Tavhid

Gönderen Konu: ALLAH’IN İLİMLERİYLE YARARLI KILDIĞI ÂLİMLERİN VASIFLARI  (Okunma sayısı 227 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Yahya Selefy

  • Newbie
  • *
  • İleti: 6
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
  • Gelin Müslüman Olun!
Allah'ın İlimleriyle Hem Dünyada Hem Ahirette Yararlı Kıldığı Âlimlerin Vasıfları*

Âlimin sıfatları ve dile getirmesi gereken birçok halleri vardır. Âlim, her davranışında bu sıfatları üzerinde taşımak zorundadır.

İlim öğrenirken, ilim öğrenip ziyadeleştiğinde, âlimlerin meclisinde bulunup âlimlerden ilim öğrenirken ve başkalarına ilim öğretirken, ilmiyle tartıştığında nasıl davranacağına dair sıfatları ve edebi vardır. İnsanlara fetva verdiğinde nasıl fetva vereceğine, “emirlerle” beraber olmak gibi bir duruma müptela olduğunda, kendileriyle oturup oturmamayı hak edenleri belirleyen ve kendinde bulunması gereken birtakım özellikleri vardır.

Aynı şekilde, insanlardan ilmi olmayanlarla ilişkilerinde nasıl davranacağını belirleyen sıfatları olduğu gibi, Allah’a kulluğunda da özel vasıfları vardır. Âlim, bütün bu hususlarda üzerine düşeni hakkıyla nasıl yerine getirebileceğini bilen ve dininde imtihana duçar olduğu her belaya karşı selamete ermeyi bilendir. Ancak bu insan, Allah’a itaatin nasıl kazanılacağını ve musibetleri nasıl savacağını idrak edip güzel ve en üstün ahlâkla amel eder ve aşağılık ahlâktan uzak durur.


a)   Âlimin İlim Öğrenme Edebi

Âlim, ilim öğrenmek istemeden önce, Allah Teâlâ’nın ibadeti kendisine “farz” kıldığını bilmelidir. İbadet ise, ancak ilimle olur. Âlim, ilmin kazanılmasının da “farz” olduğunu bilendir. Yine âlim, cehaletin mü’minin sıfatı olmadığını da bilir. Âlim, bundan dolayı cehaleti benliğinden söküp atmak için ilim öğrenir ki, Allahu Teâlâ’ya emrettiği gibi kulluk edip nefsine uymasın. İşte ilim öğrenmek için harcadığı çaba da bunun içindir. Çünkü âlim, ilim elde etmek için gayret sarfetmenin “ihlâs” olduğunu bilir. Bunun karşılığında, Allahu Teâlâ’nın kendisine bu nimeti vermesinden ve O’nun farz kıldıklarını eda edip haram kıldıklarından kaçındığından ötürü de hamdeder.

Alıntı yapılan: Dipnotlar:
* Âlimlerin Ahlâkı, İmam el-Acurrî, Medarik Yayınları, Sayfa no. 71-83
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم
Ebû Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

كَلِمَتَانِ حَبِيبَتَانِ إِلَى الرَّحْمَنِ، خَفِيفَتَانِ عَلَى اللِّسَانِ، ثَقِيلَتَانِ فِي الْمِيزَانِ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ، سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ

"Subhânallâhi ve bi-hamdihi, Subhânallah'il Azîm; Rahmân'a sevgili, dile hafif, mizanda ağır olan iki kelimedir."

Çevrimdışı Yahya Selefy

  • Newbie
  • *
  • İleti: 6
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
  • Gelin Müslüman Olun!
b)   Âlimlerden İlim Öğrenme Edebi

İlim elde etmek isteyen kişi; itaat, vakar ve edep içerisinde âlimlerin derslerine katılır. Bu çabasında tamamen hayrı kazanmayı hedef alır. Kimi zaman yalnızlığı sever, kimi zaman Kur’an’ı tilavet ederek zamanını değerlendirir, kimi zaman da Allah’ı zikirle meşgul olur, kimi zaman da Allah’ın kendisine verdiği nimetleri tefekkür edip buna şükreder. Gözünün, kulağının, dilinin, nefsinin ve şeytanın şerrinden daima Allah’a sığınır. İlim tahsil etme yolunda çeşitli insanlarla birlikte olma gibi durumla karşı karşıya kalırsa, kendisine hayrı dokunacak olandan başkasıyla dost olmaz.

Âlim insan, dost edineceği insanları üç sınıfa ayırır:


(1)   Bu, ya kendisinden daha âlim veya ilim öğreneceği bir kimsedir.

(2)   Veya dost olacağı kişi ilimde kendisine denktir, öğrendiği ilmi Unutmamak için onunla müzakere eder.

(3)   Üçüncüsü de, kendisinden daha az ilim sahibi olup Allah rızası için kendisine ilim öğreteceği kimse...


Arkadaşlarıyla sık sık beraber olmaktan bıkkınlık duymaz. Zira bu, kendisine çok hayrı dokunacak olan bereketli bir davranıştır. O, nefsini bu güzel hasletlerle meşgul eder, Haktan başka bir şeyle uğraşmaz. Düşmanı olan şeytanın şerrinden korktuğu için tedbirini alır.

Kendine yararı olmayan ilimden Allah’a sığınıp O’ndan yararlı olan ilmi talep eder. Tüm himmeti ve gayesi, Allahu Teâlâ’nın emredip nehyettiklerini Kur’an’dan tilavet edip öğrenmektir. “Sünnet”in, “Eser”in ve “Fıkh”ın muhafaza edilip kaybolmaması için özel bir gayret gösterir.

İlmin edebiyle edeplenebilmesi, kendisinden ilim öğrenmek isteyene lütuf ve şefkatle muamele edebilmesi ve onu şevke getirebilmesi için, kendisini ilgilendirmeyen şeylere karşı ilgi duymaması gerekir.1

İlmi arttıkça kendi aleyhine Allah’ın hüccetlerinin çoğaldığını bilip korkar. Zaten o, öğrendiği ilmin hesabını vermemekten ürperir. İlmi ziyadeleştikçe bu kuşkusu daha da artar. Elde edemediği ve dinleyip öğrenemediği İlmî bir mesele olursa, bu fırsatı kaçırdığından ötürü üzülür. Ancak bu, hüsn-ü gafletinden değildir. Ama o bunun için kendi kendini hesaba çeker. Bu üzüntüden dolayı kendi nefsine; “Ey nefis! Bu üzüntünün lehine olup aleyhine olmamasına dikkat et! Başkası bu ilme kulak verip öğrendi, sen ise bundan mahrum kaldın, üzül, sana üzülmek düşer. Çünkü bununla senin aleyhine bir hüccet Sabit olduğu halde, sen hâlâ bununla amel etmiş değilsin! Bu Duymadığın ilmi duymuş olsaydın, aleyhindeki hüccet belki daha kuvvetli olacaktı” diye düşünür. Bu üzüntüsünden dolayı Allah’a istiğfar ve tevbede bulunur. Duyup öğrendiği ilmin kendisine yararlı olmasını O’ndan diler.


Alıntı yapılan: Dipnotlar:
1 Ebu Hureyre’nin (ra) rivayet ettiği bir Hadiste Allah’ın Rasulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurur:
“Kişinin Kendisini ilgilendirmeyen şeyi terketmesi dinin Güzelliğindendir.”
Et-Tirmizi, Sünen: 2317, İbn Mâce, es-Sünen: 3976, İmam Malik, el-Muvatta: c.2/903 Ali İbnu’l Huseyn’den “Mürsel” olarak.
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم
Ebû Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

كَلِمَتَانِ حَبِيبَتَانِ إِلَى الرَّحْمَنِ، خَفِيفَتَانِ عَلَى اللِّسَانِ، ثَقِيلَتَانِ فِي الْمِيزَانِ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ، سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ

"Subhânallâhi ve bi-hamdihi, Subhânallah'il Azîm; Rahmân'a sevgili, dile hafif, mizanda ağır olan iki kelimedir."

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
2674 Gösterim
Son İleti 22.01.2016, 21:35
Gönderen: Tavhid.org
1 Yanıt
1748 Gösterim
Son İleti 25.11.2015, 14:04
Gönderen: İbn Umer
0 Yanıt
2901 Gösterim
Son İleti 29.06.2015, 03:03
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
1401 Gösterim
Son İleti 11.11.2015, 11:02
Gönderen: İbn Teymiyye
0 Yanıt
1111 Gösterim
Son İleti 12.05.2018, 04:49
Gönderen: Uhey