Tavhid

Gönderen Konu: BİD’AT VE BİD’ATÇILERİN ZEMMİ  (Okunma sayısı 226 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tullab'ul Ilm

  • Özel Üye
  • Full Member
  • *
  • İleti: 197
  • Değerlendirme Puanı: +5/-0
  • فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ
BİD’AT VE BİD’ATÇILERİN ZEMMİ
« : 16.02.2019, 00:35 »
Bid'at ve Bid'atçilerin Zemmi*

Aişe’den (Radıyallâhu Anhâ) rivayetle Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Kim dinde olmayan bir şey ortaya atarsa, ortaya çıkardığı şey reddedilir.”16

Buhari ve Müslim’de geçen bir hadiste yine Aişe’den (Radıyallâhu Anhâ) rivayetle Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Kim dinde yapmadığımız bir şeyi yaparsa yaptığı şey reddedilir.”17

Abdullah b. Ömer’den Rasululah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Kim sünnetimden yüz çevirirse o benden değildir.”18

Abdurrahman b. Amr es-Sullemi ve Hacer b. Hacer şöyle anlatırlar:

“Hakkında Tevbe Suresinin 92. ayetinin indiği İrbad b. Sariye’yi ziyaret amacıyla yanına gittik. Ayetin meali şöyledir:

“Binek vermen için sana geldiklerinde ‘size binek bulamıyorum’ dediğin zaman, harcayacak bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözyaşları dökerek geri dönenlere sorumluluk yoktur.” (Tevbe: 9/92)

İrbad b. Sariye bize şu hadisi nakletti:

“Günlerden bir gün Rasulullah bize sabah namazını kıldırdıktan sonra yüzünü bize dönerek vaaz etti. Herkesin gözü doldu, kalpleri titredi. Aramızdan biri:

“Ya Rasulullah! Sanki bu veda eden birinin vaazu nasihatiydi.” dedi.

“Peki bize ne vasiyet edersin?” diye sordu. O da şöyle cevap verdi:

“Size takvayı, Allah korkusunu ve başınızdakine, habeşli bir köle dahi olsa, itaat etmenizi tavsiye ediyorum. Zira benden sonra yaşayacak olanlar bir çok ihtilaflar göreceklerdir. Siz benim ve hulefa-i raşidinin sünnetine uyunuz. Onlara sımsıkı tutununuz. Dinde yeni çıkarılan (icat edilen) şeylerden sakınınız. Zira dinde her yeni çıkarılan şey bid’attir ve her bid’at dalalettir.”19

İbni Mesud’dan Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“Havuzun başına herkesten önce ben vaacağım; ancak bazı kimseler o havuzun başından çekilip uzaklaştırılacaklar.” Ben:

“Ya Rabbi! Onlar benim ümmetimdendirler” diyeceğim. O zaman Allah bana şöyle denilecek:

“Senden sonra onların neler yaptığını sen bilmezsin.”
20

Abdullah b. Muriz şöyle der:

“İpin yavaş yavaş aşınıp koptuğu gibi din de sünnet Minnet gidecektir.”

Birgün Tavus oğluyla birlikte oturuyordu. Yanlarına Mutezile mezhebinden biri gelip konuşmaya başladı. Bunun üzerine Tavus parmaklarıyla kulaklarını tıkadı. Oğluna da adamın söylediklerini işitmemesi için aynı şeklide kulaklarını tıkamasını söyledi. Çünkü sözler zayıf kalpli birinden çıkıyordu.

Muhammed b. Davud, Süfyan b. Üyeyne’ye, İbrahim b. Ebi Yahya’nın kader konusunda ileri geri konuştuğunu söyledi. Bunun üzerine Süfyan:

“Durumu insanlara anlatın. Bana da Allah’tan afiyet dileyin” dedi.

Salih el-Mer’i şöyle der:

“İbni Sirin’in huzuruna biri girdi ve kader konularından biri hakkında konuşmaya başladı. Bunun üzerine İbni Sirin adama:

“Ya sen kalk git veya biz kalkalım” dedi.”

Eyyup Sahteyani şöyle der:

“Bid’at sahibi amel edip çalıştıkça Allah’tan daha da uzaklaşır.”

Süfyan-ı Sevri şöyle der:

“Bid’at, iblise günahtan daha sevimlidir (daha çok hoşuna gider). Çünkü günahtan dönülür, ama bid’atten dönülmez.”

Abdulaziz b. Ebu Davud ölünce cenaze namazının kılınması için safanın kapısına konuldu. İnsanlar saf olduktan sonra Süfyan-ı Sevri geldi. Safları yararak cenazenin yanına vardı. Sonra da üzerine namaz kılmayıp geri çekildi. Zira Abdulaziz b. Ebi Davud, Murcie mezhebine ittiba edenlerdendi.

Süfyan-ı Sevri’nin şöyle dediği rivayet edilir:

“Kim bid’atçi birini dinlerse Allah onu duyduğu şeylerden faydalandırmasın. Kim onunla tokalaşırsa İslamla olan bağını koparmış olur.”

Süleyman Temimi ölüm döşeğine düşünce çok ağladı. “Niçin ağlıyorsun? Yoksa ölümden mi korkuyorsun.” denilince:

“Hayır” dedi. “Fakat ben Kaderiye mezhebinden birine uğramış ve ona selam vermiştim. Bu yüzden Allah’ın beni hesaba çekmesinden korkuyorum” dedi.

Fudayl b. İyaz şöyle der:

“Kim bid’at sahibi birini severse, Allah onun amelini heba eder ve İslamm nurunu kalbinden çıkarır.” Başka bir sözünde ise şöyle der:

“Kim bid’at sahibi biriyle oturursa ondan sakının.” Bir başka sözünde:

“Yolda bid’atçi birini görürsen yolunu değiştirip başka bir yoldan git. Bid’at sahibi kimsenin ameli Allah’a yükselmez. Bid’at sahibine yardım eden İslam’ın yıkılmasına yardım etmiş olur.”

Adamın biri Fudayl b. İyaz’a şöyle der:

“Kim kızını fasık bir kimseyle evlendirirse, onunla sıla-i rahmini koparmış olur.” Bunun üzerine Fudayl adama şöyle cevap verir:

“Kim kızını bid’atçi biriyle evlendirirse sıla-i rahimi koparmış olur ve kim bid’atçi biriyle oturursa ona hikmet verilmez. Ve Allahu Teala’nın, birinin bid’at sahibine bid’atından dolayı kızdığını bilirse, onun günahlarını diletmesini umarım.”

Bu sözlerin bir çoğu merfu olarak zikredilmiştir. Aişe (Radıyallâhu Anhâ) Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Kim bid’at sahibine saygı gösterirse islamın yıkılmasına yardım etmiş olur.”21

Mııhammed b. Nadr el-Harisi der ki:

“Kim bid’at sahibine kulak verirse ondan hıfz-ı ilahi (Allah’ın koruması) kalkar, yalnız bırakılır ve kendisine yardım edilmez.”

Evs b. Sa’d şöyle der:

“Bid’at sahibinin suda yürüdüğünü görsem bile onu kabul etmem.”

İmam-ı Şafii de şöyle der:

“O, bu sözüyle kusur etmedi. Ben o kişinin havada yurüdüğünü görsem bile kabul etmem.”

Ebu Abdurrahman Bişr b. Gıyas el-Merisi Mürcie mezhebinin ileri gelenlerindendir. Bu şahıs öldüğünde Bişr b. Taris şöyle dedi:

“Allah’a şükürler olsun ki onun canını aldı. Eğer bulunduğum yerde secde etme yeri olsaydı Allah’a şükür secdesi ederdim.”


Alıntı
Dipnotlar:

* Telbîs'u İblîs, Şeytanın Hileleri, Kahraman Yayınları, İbnu’l Cevzî Rahimehullâh Sayfa no. 19-34

16- Buhari, Sulh: 5, Müslim, Akdiye: 8, Beyhaki, 1/119, 15, 251, Ahmed, 6/240.

17- Müslim, Akdiye: 18, Ebu Davud, Sünnet: 6.

18- Ebu Davud, Sünnet: 5, Beyhaki, 1/252.

19- Tirmizi, İlim: 16, Ebu Davud, Sünnet: 6

Tirmizi bu hadis için "hasen-sahih" demiştir.

20- Müslim, Taharet: 37.

21- Ebu Nuaym, Hılye: 5/218, İbn Cevzi, Mevzuat: 1/271. Zayıf hadis.
Şeyh'ul İslam İbnu Teymiyye (Rahimehullah) dedi ki:

والعالم يعرف الجاهل؛ لأنه كان جاهلا، والجاهل لا يعرف العالم لأنه لم يكن عالما

"Alim cahili tanır çünkü o da (bir zamanlar) cahildi. Cahil ise alimi tanıyamaz çünkü o hiçbir zaman alim olmadı." (Şeyh'ul İslam İbnu Teymiyye, Mecmu'ul Fetava, 13/235)