Tavhid

Gönderen Konu: ALLAHU TEALA'NIN BİR KİMSEYİ BAĞIŞLAMAYACAĞINI SÖYLEMEK KÜFÜR MÜDÜR?  (Okunma sayısı 284 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1607
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Bismillahirrahmanirrahim,

Bazı kimseler aşağıda zikredeceğimiz hadisi delil alarak "Allah filan kimseyi bağışlamaz, filanı asla cennete koymaz" vb sözler söyleyen bir kimsenin gaybı bilme iddiasında bulunduğu gerekçesiyle mutlak manada kafir olacağını ileri sürmüşlerdir. Bir insanın gaybı bilme iddiasında bulunduğunu söyleyebilmek için o şahsın kendi beyanına ihtiyaç vardır. Sözkonusu şahıs kendisinin gayb ilmine vakıf olduğunu açıkça söylemediği müddetçe o kişinin sözleri tefsir edilerek küfürle itham edilemez.

Ebu Hureyre (RadiyAllahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) işittim şöyle buyuruyordu:

“İsrail oğullarında kendi aralarında kardeşlik bağı kurmuş iki kişi vardı. Bunlardan birisi günah işler, diğeri ibadetlerde müctehid idi (çalışırdı).

İbadetlerde uğraşan kişi, diğerini günah üzere gördü ve ona:

−Bu işten vazgeç! derdi.

Yine bir gün onu bir günah üzere gördü ve ona:

−Bu işten vazgeç! dedi.

Günah işleyen kişi de:

−Sen beni Rabbimle baş başa bırak! Sen benim üzerime bir bekçi mi gönderildin? dedi.

İbadetlerde uğraşan kişi de:

−Allah’a yemin ederim ki Allah seni bağışlamaz! ya da Allah seni cennete girdirmez! dedi.

Derken ikisi de öldü ve her ikisi de âlemlerin Rabbinin huzurunda bir araya geldiler.

Allah-u Teâlâ, ibadetlerde uğraşan kişiye:

−Sen Beni biliyor muydun? Yoksa benim elimde bulunanlara güç yetiren birisi miydin? diye sordu.

Allah-u Teâlâ, günah işleyen kişiye:

−Git! Rahmetim ile cennete gir, dedi.

Allah-u Teâlâ, ibadetlerde uğraşan kişi için de:

−Bunu cehenneme götürün! dedi.”

Ebu Hureyre (RadiyAllahu Anh) şöyle dedi:

“Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki o kişi bir kelime konuştu, dünyasını ve ahiretini azaba sürükledi.”

Ebu Davud 4901



Cündeb (RadiyAllahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (SallAllahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bir adam; VAllahi Allah falanı bağışlamaz dedi. Kuşkusuz ki Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu:

−Benim adıma falanı bağışlamayacağıma yemin eden de kimmiş?! Kuşkusuz ki Ben onu bağışladım ve senin amelini de iptal ettim!”

Müslim 2621/137


Aliyy’ul Kari hadisin açıklamasında


وَلَا دَلَالَةَ فِي الْحَدِيثِ عَلَى كُفْرِهِ، لِيَكُونَ مُخَلَّدًا فِي النَّارِ

“Bu hadiste bu şahsın küfrüne ve ateşte ebedi kalacağına delil olacak bir şey yoktur.” Diyerek bu şahsın kafir olduğuna dair görüşleri reddetmiştir.

Ardından da şöyle demiştir:


وَإِنَّمَا هُوَ بَالِغٌ فِي الْأَمْرِ بِالْمَعْرُوفِ، وَصَدَرَ هَذَا الْكَلَامُ عَنْهُ فِي حَالِ غَضَبِهِ، وَلَوْ كَانَ لِلَّهُ لَسُومِحَ بِهِ، لَكِنْ لَمَّا كَانَ مَغْرُورًا بِاجْتِهَادِهِ مُحْتَقِرًا لِلْمُذْنِبِ لِأَجْلِ الْإِصْرَارِ عَلَى ذَنْبِهِ اسْتَحَقَّ الْعُقُوبَةَ

"Şüphesiz bu şahıs emri bil marufta mübalağa etmiştir ve bu söz ondan kızgınlık halinde sadır olmuştur. Onun bu hareketi Allah için olsaydı belki affedilebilirdi lakin bu kimse gösterdiği gayretten dolayı gurura kapılıp günahkar kimseyi de günahında ısrarından dolayı hakir görünce cezayı hak etmiştir."
(Mirkat’ul Mefatih, 4/1627)

Görüldüğü gibi bu şahsın kafir olduğu yönündeki iddialar isabetli değildir. Aliyyul Kari sözkonusu yerde İbn Hacer’den bu şahsın Allahtan ümit kesmeyi helal gördüğünden dolayı kafir olduğu gibi bazı açıklamaları nakletmiş ve bunları reddetmiştir. Nevevi (rh.a) ise bu hadisin açıklamasında şöyle demektedir:


وَاحْتَجَّتِ الْمُعْتَزِلَةُ بِهِ فِي إِحْبَاطِ الْأَعْمَالِ بِالْمَعَاصِي الْكَبَائِرِ وَمَذْهَبُ أَهْلِ السُّنَّةِ أَنَّهَا لَا تُحْبَطُ إِلَّا بِالْكُفْرِ وَيُتَأَوَّلُ حُبُوطُ عَمَلِ هَذَا عَلَى أَنَّهُ أُسْقِطَتْ حَسَنَاتُهُ فِي مُقَابَلَةِ سَيِّئَاتِهِ وَسُمِّيَ إِحْبَاطًا مَجَازًا وَيُحْتَمَلُ أَنَّهُ جَرَى مِنْهُ أَمْرٌ آخَرُ أَوْجَبَ الْكُفْرَ وَيُحْتَمَلُ أَنَّ هَذَا كَانَ فِي شَرْعِ مَنْ قَبْلَنَا وَكَانَ هَذَا حُكْمَهُمْ


“Mutezile bu hadisten büyük günahların amelleri boşa çıkartacağı hükmünü çıkartmıştır. Ehli sünnetin mezhebi ise şudur: Ameller ancak küfürden dolayı iptal olur. Bu kişinin amelinin boşa gitmesi ise yaptığı kötülük karşısında iyiliklerinin silinmesi manasından tevil edilmiş ve bu durum mecazi manada iptal edilme olarak isimlendirilmiştir. Bu kişiden küfrü gerektirecek başka bir durumun cereyan etmiş olması da muhtemeldir. Bunun bizden önceki şeriatlarda yaşanması ve o şeriatta bu tarz amelleri yapana böyle hüküm verilmiş olması da muhtemeldir.”
(  Nevevi Şerhu Muslim, 16/174)

Görüldüğü gibi alimlerden bu sözün bizzat kendisini küfür olarak gören kimse yoktur. Hatta Mutezile gibi bidat ehli dahi bu sözü küfrün altındaki büyük günahlardan saymış lakin büyük günahların da tıpkı küfür gibi amelleri iptal edeceğini isbatlamaya çalışmışlardır. Bu şahsın kafir olduğunu söyleyenler ise bu kişinin hadiste zikredilmeyen başka illetlerden dolayı küfre girdiğini söylemişlerdir, lakin hadiste bunlara delil olacak bir şey yoktur. Bu durumdaki bir kişi bu sözü mutlak anlamda gaybı bilme iddiasıyla söylemişse kafir olur ve hakiki anlamda amelleri boşa gider. Eğer ki bunu kasdetmeden söylerse kafir olmaz ve bu durumda onun sözünü yorumlayarak küfre nisbet etmek doğru olmaz. Vallahu a’lem.


 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
2830 Gösterim
Son İleti 14 Temmuz 2016, 04:19
Gönderen: Tevhid Ehli
2 Yanıt
2914 Gösterim
Son İleti 25 Eylül 2017, 21:21
Gönderen: AbdulAzim
2 Yanıt
2102 Gösterim
Son İleti 21 Mayıs 2017, 21:12
Gönderen: huzeyfe
5 Yanıt
1751 Gösterim
Son İleti 13 Ocak 2018, 23:39
Gönderen: Tevhid Ehli
3 Yanıt
788 Gösterim
Son İleti 26 Temmuz 2018, 03:06
Gönderen: Tevhid Ehli