Tavhid

Gönderen Konu: MUHARREM AYININ FAZİLETLERİ VE AŞURA GÜNÜ  (Okunma sayısı 3512 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1637
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Bismillahirrahmanirrahim,

Muharrem ayı, Ömer (ra)’dan bu yana Hicri senenin başlangıcı olarak sayılmaktadır ve savaşmanın ve kan dökmenin haram kılındığı dört aydan birisidir. Allahu Teala şöyle buyurmaktadır:

Doğrusu ayların sayısı gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah'ın kitabında oniki aydır. Bunlardan dördü haram olanlardır. İşte doğru din budur. O halde bunlarda nefislerinize zulmetmeyin. Müşrikler sizinle nasıl toplu olarak savaşıyorlarsa; siz de onlarla toplu olarak savaşın. Ve bilin ki muhakkak Allah, müttakîlerle beraberdir. (Tevbe: 36)
 
İbn Kesir (rh.a) bu ayetin tefsirinde şunları nakletmektedir:

İmâm Ahmed der ki: Bize İsmail'in... Ebu Bekre'den rivayetine göre Hz. Peygamber (s.a.) haccında hutbe okudu ve “Dikkat ediniz, muhakkak zaman Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı gündeki şekli üzere dönmüştür. Sene oniki aydır. Bunlardan dördü haram olanlardır. Üçü peşpeşedir: Zülka'de, Zülhucce, Muharrem ve Cumada ile Şa'bân arasında Mudâr'ın Receb'i, buyurdu.

İbn Kesir’in haşiyesinde nakledildiğine göre Şeyh es-Sehâvî «el-Meşhûr fi Esmâ-i Eyyâm'iş-Şuhûr» ismi ile toplamış olduğu bir cüz'de şöyle der : “Muharrem'e bu ismin verilmesi, onun haram bir ay olmasındandır. Bana göre böyle isimlendirilmesi, onun haram kılınmasını kuvetlendirmek içindir. Çünkü arablar bu ay üzerinde diledikleri gibi tasarrufda bulunur; bir sene helâl, bir sene haram sayarlardı. Bu kelimenin çoğulu muharremât, mehârim ve mehârîm olarak gelir.”

İbn Kesir devamla şöyle demektedir: Allah Teâlâ : «O halde bunlarda (bu haram aylarda) nefislerinize zulmetmeyin.» buyurur. Zîrâ diğerlerine göre günâh, bu aylarda daha ağırdır. Nitekim haram beldede günâhlar, kat kat daha ağırdır. Allah Teâlâ bir âyet-i kerîme'de : «Kim orada zulm ile ilhâda yeltenirse biz onlara can yakıcı bir azabı tattırırız.» (Hacc, 25) buyurur ki haram ay da böyledir. Onlarda günâhlar daha ağırdır. Bu sebepledir ki İmâm Şafiî ve âlimlerden bir çoğuna göre; diyet, haram ayda daha ağırlaştırılır. Haram (beldede) birisini öldüren veya ihrâmlı birini öldüren hakkındaki hüküm de böyledir. Hammâd İbn Seleme'nin Ali İbn Zeyd kanalıyla... İbn Abbâs'tan rivayetine göre; o, «O halde bunlarda nefislerinize zulmetmeyin.» âyeti hakkında: Bütün aylarda, demiştir. İbn Abbâs'tan rivayetle «Allah katında ayların sayısı... 12 aydır... O halde bunlarda nefislerinize zulmetmeyin.» âyeti hakkında Ali İbn Ebu Talha şöyle der : Bu ayların hepsinde. Sonra bunlardan dördünü ayırmış ve haram kılmıştır. Onların haramlarını büyültmüş, günâhı bunlardan daha büyük; sâlih amel ile bunun ecrini de büyük kılmıştır.

«O halde bunlarda nefislerinize zulmetmeyin.» âyeti hakkında Katâde der ki: Her ne kadar her halde zulüm büyük bir suç ise de, haram aylarda zulüm diğer zamanlardaki zulümden daha büyük hatâ ve günâhtır. Allah Teâlâ yaratıklarından seçtiklerini seçmiştir. Meleklerden elçiler, insanlardan elçiler seçmiş, kelâm  (söz) dan kendi zikrini seçmiş, yeryüzünden mescidleri seçmiş, aylardan Ramazân ve haram ayları seçmiş, günlerden cum'a gününü seçmiş, gecelerden kadr gecesini seçmiştir. Allah'ın büyüttüklerine ta'zîmde bulununuz. Anlayış ve akıl sahipleri katında işler ancak Allah Teâlâ'nın büyültmesi ile ta'zîm görür.”

Bu ay, bizzat “Şehrullah” yani Allahın ayı diye isimlendirilmiştir. Bu Muharrem ayı ve Aşura orucu ile alakalı hadisleri "Cem'ul Fevaid" adlı hadis derlemesinden naklediyoruz:

Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Ramazan'dan sonra en üstün oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farz namazlarından sonra en değerli ve üstün namaz gece yarısında kılınan (teheccüd) namazıdır."  (Bu hadisi Ahmed (II, 344, 329, 303, 342, 535), Dârimî (I. 346; II, 21, 227, Müslim (siyam no. 202-3, s. 821), Ebû Dâvud (no. 2429), Tirmizî (no. 438, 740), Nesâî (kıyâmu'l-leyl 6/1, III, 206-7), İbn Mâce (no. 1742), İbn Huzeyme (no. 1134,2076), İbn Hibbân (no. 2554,3628) ve Beyhakî (III, 4; IV, 200, 291), Humeyd b. Abdirrahman b. Avf an Ebî Hureyre asl-ı senedi ile tahrîc ettiler.)

Alî radiyallahu anh'dan, Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Eğer Ramazan ayından sonra oruç tutacaksan, Muharrem (ayında) oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Zira onda öyle bir gün vardır ki, o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiştir. Yine o günde başka bir kavmin de tevbesini kabul eder." (Bu hadisi Tirmizî (no. 741), Alî b. Hucr an Alî b. Müshir an Abdirrahman b. İshâk ani'n-Nu'mân b. Sa'd an Alî senedi ile tahrîc etti ve isnadı hakkında "hasen garîb" hükmü vermiştir.)

Suyuti, Muslim şerhinde “Cemhere” isimli kitaptan şöyle bir nakilde bulunur: “Diğer aylara değil de Muharrem ayına “Allahın ayı” denmesinin sebebi şudur: Muharrem ayı, ismi İslam döneminde konulan tek aydır. Diğer bütün ayların isimleri cahiliye döneminde konulmuştu. Muharrem’in cahiliyedeki ismi “Birinci Safer” idi. Ondan sonra da şu anki Safer Ayı olan “ikinci Safer” gelirdi. İslam gelince bizzat Allahu Teala bu aya Muharrem ismini verdi.” Doğrusunu Allah bilir.

Aşura yani Muharrem’in 10. günü ile alakalı olarak ise şu hadisler nakledilmiştir:

Âişe radiyallahu anhâ'dan: "Ramazan orucu gelmeden, önce Aşure orucu tutulurdu. Ramazan orucu nazil (farz) olduktan sonra o günü (Aşure'yi) isteyen tuttu, İsteyen tutmadı." 

Bir başka rivayetinde: "O (Aşure), Kâ'be'nin örtüldüğü bir gündür. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem, Cahiliyet devrinde o günde oruç tutardı, Kureyş de Cahiliyet devrinde o gün oruç tutardı." (Bu hadisi Mâlik (siyam 33, s. 299), Buhârî (savm 69/2, II, 250), Müslim (siyam no. 113-4, s. 792), Ebû Dâvud (no. 2442) ve Tirmizî (no. 753), Hişâm b. Urve an ebîhî an Âişe asl-ı senedi ile; Bu hadisi Buhârî (savm 1/2, II, 226) ve Müslim (no. 116, s. 792), Leys b. Sa'd an Yezîd b. e. Habîb an İrak b. Mâlik an Âişe asl-ı senedi ile; Buhârî (savm 69/1, II, 290; hacc 47/3, II, 159), Müslim (siyam 115, s. 792) ve İbn Mâce (no. 1733), ez-Zührî an Urve Âişe asl-ı senedi ile tahrîc ettiler.)

İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem, Medine'ye geldiğinde Yahudilerin Aşure günü oruç tuttuklarını gördü ve sordu: "Bu nedir?" Cevap verdiler:"Bu salih bir gündür; çünkü o günde Allah, Musa ile İsrâiloğullarını düşmanlarından kurtarmıştır da (Musa) o günde oruç tutmuştur." Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Ben Mûsâ'ya sizden daha yakınım." Sonra kendisi o günü oruç tutmuştur; (ashabına da) o günde oruç tutmalarını emretmiştir. (Bu hadisi Tayâlisî (no. 2625), Ahmed (I, 340), Dârimî (II, 22), Buhârî (menâkıbu'l-Ensâr 52/3, IV, 269; tefsîr Yûnus 1/1, V, 211-2; tefsîr Tâhâ 1/2, V, 239), Müslim (siyam no. 127, s. 795), Ebû Dâvud (no. 2444), İbn Huzeyme (no. 2084), Taberânî (no. 12442), Tahâvî (II, 75) ve Beyhakî (IV, 289), Şu'be an Ebî Bisr an Saîd b. Cü-beyr an İbn Abbâs asl-ı senedi ile; Abdurrezzâk (no. 7843), Ahmed (1,288,291, 336), Buhârî (savm 69, II, 251; enbiyâ 24/3, IV, 125-6), İbn Mâ-ce (no. 1734), Müslim (no. 128, s. 769), Ebû Ya'lâ (no. 2567), İbn Hibbân (no. 3616) ve Beyhakî (III, 54), Ey-yûb es-Sahtiyânî an Abdi İlah b. Saîd b. Cübeyr an ebîhî ... asl-ı senedi ile tahrîc ettiler.)

Yine İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem, Aşure günü oruç tutup; o gün oruç tutulmasını da emr edince dediler ki: "Ey Allah' in Resulü! Bu, yahudi ve Hıristiyanların saygı gösterdiği bir gündür." Şöyle buyurdu: "Gelecek sene inşaallah dokuzuncu günü oruç tutarım." Fakat gelecek sene gelmeden Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem vefat etti. (Bu hadisi Müslim (siyam no. 133, s. 797), Ebû Dâvud (no. 2445), Taberânî (no. 10785) ve Beyhakî (IV, 287), Yahya b. Eyyûb an İsmail b. Umeyye an Ebî Gatafân b. Tarîf el-Mürriyy an ibn Abbâs asl-ı senedi ile tahrîc ettiler.) 

Rezîn'in lafzı şöyledir: "Dokuzuncu ve onuncu günleri oruç tutmak suretiyle Yahudilere muhalefet ediniz!"

Yine  İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)

"Aşure orucunu tutun; ancak bir gün önce ve bir gün de sonra tutarak yahudilere muhalefet edin."  (Bu hadisi Ahmed (1,241) ve Bezzâr (no. 1052), Muh. b. Abdirrahman b. e. Leylâ an Dâvud b. Alî b. Abbâs an ebîhî an ceddihî asl-ı senedi ile tahrîc ettiler. İbn ebi Leylâ hakkında ihtilâf olan bir râvidir (Mecma' III, 188). Bezzâr'a göre bu hadis. İbn Abbâs'tan başka bir tarikle de rivayet olunmuştur.)

İbn Kayyım Zad’ul Mead’da şöyle demiştir:

“Aşure orucu üç türlüdür. En iyisi, hem bir gün öncesinde hem de bir gün sonrasında oruç tutmaktır. Bunun ardından dokuzuncu veya onuncu gün ile birlikte oruç tutulması gelmektedir ve hadislerin çoğu böyle yapılmasına delâlet etmektedir. Bundan sonra da sadece onuncu gün oruç tutulması gelmektedir.”

Bu orucun fazileti ile alakalı olarak da şu hadis nakledilmiştir:

Ebû Katâde radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:) "Aşure günü orucu; umarım ki Allah o oruçla ondan önceki bir senelik (günahları) örter." (Bu hadisi bu metinle Tirmizî (no. 749) ve İbn Mâce (no. 1730), Hammâd b. Zeyd an Gaylân b. Cerîr an Abdillah b. Ma'bed an Ebî Katâde asl-ı senedi ile tahrîc ettiler. Tirmizî, isnadı hakkında "hasen" hükmü verdi. Bu hadislerin tamamı için Rudani’nin Cem’ul Fevaid adlı hadis derlemesine bakılabilir.)

Allah en doğrusunu bilendir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1029
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: MUHARREM AYININ FAZİLETLERİ VE AŞURA GÜNÜ
« Yanıtla #1 : 17 Eylül 2018, 16:10 »
Bismillah,

hatırlatma...
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
2126 Gösterim
Son İleti 06 Haziran 2018, 23:04
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
2771 Gösterim
Son İleti 05 Temmuz 2015, 02:28
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
2184 Gösterim
Son İleti 03 Mart 2016, 16:40
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
781 Gösterim
Son İleti 12 Ağustos 2018, 01:29
Gönderen: Tullab'ul Ilm
12 Yanıt
1101 Gösterim
Son İleti 12 Aralık 2018, 02:52
Gönderen: Tullab'ul Ilm