Tavhid

Gönderen Konu: "KADINLAR SİZİN TARLANIZDIR..." AYETİ HAKKINDA  (Okunma sayısı 607 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ahmet ufuk

  • Newbie
  • *
  • İleti: 7
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
(...)

size bi soru da danıscam kadına duburden(makattan) yaklasmanın hukmu nedır?Arastrdım seleften bazı alımler bunun caız oldugunu soluyor hatta ımam taberı ihtılaf kıtabında ıbn omerden bakara 223 bunun caızlıgı hakkında ındı sozlerını nakledıyor keza ımam buharıde nakledıyormus sahıhınde yıne medıne ehlı ımamlar malık vs buna caız dıyormus bunlar dogrumu?bız bunu katı bı haram bılırdık.buna caız dıyenlerın hukmu nedır o halde?ve bu konuda sızın akıdenız nedir?

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1772
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: "KADINLAR SİZİN TARLANIZDIR..." AYETİ HAKKINDA
« Yanıtla #1 : 17.06.2019, 03:25 »
KADINLARA ARKADAN YAKLAŞMANIN HÜKMÜ VE BAKARA: 223. AYETİN MANASI HAKKINDA

Bismillahirrahmanirrahim,

Bu meseleye girmeden önce bazı menheci hatırlatmalarda bulunmak istiyorum. Bizim için dini meselelerde ölçü Kuran, sünnet ve selefin icmasıdır. Bu esaslara aykırı olan her söz, kimden gelirse gelsin reddedilir. Dolayısıyla bu bahsettiğiniz konu veya benzeri herhangi bir konuda haleften hatta seleften birisinin muhalif bir görüş ortaya attığı farzedilse bile bu merduddur. Hakkında kati nass veya icma bulunan herhangi bir konuda bir alimin –velev ki sahabe de olsa- muhalif bir söz söylemesi, asla muteber bir ihtilaf sayılmaz ve de sözkonusu mesele de ihtilaflı bir konu olarak değerlendirilemez.

İmam Evzai diyor ki:

"Irak ehlinin beş tane görüşü ve keza Hicaz ehlinin beş tane görüşü vardır ki bunlardan uzak durulur veya bunlar terk edilir: Irak ehlinin terk edilecek görüşleri; (nebiz gibi) içki içmeleri, Ramazan'da fecr doğduğu halde yemeye devam etmeleri, yedi şehirden başka Cuma kılınmaz demeleri, ikindiyi her şeyin gölgesi dört misli olana kadar tehir etmeleri ve savaş günü firar etmeleridir. Hicaz ehlinin görüşlerinden terk edilecek olanları ise çalgı aletlerini dinlemeleri, iki namazı özürsüz olarak cem etmeleri, kadınlarla muta nikahı yapmaları, elden ele bir dirhemi iki dirhemle keza bir dinarı iki dinarla takas etmeye cevaz vermeleri ve de kadınlara arka taraftan yanaşmalarıdır." (Hakim Nisaburi, Marifetu Ulum'il Hadis, sf 201 no: 122, Thk: Daru İbn Hazm; ayrıca İbn Asakir, Tarihu Dimeşk, 54/58; İbn'ul Kayserani, Kitab'us Sema, sf 64)

Evzai (rh.a)’ın saydığı bu on görüş –ki aralarında kadına arkadan yaklaşma da vardır- nassa ve icmaya muhalif şazz görüşler olduğu için çöpe atılır, bu görüşlerin kimden geldiğine de bakılmaz. Mesela Muta nikahı denilen muvakkat/geçici nikah konusu  böyledir. İbnu Abbas (ra)’dan nakledilmesine rağmen bu görüş kabul edilemez, hatta bu hususta ihtilaf vardır, dahi denilemez. Çünkü nassa aykırı ihtilaf, yok hükmündedir. Sadece hakkında açık nass olmayan konulardaki ihtilaflar muteberdir. Bu şazz görüşleri savunan alimlerin, ilgili delilin kendilerine ulaşmaması veya delili yanlış anlamaları vesaire gibi birtakım mazeretleri olabilir. Ancak onları bu hususta körü körüne taklid eden kimseler, hele bir de bunu nefislerine hoş geldiği için yapıyorlarsa asla mazeretli olmazlar. Çünkü nass olan yerde içtihada da taklide de cevaz yoktur. Hele ki bu zikredilen kadınlara yönelik livata fiili gibi, haramlığı alim-cahil herkes nezdinde yaygın olarak bilinen bir meselede bir alimi taklid etmek asla caiz olmaz. Böyle yapan birisinin en hafif hükmü, icmaya muhalefet eden bir sapık olmasıdır. Yani bu mesele, sadece hata etti denerek geçiştirilecek bir konu değildir, çünkü açık naslara muhalefet sözkonusudur. Bu menheci kendisine prensip edinmeyen bir kimse, böyle şazz görüşler önüne geldiğinde şaşırır kalır ve en olmadık mevzuları dahi ihtilaflı içtihadi mesele olarak değerlendirme yanılgısına düşer. Şimdi bizler aşağıda kadınlara arkadan yaklaşmanın haram olduğuna dair Kitap, sünnet ve icmadan delilleri zikredeceğiz. Aslında naklettiğimiz Evzai’nin sözü de bu görüşlerin ümmet tarafından terkedildiğini ifade etmesi hasebiyle icma’ya işaret etmektedir. Ama buna ilave bazı delilleri de zikretmek istiyoruz. Ardından bu çirkin sözün kendilerine nisbet edildiği imamların da bundan beri olduğunu ve imamlardan sözüne itibar edilecek hiç kimsenin bu görüşte olmadığını ortaya koyacağız. Söylediğimiz gibi, bu imamlara nisbeti sahih de olsa bizim açımızdan durum değişmeyecek ve bu görüş herhalükarda reddedilecektir, lakin bu görüşler onlara atılmış birer iftira olduğu için bunları sözkonusu imamlara nisbet etmek caiz olmaz. İbnu Kesir (rh.a) bu hususta geniş açıklamalar yapmıştır, biz de ona tabi olarak onun yaptığı tahkiki nakledeceğiz. Böylece sürekli şazz görüşler peşinde koşan, kitaplarda yer alan her nakli kendisine bağlanılacak sahih kavil zanneden, hevalarına uygun gördükleri her görüş ve fetvayı, Kitap ve sünnete uygun olup olmadığına bakmaksızın birer esas ittihaz eden menheci bozuk tiplerin ne kadar batıl içinde yüzdükleri bir kez daha ortaya çıkacaktır. Görüldüğü üzere bu kimseler itikadi sapıklıklarının üstüne bir de ahlaki sapkınlık eklemişlerdir ki sahih bir menhece ve usule sahip olmayan birisinden artık İslam ahlakına uygun hareket etmesi de zaten beklenmez. Bu mesele, menhecsizliğin ve usulsüzlüğün insanı hangi derekelere sürükleyeceğine dair bir ibret vesikası teşkil etmektedir. Bizler, geçmişte bu –ismini de zaruretin dışında çok fazla zikretmek istemediğim- kabih fiilin, toplumun geneli tarafından da muteber kabul edilmeyen ahlaken düşük bazı kimseler tarafından yapıldığını işitirdik. Sonraları, -bu hususta açıktan cevaz vermeseler de mütesahil/gevşek fetvalar veren bazı alimlerinin fetvaları etkisinde kalan- birtakım Rafizi/Şii muhitlerde bu tür davranışlar zuhur ettiğini duymaya başladık. Nihayet son yıllarda birtakım tevhid ehli olduğunu iddia eden çevrelerde de böyle hadiselerin varlığı konuşulmaya başlandı ki bu da artık toplumdaki itikadi, menheci ve ahlaki yozlaşmanın –bu üçü her zaman birbirine paralel seyrederler- artık hangi raddeye ulaştığını göstermektedir. Bu insanlar, dinden hiçbir şey bilmeseler dahi sırf fıtratlarına danışsalar, fıtratları onlara bu fiilin kötülüğünü haber verecekti. Ancak bu dediğimiz şey, temiz fıtrat sahipleri içindir, fıtratı bozulmuş olanlara ise yapacak bir şey yoktur! Her temiz fıtrat sahibi olan kimse, insandaki cinsellik içgüdüsünün ona Alemlerin Rabbi tarafından tek bir amaçla, üreme ve insan neslinin devamı amacıyla bahşedildiğini farkedecektir. Şu halde bu amaca matuf olmayan her tür cinsi faaliyet nehyedilmiştir ve fıtrattan sapma ifade etmektedir. Yani erkekler arası münasebetin ve diğer sapıklıkların haram kılınma hikmeti ne ise, aynı fiilin kadına yöneltilmesinin haram kılınma hikmeti de aynıdır. Çünkü burada hayvani bir takım güdülerin tatmininden öte hiçbir fonksiyonu olmayan ve insan neslinin çoğalması gayesine hizmet etmeyen bir fiil sözkonusudur. Bunu anlamak için alim olmaya gerek yoktur, bozulmamış fıtratlar bunun şahididir. Bununla beraber Kuran, sünnet ve icmadan sayısız deliller de bu zikredilen fiilin haramlığına delalet etmektedir. Şimdi inşaallah bunları zikretmeye başlayacağız, bunun yanında sözkonusu fi’l-i şeni’yi mübah sayanların kendilerine delil olarak getirdikleri hususların da izahı İbn Kesir tefsirinden alıntılar ışığında yapılacaktır. Vallahu’l Mustean.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1772
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: "KADINLAR SİZİN TARLANIZDIR..." AYETİ HAKKINDA
« Yanıtla #2 : 17.06.2019, 03:29 »
Ayetin nüzul sebebi:

Allahu Teâla şöyle buyuruyor:

نِسَاؤُكُمْ حَرْثٌ لَكُمْ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ أَنَّى شِئْتُمْ

«Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» (Bakara: 223)

İbnu Kesir rahimehullah bu ayetin tefsiri sadedinde şunları zikretmektedir:

«Kadınlarınız sizin için bir tarladır.» İbn Abbâs der ki; Hars (Tarla); doğum mahallidir. «O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» Bu konuda vârid olan hadîslerde de geçtiği gibi, bir tek noktadan olmak şartıyla ister ön taraftan ister arka taraftan dilediğiniz gibi tarlanıza varın, demektir.

Buhârî diyor ki, Ebu Nuaym... İbn el-Münkedir'den nakleder ki, o Câbir'in: «Yahudiler: Eğer kişi karısıyla arka taraftan cinsi münâsebette bulunursa çocuk şaşı olur derlerdi, bunun üzerine «Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» âyeti nazil oldu.» dediğini duydum demiştir. Ebu Dâvûd da aynı hadîsi Süfyân el-Sevrî'den rivayet ederler.

İbn Ebi Hatim der ki, Yûnus İbn Abdi'1-Â'lâ... Câbir İbn Abdillah'tan haber veriyor ki, o şöyle demiş: Yahudiler müslümanlara : «Kim karısı arkasını dönmüş olarak onunla münâsebette bulunursa çocuk şaşı olur.» demişlerdi. Bunun üzerine Allah Teâlâ : «Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» âyetini indirdi.

Bir hadîs-i şerifte İbn Cüreyc, Rasûlullah (s.a.) in : «Fercden olduktan sonra, önden veya arkadan...» buyurduğunu bildirir.

Behz İbn Hakim... babasından nakleder ki, dedesi şöyle demiş: «Ey Allah'ın Rasûlü, kadınlarımızın neresine varıp, neresine varmayalım?» dedim. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.) : «(O) senin tarlandır, tarlana dilediğin gibi var. Şu kadar ki yüzüne vurma, çirkin olduğunu söyleme. Sadece yatakta onu terket» buyurdular. Bu hadîsi İmâm Ahmed ve Sünen sahipleri rivayet etmişlerdir.

İbn Ebi Hatim der ki; bize Yûnus ...Abdullah İbn Abbâs'ın şöyle dediğini nakleder: Himyerli bazı kimseler Rasûlullah (s.a.) a gelerek bazı şeyler sordular. Bir adam Rasûlullah'a : «Ben kadınlara emekleyerek temasta bulunuyorum, benim hakkımda ne dersin?» dedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ «Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» âyetini indirdi.

Ebu Ca'fer et-Tahâvî «Müşkil'ül-Hadîs» isimli eserinde der ki: Ahmed İbn Dâvûd... Ebu Saîd el-Hudrî'den nakletti ki, adamın birisi bir kadınla arka tarafından temasta bulunmuştu. İnsanlar bunu hoş görmediler. Bunun üzerine Allah Teâlâ : «Kadınlarınız sizin için bir tarladır» âyetini indirdi.

Hadîsi İbn Cerîr, Yûnus'dan o da Ya'kûb'dan rivayet etmiştir.

İmâm Ahmed der ki; bize Affân... Abdurrahmân îbn Sâbit'in şöyle dediğini nakletti: Ben Hz. Ebubekir'in torunu Hafsa'nın yanına girdim ve Sana bir şey soracağım, ama sormaktan utanıyorum, dedim. Hafsa: Ey kardeşimin oğlu utanma, dedi. Bunun üzerine kadınlara arka taraflarından yaklaşarak temas etmeyi sordum. O, şöyle dedi:

Bana Ümmü Seleme'nin haber verdiğine göre; Ensâr, kadınlarını emekler hale getirerek temas kurmazlarmış. Yahudiler de «Kim karısıyla emekler halde temasta bulunursa, çocuğu şaşı olur» derlermiş. Muhacirler Medine'ye gelip de Ensâr'ın kadınları ile evlendiklerinde onları emekler hale getirerek temasta bulundular. Bir kadın kocasına karşı gelerek: Rasûlullah (s.a.) a varıp sormadıkça sen böyle yapmayacaksın, demiş ve Ümmü Seleme'nin yanına girerek durumu anlatmış. Ümmü Seleme: Rasûlullah (s.a.) gelinceye kadar otur, demiş. Rasûlullah (s.a.) gelince Ensâr'lı kadın, Rasûlullah (s.a.)’ a (bunu) sormaktan utanarak çıkmış. Ümmü Seleme Rasûlullah'a (bu mes'eleyi) sorunca, Rasûlu Ekrem «o Ensârlı kadını çağır.» buyurmuşlar. Ümmü Seleme de o kadını çağırmış. Rasûlullah (s.a.) : «Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» âyetini okumuş. Yani tek bir noktadan olmak şartıyla… Tirmizî de bu hadîsi Bendâr kanalıyla Ebu Haysem'den rivayet eder ve hasendir, der.

Ben derim ki; ...Hammâd İbn Ebi Hanîfe kanalıyla... Ümmü'1-Mü' minîn Hafsa'dan rivayet edilir ki; bir kadın Hz. Hafsa'ya : «Kocam emekleyerek ve önden gelmek suretiyle benimle temasta bulunuyor. Ben de bundan hoşlanmıyorum.» demişti. Bu durum Rasûlullah (s.a.) a bildirilince «aynı noktadan olursa bunda bir beis yoktur.» buyurmuşlar.

Diğer bir hadis: İmâm Ahmed İbn Hanbel der ki; bana Hasan... İbn Abbâs'ın şöyle dediğini bildirdi. Ömer İbn Hattâb Rasûlullah (s.a.) a gelerek: «Ey Allah'ın Rasûlü helak oldum.» dedi. Rasûlullah (s.a.) : «Seni helak eden şey nedir?» buyurdu. Hz. Ömer: Dün gece devemi ters çevirdim, dedi. (bununla eşine arka taraftan teması kasdediyordu) Rasûlullah (s.a.) ona cevap vermedi. Allah Teâlâ «Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» âyetini vahyetti. İster ön tarafından, ister arka tarafından yaklaş, ancak hayızlı iken ve arkadan (dübürden) sakın, buyurdu. Bu hadisi Abd İbn Humeyd kanalıyla Hasan İbn Musa'dan rivayet eden Tirmizî, hasen, garîb bir hadîstir, der.

Hafız Ebu Ya'lâ der ki; Bize Haris İbn Şüreyh'in... Ebu Saîd'den rivayetine göre... o şöyle demiş: Rasûlullah (s.a.) zamanında bir adam karısını öne eğerek (arkasından yaklaşarak) onunla temasta bulundu. «Falanca karısına şöyle şöyle yaklaşmış, temasta bulunmuş.» dediler de, Allah Teâlâ : «Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» âyetini indirdi.”

İbn Kesir’in buraya kadar zikrettikleri, ayetin nüzül sebebini göstermektedir ki bütün bunlardaki ortak nokta, ayetin kadınlara arkadan yaklaşıp sonra ferçten temas eden kişilerin bu yaptığında bir sakınca olmadığını beyan etmek için nazil olduğudur. Yani ayet, kadınlara dübürden temas etmenin caiz olduğunu beyan etmek için değil, önden temas etmek şartıyla dilediği taraftan yaklaşabileceğini ifade etmek için inmiştir. Zaten ayetteki “hars/tarla” kelimesi bunu ifade eder. Arka tarafın çocuk doğmasına vesile olan tarla olmadığı bellidir.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1772
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: "KADINLAR SİZİN TARLANIZDIR..." AYETİ HAKKINDA
« Yanıtla #3 : 17.06.2019, 03:35 »
İbn Ömer (ra)'ın konuyla alakalı görüşü:

Ardından İbn Kesir, konuyla alakalı seleften buna muhalif olarak gelen nakilleri zikretmektedir ki sizin asıl sorduğunuz yer de burasıdır:

“Ebu Dâvûd diyor ki; bana Abdülazîz îbn Yahya... İbn Abbas'dan nakletti ki; o şöyle demiş:

İbn Ömer —Allah onu bağışlasın— vehmediyor. Bu kabile Ensâr'dandır. Onlar putperest idiler ve ehl-i kitâb'tan olan yahûdî kabilesiyle birlikteydiler. Yahudileri ilimde kendilerinden üstün görerek birçok işlerinde onlara uyarlardı. Ehl-i kitâb, kadınlarına bir tek şekilde yaklaşırlardı, (temasta bulunurlardı) Bu da kadın için en ziyâde örtülü bir durumda olurdu. Ensârın bu kabilesi bu davranışı onlardan almışlardı. Kureyş'ten bu kabile ise, kadınlarını çirkin bir şekilde soyarlar ve onları öne arkaya çevirerek, uzatarak onlardan zevk alırlardı. Muhacirler Medine'ye geldiklerinde onlardan birisi, Ensâr'dan bir kadınla evlendi ve öyle yapmak istedi. Kadın buna karşı çıkarak: «Bize sadece bir tek şekilde yaklaşılır, sen de öyle yap, ya da benden uzak dur.» dedi. Bu karı kocanın durumu Rasûlullah (s.a.) a ulaşınca, Allah Teâlâ: «Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» âyetini indirdi. Yani doğan yerden yaklaşmak şartıyla; ister önünden, ister arkasından, ister uzatarak.

Bu hadisi sadece Ebu Dâvûd rivayet etmekle birlikte daha önce geçen hadîsler bunun sahih olduğunu göstermektedir, özellikle Ümmü Seleme'nin rivayeti bu hadîsin siyakına benzemektedir.

Bu hadîsi Hafız Ebu'l-Kâsım Taberânî de Muhammed İbn İshâk tarıkıyla... Mücâhid'den rivayet eder. Mücâhid der ki: Mushafı Fatiha’dan sonuna kadar İbn Abbâs'a arzettim. Her âyette onu durdurarak o âyeti sordum. Nihayet «Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» âyetine gelince, İbn Abbâs: «Kureyş' ten bu kabile Mekke'de iken kadınları soyarlar ve onlardan lezzet alırlardı...» dedi. Ve bu akışıyla (bu şekliyle yukardaki) kıssanın tamâmını zikretti, İbn Abbâs'ın İbn Ömer —Allah ondan razı olsun— vehmediyor? demesi de sanki Buhârî'nin şu rivayetine işaret etmektedir:

Bize îshâk... Nâfî'in şöyle dediğini rivayet etti: İbn Ömer, Kuran okuduğunda bitirinceye kadar hiç konuşmazdı. Bir gün ona gittim. Bakara sûresini okudu ve bu âyete geldiğinde: «Neyin hakkında nâzil oldu biliyor musun?» dedi. Ben: Hayır, dedim. O: «Şunun ve şunun hakkında nazil oldu.» dedi ve okumaya devam etti.

Abdüssamed'in... İbn Ömer'den rivayetine göre o; «O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın» âyeti hakkında : «Kadına şuradan yaklaşır» demiştir. Bu hadîsi bu şekliyle sadece Buhârî rivayet etmiştir.

İbn Cerîr der ki Ya'kûb İbn İbrahim... Nâfî'den nakletti ki; o şöyle demiş:

Bir gün «kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» âyetini okudum. İbn Ömer : Ne hakkında nazil oldu biliyor musun?, dedi. Ben: Hayır, dedim. O: Kadınlara arka taraflarından yaklaşmak hakkında nazil oldu, dedi.

Ebu Kılâbe... İbn Ömer'den rivayet ediyor, o «tarlanıza dilediğiniz, gibi varın» âyeti, dübür hakkındadır demiştir. Bu hadîs, Mâlik, Nâfî, İbn Ömer senediyle rivayet edilmişse de sahih değildir.

Neseî... Zeyd İbn Eslem'den, o da Abdullah İbn Ömer'den rivayet ediyor ki; bir adam karısı ile dübüründen temasta bulunmuş. Bu hususta içinde büyük bir pişmanlık hissedince Allah Teâlâ: «Kadınlarınız sizin için tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın» âyetini inzal buyurmuş.

Ebu Hatim el-Râzî: Şayet bu hadîs Abdullah İbn Ömer'den rivayette Zeyd İbn Eslem'in yanında bulunsaydı, insanlar Nâfî'e bu kadar düşkün olmazlardı, demektedir ki, bu Ebu Hâtim'in hadîs hakkındaki bir ta'lîlidir.

Bu hadîsi Abdullah İbn Nâfî de... İbn Ömer'den rivayet etmiştir. Bu hadîsi, daha önce geçen hadîslere hamlederek yorumlamak gerekir. Bu durumda kadınlara cinsel uzuvlarından olmak kaydı ile arka taraflarından yaklaşılabilir.

Nitekim Neseî ayrıca Ali İbn Osman tarîki ile... Ebu Nadr'dan rivayet eder ki; Ebu Nadr Abdullah îbn Ömer'in kölesi Nâfî'e şöyle demiş:  Senin aleyhinde çok şey söyleniyor. Sen İbn Ömer’den rivayetle onun kadınlar ile dübürlerinden temasta bulunulabileceğine fetva verdiğini söylemişsin. Nâfî: Benim hakkımda yalan söylüyorlar (benim söylemediğim bir şeyi benim için söyledi diyorlar) fakat sana durumun nasıl olduğunu bildireyim: Bir gün İbn Ömer Mushafı ezberden okuyordu. «Kadınlarınız sizin için tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın» âyetine gelince: Ey Nâfî bu âyetin durumundan bir şey biliyor musun? dedi. Ben: Hayır, dedim. O : Biz Kureyşliler, kadınlara emekler vaziyette yaklaşırdık. Medine'ye gelip de Ensâr kadınlarını nikahlayınca daha önce istediğimiz gibi onlardan da istedik (daha önce kadınlarımızla nasıl temasta bulunuyorsak onlarla da aynı şekilde temasta bulunmak istedik.) Bu, onlara eziyet verdi ve bundan hoşlanmadılar. Ensâr kadınları yahûdîlerin halini almışlar ve sadece yanlarından (yanları üzere iken) temasta bulunmaya alışmışlardı. Allah Teâlâ da: «Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» âyetini indirdi. Bu rivayetin isnadı sahihtir. Bu hadîsi İbn Merdûyeh de Taberânî kanalıyla... Kâ'b İbn Alkame'den rivayet etmiştir.

Biz Abdullah İbn Ömer'den açık olarak bunun zıddına bir rivayeti de nakletmiş ve —ilerde geleceği gibi— bunun mübâh veya helâl olmadığını belirtmiştik.”

İbn Ömer’in en has öğrencisi olan Nafi’den gelen bu rivayet, İbn Ömer’den bu dübürden temas hakkında nakledilen rivayetleri açığa kavuşturmaktadır. Görüldüğü üzere İbn Ömer’in arkadan temasa izin verdiğinin zannedilmesi bir yanlış anlamadan kaynaklanmaktadır. Zira aşağıda geleceği üzere İbn Ömer’in bunu haram kabul ettiği sabittir. Ondan buna muhalif olarak gelen rivayetler ya sahih değildir, ya da yanlış anlaşılmış veya yanlış aktarılmıştır.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1772
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: "KADINLAR SİZİN TARLANIZDIR..." AYETİ HAKKINDA
« Yanıtla #4 : 17.06.2019, 03:36 »
İmam Malik'e isnad edilen bazı rivayetler hakkında:

İbn Kesir, İmam Malik’e bu hususta isnad edilen rivayetleri ise şu şekilde izah etmektedir:

“Bu kavil her ne kadar Medine fukahâsından bir bölümüne ve başkalarına nisbet edilmişse ve bazıları da bu kavli – Kitab’us Sırr adlı eserde!- İmâm Mâlik'e isnâd etmişlerse de, çoğunluk bu görüşün İmâm Mâlik'e isnadının sıhhatini reddeder. Nitekim müteaddit tarîklardan gelen hadîs-i şeriflerde arkadan temas yapılması yasaklanmıştır.”

Kurtubi, ilgili ayetin tefsirinde şöyle demektedir: “Malik'in ileri gelen arkadaşları ile onların hocaları böyle bir kitabın varlığını kabul etmezler. Malik "bir sır kitabı" sahibi olmaktan daha yüce ve değerli bir insandır.” Sözkonusu kitabın ismi dahi uydurma olduğunu ele vermektedir!  Vallahu a’lem.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1772
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: "KADINLAR SİZİN TARLANIZDIR..." AYETİ HAKKINDA
« Yanıtla #5 : 17.06.2019, 03:46 »
Kadınlara arkadan yaklaşmayı haram kılan bazı hadis ve eserler:

İbn Kesir, ardından konuyla ilgili hadisleri sıralamaktadır ki meselenin esas delilini bunlar teşkil etmektedir:

“Hasan İbn Arefe diyor ki; İsmâîl îbn Ayyaş... Câbir'den nakleder ki; Rasûlullah (s.a.) : «Onlar utanıyorlar, halbuki Allah gerçeklerden asla utanmaz. Kadınlara arkalarından (dübürlerinden) temasta bulunmak helâl değildir.» buyurmuştur.

îmâm Ahmed der ki; bize Abdurrahmân... Huzeyme îbn Sâbit'ten nakletti ki, Rasûlullah (s.a.), kişinin karısıyla dübüründen temasta bulunmasını yasaklamıştır.

İmâm Ahmed ayrıca diyor ki; bana Ya'kûb... Huzeyme İbn Sabit el-Hatmî'den haber verdiğine göre, Rasûllulah (s.a.) : «Onlar utandılar ama Allah gerçekleri (açıklamaktan) asla utanmaz, bunu üç kerre tekrarladılar ve kadınlarla arkalarından (dübürlerinden ) temasta bulunmayınız.» buyurdular. Bu hadîsi Neseî ve İbn Mâce, Huzeyme İbn Sâbit'e varan muhtelif tarîklardan rivayet etmişlerdir, ancak onun isnadında birçok ihtilâflar vardır.

Ebu îsâ el-Tirmizî ve Neseî derler ki; bize Ebu Saîd... İbn Abbâs' tan nakletti ki; Rasûlullah (s.a.) : «Allah Teâlâ, bir kadınla ya da bir erkekle dübüründen temasta bulunan kişiye (kıyamet gününde) rahmet nazarıyla bakmaz.» buyurmuştur. Bilâhere Tirmizî: Bu hadîs hasen, garîb bir hadîstir, der. Bu hadîsi İbn Hibbân da Sahîh'inde bu şekilde tahrîc eder. Bu hadîsin sahih olduğunu İbn Hazm da söylemektedir. Sadece Neseî bu hadîsi Hennâd'dan, Vekî ve Dahhâk isnâdıyla mevkuf olarak rivayet etmiştir.

Abd ise şöyle diyor: Bize Abdürrezzâk... Tâvûs'dan o da babasından haber verdi ki; Bir adam, İbn Abbâs'a, kadınlarla dübüründen temasta bulunmayı sordu. İbn Abbâs: «Bana küfürden soruyorsun» diye cevap verdi. Bu hadîsin isnadı sahihtir. Neseî de, İbn'ül-Mübârek kanalıyla Ma'mer'den bu hadîsin bir benzerini rivayet etmiştir.

Abd İbn Humeyd tefsirinde şöyle der: Bize İbrâhîm İbn'ül-Hakîm, babasından, o da İkrime'den haber verdi ki; İkrime şöyle demiş: Bir adam İbn Abbâs'a geldi ve Ben eşim ile dübüründen temasta bulunurdum, Allah'ın «Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» âyetini İşittim de bunun bana helâl olduğunu zannettim, dedi. İbn Abbâs: Ey aptal, Allah'ın : «O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın.» âyeti, ön taraflarından (ferclerinden) olmak üzere ister ayakta, ister oturarak, ister önlerinden, ister arkalarından onlara varın anlamındadır, sakın başkasına tecâvüz etme, diye cevap verdi.

İmâm Ahmed diyor ki, bize Abdüssamed... Amr İbn Şuayb'dan, o babasından, o da dedesinden nakletti ki, Rasûlullah (s.a.) : «Kim karısı ile dübüründen temasta bulunursa, bu yaptığı küçük livâtadır (homoseksüelliktir) » buyurdular.

Abdullah ibn Ahmed diyorki; Hedbe... Hemmân'dan nakletti ki Katâde'ye karısıyla dübüründen temasta bulunan kişi hakkında sordular. Katâde şöyle dedi: Amr İbn Şuayb'ın babasından, onun da dedesinden haber verdiğine göre Rasûlullah (s.a.) : «Bu küçük livâtadır (homoseksüelliktir)» buyurmuş.

Katâde der ki, Ukbe İbn Vessâc, Ebu'd-Derdâ'nın şöyle dediğini nakletti: «Bunu kâfirden başkası yapar mı?.» Bu hadîs Yahya İbn Saîd el-Kattân tarîkiyla... Abdullah İbn Amr İbn Âs'tan mevkuf olarak rivayet edilmiştir. Bu rivayet daha sahihtir. Allah, en iyisini bilendir. Hadîsi Abd İbn Humeyd de... Abdullah İbn Amr'dan mevkuf olarak rivayet etmiştir.

Ca'fer el-Firyâbî diyor ki; bana Kuteybe... Abdullah İbn Amr'ın şöyle dediğini bildirdi: Rasûlullah (s.a.):

«Yedi grup insan vardır ki kıyamet günü Allah onlara (rahmet nazariyle) bakmayacak, onları temize çıkarmayacak (tezkiye etmeyecek) ve onlara : «Cehenneme girenlerle birlikte siz de cehenneme (ateşe) girin.» buyuracaktır. Bunlar: Bir (erkekle) temasta bulunan, kendisiyle temasta bulunulan erkek (homoseksüelden her ikisi de), şehvetini eliyle gideren (mastürbasyon yapan), hayvan ile temasta bulunan, kadın ile dübüründen temasta bulunan, kadın ile kadının kızının arasını birleştiren (hem bir kadınla, hem de aynı kadının kızıyla temasta bulunan), komşusunun karısıyla zina eden ve komşusuna eziyet ederek onun kendisine la'net etmesine sebep olan kimsedir» Hadîsin senedinde yer alan İbn Lehîa ve şeyhi zayıftırlar.

İmâm Ahmed İbn Hanbel diyor ki; bize Abdürrezzâk... Ali îbn Talk’ın şöyle dediğini nakletti: Rasûlullah (s.a.) kadınlarla dübürlerinden temasta bulunmayı yasakladı. Muhakkak ki Allah gerçeği (açıklamaktan) utanmaz. Bu hadîsi İmâm Ahmed îbn Hanbel ayrıca Ebu Muâviye ve Ebu îsâ el-Tirmizî'den, Ebu Muâviye tarîkıyla tahrîc etmiştir ve bunda ziyâdelik vardır. O şöyle der: Hadîs hasendir, bu hadîsi, İmâm Ahmed İbn Hanbel'in Müsned'inde vâki' olduğu üzere Ali İbn Ebi Tâlib’den nakledenler varsa da sahih olan, Ali İbn Ebi Tâlib olmayıp râvînin Ali İbn Talk olduğudur.

İmâm Ahmed diyor ki: bana Abdürrezzâk... Ebu Hüreyre'den nakletti ki; Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuş: «Karısıyla dübüründen temasta bulunan kişiye Allah (kıyamet gününde) asla (rahmet nazarıyla) bakmayacaktır.»

Bize Affân... Ebu Hüreyre (radiyallahu anh) den nakletti; Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuş: «Karısıyla dübüründen temas eden kişiye Allah rahmet nazarıyla bakmaz.» Bu hadîsi İbn Mâce de Süheyl tarîkıyla rivayet etmiştir.

Vekı... Ebu Hüreyre'den nakleder ki: Rasûlullah (s.a.); «Karısıyla dübüründen temasta bulunan kişi lâ'netlenmiştir.» buyurdular. Bunu Ebu Dâvûd ve Neseî de Vekî tarîkıyla rivayet etmişlerdir.

Hafız Ebu Nuaym el-îsfahânî diyor ki; bana Ahmed İbn Kasım... Ebu Hüreyre'den nakletti ki; Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuş : «Bir kadınla dübüründen temasta bulunan kişi lâ'netlenmiştir.»

Neseî'nin Sünen'inde bu hadîs böyle değildir. Neseî'nin Sünen'inde bulunan hadîs daha önce de geçtiği gibi Süheyl'den mervîdir. Şeyhimiz Hafız Ebu Abdullah el-Zehebî der ki; Ahmed îbn el-Kasım İbn ez-Zeyyân'ın bu hadîsi bu sened ile rivayeti onun kendi vehmidir. Nitekim bu zât zayıf kabul edilmiştir
Hadîsin başka bir tarîktan rivayeti şöyledir; Müslim İbn Hâlid el-Zencî... Ebu Hüreyre'den rivayet ediyor ki; Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuş:

«Kadınlarla dübürlerinden temasta bulunan lâ'netlenmiştir.» Bu hadîsin senedinde yer alan Müslim İbn Hâlid hakkında (bazı şeyler) söylenmiştir.

Bu hadîsin bir başka rivayeti de, İmâm Ahmed ve Sünen sahiplerinin Hammâd İbn Seleme kanalıyla... Ebu Hüreyre'den naklettikleri şu ifâdedir:

Rasûlullah (s.a.) buyurdu ki; «Kim hayızlı bir kadınla temasta bulunursa, ya da bir kadınla dübüründen temasta bulunursa, ya da kâhine giderek onun söylediğini doğrularsa Muhammed'e indirileni inkâr etmiş olur.» Tirmizî der ki: Buhârî; bu hadîsin zayıf olduğunu söylemiştir. Buhârî Hakîm'in Ebu Temîme'den rivayeti hakkında onun nakline uyulmaz, der.

Bu hadîsin başka bir tarîktan rivayeti şöyledir: Neseî diyor ki; bana Osman İbn Abdullah... Ebu Hüreyre'den Rasûlullah (s.a.) in şöyle buyurduğunu nakletti:«Allah'tan gerçek şekliyle utanın, haya edin, kadınlarla dübürlerinden temasta bulunmayın.» Bu hadîsi bu şekliyle sadece Neseî rivayet etmiştir.

Hafız Hamza İbn Muhammed el-Kinânî diyor ki, bu hadîs münker ve bâtıldır. Zührî, Ebu Seleme ve Saîd'in rivayetleri bâtıldır. Eğer Abdûlmelik bu hadîsi Saîd'den işitmişse bunu ancak ihtilâttan sonra işitmistir. Halbuki, Tirmizî'nin Ebu Seleme'den rivayetine göre o, bundan nehyediyordu. Hadîsin Ebu Hüreyre kanalıyla Rasûlullah (s.a.) dan rivayeti ise hiç yoktur.

Hamza İbn Muhammed el-Kinânî güzel tenkitte bulunuyor. Şu kadar var ki Abdülmelik İbn Muhammed el-San'ânî'nin ihtilâtta (karıştırmada) bulunduğu bilinmiyor. Bunu Hamza el-Kinanî'den başkası söylemiyor. O, ise Sika (güvenilir) bir kişidir. Ancak Duheym, Ebu Hâtim ve İbn Hibbân onun aleyhinde konuşmuşlardır. İbn Hibbân, onun hadîsiyle delil getirmek caiz değildir, der. En doğrusunu Allah bilir.

Zeyd İbn Yahya İbn, Ubeyd, Saîd İbn Abdülazîz'den naklinde ona tabi olmuştur. Hadîs iki ayrı tarik ile Ebu Seleme'den rivayet edilmişse de hiçbirisi sahih değildir. Hadîsin başka bir tarîktan rivayeti şöyledir:

Neseî diyor ki; bana İshâk İbn Mansûr... Ebu Hüreyre (radiyallahu anh) nin şöyle dediğini nakletti: «Erkeklerin kadınlarla dübûrlerinden temasta bulunmaları küfürdür.»

Ayrıca Neseî bu hadîsi Bündâr ve Abdurrahmân kanalıyla Ebu Hüreyre'den şu ifâde ile nakleder:

«Kim bir kadınla dübüründen temasta bulunursa, onun küfrünü elde etmiş olur.»

Neseî, bu hadîsi Sevrî tankıyla... Ebu Hüreyre'den mevkuf olarak rivayet etmiştir. Yine Neseî bu hadîsi, Ali İbn Bezîme tarîkıyla... Ebu Hüreyre'den mevkuf olarak rivayet etmiştir.

Bekr İbn Huneys Ebu Hüreyre'den rivayet ediyor ki... Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurdu:

«Kim erkek ve kadınlarla dübûrlerinden temasta bulunursa kâfir olmuştur.»

Hadîsin mevkuf olan rivayeti daha sahihtir. Râvî Bekr İbn Huneys'i birçok imam zayıf görmüş, bir kısmı da terketmiştir. (hadîsi metruktür.)

Muhammed İbn Ebân el-Belhî diyor ki; bana Vekî'... Ömer İbn el-Hattâb'dan nakletti ki, Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuştur:

«Muhakkak ki Allah Hak'dan (gerçekleri açıklamaktan) haya etmez; kadınlarla dübûrlerinden temasta bulunmayınız.»

Neseî Saîd İbn Ya'kûb kanalıyla... Hz. Ömer'in şöyle dediğini rivayet eder : «Kadınlarla dübûrlerinden temasta bulunmayın.»

İshâk İbn İbrahim... Abdullah İbn el-Hâd'dan nakletti ki, Hz. Ömer (radiyallahu anh) şöyle demiş: Allah'tan haya edin. Doğrusu Allah hak(kı açıklamak) tan haya etmez. Kadınlara dübûrlerinden yaklaşmayın» mevkuf olan bu rivayet daha sahihtir.

İmâm Ahmed diyor ki; bize Gunder ve Muâz veya İbn Muâz... Talk İbn Yezîd, Yezîd İbn Talk'tan nakletti ki Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuş:

«Muhakkak ki Allah gerçekleri (açıklamaktan) haya etmez, kadınlara arkalarından (dübûrlerinden) yaklaşmayın.»

Aynı şekilde birçokları bu hadîsi Şu'be'den, Abdürrezzâk da... Talk ibn Ali'den rivayet etmişlerdir. Daha önce de geçtiği üzere bu, Talk İbn Ali değil, Ali İbn Talk olsa gerektir. Doğrusunu Allah bilir.

Ebu Bekr el-Esrem Sünen'inde diyor ki bize Ebu Müslim... İbn Mes'ûd'dan nakletti ki Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurdu : «Kadınların dübürleri haramdır.»

Bu hadîsi İsmâîl İbn Uleyye, Süfyân el-Sevri, Şu'be ve başkaları Ebu Abdullah el-Şakîri —ismi Seleme İbn Temmâm olup sika (güvenilir) bir râvîdir— kanalıyla Ebu Ka'ka ve İbn Mes'ûd'dan mevkuf olarak rivayet etmişlerdir ki bu, daha sahihtir.

İbn Adiyy diyor ki; bana Ebu Abdullah... Abdullah İbn Mes'ûd kanalıyla nakletti ki, Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurdu : «Kadınlarla arka¬larından temasta bulunmayınız.» Hadîsin senedindeki Muhammed İbn Hamza, Cezerî'dir ve onun ile şeyhi hakkında konuşulmuştur.

Bu hadîs, Übeyy İbn Kâ'b, Berrâ İbn Âzib, Ukbe İbn Âmir, Ebu Zerr ve başkalarından da rivayet edilmiştir. Ancak bunlardan (her bireri hakkında) hadîsin sıhhatına mâni olabilecek şeyler söylenmiştir. Allah en doğrusunu bilendir.

Seyri Salt İbn Behrâm kanalıyla... Ebu Cüveyriye'den naklediyor ki: Bir adam Hz. Âli'ye kadınla dübüründen temasta bulunmayı sormuş. Hz. Ali şöyle demiş: «Rezîl oldun, Allah seni rezîl etsin, Allah Teâlâ'nın: «Sizden önce dünyalarda hiç kimsenin yapmadığı hayâsızlığı mı yapıyorsunuz?» (A'râf, 80) buyruğunu duymadın mı?»

Daha önce İbn Mes'ûd, Ebu'd-Derdâ, Ebu Hüreyre, İbn Abbâs ve Abdullah İbn Ömer'in bunun haram kılındığına dâir sözleri geçmişti. Abdullah İbn Ömer'in de bunu haram saydığı sabittir.”


Buraya kadar İbn Kesir rahimehullah, kadınlarla arka yoldan temasta bulunmanın haram kılındığına dair çeşitli hadisleri zikretmiştir. Bunların bir kısmı merfu yani Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sözü, bir kısmı ise mevkuf yani sahabenin sözüdür. Yine bir kısmı sahih ve hasendir, bir kısmı da zayıftır. Konuyla alakalı birkaç tane de olsa sahih haber olması delil teşkil etmesi için yeterlidir, bir kısmının zayıf olması meselemize zarar vermez. Böylece bu işin haram olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır. Yeri gelmişken belirtelim ki böyle haram bir şey teklif edildiğinde kadının kocasına itaati gerekmez, hatta bu caiz de olmaz. Çünkü Allaha isyan olan hususta mahluka itaat yoktur.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1772
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: "KADINLAR SİZİN TARLANIZDIR..." AYETİ HAKKINDA
« Yanıtla #6 : 17.06.2019, 03:49 »
İbn Ömer'in bu işi haram sayması:

İbn Kesir, bunun ardından İbn Ömer radiyallahu anh’ın bu işi haram saydığına dair rivayetleri nakletmektedir:

Ebu Muhammed Abdurrahmân İbn Abdullah ed-Darîmî Müsned'inde der ki: Bize Abdullah İbn Salih... Saîd İbn Yesâr Ebu'l-Habbâb'tan rivayet etti: Abdullah İbn Ömer'e: Cariyelerin tahmîz edilmeleri konusunda ne dersin? dedim. O: Tahmîz de ne ki? dedi. Bunun dübür olduğu zikredilince o: Bunu müslümanlardan hiçbir kimse yapar mı? dedi.

İbn Vehb ve Kuteybe de Leys'den bu şekilde rivayet ettiler. Bu rivayeti isnâd ve metin yönüyle sahih olup Abdullah İbn Ömer'in dübürden teması haram kabul ettiğini açıkça göstermektedir. İbn Ömer'den başka manâlara muhtemel rivayetlerin tamamı bu muhkem olan rivayetine döndürülmelidir.

İbn Cerir der ki: Bana Abdurrahmân İbn Abdullah, Mâlik İbn Enes'den nakletti ki; Ona Ey Ebu Abdullah, İnsanlar Salim İbn Abdullah'dan kul veya yaramaz kişi Ebu Abdullah'a yalan söylüyor dediğini rivayet ediyorlar, dediler. Mâlik: «Yezîd İbn Rûmân'a şehâdet ederim ki, o bana Salim İbn Abdullah'dan, İbn Ömer'den Nâfî'nin söylediklerini haber verdi.» dedi. Ona: Haris İbn Ya'kûb, Ebu'l-Habbâb Saîd İbn Yesâr’dan rivayet ediyor ki o İbn Ömer'e: Ey Ebu Abdurrahmân, biz cariyeler satın alıyoruz onlarla tahmîz de bulunalım mı? diye sordu. İbn Ömer: Tahmîz nedir? diye sordu. Ona, bunun dübürden münasebette bulunmak olduğunu söyledi. Bunun üzerine İbn Ömer: öf, öf, bunu, mü'min ya da müslüman kimse hiç yapar mı? diye cevap verdi, dediler.

Mâlik: Rabîa'ya şehâdette bulunurum ki o, bana Ebu'l-Habbab'dan, o da İbn Ömer'den, Nâfî'in söylediği gibi haber verdi, dedi.

Neseî, Rebi İbn Süleyman kanalıyla Abdurrahman ibn Kasım'dan rivayet ediyor. O şöyle dedi:

Mâlik'e: «Mısır'da, bizim yanımızda Leys İbn Sa'd, Haris İbn Yakub Said ibn Yesâr tarıkıyla «İbn Ömer'in şöyle dediğini rivayet ediyor» dedim: Biz cariyeleri satın alıyoruz onlarla tahmîzde bulunalım mı? dedim. İbn Ömer: Tahmîz nedir? dedi. Ben : Onlarla dübürlerinden temasta bulunuruz, dedim. O : «Öf öf, bunu müslüman kişi hiç yapar mı?» dedi. Mâlik bana dedi ki: Rabîa'ya şehâdette bulunurum ki o bana Said ibn Yesâr'dan rivayet etti ki o ibn Ömer'e sormuş, ibn Ömer de : «Bunda bir beis yoktur.» demiş.

Neseî'nin Yezîd ibn Rûmân tankıyla Ubeydullah ibn Abdullah'dan rivayetine göre Abdullah ibn Ömer, kişinin kadın ile dübüründen temasta bulunmasında bir beis olmadığı kanâatinde imiş.”

Böylece her ne kadar İbn Ömer’den bunu caiz gördüğüne dair rivayetler gelmiş olsa da ondan daha yaygın ve daha sahih olarak nakledilenin bunu haram görmesi olduğu hususu açığa kavuşmaktadır.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1772
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: "KADINLAR SİZİN TARLANIZDIR..." AYETİ HAKKINDA
« Yanıtla #7 : 17.06.2019, 03:51 »
İmam Malik'in bu fiili haram sayması:

İbn Kesir, Malik radiyallahu anh’ın konuyla alakalı görüşünü de şu şekilde açıklamaktadır:

“Ma'mer İbn îsâ Mâlik'den bunun haram olduğu (görüşünü) rivayet etmiştir.

Ebu Bekr ibn Ziyâd el-Neysabûrî der ki bana Ismâîl İbn Hasan Ismaîl İbn Revh'ten nakletti ki o şöyle demiş: Ben Mâlik ibn Enes'e; Kadınlarınızla dübürlerinden temasta bulunma hakkında ne dersin? diye sordum. O: Siz arapsınız tarla diye ancak ekin yerine derler; o halde ferci tecâvüz etmeyiniz (yalnızca fercten temasta bulununuz) dedi. Ben: Ey Ebu Abdullah, senin böyle dediğin söyleniyor, dedim. O : Bana yalan söylüyorlar, bana yalan söylüyorlar, dedi.”
Ondan sabit olan ancak budur. Bu, kesin olarak, Ebu Hanîfe, Şafiî, Ahmed ibn Hanbel ve arkadaş-larının görüşüdür. Aynı şekilde Saîd İbn el-Müseyyeb, Ebu Seleme, İkrime, Tâvûs, Atâ, Saîd İbn Cübeyr, Urve İbn'üz Zübeyr, Mücâhid İbn Cebr, Hasan ve seleften başkalarının da görüşü (kavli) budur. Onlar dübürden teması reddetmişlerdir. İçlerinde dübürden temas etmeyi küfür sayanlar da vardır ki bu Cumhûr-u Ulemânın görüşüdür.”


Buradaki küfürden kasdın, dinden çıkarmayan küçük küfür olduğu bellidir. Böylece selefin büyük çoğunluğunun görüşünün bu olduğu ortaya çıkmaktadır. Hatta selefe bu hususta atfedilen görüşlerin de sahih olmadığı ortaya çıkınca, buna icma demekte beis olmaz. İbn Kesir, Malik’e atfedilen muhalif görüşlerin sıhhati hakkında şu değerlendirmeyi yapmaktadır:

“Bu konuda Medine fakîhlerinin bazısından, hatta İmâm Mâlik'den başka görüşler de hikâye edilmişse de bu görüşlerin sıhhati şüphelidir.

Tahâvî der ki: Asbağ İbn'ül-Ferec, Abdurrahmân İbn Kasım'dan rivayet etti ki, o (kadın ile dübüründen temasta bulunmayı kastederek) Bunun helâl olduğu şüphesini (yayan) dinimde kendisine uyacağım birisine rastlamadım, dedi. Sonra da: «Kadınlarınız sizin için bir tarladır...» âyetini okuyarak: Hangi şey bundan daha açıktır?, dedi. İşte Tahâvî'nin (anlattığı) budur.

Hâkim, Dârekutnî ve Hatîb el-Bağdâdî, İmâm Mâlik'den değişik tarîklerden bunun mübâh olduğunu belirten şeyler rivayet ederler. Ancak isnâdlannda zayıflık vardır. Şeyhimiz Hafız Ebu Abdullah el-Ze-hebî topladığı cüzünde bunları derinliğine incelemiştir. Allah en iyisini bilendir.”

Böylece Malik’e atfedilen sözkonusu rivayetin sahih olmadığı ortaya çıkmaktadır. Malik’in öğrencisi olan İbn’ul Kasım’ın “(kadın ile dübüründen temasta bulunmayı kastederek) Bunun helâl olduğu şüphesini (yayan) dinimde kendisine uyacağım birisine rastlamadım” demesi, hem Malik’in böyle bir şey söylemediğini göstermektedir hem de meseleyle alakalı icma’ya işaret etmektedir. Çünkü imamlardan böyle bir şey söyleyen yoksa bu, imamların mesele hakkında icma ettiğini gösterir. İmamlar dışındaki kişilerin farklı kanaatleri ise bir önem arzetmez. Hicaz ahalisinden veya başkalarından, dinde kudve (önder) ve imam (lider) mertebesine ulaşmamış bazı kimseler, bu yönde bazı sözler sarfetmiş olsalar da bu, asla itibara alınacak bir şey olmaz.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1772
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: "KADINLAR SİZİN TARLANIZDIR..." AYETİ HAKKINDA
« Yanıtla #8 : 17.06.2019, 03:53 »
İmam Şafii'nin konuyla alakalı görüşü:

İbn Kesir, ardından bu hususta Şafii’ye atfedilen bazı görüşleri de şu şekilde değerlendirmektedir:

“Tahâvî der ki: Bize Muhammed İbn Abdullah İbn Abdilhakem'in rivayet ettiğine göre, o Şafiî'nin: «Bunun helâl veya haram olmasına dâir Rasûlullah (s.a.)dan sahih bir hadîs rivayet edilmemiştir, kıyâsa göre ise helâldir.» dediğini işitmiş.

Ebu Bekr el-Hatîb de... Muhammed İbn Abdullah İbn Abdülhakem’den benzer bir rivayeti nakleder.

Ebu Nasr İbn el-Sabbâğ der ki:

Rebî', îbn Abdilhakem'in bu konuda Şafiî'ye yalan isnâd ettiği hususunda; kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a yemin ederdi. Çünkü Şafiî kitaplarından altısında bunun haram kılındığını açıkça ifâde etmektedir. Allah en iyisini bilendir.”


Böylece Şafii’ye isnad edilen bu rivayetin de yalan olduğu ortaya çıkmaktadır.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1772
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: "KADINLAR SİZİN TARLANIZDIR..." AYETİ HAKKINDA
« Yanıtla #9 : 17.06.2019, 03:54 »
Bu görüşün kendilerine nisbet edildiği diğer bazı alimler ve bu görüşlerin değerlendirmesi:

Bu görüşün kendisine atfedildiği başka zatlar da vardır. Kurtubi bu hususta şöyle demektedir:

“…bir kesim, arka yoldan ilişki kurmanın mubah olduğu kanaatine ulaşmıştır. Bu sözlerin kendisine nisbet edildiği kimseler arasında Said b. el-Müseyyeb, Nafi', İbn Ömer, Muhammed b. Ka'b el-Kurazî, Abdülmelik b. el-Macuşûn da vardır. Bu, Malik'ten de (güya) kendisine ait olan "Kitabü's-Sır" adındaki bir kitapta da nakledilmektedir. Ancak Malik'in ileri gelen arkadaşları ile onların hocaları böyle bir kitabın varlığını kabul etmezler. Malik "bir sır kitabı" sahibi olmaktan daha yüce ve değerli bir insandır.”

Kurtubi bunun ardından Muhammed b. Ka'b el-Kurazî’den bunu helal gördüğüne dair nakledilen bazı sözlerin münakaşasını yapmıştır. İbn Kesir, onun bu husustaki sözlerini naklettikten sonra şöyle demektedir:

وَمَا قَالَهُ الْقُرَظِيُّ إِنْ كَانَ صَحِيحًا إِلَيْهِ فَخَطَأٌ

“Kurazi’nin bunu söylediği sahih olsa bile hatadır!”


Kurtubi de şöyle diyor:

“Allah'a ve âhiret gününe iman eden bir kimsenin bu hususta, ondan sahih olarak nakledilmiş olsa dahi bir alimin yanılmasını (delil diye) sözko-nusu etmemesi gerekir. Çünkü bizler alimin yanılması üzerinde durmaktan sakındırılmış bulunuyoruz.”

Allah ikisine de rahmet etsin, bu iki alimin söyledikleri aslında mevzuyu özetlemektedir. Buraya kadar naklettiğimiz hususlar, kadınlara arkadan temasta bulunmanın Kitap ve sünnet ve de icma ile haram kılınmış olduğunu göstermektedir. Alimlerden buna muhalif nakledilen görüşler ise en iyi ihtimalle sıhhati isbat edilememiş bazı sözlerdir. Lakin Kurtubi ve İbn Kesir’in ifade ettikleri gibi, velev ki sahih de olsa bu görüşler bu imamlardan sadır olmuş bir zelle ve hata olarak kabul edilmelidir. Onları bu hatalarında taklid etmek asla caiz olmaz. Esasen bu, buna benzer her meselede geçerli olan bir kaidedir. Günümüzde maalesef bazı kimseler, bu mesele ve Evzai’nin bahsettiği on merdud görüşten başka bazılarına sırf seleften bazılarından naklediliyor gerekçesiyle, rivayetlerin sıhhatine ve delillere uygun olup olmadığına bakmaksızın sarılmaktadırlar. Mesela namazları mazeretsiz birleştirmek ve müzik aletlerini helal saymak gibi. Bu adamlar bu kafada ısrar edecekse aynı usulle kadınlara livata yapmayı ve muta nikahı gibi şeyleri de helal saymaları gerekir. Bu ise “alimlerin bütün ruhsatlarını bir araya toplayan kişi, bütün şerri kendisinde toplamış olur” sözünün haklılığını ortaya koyar. İşte bu vesileyle herkese tavsiyemiz, menheclerini gözden geçirsinler ve seleften nakledilen her görüşe, doğruluğunu tahkik etmeksizin sarılmasınlar ve de fıkhi konularda –diğer meselelerde olduğu gibi- muhakkik alimlerin eserlerine müracaat etsinler, sahihini zayıfını bilmeden sırf rivayetlerin zahirinden anladıkları ile amel etmeye kalkmasınlar. Vallahu a’lem. Velhamdulillahi Rabbil alemin.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
3626 Gösterim
Son İleti 24.06.2015, 14:33
Gönderen: Tevhid Ehli
1 Yanıt
5371 Gösterim
Son İleti 01.09.2019, 12:54
Gönderen: Izhâr'ud Dîn
16 Yanıt
6778 Gösterim
Son İleti 30.12.2015, 21:17
Gönderen: İbn Teymiyye
0 Yanıt
747 Gösterim
Son İleti 09.08.2018, 23:54
Gönderen: Es-Sarimul-Meslul
1 Yanıt
1914 Gösterim
Son İleti 29.09.2018, 11:51
Gönderen: İbn Teymiyye