Tavhid

Gönderen Konu: (Kadın ve erkekler için) Kaş vb yüzdeki tüyleri aldırmanın hükmü nedir?  (Okunma sayısı 2101 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1762
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Alıntı
Bismillahirrahmanirrahim.

Size Hanbelilerin kaş ve yanak tuylerinin alinmasi ile goruşlerin soracakdim. Abdurrahman el-Cezirinin yazmiş oldugu 4 mehzeb fikhi kitabinda bununla ilgili bir yaziya rastladim. Haramlar ve Helallar bolumunde, Sac ve tuyler babinda:

( Hanbeliler dediler ki: Sakalın tıraş edilmesi haramdır. Ancak bir tutamdan uzun kısmını kesmenin sakıncası yoktur. Bu fazlalığı almak mekruh olmadığı gibi, olduğu gibi bırakmak da mekruhtur. Bıyığı kısaltmada mübalağa etmek sünnettir. Kişi temiz tutmayı taahhüd edebilirse saçını tıraş etmeyip olduğu gibi bırakır. Tıraş etmeyip yerinde bırakırsa yıkaması ve sağ taraftan başlayarak taraması ve saçlarını ortadan ikiye ayırması gerekir. Saçı uzayıp da omuzlarına düşen kişi, bu saçlarını örmelidir. Başında yara bu lunması gibi mazereti olmayan bir kadının saçını tıraş etmesi veya kısaltması mekruhtur. Bİr musibet (için matem tutma) dolayısıyla tıraş etmesi ise haramdır. Kasık tüylerini tıraş etmek, kesmek veya hamiam otuyla gidermek sünnettir. Koltuk altındaki tüyleri yolmak: zor gelirse tıraş etmek sünnet olur. Kaş ve yanak tüylerinin alınması ise mekruh olmaz. )

burada mekruh olmaz demekle neyi kast etmişler yani bu mekruh değil de haram midir yoksa aksine mekruh olmaz demekle buna cevaz mi vermişler? Sonda kasla ilgili bolumde kadinlar mi soz konusu yoksa erkekler mi onu da tam anlayamadim. cunki bildiğim kadariyla hanbeliler hadislerde aksi bir karine olmadigi muddetce hadisin zahirine gore fetva vermisler. yani buharide kadinlarin kaslarini ve yuz tuylerini almasiyla ilgili hadislerde kadina lanet vardir. ALLAHu ALEM

Bismillahirrahmanirrahim,

Sorunuzun cevabına geçmeden önce birkaç hususu belirtmek istiyorum. Evvela Hanbeli mezhebinin aksine bir karine olmadığı müddetçe hadislerin zahiriyle amel etmeyi esas aldığı doğrudur lakin bu usul sadece Hanbelilerin değil bütün selef imamlarının ve sonraki dönemlerde selefin yolundan giden bütün Rabbani ulemanın gerek akidevi, gerekse fıkhi meselelerde takip ettiği usüldür. Ancak günümüzde nassların zahirine yapışma konusu yanlış anlaşılmaktadır. Zahir, lafızdan ilk anlaşılan mana demektir ancak şeriat nezdinde itibar edilen zahir, alimin nasstan ilk anladığı manadır. Cahillerin nasstan anladığı şeylerin ise hiçbir kıymeti yoktur. Alim, diğer bütün nassları da göz önünde bulundurarak hadisin zahirini alır, avam ise sadece duyduğu o hadisi ilmin tamamı zanneder ve hadise muhalifmiş gibi görünen kavilleri işittiği zaman müşkilata düşer. İnşaallah demek istediğimizi anlarsınız. Bu bahsettiğiniz konuda da Hanbelilerin nassa muhalifmiş gibi görünen kavilleri aslında hadisin tefsirindeki kapalılıktan kaynaklanan bir husustur. Yoksa hadisin zahirini terk etme veya hadise fasit teviller getirme gibi bir şey sözkonusu değildir. Şimdi buna dair tafsilatı zikredeceğiz inşaallah o zaman mevzu daha iyi anlaşılacaktır.

Sahih’te Abdullah İbn-i Mes'ud (radiyallahu anh)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:


لَعَنَ اللهُ الْوَاشِمَاتِ وَالْمُسْتَوْشِمَاتِ، وَالنَّامِصَاتِ وَالْمُتَنَمِّصَاتِ، وَالْمُتَفَلِّجَاتِ لِلْحُسْنِ الْمُغَيِّرَاتِ خَلْقَ اللهِ


"Allah dövme yapan, yaptıran, yüzün tüylerini yolan, yüz tüylerini yolduran, güzellik için diş törpülettiren ve Allah'ın yarattığını değiştiren kadınlara lanet etmiştir." (Buhari, 5939; Muslim, 2125)

Hafız İbn Hacer (rh.a) bu hadisin açıklaması sadedinde bizim asıl konumuzu teşkil eden yüz tüylerini yoldurmanın ve bu bağlamda kaşları aldırmanın caiz olmadığını izah ettikten sonra şöyle demektedir:

وَقَالَ بعض الْحَنَابِلَة ان كَانَ النمص أشهر شِعَارًا لِلْفَوَاجِرِ امْتَنَعَ وَإِلَّا فَيَكُونُ تَنْزِيهًا وَفِي رِوَايَةٍ يَجُوزُ بِإِذْنِ الزَّوْجِ إِلَّا إِنْ وَقَعَ بِهِ تَدْلِيسٌ فَيَحْرُمُ قَالُوا وَيَجُوزُ الْحَفُّ وَالتَّحْمِيرُ وَالنَّقْشُ وَالتَّطْرِيفُ إِذَا كَانَ بِإِذْنِ الزَّوْجِ لِأَنَّهُ مِنَ الزِّينَةِ وَقَدْ أَخْرَجَ الطَّبَرِيُّ مِنْ طَرِيقِ أَبِي إِسْحَاقَ عَنِ امْرَأَتِهِ أَنَّهَا دَخَلَتْ عَلَى عَائِشَةَ وَكَانَتْ شَابَّةً يُعْجِبُهَا الْجَمَالَ فَقَالَتِ الْمَرْأَةُ تَحُفُّ جَبِينَهَا لِزَوْجِهَا فَقَالَتْ أَمِيطِي عَنْكِ الْأَذَى مَا اسْتَطَعْتِ وَقَالَ النَّوَوِيُّ يَجُوزُ التَّزَيُّنُ بِمَا ذُكِرَ إِلَّا الْحَفَ فَإِنَّهُ مِنْ جُمْلَةِ النِّمَاصِ


“Hanbelilerden bazıları şöyle demiştir: Eğer (kaş vb) tüylerin aldırılması kötü kadınların ayırd edildiği en açık şiarlardan birisi ise bu men edilir. Aksi takdirde bu tenzihen mekruh olur. Bir rivayete göre bu kocanın izniyle caiz olur. Ancak bu yolla (kusurlarını gizleyerek insanları) aldatma sözkonusu ise bu haram olur. Ayrıca şöyle demişlerdir: Kocanın izni ile olması şartı ile ağda yapmak, allık kullanmak ve süslenmek caizdir çünkü bunlar da kadının kocasına karşı süslenmesi kabilindendir. Taberi’nin Ebu İshak’tan onun da hanımından naklettiğine göre o, Aişe (ra)’ın yanına girmişti ki güzellik yönünden dikkat çeken bir genç kadındı. (Aişe’ye şöyle dedi:) Kadın, kocası için alnına ağda yapar (mı?) Aişe (ra) şöyle cevap verdi: Gücün yettiği kadar kendinden eziyeti gider! Nevevi ise şöyle demiştir: Bu zikredilen şeylerle süslenmek caizdir ancak ağda (yüzdeki tüyleri yolmak) bundan müstesnadır. Çünkü bu da (hadiste nehyedilen nimas yani) yüz tüylerini aldırmak kabilindendir. ” (Fethul Bari, 10/378 Türkçesi için 12/26)

Görüldüğü gibi Hanbeliler kocanın izniyle olduğu zaman yüz tüylerini almaya cevaz vermekteler ve kendini güzel göstermek için hilekarlık gayesi güdülmediği takdirde haram olmadığını beyan etmektedirler. Onlar bu hususta Aişe’den gelen hadise istinad etmişlerdir. Malikilerden Karafi de Malikiler, Şafiiler ve diğer fukahanın kavillerinde bu hadisteki yasaklanan şeylerin illetini aynı şekilde “tedlis” yani kusuru gizlemek olarak tayin ettiklerini gördüğünü ve bu sebeble hadisin sonunda geçen “Allahın yarattığını değiştirenler” ifadesini anlayamadığını söylemektedir. (ez-Zahira, 13/314) Vallahu a’lem. Buraya kadar bahsedilenler kadınlarla alakalı idi. Zaten hadis lafız itibariyle kadınlarla alakalı söylenmiştir. Erkeklere gelince; bu hususta İmam Ahmed’in giyim kuşamla alakalı fetvalarını içeren “el-Vukuf ve’t Teraccul” adlı eserde şu haberler nakledilmektedir:


[5] بَابٌ أَخْذُ الْحَاجِبَيْنِ
60- أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي هَارُونَ أَنَّ إِسْحَاقَ بْنَ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَهُمْ قَالَ:
رَأَيْتُ أَبَا عَبْدِ اللَّهِ يَأْخُذُ مِنْ حَاجِبَيْهِ بِالْمِقْرَاضِ وَقَالَ: قَالَ أَبُو حَمْزَةَ أَرْسَلْنَا إِلَى امْرَأَةٍ قَدْ سَمَّاهَا أَبُو عَبْدِ اللَّهِ.
فَقُلْنَا: أَكَانَ الْحَسَنُ يَأْخُذُ مِنْ حَاجِبَيْهِ؟
قَالَتْ: نَعَمْ رَأَيْتُهُ يَأْخُذُ مِنْ حَاجِبَيْهِ.
61- أَخْبَرَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ مُحَمَّدٍ الدُّورِيُّ قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ مَعِينٍ قَالَ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ عَنْ أَبِي حَمْزَةَ قَالَ: أَرْسَلْنَا إِلَى ابْنَةِ الْحَسَنِ: أَكَانَ الْحَسَنُ يَأْخُذُ مِنْ حَاجِبَيْهِ إِذَا طَالَا؟
قالت: نعم


“Kaşları alma babı”

60- Bize Muhammed bin Ebi Harun, İshak bin İbrahim’in onlara şunu anlattığını haber vermiştir: Ben Ebu Abdillah’ı (yani İmam Ahmed’i) kaşlarından makasla alırken gördüm. Şöyle diyordu: Ebu Hamza dedi ki: Biz –Ebu Abdillah’ın ismini verdiği- bir kadına elçi gönderdik ve dedik ki: el-Hasen (Basri) kaşlarından alıyor muydu? Kadın şöyle dedi: Evet, ben gördüm kaşlarından alıyordu.

61- Bize Abbas bin Muhammed ed-Duri haber verdi ve dedi ki: Bize Yahya bin Main anlattı ve dedi ki: Bize Huşeym, Ebu Hamza’dan şöyle dediğini anlattı: Biz el-Hasen’in kızına birisini gönderdik ve Hasen, uzadığı zaman kaşlarından alıyor muydu diye sorduk, o da “evet” dedi.”
(el-Vukuf ve’t Teraccul, sf 123)

Şu halde Ceziri’den naklettiğiniz ibarede geçen “mekruh olmaz” ifadesinden kasdın bunun cevazı olduğu anlaşılmaktadır. Bu bilhassa erkekler için böyledir ki zaten kitaptaki ibarede müzekker yani erkek sigası kullanılmıştır. Kadınlar içinse kocanın izni olduğu zaman ve hilekarlık gayesi olmadığı zaman aynı şekilde kerahetsiz caiz olur. Yeri gelmişken belirtelim ki ilmi bir metinde geçen “mekruh olmaz” şeklinde mutlak olarak geçen bir ifadeden “mekruh değildir, haramdır” manası kolay kolay anlaşılmaz, mübahtır manası daha çok anlaşılır. Ancak metinde bu manaya delalet eden bir şey varsa o müstesna. Çünkü haram da neticede mekruhtur, kerih görülen bir şeydir hatta bazen haram manasında mekruh denildiği olmuştur, haram ve mekruh kavramları birbirine tamamen zıt kavramlar değildir. Mekruh daha ziyade mübahın zıddıdır ve bir şeyin mekruh olmaması daha ziyade o şeyde hoş görülmeyen bir husus olmadığını ifade eder.

Görüldüğü gibi her ne kadar hadisin zahiri kaşları aldırmayı bütünüyle haram kılıyor gibi gözükse de bu tedlis yani kusur gizleme illetiyle kayıtlanmıştır ve bu hususta Aişe (ra) ’dan gelen rivayet gibi başka eserler de varid olmuş ve böylece hadisteki nehyin mutlak anlamda olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu da avamın hadislerden hüküm çıkarmaması gerektiğini ve de mutlaka alimlere müracaat etmesi gerektiğini bize bir kez daha göstermektedir. Zira hadiste avamın ilk bakışta ayırd edemeyeceği incelikler sözkonusu olabilir. Velhamdulillahi Rabbil alemin.


Çevrimdışı Fransi

  • Newbie
  • *
  • İleti: 5
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Yuz tuyu almak
« Yanıtla #1 : 13.08.2018, 22:42 »
Es selem aleykum fikhi ixtilafi konu olduqu icin karwima cikan soruyu sormak istiyorum mumkunse cevab verirsiniz in we Allah
Kadinlarda yuz tuyunun alinmasinin hokmu nedir caizmi yoksa harammi?

Çevrimiçi İbn Teymiyye

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 709
  • Değerlendirme Puanı: +12/-0
Ynt: Yuz tuyu almak
« Yanıtla #2 : 14.08.2018, 00:23 »
Ve aleykum. Bismillah. Sorunuza benzer bir sorunun cevabı daha önce şu adreste verilmişti. (Kadın ve erkekler için) Kaş vb yüzdeki tüyleri aldırmanın hükmü nedir? Okuyun şayet anlamadığınız bir yer varsa tekrar sorarsınız.
“Düşmanlarım bana ne yapabilir? Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir." Şeyhul İslam İbn Teymiyye (rahimehullah)

Çevrimdışı Fransi

  • Newbie
  • *
  • İleti: 5
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Ynt: Yuz tuyu almak
« Yanıtla #3 : 14.08.2018, 01:24 »
Okuduğum nakillerde kotu kadinlarin wiari (şiarı) ise men edilir sorasinda kocanin izni ile caiz olur keciyor. Bu nakiller umumen evli olmayan bakire kadin icindemi kecerli? Yani bakire bir kiz yuzunu yoldurursa bu caiz olurmu kotu kadinlarin boyle bir wiari yoksa.sonra evli olmadigi icinde izin vereceyi bir kocasida yok guzel gorsene bilmesin icinde. Boyle bakire kizin yuzunde tuyu yoldurmasi hadisin zahirince harammi oluyor yoksa elm ehli tarafinnan nakller varmidir hadisin aciklanmasinda?

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1762
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Bismillahirrahmanirrahim. Alimlerden naklettiğimiz hususlar dikkatli okunursa kadınların yüz vesair yerlerdeki tüylerini aldırmaları asli hüküm itibariyle mekruhtur yani caiz değildir. Eğer bunda tedlis yani kusurları gizlemek, kötü kadınlara benzemek, Allahın yarattığını değiştirmek gibi gayeler güdülürse bu haram olur. Hanbeliler, kocanın izin vermesi halinde bunun caiz oluşunu bu genel hükmün istisnası olarak zikretmişlerdir. Buna göre bu istisnai durum ortadan kalktığında tekrar asli hükme döner. Yani bekar kadının tüylerini aldırması caiz olmaz. Çünkü hadiste genel bir nehiy yani yasaklama sözkonusudur. Kocalarına karşı süslenmek isteyen kadınlara Aişe hadisi gibi rivayetlerden yola çıkarak istisnai olarak izin verilmiştir. Vallahu a'lem.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
2323 Gösterim
Son İleti 10.06.2015, 23:42
Gönderen: AbdulAzim
0 Yanıt
1767 Gösterim
Son İleti 19.06.2015, 20:17
Gönderen: Tevhid Ehli
8 Yanıt
6223 Gösterim
Son İleti 27.08.2015, 23:46
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
2246 Gösterim
Son İleti 15.01.2017, 23:45
Gönderen: Tevhid Ehli
1 Yanıt
2409 Gösterim
Son İleti 05.04.2017, 03:56
Gönderen: Tevhid Ehli