklindeki iddianda haklı olabilmen için Şeyh'in şöyle demesi gerekirdi:

رَجَعَ إلَى طَرِيقَةِ أَهْلِ الْحَدِيثِ وَصَنَّفَ " إلْجَامَ الْعَوَامِّ عَنْ عِلْمِ الْكَلَامِ" على عقيدة أهل الحديث

Bunun manası şöyledir: “Hadis ehlinin yoluna döndü ve Hadis ehlinin akidesine göre ‘İlcam’ul Avam an İlm’il Kelam’ adlı eseri yazdı” Senin iddian doğru olsaydı Şeyh böyle söylemeli veya buna benzer bir övgü haliyle söylemesi gerekirdi.

Şimdi böyle bir cümle ve cümle akışı olmadığı halde sen nasıl olurda kendi kafana göre “Yani İbn Teymiyye'ye göre bu kitap hadis ehlinin inancına/akidesine göre yazılmış.” diyebilirsin? Sen gelip şeyhin cümlesine arapça olarak “علي عقيدة أهل الحديث” Türkçe olarak “hadis ehlinin akidesine göre” gibi bir mana ekliyorsun. İşte senin tahrifat ve tebdilatın budur. Tıpkı Yahudiler gibi sana söylenen sözü, sana söylemeyen bir söz ile değiştiriyorsun.


Kırk kere anlattık. Ne biz nede Şeyh İmam Gazalinin kitabını hadis ehlinin akidesine göre yazdığını demedik. Bizim ifadelerimizle şeyhin ifadeleri arasında çelişki yoktur. Biz de kitabın bidatçilerin akidesi taşıdığını biliyoruz şeyhte. Şeyh senin gibi kendi çaldığı kitapları dahi okumaktan aciz birisi değil. Haddini bil Şeyh bilmediği bir şey hakkında konuşmayacak kadar takvalı bir alimdir. Onun selefin eserlerine vakıf olduğu kadar ne kendi zamanında nede ondan sonra kimse vakıf olamamıştır. O kalın kafana bunları sok işine gelen nakle sarıldığın ama işine gelmeyen nakli bıraktığın yerde şeyh alim hakkında konuştu kitabın içeriği hakkında konuşmadı. Kitabın içeriği hakkında konuştuğunu iddia ediyorsan ispat et. Dikkat et ahmet tevbe etti falanca kitabı yazdı şeklinde değil ahmet tevbe etti falanca kitabı hadis ehlinin akidesine uygun yazdı şeklinde açık kavil getireceksin.

Soru;"Yoksa İbni Teymiyye’nin sözünden anlaşılan şu mudur: “Gazali hadis ehlinin akidesine döndü fakat buna muhalif bir akide yazdı.” Şayet İbni Teymiyye bunu söylüyorsa öncelikle bu sözden nasıl böyle bir şey anlaşılır, bize açıklayın. Bir âlim, selef akidesi üzere görmediği bir kimsenin selef akidesine döndüğünden ve bir eser yazdığından bahsediyor fakat selef akidesine döndükten sonra yazdığı bu eserin, döndüğü akideye zıt ve sapık olduğunu söylemiyor, öyle mi?! Sitenizde yer alan yazılarınızda gördüğüm üzere, bu kitaptan şiddetle sakındırıyor ve bu kitabın, bidat ehlinin akidesini temsil ettiğini söylüyorsunuz. O halde İbni Teymiyye’nin sizin gibi söylemeyip İmam Gazali’nin selef akidesine döndüğü ve İlcamu’l-Avam kitabını yazdığını söylemesini nasıl anlamamız gerekir, bize açıklayın.

İbni Teymiyye’nin bu sözünü okuyan bir kimsenin bu sözden anlayacağı; İlca-mu’l-Avam kitabının, Gazali’nin döndüğü hadis ehlinin akidesine uygun olduğudur. İbni Teymiyye, bu sözünü okuyan kimselerin, İlcamu’l-Avam kitabının hadis ehli-nin akidesine uygun olarak yazıldığını anlayacaklarını düşünmemiş midir?

Her sorunun cevabı ayrı ve cevap soruya yönelik olursa sevinirim.


Cevap; Tevhid Ehli kardeşimizin talebesinden alıntı yapıyorum tekrar oku.


Bunu birkaç vecih altında özetlemek istiyorum:

1-   Şeyhu’l-İslam söz konusu kitap için sadece “yazdı” demiş “hadis ehlinin akidesine göre” veya “selef akidesine göre” veya “selefin menhecine uygun bir şekilde” gibi kitabı tezkiye edici tek bir kelam söylememiştir. Bunu siz ekliyor, Şeyh’in böyle dediğinin hayalini kuruyorsunuz. Sonra hayalleriniz, gerçekler karşısında yıkılınca şaşırıp kalıyorsunuz.

2-   Şeyh’ul-İslam; Gazali için “Ömrünün sonuna doğru keşfe döndü, sonra bundan sonra da hadis ehlinin yoluna döndü” dedi ve ekledi “ve şu kitabı yazdı”. Bir kimsenin hadis ehlinin yoluna dönmesi, her zaman tam anlamıyla hadis ehlinin akidesi ve menheci üzere değişim gösterdiğini, ortaya koymaz. Hatta böyle bir kimse ömür boyu felsefecilikle, kelamcılıkla, akılcılıkla, sufizim ile ilgilenen, görüşleri iman ile küfür arasında gidip gelen, kitaplarında bir çok uydurma hadisler serdeden, nebevi ve selefi menhecden uzak yetişen bir kimseyse…

Yıllarını çöpçülük ile geçiren bir kimsenin ölümüne az bir süre çiftçilik yapmaya başlamasıyla, onun iyi bir zanaatkar olduğu ve ekinlerinin de güzel olduğu nasıl düşünülebilir? Bu aklen de naklende -Allah'ın dilemesi hariç- mümkün değildir.

Şimdi bir çok alim Gazali’nin “İlcam’ul Avam” adlı  eserini ömrünün sonlarında yazdığını söylemektedir. Hatta bir yerde -sıhhatini Allah bilir esas almıyorum- İmam Gazali bu kitabı Hicri 505 yılının Cemaziye’l-Ahir ayının başlarında yazdığını, aynı ayın 15. Günü ise vefat ettiği belirttiklerini gördüm. Her halükarda ölümüne az bir zaman kala yazmıştır. Binaenaleyh, nebevi ve selefi menhecden yüz çevirmesinden ötürü geçmişinden pişmanlık duyan, kalbi felsefecilerin, kelamcıların, sufilerin görüşleri ile kararan bir kimse, bu durumdan tevbe etse bile kendini arındırması sahih nebevi ve selefi akideye, menhece tam anlamıyla sahip olması -Allah'ın dilemesi müstesna, tecrübe edilene göre- çok zordur. Böyle bir durumda kişinin yanlış bildiği doğrular, doğru bildiği yanlışların çok olması, hak sözler ile batıl şeyler kastetmesi kaçınılmazdır.

Şeyhu’l-İslam’da bunun farkında olduğu için övülmesi gereken yerde, gerektiği kadar övmüş, yerilmesi gereken yerde gerektiği kadar yermiştir. Tam anlamıyla Ebu Hamid el-Gazali’yi övmemiştir. Yerdiği durumlar, övdüğü durumlardan fazladır, önemli ve önceliklidir. Bu bağlamda düşünüldüğünde Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye’nin sözleri arasında çelişki yoktur. Şeyh adaletli ve insaflı yaklaşmıştır.

3-   İkinci madde de zikrettiklerimin bağlamında, bir kimsenin hadis ehlinin yoluna dönmesi, bundan sonra yazdığı eserlerinin de tam anlamıyla hadis ehlinin, nebevi ve selefi menhece uygun yazıldığı anlamına gelmez. Bu yüzdendir ki Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye nebevi ve selefi menhecde yeri olmayan görüşleri sebebiyle İmam Gazali’yi ve söz konusu görüşleri serd ettiği  kitabı yermiştir.

Şurası da var ki; aslen nebevi ve selefi menhec üzere olan kimselerin bile yazdıkları eserlerde -az da olsa- nebevi ve selefi menhece muhalif şeylerin olması mümkünken, yıllarını nebevi ve selefi menhece muhalefet etmekle geçirmiş, ömürlerinin sonunda hatalarının farkına varmış İmam Gazali gibi kimselerin çok kısa bir süre içerisinde felsefeden, kelamdan, batinilikten, sufizimden arınmış, tam anlamıyla nebevi ve selefe menhece uygun bir eser yazmış olması -Allah'ın muvaffak kıldığı kimseler hariç- aklen de naklen de çok zor bir iştir.

4-   Gazali, İmamu’l-Harameyn Cüveyni, er-Razi gibi ömürlerinin bidayetlerinde nebevi ve selefi menhecden yüz çevirip, kelam, felsefe, sufizim, akılcılık gibi şerli fenler ile iştiğal eden ve ömürlerinin nihayetlerinde bu durumdan yüz çevirip nebevi ve selefi menhece dönen alimler, akidevi meselelerde nebevi ve selefi menhece uydukları oranda ehl-i sünnet, uymadıkları oranda ehl-i bidattirler.

O yüzden Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye Rahimehullah şöyle demektedir:


“Üstâd Ebû'l-Meâlî gibi, Ebû Hâmid (el-Ğazzâlî) gibi ve bâzı konularda Eş'arî'nin usûlüne muhalefet eden diğerleri gibi bâzı şahsiyetlerin durumuna gelince; Bunların ancak Sünnet ve hadîse muvafakat ettikleri zaman ta'zîm edildiğini görebiliriz. (Mecmu’ul Feteva, 4/17-18; Külliyat, 4/27)

Şahıslar hakkında söylenenler, şahısların kitapları hakkında da geçerlidir. Yani bunların kitaplarında zikredilenler, ancak nebevi ve selefe menhece, sahih sünnete uygunsa övülür, uygun değilse yerilir. Adalet bunu gerektirir. Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye Rahimehullah’ın Gazalinin “İhya” adlı eseri hakkında şu analizleri bir örnektir:


و " الْإِحْيَاءُ " فِيهِ فَوَائِدُ كَثِيرَةٌ؛ لَكِنْ فِيهِ مَوَادُّ مَذْمُومَةٌ فَإِنَّهُ فِيهِ مَوَادُّ فَاسِدَةٌ مِنْ كَلَامِ الْفَلَاسِفَةِ تَتَعَلَّقُ بِالتَّوْحِيدِ وَالنُّبُوَّةِ وَالْمَعَادِ
وَقَدْ أَنْكَرَ أَئِمَّةُ الدِّينِ عَلَى " أَبِي حَامِدٍ " هَذَا فِي كُتُبِهِ. وَقَالُوا: مَرَّضَهُ " الشِّفَاءُ " يَعْنِي شِفَاءَ ابْنِ سِينَا فِي الْفَلْسَفَةِ
وَفِيهِ أَحَادِيثُ وَآثَارٌ ضَعِيفَةٌ؛ بَلْ مَوْضُوعَةٌ كَثِيرَةٌ. وَفِيهِ أَشْيَاءُ مِنْ أَغَالِيطِ الصُّوفِيَّةِ وَتُرَّهَاتِهِمْ. وَفِيهِ مَعَ ذَلِكَ مِنْ كَلَامِ الْمَشَايِخِ الصُّوفِيَّةِ الْعَارِفِينَ الْمُسْتَقِيمِينَ فِي أَعْمَالِ الْقُلُوبِ الْمُوَافِقِ لِلْكِتَابِ وَالسُّنَّةِ، وَمِنْ غَيْرِ ذَلِكَ مِنْ الْعِبَادَاتِ وَالْأَدَبِ مَا هُوَ مُوَافِقٌ لِلْكِتَابِ وَالسُّنَّةِ مَا هُوَ أَكْثَرُ مِمَّا يَرِدُ.

İhya’ya gelince… Bu kitapta bir çok faideler vardır. Lakin kötülenmiş maddelerde vardır. Muhakkak ki bu kitapta felsefecilerin kelamlarından tevhidi, nübüvveti ve (yeniden) dirilmeyi ilgilendiren fasit maddeler vardır.

Din imamları bu kitapları hakkında Ebu Hamid’i (Gazali’yi) yermişler ve demişlerdir ki: “Onu “eş-Şifa” hasta etmiştir. Yani İbn Sina’nın felsefe hakkındaki “Şifa” adlı eseri…

Ve bu kitapta (İhya’da) zayif hadisler, eserler hatta bir çok uydurma hadisler vardır. Sufilerin safsataları ve saçma sapan zırvalarından şeyler vardır. Bununla birlikte istikamet sahibi, arif, sufi şeyhlerinin kitap ve sünnete uygun olan kalp amelleri hakkında kelamları da geçmektedir. Bundan başka ibadetlerden ve edepten kitap ve sünnete muvafık olan şeylerde vardır.
(Mecmu’ul Feteva, 10/551-552)


Şimdi İhya’da geçen batini ve felsefi yaklaşımlar “İlcamu’l-Avam” adlı eserde de geçtiği, Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye’de bizzat bunları belirttiği halde, nasıl olurda şeyh bu kitabın tam anlamıyla nebevi ve selefi menhece uygun yazıldığını, hadis ehlinin akidesini yansıttığı söyleyebilir? Şeyh batini, felsefi ve kelami yaklaşımlardan ötürü Gazali'nin "İhya" kitabını yerden yere vuracak, ama aynı yaklaşımlar ile yazdığı “İlcamu’l-Avam” kitabını öve öve yerlere göklere sığdıramayacak öyle mi? Heyhaat!...

Şayet Şeyhu’l-İslam’ın bu kitabı övdüğü farzedilse bile ancak tıpkı “İhya” kitabında yaptığı gibi nebevi ve selefi menhece uyduğu noktaları övdüğü söylenir ki, mutlak olarak övmediği, tam anlamıyla tezkiye edip, tavsiye etmediği “Der’u Tearud’il Akli ve’n Nakl” kitabında geçen nakiller ile sabittir.

Bu önermeler ışığında akıl ve mantık sahibi kimseler için Şeyhu’l-İslam’ın sözlerinde hiçbir çelişki bulunmamaktadır. Aynı şekilde Şeyh’in sözleri ile bizim sözlerimiz arasında da bir çelişki bulunmamaktadır. Şeyh, bu kitabı tam anlamıyla tezkiye ve tavsiye etmediği “selefin akidesi üzerine yazılmıştır” demediği, bilakis yerdiği felsefeyle, batinilikle itham ettiği aşikar olduğu halde nasıl bizim sözlerimizle onun sözleri arasında bir çelişki olsun ki?

Elhamdulillah, Allah’ın izni ve inayeti ile; Gazalinin “İlcam’ul-Avam” adlı eserinin nebevi ve selefi menheci, akideyi yansıtmadığı, bu menhece ve akideye sahip olan muteber olan hiçbir alimin de bu kitabı tavsiye ve tezkiye etmediği aşikardır. Her şeyin en doğrusunu Allah bilir...


Sözün özü; senin ısrarla kırk kılığa sokmaya çalıştığın mesele çok basittir ve hiçte üzerinde saatlerce çalışılacak araştırma yapılacak bir konu değildir. Şeyhul-İslam İbn Teymiyye ile İmam Gazalinin akidesinin farklı olduğunu meselelere vakıf ehil olan herkes  bilir. Ehli sünnet bir müslümanı iyi halinden dolayı tezkiye eder münker halinden dolayıda kınar buğz ederler. Şeyhul islam olsun başka alimleri olsun zaman zaman bazı kimseleri taşıdıkları bir vasıftan dolayı överken başka vasıflarından dolayıda yererler. İmam gazali hakkında bir yerde başka muayyen bir vakıa ile alakalı beyanda bulunurken bir başka yerde muayyen başka bir vakıa için beyanda bulunmuştur. Şeyhin kitaplarını okuyan herkes onun uslubunu bilir.  Lakin muhalifimizin derdi üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu için onun kim ne demiş nasıl demiş diye araştırması gereken bir derdi yok tüm derdi aslında çıkacak kitap hakkında yaptığımız haklı eleştirinin etkisini kırmaktır Allah'u alem. Şimdilik diyeceklerimiz bunlardan ibarettir. İşte sabırsızıkla beklediğin sorularının cevapları burada! Cevaplarını aldıysan şimdi sen bizim sorularımıza cevap ver!
“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 654
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اللهُمَّ، مُنْزِلَ الْكِتَابِ، سَرِيعَ الْحِسَابِ، اهْزِمِ الْأَحْزَابَ، اللهُمَّ، اهْزِمْهُمْ وَزَلْزِلْهُمْ


“Ey Kitabı (Kur'an'ı) indiren, hesabı çabuk gören Allahım! Düşman gruplarını hezimete uğrat! Allahım! Onları hezimete uğrat ve onları (belâlarla) sars.” (Müslim no: 1742) amin.

Şimdi sen bizim sorularımızı cevapla.

1- İlcamu’l-Avam kitabı hadis ehlinin akidesine göremi yazılmış? Evet hadis ehlinin akidesi üzerine yazıldığını iddia ediyorsan nakillerle hadis ehlinin akidesi ile bahse konu olan kitaptaki akideyi karşılaştırıp bizlere ve siteyi takip edenlere iddianı ispat edebilirmisin?

2- Hadis ehlinin açıkca tefviz ve tevili (tahrifi) aynı İmam gazali gibi savunduklarına dair açık nakiller getirebilirmisin?

3- İbn Teymiye Der’ut Tearuz’daki sözünde açık bir şekilde Gazali’nin İlcam’ul Avam’da batini filozofların usulüyle hareket ettiğini söylüyor? Sana göre İbn Teymiyye İmam Gazaliye iftiramı atıyor? İftira attığını iddia ediyorsan atılan iftirayı hadis ehlinin akidesinden naklederek çürütebilirmisin?

4- Selef batiniler gibi avama ayrı havasa ayrı akide mi önerdi? Evet diyorsan bizzat selefin eserlerinden İmam Gazalinin kullandığı ifadeleri bulup getirebilirmisin?

5- Sana göre İbn Teymiyye rahimehullahın birbiri ile çelişik kelamını nasıl anlamamız gerekiyor? Bu iki naklin arasını cem edebilirmisin? Diyelim biz uygunlaştıramıyoruz sen uygunlaştırda öğrenelim.

6- Kaldı ki bir an için farzedelim ki İbn Teymiye hata etti batıl bir kitabı övdü diyelim, bu neyi değiştirir, kitaptaki batılları ortadan kaldırır mı? Ne yapacağız İbn Teymiye kitabı övdü diye batini usulü mü benimseyeceğiz?

Ömrünün sonuna kadar sana müddet acele etme vaktin çok.



“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

 

Related Topics