Tavhid

Gönderen Konu: USUL'US SUNNE, EL-HUMEYDİ  (Okunma sayısı 2123 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1105
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
USUL'US SUNNE, EL-HUMEYDİ
« : 25.11.2015, 01:35 »
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

Usul'us Sunne
İmam Ebu Bekir Abdullah ibni Zubeyir el-Humeydi (219H)

İmam Ebu Bekir Abdullah ibni Zubeyir el-Humeydi (219H)

İsmi Ebu Bekir Abdullah ibni Zübeyr ibni İsa el-Kureyşi el-Mekki el-Esedi el-Humeydi'dir. Mekke’nin imamıdır. İmam eş-Şafii’nin talebesi ve İmam Buhari’nin üstadıdır. Buhari ondan otuzüç Hadis nakletmiştir. Diğer hadis imamları da (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Ebu Zur’a er-Razi, Ebu Hatim er-Razi vb.,) ondan hadis alıp nakletmiştir. Hadisleri derlediği Müsned isimli bir eseri vardır. Fudayl ibni İyad, İbni Uyeyne ve Veki gibi şahsiyetlerden ders almıştır. Alimler tarafından övgüyle anılan selef menhecinin büyük imamlarından biridir.

"Büyük ilim adamı Ebu Bekir Abdullah ibni Zübeyir el-Kureyşi el-Esedi el-Humeydi Mekkelilerin müftüsü ve hocası, Süfyan ibni Uyeyne’den sonra onların alimiydi." (Zehebi, el-Uluv li’l Aliyy’il Azim)

Ali ibni Halef, el-Humeydi’nin "Ben Hicaz’da, Irak'da Ahmed ibni Hanbel Irak’da ve Horasan'da İshak (ibni Rahaveyh) olduğu müddetçe kimse bize rahatsızlık veremez." dediğini işittiğini söyler. (Zehebi, Siyeru A’lam'un Nubela, 10/619; Subki, Tabakat'uş Şafiiyye, 2/140) Yine el-Humeydi’nin şöyle dediği rivayet olunmuştur: "Allah’a yemin olsunki bana; Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hadislerini inkar edenlere karşı savaşmak, kafirlerle savaşmaktan daha sevimlidir." (Zehebi, Siyeru A’lam'un Nubela, 10/619)

Ahmed ibni Hanbel: "Bizim nazarımızda Şafii imamdır, el-Humeydi imamdır ve İshak ibni Rahaveyh imamdır." (Zehebi, Siyeru A’lam'un Nubela, 10/618; Subki, Tabakat'uş Şafiiyye, 2/140; Tarih Medine es-Selam, 7/368-370) demektedir. Ebu Hatim er-Razi, el-Humeydi hakkında: "İnsanlar el-Humeydi’nin ibni Uyeyne ile birlikte olduğunu ve İbni Uyeyne’nin öğrencilerinin başı olduğunu ve sika olup imam olduğunu ortaya koymuşlardır." demektedir. Yakub el-Fusavi şöyle der: "el-Humeydi bize (hadis) nakletti ve ben ondan daha çok İslam’a ve ehline samimi olan bir kimse görmedim." Hakim ise: "Buhari, bir hadisi el-Humeydi (nin Müsned isimli eserin)de bulduğunda başkasının sözü ile o hadisi (el-Humeydi’yi başkalarına tercih edip ona itibar ettiğinden dolayı) bırakmamıştır." der. Muhammed ibni İshak el-Maruzi: "İshak ibni Rahevay’nın zamanımızın imamları: eş-Şafii, el-Humeydi ve Ebu Ubeyd’dir dediğini işittim." der. (Zehebi, Siyeru A’lam'un Nubela, 10/618-619; Subki, Tabakat'uş Şafiiyye, 2/140) Muhaddis İmam Buhari onun hakkında: "el-Humeydi hadisde imamdır." demiştir. Buhari, Sahihinde ilk hadis olarak rivayet ettiği "Ameller niyetlere göredir" hadisini el-Humeydi'den tahdis etmiştir. Zehebi de şöyle demiştir: "Dinin imamlarının en üstünlerindendir ve hafızdır, hıfzda uçsuz bucaksız ve rivayetde çok verimli bir kimsedir."

"Müsned adlı eserin sahibi ve İmam Şafii'nin talebesi Abdullah ibni Zübeyir el-Humeydi Hicri 219 yılında vefat etmiştir." (Zehebi, el-Uluv li’l Aliyy’il Azim; İbni Kesir, el-Bidaye ve'n Nihaye, cilt 11, İkiyüzondokuzuncu Senesi) Hicri 218 yılında öldüğü de söylenmiştir. (Mizzi, Tehzib'ul Kemal, 14/512; Zehebi, Siyer Alam'un Nubela, 10/616)
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1105
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: USUL'US SUNNE, EL-HUMEYDİ
« Yanıtla #1 : 25.11.2015, 02:23 »
أصُوُلُ السُنَّة

Usul'us Sunne1
el-Humeydi (219H), Müsned'ul Humeydi, 2/546-548

حدثنا بشر بن موسى  قال حدثنا الحميدي قال 
         [الإيمان بالقدر ]
1ـ السنة عندنا : أن يؤمن الرجل بالقدر خيره وشره ، حلوه ومره ، وأن يعلم أن ما أصابه لم يكن ليخطئه وأن ما أخطأه لم يكن ليصيبه ، وأن ذلك كله قضاء من الله ـ عزوجل ـ
        [ الإيمان قول وعمل يزيد وينقص ]
2ـ وأن الإيمان قول وعمل يزيد وينقص ولا ينفع قول إلا بعمل ولا عمل قول  إلا بنية  ، ولا قول وعمل ونية إلا بسنة .
   [ الثناء على الصحابة رضوان الله عليهم ]
3ـ والترحم على أصحاب محمد صلى الله عليه وسلم كلهم ، فإن الله ـ عزوجل ـ قال } والذين جاءوا من بعدهم يقولون ربنا اغفر لنا ولإخواننا الذين سبقونا بالإيمان { [الحشر 10] فلن يؤمن إلا بالإستغفار لهم ، فمن سبهم أو تنقصهم أو أحداً منهم فليس على السنة ، وليس له في الفئ حق ، أخبرنا بذلك غير واحد عن مالك بن أنس أنه قال : " قسم الله ـ تعالى ـ الفئ فقال : } للفقراء المهاجرين الذين أخرجوا من ديارهم { ـ ثم قال ـ : }والذين جاءوا من بعدهم يقولون ربنا اغفر لنا ولإخواننا { الآية [الحشر 8ـ10 ) فمن لم يقل هذا لهم فليس ممن جعل له الفئ ".
                    [ القرآن كلام الله تعالى ]
   4ـ والقرآن : كلام الله ، سمعت سفيان [ بن عيينة ] يقول :" القرآن كلام الله ، ومن قال مخلوق فهو مبتدع ، لم نسمع أحدا يقول هذا " .
           [ قول سفيان في الإيمان ]
   ـ وسمعت سفيان يقول : الإيمان قول وعمل ويزيد وينقص " .
    فقال له اخوه إبراهيم بن عيينة :" يا أبا محمد ، لا تقول ينقص ". فغضب وقال  :" اسكت يا صبي ، بل حتى لا يقى منه شئ " .
      [ رؤية المؤمنين ربهم يوم القيامة ]
5ـ والإقرار بالرؤية بعد الموت .
      [ إثبات الصفات ]
6ـ وما نطق به القرآن والحديث مثل : } وقالت اليهود يد الله مغلولة غلت أيديهم { [ المائدة 64] ومثل } والسموات مطويات بيمينه { [الزمر :67] وما أشبه هذا من القرآن والحديث لا نزيد فيه ولا نفسره ، نقف على ما وقف عليه القرآن والسنة ونقول }الرحمن على العرش استوى { [طه :5] ومن زعم غير هذا فهو معطل جهمي .
     [ الفرق بين أهل السنة والخوارج ]
7ـ وأن لا نقول كما قالت الخوراج :" من أصاب كبيرة فقد كفر " . ولا تكفير بشئ من الذنوب ، وإنما الكفر في ترك الخمس التي قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : " بني الإسلام على خمس : شهادة أن لا إله إلا الله وأن محمد رسول الله صلى الله عليه وسلم  ، وإقام الصلاة  ، وإيتاء الزكاة ، وصوم رمضان ، وحج البيت ".
    [ متى تقوم الحجة على تارك  إركان الإسلام أو بعضها ؟ ]
*ـ فأما ثلاث منها فلا يناظر تاركه : من لم يتشهد ، ولم يصل ، ولم يصم لأنه يؤخر شئ من هذا عن وقته ، ولا يجزئ من قضاه بعد تفريطه فيه عامداً عن وقته .
   فأما الزكاة فمتى ما أداها أجزأت عنه وكان آثماً في الحبس .
   ـ وأما الحج فمن وجب عليه ، ووجد السبيل إليه وجب عليه ولا يجب عليه في عامه ذلك حتى لا يكون له منه بد متى أداه كان مؤدياً ولم يكن آثماً في تأخيره إذا أداه كما كان آثماً في الزكاة ، لأن الزكاة حق لمسلمين مساكين حبسه عليهم إذا أداه فقد أدى ، وإن هو مات وهو واجد مستطيع ولم يحج سأل الرجعة إلى الدنيا أن يحج ويجب لأهله أن يحجوا عنه ، ونرجو أن يكون ذلك مؤدياً عنه كما لو كان عليه دين فقضي عنه بعد موته .


Bişr ibni Musa bize el-Humeydi’nin şöyle dediğini bildirdi:

Kadere İman Etmek

Bizim nazarımızda Sünnet:

Bir kişinin kadere; hayrı ve şerriyle, tatlısıyla acısıyla iman etmesi, kendisine isabet edecek olan şeyin kendisinden şaşmayacağına ve kendisine isabet etmeyen bir şeyin de ona hiçbir şekilde isabet etmeyeceğine ve bunların tümünün Aziz ve Celil olan Allah'ın kaderi olduğuna inanmasıdır.

İman; Söz ve Ameldir, Artar ve Eksilir

İman; söz ve ameldir, artar ve eksilir. Amelsiz hiçbir söz fayda vermez. Hiçbir söz ve amel de niyet olmaksızın yeterli değildir. Hiçbir söz, amel ve niyet de Sünnet(in kendisi yahut sünnete uygun) olmaksızın yeterli değildir.

Allah’ın Kendilerinden Razı Olduğu Sahabelere Sen’a etmek (Övgüde bulunmak) 

Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin bütün sahabeleri için rahmet dilemek (de nazarımızda sünnettir) zira Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurmuştur:


والذين جاءوا من بعدهم يقولون ربنا اغفر لنا ولإخواننا الذين سبقونا بالإيمان

"Bunların arkasından gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla." (el-Haşr 59/10)

Bir kimse onlar için istiğfar (bağışlanma) dilemediği müddetçe iman etmiş olmaz. Dolayısıyla, onlara veya onlardan herhangi birine hakaret eden yahut onları aşağılayan (eksik gören) kimse sünnet üzere değildir ve onlara fey’den pay yoktur.

Birden çok kimse Malik ibni Enes’den şöyle dediğini nakletmiştir:


قسم الله ـ تعالى ـ الفئ فقال

"Allah Te'ala fey’i gruplara bölmüş ve şöyle buyurmuştur:

للفقراء المهاجرين الذين أخرجوا من ديارهم

"Bu mallar özellikle, Allah’tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah’ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir." (el-Haşr 59/8)

ثم قال

Sonra ayrıca şöyle de buyurmuştur:

والذين جاءوا من بعدهم يقولون ربنا اغفر لنا ولإخواننا

"Bunların arkasından gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla." (el-Haşr 59/10)

فمن لم يقل هذا لهم فليس ممن جعل له الفئ

Dolayısı ile herkim bunu onlar için söylemezse o kendisine fey verilenlerden değildir.   
 
Kur’an Allah Te'ala’nın Kelamı'dır

Süfyan (ibni Uyeyne)’nin şöyle dediğini işittim:


القرآن كلام الله ، ومن قال مخلوق فهو مبتدع ، لم نسمع أحدا يقول هذا

Kur’an Allah’ın Kelamı'dır. Herkim Kur’an’ın yaratılmış olduğunu söylerse mübtedidir. Biz (selefimizden) böyle diyen bir kimseyi işitmedik.

Süfyan ibni Uyeyne’nin İman Hakkında ki Bir Sözü 

Süfyan’ın şöyle dediğini işittim:


الإيمان قول وعمل ويزيد وينقص

"İman; sözler ve amellerdir, artar ve eksilir." Kardeşi İbrahim ibni Uyeyne ona:

يا أبا محمد ، لا تقول ينقص

"Ey Ebu Muhammed, (imanın) eksildiğini söyleme!" demiş Süfyan da kızarak, ona şu şekilde karşılık vermiştir:

اسكت يا صبي ، بل حتى لا يقى منه شئ

"Sessiz ol genç adam! Elbette (imandan) hiç birşey kalmayıncaya kadar (iman) eksilir!

Ruyetullah (Mü'minlerin Kıyamet Günü'nde Rablerini görmeleri)

Ölümden sonra Ruyetullah’ı ikrar etmek.

Sıfatların İsbatı

Kur’an ve Hadisde bahsedilen şu ayetler gibi:


وقالت اليهود يد الله مغلولة غلت أيديهم

"Yahudiler, Allah'ın eli bağlıdır (sıkıdır), dediler." (el-Ma’ide 5/64)

Ve şu ayette de olduğu gibi:


والسموات مطويات بيمينه

"Yeryüzü Kıyamet Günü'nde bütünüyle O’nun elindedir." (ez-Zümer 39/67)

Kur’an ve Sünnet’de bulunan benzerleri(ni kabul etmek). Biz, Kur’an ve Sünnet’in durduğu yerde dururuz ve ne ekleme yaparız ne de açıklamaya uğraşırız ve şöyle deriz:


الرحمن على العرش استوى

"Rahman (olan Allah) arşa istiva etmiştir." (Ta-Ha 20/5)

(Bu konuda) bundan başka bir şeyi ileri süren Mu’attıl Cehmi’dir.

Ehli Sünnet İle Hariciler Arasındaki Fark

Biz Haricilerin dediği gibi: "Büyük günah işleyen kafir olmuştur" demeyiz. Günah işleyen kimse tekfir edilmez, bilakis Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin bahsini ettiği (İslam’ın şartları olan) beş rüknü terkeden kimse tekfir edilir:


بني الإسلام على خمس : شهادة أن لا إله إلا الله وأن محمد رسول الله صلى الله عليه وسلم  ، وإقام الصلاة  ، وإيتاء الزكاة ، وصوم رمضان ، وحج البيت

"İslam şu beş şart üzerine kurulmuştur: Allah'dan başka ilah olmadığına ve Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'in onun Rasulü olduğuna şehadet getirmek, beş vakit namazı kılmak, farz olan zekatı vermek, Ramazan orucunu tutmak ve Beyti (Allah'ın evi Ka'beyi) Hac etmektir." (Müslim; İbni Hibban ve diğerleri)

İslam’ın Rükünlerini Veya Bazısını Terkeden Kişi Aleyhine Ne Zaman Hüccet Kaim Olur?

(İslam’ın şartlarından olan şu) üç şartı terkeden kimseye gelince bu hususta bir ihtilaf yoktur; şehadeti yerine getirmeyen, namaz kılmayan ve oruç tutmayan kimse. Namaz ve oruç zamanlarını vaktinden sonraya erteleyip bilinçli olarak vaktini geçirdikten sonra kaza etmesine karşılık ona bir sevap yoktur.

Zekata gelince, vaktini geçirerek erteleyen kişi, zekat verdiğinde sevap kazanır ancak hala (şer'i açıdan mazaret sayılabilecek bir özrü olmaksızın zekat vermeyi) ertelediği için günahkardır.

Hacc’a gelince, yükümlü olan ve hacca gidebilme imkanı oluşan kimselere farzdır ve ne zaman bu şartlar tahakkuk ederse o zaman gider. Hacca (gitme şartları oluşmasına rağmen) gitmeyi erteleyen kimse, zekatı erteleyen kimse gibi (bu ameli ertelediğinden dolayı) günahkar değildir. Çünkü, zekat fakir Müslümanların hakkıdır ve dolayısıyla zekat vermeyi ihmal eden kimse, zekatı fakir Müslümanlara ulaşana kadar günahkardır.

Eğer kişi hac yapmaya imkanı varken hac yapmadan ölürse, haccetmek için dünyaya dönmek ister. Bu durumda ölen kişinin ailesinden bir kişinin onun adına haccetmesi zorunlu olur. Ümid ediyoruzki, ailesinden birinin onun adına haccetmesi gerekir. Bunun olmasıyla kişinin (haccını) yerine getirmiş olmasını umarız. Tıpkı borcu olan ölü bir kimsenin yerine öldükten sonra (ailesinden) birinin borcunu ödemesi gibidir.



Alıntı
1- Bu risalenin İmam el-Humeydi’ye nispeti hususunda herhangi bir tereddüt yoktur. Meşhur eseri Müsned’in ona nispeti ve aidiyeti kadar bu eserin ona nispeti ve aidiyeti de kesindir Allahu alem. Kaldı ki, eser el-Müsned isimli eserinin sonunda basılmıştır. Bundan başka;

İbni Kudame (Zemm’ut Te’vil, #39), Şeyh’ul İslam İbni Teymiyye (Mecma'ul Feteva, 4/6), İmam İbni Kayyım (el-İctima el-Cuyuş el-İslami, 86) ve Hafız Zehebi (Tezkiret’ul Huffaz, 2/44) bu eseri İmam el-Humeydi’ye nispet etmiş ve alıntıda bulunmuşlardır.
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1105
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: USUL'US SUNNE, EL-HUMEYDİ
« Yanıtla #2 : 12.02.2019, 14:30 »
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allâh'ın Adıyla,

Selefi Sâlihîn'den olan İmâm Ebû Bekir Abdullâh İbn'iz Zubeyr el-Humeydî (Rahimehullâh)'ın Selef'in Akîdesine dair meşhûr eseri "Usûl'us Sunne" isimli vecîz risâlesini indirmek için aşağıdaki linke tıklayınız:



Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
4689 Gösterim
Son İleti 11.02.2017, 20:30
Gönderen: Uhey
15 Yanıt
3967 Gösterim
Son İleti 30.11.2017, 22:02
Gönderen: İbn Teymiyye