Tavhid

Gönderen Konu: GÜZEL AHLÂK, CÖMERTLİK VE CİMRİLİĞİN HOŞ GÖRÜLMEMESİ  (Okunma sayısı 188 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Sırât-ı Müstakîm

  • Özel Üye
  • Newbie
  • *
  • İleti: 19
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

İbni Hacer el-Askalânî rahimehullah

Fethu'l-Bârî, Polen Yayınları 12.cilt sayfa: 119-124

GÜZEL AHLÂK, CÖMERTLİK VE CİMRİLİĞİN HOŞ GÖRÜLMEMESİ

              İbn Abbas: "Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem insanların en cömerdi idi. En cömert olduğu zaman da ramazan ayında idi" demiştir.

          Ebû Zerr de Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in peygamber olarak gönderildiği haberini alınca kardeşine: Bineğine binip şu vadiye (Mekke'ye) git. Onun sözlerini dinle, demişti. Kardeşi dönüp: Ben onun güzel ahlâkı emrettiğini gördüm, demişti.

          6033- Enes'ten dedi ki: "Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem insanların en güzeli, insanların en cömerdi, insanların en kahramanı idi. Bir gece Medine halkı korkmuştu da insanlar sesin geldiği tarafa doğru koşuşmuşlardı. Onlar giderken karşılarına Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem çıkıverdi. Çünkü sese doğru diğer insanlardan önce o gitmişti. Onunla karşılaştıklarında da o: Korkmayın, korkmayın, diyordu. O sırada kendisi Ebû Talha'ya ait üzerinde eğer takımı bulunmayan çıplak bir atın üzerinde idi. Boynunda da bir kılıç asılı duruyordu. (Ebû Talha'ya): And olsun ben bunu bir deniz buldum, yahut: Şüphesiz ki o bir denizdir, buyurdu."

          6034- Cabir radiyallâhu anh'dan dedi ki: "Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den bir şey istenmiş de: Hayır dediği asla görülmemiştir."

          6035- Mesruk'tan, dedi ki: "Abdullah İbn Amr'ın yanında oturuyorduk. O da bize hadis naklediyordu. Bu arada şunları söyledi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in kendisi ölçüyü kaçırmayan ve ölçünün dışına çıkmak için kendisini zorlamayan birisi idi. O devamlı: Sizin en hayırlılarınız ahlâkı en güzel olanlarınızdır, derdi."

          6036- Sehl İbn Sa'd'dan, dedi ki: "Bir kadın Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'e bir burde (alt üst birtakım elbise) getirip geldi. -Sehl yanında bulunanlara: Burdenin ne olduğunu biliyor musunuz, diye sordu. Yanında bulunanlar: Burde şemle (denilen bir giyecek)dir, dediler. Sehl bunun üzerine: Burde saçakları bulunan dokunmuş bir şemledir, dedi.- (Burdeyi getiren kadın): Ey Allah'ın Rasulû, bu burdeyi giyinmen için sana veriyorum, dedi.

Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem o burdeye ihtiyacı olduğu için onu aldı ve giyindi. Sahabeden bir adam, o burdeyi üzerinde görünce: Ey Allah'ın Rasulü, bu ne kadar da güzel, giyeyim diye bana verir misin, dedi. Allah Rasulü: Tabii, dedi.

Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem kalkıp gidince, arkadaşları onu kınadılar ve: Peygamber sallallâhu aleyhive sellem'in o burdeye ihtiyacı olduğu için onu aldığını gördün, sonra da ondan onu istemekle güzel bir şey yapmadın. Çünkü sen de biliyorsun ki ondan bir şey istendi mi onu vermemezlik etmez, dediler. Bunun üzerine adam: Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem onu giyince, ben de onun bereketinden yararlanmayı ümit ederek belki onunla kefenlenirim, diye cevap verdi.“

          6037- Ebû Hureyre'den, dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Zaman yakınlaşacak, amel eksilecek, aşırı cimrilik (kalplere) bırakılacak. Herc de çoğalacak. Ashab: Herc nedir, diye sordu. Allah Rasulü: Öldürmektir, öldürmektir, buyurdu."

          6038- Enes radıyallâhu anh'dân, dedi ki: "Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'e on yıl hizmet ettim. Bana ne öf, ne niye yaptın, ne de niye yapmadın, dedi."

          AÇIKLAMA

          "Güzel ahlâk, cömertlik ve cimriliğin hoş görülmemesi." Bu başlık altında bu üç hususu bir arada zikretmiş bulunmaktadır. Çünkü cömertlik güzel ahlâk arasında sayılır. Hatta güzel huyların en büyüklerindendir. Cimrilik ise onun zıttıdır. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem de: "Allah'ım, yaratılışımı güzelleştirdiğin gibi, ahlâkımı da güzelleştir" diye dua ederdi. Bunu Ahmed rivâyet etmiş olup İbn Hibban sahih olduğunu söylemiştir.

          Müslim'in naklettiği "iftitah duası"na dair Ali'nin rivâyet ettiği uzunca hadiste şöyle denilmektedir: "Ve sen beni en güzel ahlâka ilet. Ona da senden başka hiç kimse iletemez."

          Kurtubî, el-Mufhim adlı eserinde şöyle diyor: Ahlâk, insanın başkası ile ilişkilerinde sahip olduğu niteliklere denilir. Bu nitelikler övülen ve yerilen kısımlarına ayrılır. Övülenler özetle kendi aleyhine dahi olsa başkasının yanında yer alarak kendindeki hakkı alıp vermek fakat kendi nefsin için başkasından hak istemeye kalkışmamaktır. Bunun etraflı bir şekilde dökümü de şöyledir: Affetmek, hilim göstermek (cahilce davranışları bağışlayıp intikam almaya kalkışmamak), cömertlik, sabır, eziyetlere tahammül, merhamet, şefkat, ihtiyaçları karşılamak, sevgi göstermek, yumuşak davranmak ve benzeri hallerdir. Yerilen huylar ise bunların zıttıdır. Cömertlik (sehâ) de cad (cömertlik) ile aynı anlamdadır. Bu da sahip olunup saklanılan bir şeyi karşılıksız olarak vermektir. Cömertliğin güzel ahlâka atfedilmesi ise özelin genele atfedilmesi kabilindendir. Müfred olarak zikredilmesi ise şanının yüceliğine dikkat çekmek içindir.

          "İbn Abbas dedi ki: Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem insanların en cömerdi idi." Buna dair açıklamalar daha önce Oruç bölümünde geçmiş bulunmaktadır.

          Başlıkta yer alan üçüncü hadis (6033 nolu hadis)te geçen: "Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem insanların en güzeli idi" ifadesi hem yaratılış, hem ahlâk itibariyle en güzeli idi, demektir.

          "İnsanların en cömerdi idi" ifadesi, verebildiği şeyleri karşılıksız en çok veren kimseydi demektir. "İnsanların en kahramanı idi." Yani kaçmamakla birlikte herkesten çok en ileri atılan idi. Sözü geçen bu hadisin şerhi:

          "Medine halkı korkmuştu." Yani geceleyin bir ses işitmişler, bir düşmanın kendilerine hücum edeceğinden korkmuşlardı.

          "Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem onları karşıladı. Çünkü O diğer insanlardan önce sesin geldiği tarafa gitmişti." Yani o onlardan önce gitmiş, durumun mahiyetini açıkça öğrenmiş ve korkulacak bir şey olmadığını görüp, geri dönüp onları teskin etmeye başlamıştı.

          "Korkmayınız" lafzı ise karşıdakinin korkusunu teskin etmek, onu yatıştırmak ve muhatap kimseye karşı yumuşaklığını izhar etmek için söylenen bir sözdür.

          "Ölçüyü kaçıran değildi." Bu hadiste: "Şüphesiz sizin en hayırlılarınız ahlâkı en güzel olanlarınızdır" ifadesi de geçmektedir. Ebü Ya'lâ, Enes'ten Peygambere şu hadisi merfu olarak zikretmiştir: "Müminler arasında imanı en kâmil olanlar ahlâkı en güzel olanlardır."

          Tırmizi de, Cabir'den Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in şu buyruğunu rivâyet etmektedir: "Aranızda ahlâkı en güzel olanlarınız aranızda en çok sevdiğim kimselerden ve kıyamet gününde oturacağı meclisi bana en yakın olacak olanlarınızdandırlar." Hadisi Buhari de el-Edebu'l-Müfred adlı eserinde zikretmiştir. Yine Buhari el-Edebu'l-Müfred'de, Ibn Hibban, Hakim ve Taberani de Üsame Ibn Şerik'ten şu hadisi rivâyet etmektedirler: "Ashab: Ey Allah'ın Rasulü! Allah'ın kulları arasında, Allah'ın en sevdiği kimlerdir, diye sordular. Allah Rasulü: Ahlâk ltibariyle en güzelleri olanlardır, buyurdu."

          Yine ondan gelen bir başka rivâyette şöyle denilmektedir: "İnsana verilen en hayırlı şey nedir (diye soruldu). Allah Rasulü: Güzel ahlâktır, buyurdu."

          Güzel ahlâka dair sahih hadislerden birisi de en-Nevvas İbn Sem'ân'ın rivâyet ettiği, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in: "Birr (iyilik) güzel ahlâktır“ hadisidir. Bu hadisi Müslim ve el-Edebu'l-Müfred'de Buhari rivâyet etmiştir.

          Ebu'd-Derda'nın rivâyet ettiği hadiste de Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur: "Güzel ahlâktan daha çok mizanda ağır basacak hiçbir şey yoktur." Bu hadisi Buhari el-Edebu'l-Müfred'de, Ebü Davud, sahih olduğunu belirterek Tirmizi ve lbn Hibban da rivâyet etmişlerdir. Bu hadiste Tirmizi -ki el-Bezzâr'da da vardır bu fazlalığı da zikretmektedir: "Şüphesiz güzel ahlâk sahibi (güzel ahlâkı sayesinde) oruç tutan, namaz kılan kimsenin mertebesine kadar ulaşır."

          Tirmizi ve İbn Hibban -ki sahih olduğunu da belirtirler aynı zamanda Buhari'nin el-Edebu'l-Müfred'inde de yer alan Ebü Hureyre yoluyla gelen hadiste şöyle denilmektedir: "Peygamber sallallâhu aleyhi ve senem'e insanların cennete girmelerine en çok neyin sebep olduğuna dair soru soruldu. O: Allah'a karşı takvalı olmak ve güzel ahlâk, diye cevap verdi."

          el-Bezzâr hasen bir sened ile Ebü Hureyre'den, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivâyet etmektedir: "Sizin mallarınız (gönüllerini hoş etmek için) bütün insanlara asla yetişemez. Fakat sizin göstereceğiniz güler yüz ve güzel ahlâk ile hepsine yetişebilirsiniz."

          Bu hususta hadisler pek çoktur.

          Altıncı hadis (6036 nolu hadis) Sehl İbn Sa'd radıyallâhu anh'ın Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'e verilen burdeyi bir sahabinin kefeni olması için istemesi olayı ile ilgilidir. Bu hadisin bu başlıkta zikredilmesinden maksat ise, o burdeyi isteyen kimseye, hazır bulunan sahabilerin: "Sen ondan o burdeyi istedin, oysa onun kendisinden bir şey isteyene vermezlik etmediğini de biliyorsun" şeklindeki sözleridir. Hadisin yeteri kadar şerhi Cenazeler bölümünün baş taraflarında geçmiş bulunmaktadır.

          "Ne niye yaptın, ne de niye yapmadın, dedi." Bu hadisten, geçmiş işler dolayısıyla sitemde bulunmama yolunun seçilmesinin uygunluğu anlaşılmaktadır. Çünkü gerek duyulması halinde işin yeniden yapılabilme imkânı vardır. Dilin azarlamaktan, yermekten uzak tutulmasının faydası ise, hizmetçiye sitemde bulunmayı terk etmek suretiyle kalbini kazanmak, ısındırmaktır. Bütün bunlar kişinin kendi payı ile ilgili olan hususlardadır, ama şer'an yapılması gerekli olan hususlarda herhangi bir müsamaha sözkonusu olmaz. Çünkü bunlar (bu gibi hallerde gerekeni söylemek) iyiliği emredip kötülükten alıkoymak kabilinden olur.
Muhammed bin Abdulvehhab (rahimehullah) şöyle der: Muvahhidlerin avamından olan bir kimse bu müşriklerin âlimlerinden bin tanesine galip gelir! Tıpkı Yüce Allah’ın şöyle buyurduğu gibi: «Bizim ordularımız kesinlikle galip gelecektir.»  (Saffat: 173) Yüce Allah’ın ordusu, kılıç ve mızraklar ile galip oldukları gibi hüccet ve lisan ile de galiptirler. Asıl korkması gereken kişi, bu yolda yürüdüğü halde beraberinde (ilimden) bir silahı olmayan muvahhiddir. (Cevahiru’l Mudiyye Sayfa:35, Muvahhid Yayınları)

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
1354 Gösterim
Son İleti 10 Haziran 2015, 23:51
Gönderen: İbn Teymiyye
0 Yanıt
775 Gösterim
Son İleti 06 Nisan 2018, 01:52
Gönderen: abdullah
0 Yanıt
362 Gösterim
Son İleti 16 Ağustos 2018, 18:13
Gönderen: Osman