Tavhid

Gönderen Konu: ALLAHU TEALANIN SIFATLARININ TAKSİMATI  (Okunma sayısı 342 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Selefii

  • Özel Üye
  • Newbie
  • *
  • İleti: 38
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
ALLAHU TEALANIN SIFATLARININ TAKSİMATI
« : 16.01.2019, 10:49 »
         ALLAH'U TE'ALA'NIN SIFATLARININ TAKSİMATI


Bismillahirrahmanirrahim.

İki vahyin nasları ve seleften gelen eselerden anlaşılmaktadır ki, Allahu tealanın sıfatları ‘’Müsbet’’ (ki buna subuti sıfatlar denir) ve ‘’Menfi’’ (buna da selbi sıfatlar denir) olmak üzere iki kısımdır. Allahu Teala şöyle buyurmuştur: ''Aziz, Hakim olan Allah sana da, senden öncekilere de böyle vahyeder. Göklerde olanlar da, yerde olanlar da O'nundur. O, Aliyy'dir, Azim'dir. Nerede ise gökler tepelerinden çatlayacaklar. Melekler de Rabblerini hamd ile tesbih ediyorlar; yeryüzünde bulunanlar için O'ndan bağışlanma diliyorlar. İyi bilin ki; Allah, muhakkak Gafur ve Rahim olandır. Ondan başka veliler edinenlere gelince; Allah, onların üzerinde daima gözetleyicidir. Sen, onların üzerinde vekil değilsin. Şehirlerin anasını ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve hakkında hiç bir şüphe bulunmayan o toplanma günüyle korkutman için, sana böyle arabça bir Kur'an vahyettik. Bir fırka cennette, bir fırka da çılgın alevli cehennemdedir. Şayet Allah dileseydi; hepsini tek bir ümmet yapardı. Ama O; dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere gelince; onlar için ne bir veli vardır, ne de bir yardımcı. Yoksa O'ndan başka veliler mi edindiler? İşte Allah; O'dur veli olan. Ölüleri O, diriltir. Ve O, her şeye kadirdir. İhtilafa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm Allah'ındır. İşte Rabbim olan Allah budur. Ben, O'na tevekkül ettim ve yalnız O'na yöneldim. Göklerin ve yerin yaratanı, size kendinizden eşler yarattı. Davarlardan da çiftler. Bu suretle çoğalmanızı sağlıyor. O'nun benzeri hiç bir şey yoktur. Ve O; Semi'dir, Basir'dir.’’ (Şura 3-11)

Allahu Teala bu ayetlerde tafsili olarak hem zati hemde fiili bir çok sıfatını ısbat ettikten sonra icmali olarakta ''O'nun benzeri hiç bir şey yoktur.’’ buyurarak, denklik, benzerlik, ortaklık ifade eden sıfatlardan da zatını tenzih etmiştir. Buda Allah hakkındaki sıfatların müsbet ve menfi olmak üzere iki kısım olduğunu gösterir.

Müsbet sıfatlar kendi içerisinde ‘’zati’’ ve ‘’fiili’’ olmak üzere iki kısma ayrılır. Bu iki kısımdan zati olan sıfatlar da kendi içerisinde ‘’manevi’’ ve ‘’haberi’’ olmak üzere iki kısma ayrılırken, fiili olan sıfatlarda ‘’sebebi malum’’ ve ‘’sebebi meçhul’’ olmak üzere kendi içerisinde iki kısma ayrılmaktadır. Yine fiili sıfatlar ‘’lazımi fiili sıfatlar’’ ve ‘’Müteaddi fiili sıfatlar’’ olmak üzerede iki kısma ayrılır. Allah subhenehu ve tealanın izni ve yardımı ile bu yazıda önemi ve faydası sebebi ile burada bahsedilen bu taksimatın hakikatini izah edecez. Tevfik Allah Azze ve Celle’dendir.

Çevrimdışı Selefii

  • Özel Üye
  • Newbie
  • *
  • İleti: 38
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Ynt: ALLAHU TEALANIN SIFATLARININ TAKSİMATI
« Yanıtla #1 : 10.02.2019, 08:14 »
Sıfatların taksimatı konusuna geçmeden önce sıfatlarla alakalı şu zikredeceğimiz genel kaideler göz önünde bulundurulmalıdır.

Bilinmelidir ki; Allahu Te’ala’nın sahip olduğu sıfatlarının tamamı, tam ve kamil olan sıfatlardır. Bu bakımdan Allahu Te’ala’nın sahip olduğu sıfatlar da bir misli ve şeriki olması asla mümkün değildir. Çünkü mutlak kemaliyet Allahu Te’ala’ya has bir sıfattır. Mahlukatın ise bundan hiç bir nasibi yoktur. Mahlukatın kemaliyeti kayıtlı olup, sonradan meydana gelmiş/yaratılmış ve varlığını da Allahu Te’ala’dan alır. Allah’u Te’ala’nın kemaliyeti ise zatından olup, ezelden beri söz konusu kemaliyet ile muttasıftır. Durum böyle olunca Allahu Te’ala’nın  –gerek Kur’an da olsun ve gerekse de sünnette olsun- zatı hakkında haber verdiği sıfatları kabul etmek ve Allah’u Te’ala’nın o sıfatlarla muttasıf olduğuna itikad etmek, asla teşbih ve temsil olmaz. Zira Allah’u Te’alanın bütün sıfatları mutlak kamal ve celal sıfatlarıdır. Mahlukatın sahib olduğu sıfatlar ise (her ne kadar isim benzerliği olsa da) noksandır, yaratılmıştır ve kayıtlıdır. Bu nedenle de iki vahyin naslarında geçen sıfatların tamamını hakiki anlamda kabul ve tasdik etmek gerekir. Zira Allahu Te’ala şöyle buyurmuştur: ‘’Ey iman edenler; Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini, ve ahiret gününü inkar ederse; şüphesiz derin bir sapıklığa düşmüştür.’’ (Nisa 136)

Ayette bahsedilen Allaha iman emri, onun zatı hakkında haber verdiği her şeye iman etmeyi de kasar. Yine Onun Peygamberine imanda, peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in, Rabbi hakkında haber verdiği tüm sıfatlara imanı da kapsar. Yine Allahu Te’alanın kitaplarına imanda, ilahi kitapların Allah hakkında bildirdiği bütün sıfatlara imanı da kapsar. Bu bakımdan her kim Allah’u te’la’nın indirdiği kitaplarında ve peygamberlerinin (Allahu Te’ala’nın selamı hepsinin üzerine olsun) diliyle kendisi hakkında ısbat ettiği sıfatları, haber verildiği şekil üzere kabul edip tasdik etmezse, Allaha, peygamberine ve indirmiş olduğu kitablara iman etmiş olmaz ve ilhada düşmüş olur.

Hatta akıl dahi Allah’u Te’ala’nın sıfatlarını kabul etmeyi gerektirir. Çünkü söz konusu sıfatları kendisi hakkında ısbat eden Allahu Te’ala’dır. Allahu Te’ala ise kendi zatını herkesten daha çok iyi bilir. Yine onun sözü ve haberi de başkalarının sözünden ve haberinden daha doğru ve daha sağlamdır. Durum böyle olunca Allah’u Te’ala’nın zatı hakkında haber verdiği bütün sıfatlara itikad etmek ve tasdik etmek aklen de zorunlu olur. Çünkü verilen bir haber de tereddüt etmek, ancak şu sebeblerden meydana gelir.

-Ya haber veren yalan söylüyordur,
-Ya haber veren cahildir, ne dediğini bilmiyordur,
-Yada haber veren, derdini ve maksadını anlatamayan biridir.

Bütün bu olası şeyler ise, Allahu Te’ala hakkında muhaldir/imkansızdır. Yine bu olası şeyler Peygamberler ve ilahi kitaplar hakkında da muhaldir. Nitekim Allahu Te’ala şöyle buyurmuştur:’’Senin izzet sahibi olan Rabbin, onların isnat etmekte oldukları vasıflardan yüce ve münezzehtir. Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun! Âlemlerin Rabbi olan Allah'a da hamd olsun!'' (Saffat 180-182)

İbni Ebul İzz rahimehullah şöyle demiştir:’’Yüce Allah bu ayette önce kafirlerin kendisini vasfetmelerinden zatını tenzih etmiş, sonra da Rasullerine selam etmiştir. Bunun sebebi; Çünkü Rasullerin onun hakkında (haber ve) beyan ettikleri sıfatların hepsi, her türlü noksandan uzak olmasıdır. Arkasından da kemal derecesinde hamde layık olduğunu ortaya koyan sıfatlara yalnızca kendisi sahip olduğundan dolayı, hamdin kendisine mahsus olduğunu belirtmektedir.’’(Şerhu Akidetut Tahaviye s:63)

O halde nasıl ki vahiy ilahi sıfatları kabul etmeyi kullara lazım/gerekli kılıyorsa, aynı şekilde akıl ve fıtratta bunu böylece kullara lazım kılar. Sıfatlar hakkında bu umumi bilgilerin beyanından sonra Allah’u Te’ala’nın sıfatlarının taksimatına geçebiliriz.


Çevrimdışı Selefii

  • Özel Üye
  • Newbie
  • *
  • İleti: 38
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Ynt: ALLAHU TEALANIN SIFATLARININ TAKSİMATI
« Yanıtla #2 : 10.02.2019, 22:29 »
1-) Subuti Sıfatlar

Subut lafzı, kat’i bir şekilde sabit olma, var olma gibi anlamlara gelir. Sıfat lafzı ise; bir şeyin üzerinde bulunduğu, hal, şekil/keyfiyet ve taşıdığı niteliklerdir.'' (Müfredat s:1161) Dolayısıyla sıfat-ı subutiye: Yani bir varlığın nefsiyle/zatiyla kaim olan sıfatlardır.

Bir ıstılah olarak ise; Allahu Te’ala’nın haber verdiği ve zatında var olan müsbet sıfatlardır. Mesela hayat, kudret, ilim, işitme, görme, göz, irade, meşiet, kelam, rıza, gazab istiva, nuzul, yüz, el vb sıfatlar gibi. Subuti sıfatlar: medh, sena, mükemmellik ve celal bildiren sıfatlardır. Dolayısıyla bu sıfatların sayısı ve çeşidi arttıkça, bu sıfatlarla muttasıf olan zatın mükemmeliği de o derece ortaya çıkar ve anlaşılır. Bu sebeble Allahu Te’alanın kendi zatı hakkında haber verdiği müsbet sıfatlar, selbi sıfatlardan çok daha fazladır. Çünkü mücerred olarak menfi/selbi olan sıfatlarda bir övgü yoktur. Bu konuda;

İbni Ebul İzz rahimehullah şöyle der:’’Yüce Allahın kitabında sıfatların ısbatı tafsili olarak, nefiy ise mücmel olarak gelmiştir. Buda yerilmiş kelam ehlinin yolunun zıddınadır. Çünkü onlar etraflı bir şekilde nefyi söz konusu ederken, mücmel olarakta isbattan söz ederler ve şöyle derler: O cisim değildir, şahıs değildir, beden değildir, suret değildir, et değildir, kan değildir…ilh. Bu şekilde mücerred nefiy ifadelerinde bir övgü yoktur. Bilakis edebin sınırlarını aşan ifadeler vardır. Çünkü bir kimse sultana: ‘’Sen çöpçü değilsin, odun kıran değilsin, hacamat yapan değilsin, dokumacı değilsin’’ diyecek olursa her ne kadar bu sözleri doğru ise de sultan böyle diyen kimseyi bu nitelendirmeleri dolayısıyla te’dib eder. Ancak nefyi özlü/icmali bir şekilde bir araya getirerek: ‘’Sen yönettiklerindn hiç kimseye benzemiyorsun. Sen onlardan daha üstün, daha şerefli ve daha değerlisin’’ diyecek olursa hem nefyi toparlayıp bir araya getirmiş olur, hemde edebi korumuş olur.’’(Akidetut Tahaviye Şerhi s:104-105)

Selbi sıfatlar ise Kur’anda şu üç durumda zikredilir.

Birincisi: Allahu Te’alanın mükemmelliğinin kapsamlı olduğunu ifade etmek için. Şu ayet de olduğu gibi:’’Onun misli hiç birşey yoktur. O her şeyi işiten ve görendir.’’(Şura 11)

İbni Ebul İzz rahimehullah şöyle demiştir:’’Bu buyrukta nefyin manasını da ortaya koyan bir isbat vardır. Böylece bu buyruktan Yüce Allah’ınkastının şu olduğu anlaşılmaktadır: Kemal sıfatlarına tek başına sadece O sahiptir. (Akidetut Tahaviye Şerhi s:105)

İkincisi: Allahu Te’ala hakkında iddia edilen asılsız yalan ve iftiraları reddetmek için. Şu ayette olduğu gibi:"Rahman evlât edindi" dediler. Andolsun ki; ortaya çok kötü bir şey attınız. Neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp göçecekti; Rahman'a çocuk isnad etmelerinden ötürü. Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz.’’ (Meryem 89-92)

İmam Kurtubi rahimehullah şöyle demiştir:’’Bu buyruk ile yüce Allah kendi zatının çocuk sahibi olmasını nefyetmektedir. Çünkü çocuğun babasının cinsinden olmasını ve sonradan meydana gelmiş olmayı gerektirir. Yani böyle bir şey yüce Allah'a yakışmaz. O bununla nitelendirilemez ve O'nun hakkında böyle bir şey mümkün değildir. Çünkü çocuk mutlaka bir babadan olur ve babası olur, aslı olur. Şanı yüce Allah ise bundan pek yüce ve pek mukaddestir.’’(Kurtubi Tefsiri)


Üçüncüsü: Belli bir konuda Allahu Te’alanın mükemmelliği hakkında oluşabilecek noksanlık vehmini ortadan kaldırmak için. Şu ayette olduğu gibi:’’Andolsun ki; Biz, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık. Ve Bize hiç bir yorgunluk da dokunmadı.’’ (Kaf 38)

Katade ve el-Kelbi dediler ki; Bu âyet-i kerime Medine yahudileri hakkında inmiştir. Onlar yüce Allah'ın gökleri ve yeri altı günde yarattığını, bu altı günün başının pazar, sonuncusunun da cuma günü olduğunu, cumartesi günü de dinlenmeye çekildiğini iddia etmişler ve böylelikle (yahudiler) bu günü dinlenmeye ayırmışlardır. Yüce Allah bu hususta onları yalanlamaktadır.’’(Kurtubi Tefsiri)

Sonuç olarak: Allahu Te’aladan nefyedilen sıfatlar çoktur. Ancak onun hakkında ısbat edilenler daha çoktur. Çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi subuti sıfatların hepsi:medh, sena, mükemmellik ve celal bildiren sıfatlardır. Bu türden sıfatlar çoğaldıkça ve çeşitlendikçe mevsufun kemali, mükemmelliği ve kusursuzluğu daha çok ortaya çıkar.

Subuti sıfatlar hakkın da önemli olan bir husus daha vardır ki, oda şudur; İki vahyin nasların da geçen müsbet sıfatlar mutlak ve mukayyed olmak üzere iki kısımdır. Mutlak sıfatlar: İsimlerden türetilen ve Allahu Te’ala için sabit olan her sıfattır. Mesela işitme, görme, hayat, kudret ve mütekellim olmak gibi. Mukayyed sıfatlar ise: İki vahyin naslarında kayıtlı olarak Allaha izafe edilen sıfatlardır. Mesela mekr/tuzak, istihza/alay, hile gibi.

Bu sıfatları mutlak olarak Allaha izafe etmek caiz değildir. Çünkü Kuran, bu sıfatları mutlak almamda değil, mukayyed anlamda kullanmıştır. Mesela Allahu Te’ala’nın ‘’Gerçekte, Allah onlarla (münafıklarla) istihza/alay eder de azgınlıklarında onlara fırsat verir’’ (Bakara 15) ‘’Münafıklar Allaha hile yapmaya çalışırlar. Allah da onlara hile yapar’’ (Nisa 142) vb ayetleri gibi. Dolayısıyla bu sıfatlar Allahu te’alaya izafe edildiğinde kayıtlı bir şekilde ‘’tuzak kuranlara tuzak kuran, alaycılarla istihza eden, kafir ve münafıkların hilelerine karşı hile yapan’’ şekilde Allaha izafe edilir.


 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
2 Yanıt
3440 Gösterim
Son İleti 25.09.2017, 21:21
Gönderen: AbdulAzim
2 Yanıt
2618 Gösterim
Son İleti 21.05.2017, 21:12
Gönderen: huzeyfe
11 Yanıt
3164 Gösterim
Son İleti 12.07.2018, 02:30
Gönderen: Tevhid Ehli
3 Yanıt
1302 Gösterim
Son İleti 26.07.2018, 03:06
Gönderen: Tevhid Ehli
2 Yanıt
488 Gösterim
Son İleti 26.12.2018, 06:55
Gönderen: Tevhid Ehli