Tavhid

Gönderen Konu: ŞEYTAN HİZBİNİN SON ÇIRPINIŞI: YENİ ZELANDA’DA CAMİ KATLİAMI  (Okunma sayısı 474 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1743
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Bismillah,

Sözlerime öncelikle Yeni Zelanda’da Cuma namazı öncesinde yaşanan katliamı lanetleyerek başlamak istiyorum. Bu katliam açık bir şekilde İslam’a ve Müslümanlara duyulan büyük bir nefretin ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Öldürdükleri insanların akidesi, İslam’ı ne kadar bildikleri veya yaşadıkları saldırganların umurunda değildir. Bilakis onlar için bu kimselerin isimlerinin Ahmet Mehmet olması ölmeleri için yeterli sebeptir. Esasında dünyanın geri kalan bölgelerinde İslam’a intisap eden kitlelere karşı her gün artarak devam eden soykırım, katliam ve saldırıların da esas nedeni İslam düşmanlığıdır. Saldırdıkları kişi ve gruplar İslam’ı temsil etmese de saldıranlar –Yahudisi, Haçlısı, Budisti, Hindusu, ateisti ile- karşılarındaki toplulukları Müslüman olarak görmekte ve İslam dinine duydukları öfkeyi Müslüman olarak bildikleri kitlelere saldırarak tatmin etmektedirler. Bu son yaşanan olay da İslama karşı bu Haçlı kinini açığa vuran bir hadise olmuştur. Umarız bu olay, halen Hristiyan ve Yahudilere karşı özenti içinde olan; onların kanunlarını, sistemlerini, örf ve adetlerini uygulayan, onların modalarını takip eden, kıyafetlerini giyen, onların rızasını ve memnuniyetini esas alan sözde Müslümanlara bir ders ve ibret olur. Her şerde bir hayır vardır. Umulur ki Allahu teala İslam düşmanlarının tezgahladığı bu olayı onların hedeflediğinin aksine çevirir ve bir uyanışa vesile kılar. Bu olaya karşı içerde ve dışarda gösterilen bazı tepkiler de ibretliktir. Ekşi sözlük gibi din düşmanlarının yatağı olan bir sitede katliamı destekleyen yazıların çıkması, CHP’nin başındaki Kızılbaş Kemal gibi tiplerin olayı göstermelik şekilde kınadıktan sonra el Kaide, İşid gibi grupların ismini telaffuz ederek nerdeyse katliamı mazur göstermeye çalışmaları yani İslamcılara yönelik siz de kaşınmasaydınız bu işler olmazdı tarzından mesajlar vermesi gibi şeyler bu saldırganların “içerdeki” işbirlikçilerinin de kimler olduğunu göstermektedir.  Allahu Teala’nın buyurduğu gibi: “Öfkeleri ağızlarından taşmaktadır, kalplerinde sakladıkları ise daha büyüktür.” (Ali İmran: 118)  Burada ezanı ıslıklayan, fahişeyiz, ib..yiz vs pankartlar açan zihniyetle dışarda cami tarayan zihniyet arasında bir fark yoktur. Zaten kimliklerinde İslam yazan İslam düşmanları bu topraklarda da ellerine fırsat geçtiğinde ezanı susturmadı mı, camileri ahıra çevirmedi mi, Kuranları toplayıp yaktırmadı mı? Bundan sonra da aynı fırsatı yakaladıklarında yapacakları şey bunlardır.

Din düşmanları 20. Asrın başlarında dünyanın her tarafında yönetimi ele geçirdiler ve zafer kazandıklarını zannettiler. Ancak bilhassa son 20-30 yıllık süreçte dünya çapında –birtakım problemlerle ve zaaflarla da olsa bir şekilde- tekrar yaşanmaya başlayan İslama dönüş süreci planlarını alt üst etti. Bütün kalelerini birer birer kaybetmeye başladılar. Bu son yıllardaki kudurganlıkları ve azgınlıkları bundan kaynaklanmaktadır. Öyle ki artık bu hırsın getirdiği öfkeyle gerek dünyada gerek Türkiye’de hiçbir tevili olmayan, sempatizanlarının dahi açıktan sahiplenemedikleri işler yapmaktadırlar. Bu olanlar şeytan hizbinin tükenişinin habercisidir. Çünkü dibe vurmasalar, planları kusursuz işlese bu kadar azgınlaşmazlar. Samuel Huntington isimli Yahudi şeytanı 30 küsur sene önce Medeniyetler Çatışması kitabını yazdı. Dünya çapında dinler ve medeniyetler çatışması yaşanacağını ve kazananın kapitalist, laik, seküler Batı uygarlığı olacağını iddia etti. Yine aynı lobinin uşağı Fukuyama, Tarihin Sonu isimli kitabında benzer iddiaları tekrarladı. Bu adamların bağlı olduğu, Yahudi lobisinin öncülük ettiği şeytan hizbi yıllardır Medeniyetler çatışmasını çıkarmak için her yolu denediler fakat başarılı olamadılar.  Allah Subhanehu Yahudilerin “ne zaman savaş ateşi yaksalar Allah’ın onu söndürdüğünden” haber vermektedir. (Maide: 64) İşte bu son yaşanan olay da bu sönmeye mahkum savaş ateşlerinden birisi olacaktır inşaallah. Medeniyetler çatışması, onların istediği zaman değil, Allahın dilediği zaman olacaktır. Bizim Melhame-i Kübra dediğimiz, ehli kitabın da Armageddon dedikleri gün geldiğinde şeytan hizbi başta Yahudi olmak üzere kaçacak delik arayacaklar lakin bulamayacaklardır. Fakat o gün, bugün değildir. Dünya çapında bilhassa İŞİD’in tasfiyesinden sonra nisbi bir sükünet havası yaşanıyorken bu olay vasıtasıyla Medeniyetler çatışmasını tekrar alevlendirmek isteyeceklerdir. Belki taşeron örgütlere veya kullanılmaya hazır birtakım ahmaklara misilleme adı altında birtakım eylemler yaptırabilirler ve bu tip provakasyonlar sayesinde 30 yıldır uğraştıkları fakat bir türlü başaramadıkları Armageddon savaşını körüklemeye çalışabilirler, bunlara karşı da dikkatli olmak ve tezgaha gelmemek gerekir.

Bu son olayda Hizbuşşeytan’ın verdiği mesajlar gayet açıktır, Hizbullah da bu mesajı almıştır lakin o mesajları ellerinde patlayacaktır bilmiş olsunlar! Onlar diyor ki biz henüz bitmedik, ayaktayız, İblis’in gösterdiği hedefe doğru ilerliyoruz, Yeni Dünya Düzeni denilen Deccal sistemini ilan etmeden ve herkesi de buna biat ettirmeden kimseye rahat vermeyeceğiz; biz de Müslümanlar olarak diyoruz ki boşuna uğraşıyorsunuz, başaramayacaksınız! Yeni Zelanda olayının üç beş psikopatın işi olmadığı bellidir. Gayet profesyonel, önceden hazırlanmış, hatta suikastçinin sosyal medya hesabında bir gün önceden ilan edilmiş ve ardından sosyal medyada canlı olarak yayınlanmış yani kısacası göstere göstere gelmiş olan bir katliamdan, meydan okumadan bahsediyoruz. İnterneti, sosyal medyayı, telefonları vesaireyi didik didik takip eden istihbarat servisleri neredeydiler? Uyuyorlar mıydı yoksa zaten hepsinin üstündeki patronları tarafından tezgahlanan ve kim bilir hangi yollarla, belki metafizik şeytani vasıtalarla bu katliama ikna edilmiş olan tetikçilere yaptırılmış bu eylemi seyretmekle mi yetindiler, hatta destek mi oldular? Tetikçi silahının üstüne Haçlı tarihinden isimler yazıyor, katliamdan önce sosyal medya hesabında yazdığı manifestoda Türkiye’ye de mesaj veriyor, Boğazın batı yakası bizimdir diyor, Ayasofya’yı tekrar kilise yapacağız diyor. Bu olaydan bir iki gün önce ise Avrupa Parlamentosu Ayasofya müze olarak kalsın, camiye dönüştürülmesin mealinde bir karar yayınlıyor, rastlantı mı? Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de ahirzamanda Batılılarla yapılacak olan savaşlardan bahsediyor, onların bu topraklara tekrar hakim olacaklarına işaret ediyor, İstanbul’un –Türklerin elinden değil!- Rumların elinden alınacağını, fethedileceğini haber veriyor. Müslümanlara, muvahhidlere düşen bütün bunların şuurunda olarak hazırlıklı bulunmaktır. Şirk içindeki Müslümanım diyen insanların ise acilen uyanmaları ve de dünyalarını da ahiretlerini de berbat edecek zilletlere düşmemek için derhal tevbe ederek tekrar İslamın izzetine kavuşmaları şarttır. Ataları yüzyıllar önce dinden irtidad eden ve o günden beri de gün yüzü görmeyen İslama bağlılık iddisındaki toplumlar dine tekrar dönmedikleri müddetçe bu yaşanan zilletten kurtulmaları mümkün değildir. Sözün özü budur. Vallahu a’lem. Velhamdulillahi Rabbil alemin.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
1593 Gösterim
Son İleti 04.08.2015, 19:59
Gönderen: AbdulAzim
2 Yanıt
1862 Gösterim
Son İleti 29.07.2016, 22:52
Gönderen: Tevhid Ehli
1 Yanıt
1264 Gösterim
Son İleti 28.02.2017, 00:32
Gönderen: İbn Teymiyye
2 Yanıt
1671 Gösterim
Son İleti 11.03.2017, 03:04
Gönderen: İbn Teymiyye
0 Yanıt
936 Gösterim
Son İleti 14.04.2018, 22:45
Gönderen: abdullah