Tavhid

Gönderen Konu: Şirk Davetçileri Hakkında  (Okunma sayısı 193 defa)

Hubeyb ve 8 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi yolcu01

  • Newbie
  • *
  • İleti: 6
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Şirk Davetçileri Hakkında
« : 11.09.2019, 12:52 »
Bismillah,

Bir sorum olacak insaAllah, musadenizle.

Insanları farkında olmaksızın, hakkı bilmeksizin, Allah'a şirk koşmaya davet eden hıristiyanlar, yahudiler veyahut da kendini islama nispet eden söyledikleriyle Allah'ı razı ettiklerini sanan şirk davetçileri tagutlar mudur ? " Şunu da belirteyim bunların kafir olmaları açıktır, keza ister hristiyan ister kendini İslam'a nispet eden birisi olsun dinin aslını bozanın boynundan iman halkası çıkar. "

Bile bile Allah'a isyana davet edenlerin seytan gibi tagut olduklarinda süphe yoktur.

Lakin yaptıklarınin Allah'a isyan olduğunu inanmaksizin veya bilmeksizin küfre şirke davet edenlerin hükmünü sorma gereksiminde bulundum.

Son olarak Muhammed ibn Abdulvahhab'ın tağutun manası adlı kitabının herhangi bir şerhi sizlerde mevcut ise atarsanız memnun olurum.

Simdiden tesekkurler, selametle kalınız.

Çevrimiçi yolcu01

  • Newbie
  • *
  • İleti: 6
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Ynt: Şirk Davetçileri Hakkında
« Yanıtla #1 : 11.09.2019, 13:44 »
Yanlış anlaşılma olmaması için sorum hakkında ufak bir ekleme de yapayım InşaAllah. Bu sorum kendince delillerini Allah'ın ayetleri ve peygamberin hadislerine dayandırıp dinin aslından cahil olan kimseler hakkında olup kendi heva ve hevesine göre fetva veren kimseler için değildir. Yahudiler ve hrıstiyanlar ise zaten İslam'ın hak olduğuna inanmıyorlar, kendilerinde Allah'ın dininin üzereler, ne kadar da kitaplarının tahrif olduğu açık olsada onlar buna inanmıyorlar...

Bir insanın tağut olması için ilahi bir sıfatı ister sözle, ister itikadıyla ister de ameliyle kendinde görmesi veyahutta Allah'ın dışında bana ibadet edin demesi ya da kendisine yapılan ibadetten razı olması gerek. Bu kimselerin bir çoğu bu tanımlara girmekte, lakin hepsi giriyor mu Allahu Alem.

Umulur ki sorum daha iyi anlaşılmıştır..

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1770
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: Şirk Davetçileri Hakkında
« Yanıtla #2 : 11.09.2019, 15:57 »
Bismillahirrahmanirrahim. Malum olduğu üzere dinin asıllarında cehalet mazeret değildir. O yüzden bir kimse dinin aslını elde edememişse, elde edememe sebebi ne olursa olsun bu kimse Allaha teslim olmuş bir müslüman ve Ona iman etmiş bir mümin değildir dolayısıyla kafirdir. Kafir olan bir kimse ise bilhassa da insanları şirke davet eden biriyse tağut vasfını almaya hak kazanır. Çünkü tağut,-İbn'ul Kayyim rahimehullah'ın İlam'ul Muvakkiin'deki tarifiyle- ister kendisine ibadet edilen bir mabud veya tabi olunan bir kimse ya da itaat edilen birisi olsun kulun haddini/sınırını aşmasına sebeb olan herşeydir. Kulun sınırı kulluktur, kulu bu sınırdan uzaklaştırıp ilahlık veya şirk sınırına yaklaştıran herşey tağut ismini alır. Bunun bir istisnası yoktur. "Kendisini İslama nisbet edenlere veya cehaleten bunu yapanlara tağut denilmez, ancak gayrı müslimlere veya bilerek saptıranlara bu sıfat verilir" şeklindeki bir sözün Kuran ve sünnetten bir delili olmadığı gibi, seleften de hiç bir dayanağı yoktur. Bu, daha ziyade günümüzde ortaya çıkmış olan ve "Yahudi ve Hristiyan gibi asli kafirlerin cehaleti özür değildir, ancak İslama intisap ettiği halde bunu hak zannederek şirk koşanların cehaleti özürdür" diyen birtakım cahil zındıkların sözlerine benzemektedir. Bunların hepsi bir delil ya da nakle dayanmayan batıl sözlerdir. İnsanları Hristiyanlığa davet ederek Allahın rızasını kazandığını zanneden misyoner bu davranışıyla nasıl kafir ve tağut olmaktan kurtulamıyorsa, insanları İslam adı altında küfür ve şirke davet eden ve bu surette cenneti kazandığını düşünen cehennem davetçileri de kafir ve tağut olarak vasıflanmaktan kurtulamaz. Bu soruyu sorma gayenizi bilmemekle beraber bu konularda bizim söyleyeceklerimiz özet olarak bunlardır. Tağutun Manası risalesine günümüzdeki birtakım kimseler tarafından yapılmış şerhler olabilir, ancak bunların içeriklerini bilmediğimiz için tavsiye etmemiz sözkonusu değildir. Bizim hazırlamış olduğumuz, Neda yayınlarından çıkan Tevhid Risaleleri Külliyatında bu risale mevcuttur ve sözkonusu risaleye kısa da olsa bazı açıklamalar koymaya çalıştık, oradan istifade edebilirsiniz vesselam.

Çevrimiçi yolcu01

  • Newbie
  • *
  • İleti: 6
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Ynt: Şirk Davetçileri Hakkında
« Yanıtla #3 : 11.09.2019, 16:56 »
Sorum anlaşılmamış Allahu Alem. İster ehli kitap olsun ister kendini müslüman sanan bir kimse olsun ilahi bir sıfatı bilerek veya bilmeyerek sözüyle, itikadıyla veya ameliyle kendinde gören herkes tağuttur. Bunları tağut görmeyenler de İslamı anlamamış cahil (kafir) kimselerdir.

Lakin mesela bir kimse İslam'a inanmıyor, onun hak olduğunu ikrar etmeyip, hükmü kaldırılmış ilahi bir kitaba tabii oluyor. Malum olduğu üzere bu kitaplar şirk ve küfürle dolu, fakat bu şahıslar bunu Allah'ın vahyi sanıyorlar, buna binaen de insanları ona davet ediyorlar. Yani insanları buna davet ederlerken "Allah böyle demiştir, bundan dolayi böyle olmalı", diyip, "alimlerimiz böyle demiş böyle olmalı, veyahutta bana göre böyledir" demiyor.

İkinci sınıf ilahi sıfatı kendinde gördüğünden ötürü kafir ve tağuttur, bunda şüphe eden müslüman değildir lakin birinci sınıf ilahi sıfatı kendilerinde görmeyip kendilerince Allah'ın vahyini açıklıyorlar. Ben bu ikinci sınıfın hükmünü sormaktayım aslında.

İbnul Kayyım'ın da dediği gibi kim Allah'ın vahyi dışında kendi reyine insanları davet ediyorsa bu kişi ister cahil olsun ister olmasın tağut olur, lakin ya kendi reyine değilde, kendi zannınca ayet ve hadislere davet ediyorsa ?

Son olarak bunların tekfiri için bunu sormuyorum. Bunlar dinin aslından olan meseleler, tekfirleri hususunda hiçbir şüphe yoktur.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1770
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: Şirk Davetçileri Hakkında
« Yanıtla #4 : 11.09.2019, 17:52 »
Bismillahirrahmanirrahim. Sorunuzu anladık da açıkçası nereye varmak istediğinizi anlayamadık. Biz dinin aslında cehaleti mazeret görüyorsunuz demedik, dedik ki bilerek saptıran kişiyle bilmeyerek saptıran kişi arasında fark gözetmek bir nevi cehaletçilerin sözlerini andırmaktadır. Biz ne dediğimizin farkındayız. Allahın vahyi dışında halisaten kendi reyine davet edenle, Allah ve Rasülü böyle buyurmuştur zannederek batıl bir yola davet eden arasında ne gibi fark olacak, bunun neyini soruyorsunuz madem cehaleti mazeret görmüyorsanız? Bir kimsenin doğrudan Allahın falan sıfatı haşa bende mevcuttur demesiyle, böyle demeden o sıfatı kendisine yüklemesi arasında ne gibi bir fark var? Bugün yahudi hahamları ve hristiyan papazları kendilerinde ilahlık vasfı olduğunu iddia etmedikleri halde biz onları tağut olarak görmekteyiz, çünkü kendilerine ilah ve rabb isimlerini vermedikleri halde kendilerinde  kanun koyuculuk gibi vasıflar vehmettikleri için neticede yine tağut olmaktadırlar. Siz daha önce de tecil meselesini sormuştunuz. Böyle kelami mevzular yerine sizi birinci dereceden ilgilendiren asıllarla ilgilenseniz daha iyi olur. Günümüz saptırıcılarının tağut olup olmadığını tartışmaya açmak dinde şüphe ekmekten başka bir işe yaramaz. Bu konuyu burada kapatıyorum, konu kilitlenmiştir umarız bir daha böyle konularla gelmezsiniz vesselam.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
2300 Gösterim
Son İleti 07.07.2015, 16:31
Gönderen: Tevhid Ehli
3 Yanıt
3196 Gösterim
Son İleti 21.07.2015, 03:57
Gönderen: Uhey
3 Yanıt
2915 Gösterim
Son İleti 05.09.2015, 16:23
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
2234 Gösterim
Son İleti 30.07.2015, 19:02
Gönderen: Uhey
1 Yanıt
2494 Gösterim
Son İleti 18.08.2016, 10:31
Gönderen: İslam davetcisi