Tavhid

Gönderen Konu: TEVHİDDEN VE SELEFİN YOLUNDAN YÜZ ÇEVİRENLER HAKKINDA BİR MEKTUP  (Okunma sayısı 240 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Sırât-ı Müstakîm

  • Özel Üye
  • Newbie
  • *
  • İleti: 19
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ


Abdullatif b. Abdurrahman’dan, değerli kardeş Münîf b. Neşât’a...

(Ed-Duraru’s-Seniyye fi’l-Ecvibeti’n-Necdiyye, 1/511-513, Türkçe Baskı, Varakat Yayınları)

          Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

          Abdullatif b. Abdurrahman’dan, değerli kardeş Münîf b. Neşât’a... Allah ona selamet versin, onun ipini sapasağlam olan kulpa bağlasın; onu tevhide iltizam etme, bununla sevinme ve mutlu olma lütfuna mazhar kılsın. Es-selâmu aleykum ve rahmetullâhi ve berekâtuh.

          Bundan sonra: Ben, kendisinden başka ilah olmayan Allah’a hamd ettiğimi sana bildiriyorum. O hamde layık olandır, her şeye kadirdir. O’ndan, takdir ettiği kaza ve kaderdeki bütün zorlukları kolaylaştırarak hem bana hem de size lütufta bulunmasını niyaz ederim. Hâlimiz bildiğin gibi sağlık ve selamet üzeredir. Nimetler üzerimize arka arkaya gelmektedir. Bir de bu nimetlerin şükründen yüz çevirip çok az şükretmemiz olmasaydı! Katı kalplerimizi ve zalim nefislerimizi Allah’a şikâyet ediyoruz. O ne güzel müştekâdır, ne güzel efendidir ve ne güzel yardımcıdır.

          Münif kardeşin yazdığı hoş yazıyı barındıran mektubun bize ulaştı. Mektup, içerisindeki açıklamalarla; sıhhatinizi, selametinizi, itikadınızın ve kalbinizin temizliğini bildirmekle bizi mutlu etti. Allah’a, lütfundan, doğruyu bulmayı nasip etmesinden, kendisinin hakkını ve kullar üzerine vacip olan şeyleri öğretmesinden dolayı hamd olsun.

          İlim talep etmeye, onu Öğretmeye, Allah’ın dinine ve yoluna davet etmeye gayret et. Zira sen ilmin ortadan kalktığı, cehaletin yayıldığı, dinin ve sünnetlerin değiştirildiği bir zamandasın. Bilhassa Allah’ın mükemmel ve yüce sıfatlarını bilme meselesinde dinin asıllarının, İslam ve yakîn ehlinin dayanağının değişime uğratıldığı bir zamandasın. Bu konuda bazı kimseler doğru yoldan sapmış ve haktan yüz çevirip hakkı inkâr etmişlerdir. Öyle ki Allah Teâlâ’nın, kendileriyle kendisini vasfettiği ve kendileri ile kendisini kullarına tanıttığı sıfatlarını yok saymışlardır. O’nun yarattıklarından yukarıda olması, Arş’ına istivası, konuşması, sevgisi, dostluğu, rızası, öfkesi, gelmesi ve inmesi, onların yok saydıkları sıfatlara örnektir. Onlar, bu ve benzeri sıfatları tevil etmişler, sonunda sıfatları hakikatlerinden sıyırmışlar, yataklarından kaydırmışlar, delalet ettikleri manaları çarpıtmışlardır. Aynı şekilde O’na ibadetin, O’nu birlemenin ve kullar üzerindeki hakkının ne olduğu konusunda da tahrifler yapılmıştır.

          Kendisini İslam’a nispet eden insanların çoğu bu konuda sapmışlardır. Sevgi, dua, istiğâse, tevekkül, saygı, tazim, alçalma ve korku gibi ibadetin özü olan ve sadece âlemlerin Rabbi’nin hakkı olan fiilleri; velilere, salihlere, kabirlere, dikilitaşlara ve şeytanlara yöneltmişlerdir. Hatta bunların aşırıları, Allah ile beraber ibadet ettikleri varlıkların kâinat üzerinde tedbire ve tasarrufa sahip olduklarını açıkça dillendirmişler, böylece uluhiyet konusundaki şirklerine rububiyet konusundaki şirklerini eklemişlerdir. Hem de onlar böyle bir itikada sahip olmaktan hiç geri durmazlar. Aksine bu itikatlarını açıkça söyler, bununla iftihar eder, sonra da İslam ehlinden olduklarını iddia ederler. Hakikatte onlar yalancıların ta kendileridir. Cahiliyye arabının şirki, onların şirkine yetişememiştir. Bu kimseleri görüyorsun: Kur’an okuyorlar ve kendilerinin Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in takipçileri olduğunu iddia ediyorlar. Durumumuzun düzeldikten sonra kötüye gitmesinden, hidayeti bulduktan sonra dalalete düşmekten ve doğru yola girdikten sonra sapkınlıktan Allah’a sığınırız.

          Aynı şekilde, gerek usul ile ilgili meselelerde gerekse füru ile ilgili meselelerde yalnızca Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e ittiba etmek de; kendisinin âlim, dindar, dayanak ve ilmi merci olduğunu iddia eden kimselerin çoğu tarafından terk edilmiştir. İnsanlar Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e uymak yerine, âlim olduklarına inandıkları sözde âlimlerin sözlerine yönelmişlerdir. Eğer bir kimse bunların sözlerini reddedecek olsa, onlar tarafından ahmak ve deli addedilir. İşte Şeriat’e uyduğunu ve dine bağlı olduğunu iddia eden kimselerin çoğunun durumu budur. Sence hak ve din bundan daha garip bir duruma düşebilir mi? Şu hâlde sen imam bilip onu kabul etmeye, öncelemeye ve diğer insanlara tavsiye etmeye çabala. Umulur ki yeryüzünün her tarafını kaplayan ve nesiller boyu insanların çoğunu helak eden bu şirkten ve ta’tîlden kurtulursun.

          Ayrıca mektubunda, Allah’ın indirdiğinin dışındaki hükümlerle hükmeden bedevilerin durumu konusunda, bunu helal sayanlarla saymayanlar arasında ayrıma gidilmesi gerektiğini söylemişsin ki kendisiyle amel edilen görüş de budur. İlim ehli nezdinde bu ayrıma gidilmesi gerekir. Vesselam.


Not: Allah'ın hükümlerine aykırı töre vb şeylerle hükmeden bedevilerle alakalı nakillerin izahı için şu adrese müracaat edebilirsiniz:EBU UBEYDE’NİN MUHAKEME KONUSUNDA YAPTIĞI TEDLİS VE HİLELERİN İZAHI
Muhammed bin Abdulvehhab (rahimehullah) şöyle der: Muvahhidlerin avamından olan bir kimse bu müşriklerin âlimlerinden bin tanesine galip gelir! Tıpkı Yüce Allah’ın şöyle buyurduğu gibi: «Bizim ordularımız kesinlikle galip gelecektir.»  (Saffat: 173) Yüce Allah’ın ordusu, kılıç ve mızraklar ile galip oldukları gibi hüccet ve lisan ile de galiptirler. Asıl korkması gereken kişi, bu yolda yürüdüğü halde beraberinde (ilimden) bir silahı olmayan muvahhiddir. (Cevahiru’l Mudiyye Sayfa:35, Muvahhid Yayınları)

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
1341 Gösterim
Son İleti 26 Kasım 2015, 13:27
Gönderen: İbn Umer
1 Yanıt
1537 Gösterim
Son İleti 26 Kasım 2015, 13:28
Gönderen: İbn Umer
0 Yanıt
1750 Gösterim
Son İleti 05 Ağustos 2015, 17:08
Gönderen: Tevhid Ehli
1 Yanıt
1457 Gösterim
Son İleti 19 Temmuz 2016, 23:59
Gönderen: Tevhid Ehli
15 Yanıt
2704 Gösterim
Son İleti 09 Aralık 2018, 03:45
Gönderen: Tevhid Ehli